Perşembe, Nisan 10, 2008

Bu bahar başka bahar!



yok yazı dizisi falan yok!
Tek gerçek var, o da Diloş:) her gün büyüyen,güzel kuzoş,kızoş...
Ben unuttum tüm o cinleri,o lohusa günlerini...hatırlamak istiyorum,yazıcam diye...2 aydır elim gitmiyor...Çünkü Diloş her geçen gün daha da tatlı oluyor...
Bugün çektim bu resmi,her gün çekilen onlarca kareden biri...
Cici bebe verdim eline ilk defa...her biyeri minik minik bisküvi olup,mmm mmm yapa yapa yerken minik elleriyle o bisküviyi...amaan be dedimmm işte hayat,işte gerçek sevgi...
her an emekle,özenle geçiyor...yorgunluk oluyor,inişler de..
ama Diloş'un her bir bakışı herşeyi unutturuyor...
10 aylık olacak bir hafta sonra kızım...elinden tutunca yürüyor,köfteleri lüp lüp yutuyor...kendince bir sürü şey anlatıyor...
bugün akşamüstü çay keyfi yaptık kızımla balkonda...köpeklere bağırdı,bahçedeki tüm çocukları çağırdı...
zaman geçiyor,Diloş'un bir bakışı herşeyi siliyor...aklımda sadece o ve güzel gözleri kalıyor...
İyi ki doğurmuşum be..iyi ki...
darısı tüm isteyenlerin başına..


yani diyeceğim o ki...
hüzün epey geride,bahar evimizde...aslında artık hep bahar var bizde...Diloşla başka mevsim olmaz ki:)

yorumlara toptan cevap buradan veriyorum;herkesi seviyorum,kızımla pek geziyoruz,bloga uğramaya pek vakit bulamıyorum...vakit buldukça bu sayfa hep doldurula,bundan böyle Diloş neler yapıyor anlatıla!

20 Comments:

Blogger HUYSUZ VE TATLI said...

diloş hanım pek tatlı, yerim onu. siz de biraz daha sık yazın lütfen kristıl hanımcım. öpücükler...

Nisan 11, 2008 1:55 AM  
Blogger Fato said...

Sevgili kristıl,Diloş gerçekten çok büyümüş ve sizede çok benziyor maaşallah,fakat ağzımıza bir parmak bal çalıp aylarca yok olmak olmazki,bizi habersiz sensiz Diloş'suz uzun süre bırakma, arada çiziktir. lütfen sessiz takipçi
Fato

Nisan 11, 2008 10:22 AM  
Blogger mummy said...

şükür kavuşturana..siz yazın da canınız ne isterse onu yazın..Diloşun ve annesinin maceralarını okumak istyoruz burdan..Bu arada ne kadar büyümüş ve tatlılaşmış maşallah...Sağlıcakla kalın..

Nisan 11, 2008 10:25 AM  
Blogger bgm said...

Diloş, cok tatlı olmus. Allah nazarlardan korusun... Darısı benim kızımın başına...O da 10 aylık olunca bu kadar şeker olur umarım. Bu arada şu 10 aylık devreyi donem donem yazsan ben de başıma gelecekleri bilirdim... :))
Sevgiler,
Begüm.

Nisan 11, 2008 11:15 AM  
Blogger moonu said...

yaykardeş crystal'im,darısı başıma...bundan aynıııısından istiyorum...gıdısından koklaya koklaya öpüyosun ve ısırıyosun kızoşunu benim için...çooook öptüm seni de...

Nisan 11, 2008 10:08 PM  
Anonymous İsimsiz said...

balbadem kızım bu balbadem
şimal

Nisan 11, 2008 11:08 PM  
Anonymous İsimsiz said...

balbadem kızım bu balbadem
şimal

Nisan 11, 2008 11:08 PM  
Blogger DAMLA said...

Ben bu Diloşu yerim yerim yerim walla!...

Nisan 13, 2008 8:53 PM  
Anonymous Yumurcak said...

Aha! bir genç kaynana adayı daha! :)

Nisan 13, 2008 10:37 PM  
Blogger AycA said...

İşte bu...:) gelmiş kendine kıristıl hanım .. :)
yaz ki bizde okuyalım diloş hanım'ı

Nisan 14, 2008 10:03 PM  
Blogger nilly said...

FBdan gordum resimleri. Cok tatli masallah annesi. Hele o gozler yok mu gozler. Sanada inanilmaz benziyor.

Nisan 15, 2008 12:10 PM  
Blogger aqua / ~~denizbahcesi~~ said...

kristıl aynı sen bu cok guzel nazar degmesın

Nisan 16, 2008 1:35 AM  
Blogger gazel vakti said...

Yaşasın anneliği benimseyen anneler. Çocuklarına aşık anneler klübüne hoşgeldiniz. Dila çok güzel maaşallah. Hep güzel günleriniz olsun böyle kızanınla beraber.

Nisan 16, 2008 1:39 PM  
Blogger Dikkat!! Biyo Var ! said...

Hık demiş burnundan düşmüş.
Kendini doğurmuşsun ayol :)

Nisan 17, 2008 11:43 AM  
Blogger annecugun said...

zeytin gozlu kizini yerim ben, cok tatli bisey bu masallah...kristil e hadi ama, yaz artik...ilham perisi seninle olsun,

sevgiler

Nisan 19, 2008 6:36 PM  
Blogger pastacirapunsel said...

Dört gözle beklenen yazı:))

Bu fotoğraf harika, ama ben Ayça'nın sayfasındaki haline de bayıldım:)))

Sımsıcak seviler, Dila Hanım'a öpücükler....

Nisan 26, 2008 10:58 PM  
Blogger böğürtlengözün annesi said...

Diloş kızınla boolll eğlenceli,gezmeli günler sana... :)

Nisan 29, 2008 10:55 AM  
Anonymous Tugba said...

O kadar tanıdık ki hissettiklerin... Ben baharı tam 20 ay bekledim ve bir sabah uyandım tüm cinler gitmişti, güneş açmıştı... Çok şeyler götürdü belki o 20 ay benden ama inan unutuluyor herşey.

Mayıs 05, 2008 12:01 PM  
Anonymous İsimsiz said...

Merhaba, bloğunuzu zeevkle okudum. Kızınızın odası da çok güzel olmuş. O duvar kağıtlarıbı ve perdeleri nerden aldınız acaba sorabilir miyim:)
Selen

Mayıs 07, 2008 5:37 PM  
Blogger zilsizzarife'nin yeri said...

Crystal ilk anneler günün kutlu olsun:)

Mayıs 11, 2008 11:40 PM  

Yorum Gönder

<< Home

Pazartesi, Şubat 04, 2008

post dizisini takdimimdir...LOHUSA Cinleriyle geçen günler ve sonrası....





Geçen hafta gittim gelin olarak girdiğim evimize...Her bir köşesini özenle,inanılmaz büyük emeklerle yaptırıp döşediğimiz, yaptırdığımız tadilatlar nedeniyle evlenmeden koca ile birbirimizi bazen öldürme derecesine kadar gelmemize sebep,o yeşillikler içinde güzel eve...Önce evliliğe alıştım orada,yeni bir evde,evin hanımı olmaya,otel hizmeti aldığım ana evinden çıkıp otel hizmeti vermeye başlamaya,yeni bir semte,yeni bir çevreye,bir sürü yeniye o evde alıştım.Çok ama çok güzel anılarımız oldu o evde...Diloş da o evi gördü ilk, o evde yaşadı dünyaya ilk alışma günlerini...
İşte geçen hafta o kadar çok sevdiğim ilk evimize giresim gelmedi benim.Kapısını açtığımız anda kasvet çöktü içime...Ruhum sıkılıverdi anında...Girmedim içeri,giremedim.Halbuki çok renkli bir evdi,aynı benim dünyam gibi...O renkleri artık göremedim.

Göremedim çünkü orada yaşadığımız 3 senenin son 3 ayı benim için 3 sene gibi geçti.Yaz akşamlarıydı o son 3 ayda yaşanan...Yaz en sevdiğim mevsimdi halbuki...Ama bu son yazın akşamları öyle kasvetli ve ağırdı ki..Geçmek bilememişti...

Dila'nın o güzelim ilk 3 ayını ben hiç mi hiç anlamadım...O ilk 3 ayı ben hiç yaşamadım.Şimdi geriye dönüp baktığımda çok kesik hatırlıyorum 4 ay önceyi..Hafızam o kadar kötü değildir ama, silmiş işte ağır depresif hallerimi...

Yok yok, hiç öyle fena bir şey değil doğurmak, dünya güzeli bir bebeğe sahip olmak...Ama işte hormonlar,etraf,bünye; yapıverdi beni çaresiz bir deli...

Doğum sonrası dünyanın pembeye değil de mora mosmora bazen de siyaha boyandığı bir ruh hali ile yaşadığım,yaşattığım sıkıntıları anlatacağım bir kaç post...
Şimdiden; dünya güzeli Diloşumun ilk günlerinde ona en mükemmel şekilde bakacağım diye kafayı üşütürken,türlü acayiplikleri yaşarken, bana verdiği müthiş destek için kocaya teşekkür ederim.İyi ki Diloş'umun babasısın be kocam...Sen olmasan kesin ama kesin 3. sayfa haberi olmuştum!

E o zaman yeni doğuracaklar, çoktan doğurmuşlar,lohusalığı pek mutlu geçenler,endişeden ölme raddesinde ilk günleri atlatanlar; ben pek çok kimsenin anlatmadığı, hatta doğumdan önce öylemesine bir konu başlığı olarak arada gözüme çarpan lohusa depresyonunu kendi yaşadıklarımla anlatıyorum...Umarım bir işe yarar anlatacaklarım:)En kötü, içimi döker, buraya not almış olurum...Unutmak daha güzel olsa da!

18 Haziran 2007 -Kristıl'ın annelikten pek bir habersiz hayatı,bir bıçak gibi kesildi!

Doğum öncesi, hamileliğimde nasıl karnımdaki bebeğe dışarı çıkamadan insan muamelesi yapamadıysam,doğuma giderken de bir o kadar habersizdim akşama tamamıyla değişecek hayatımdan,korkularımdan,isteklerimden,tüm hislerimden...
Yani ben hiç konuşamadım karnımdaki Diloşla...Hiç diyemedim o içerdeyken,'canım,bebeğim 'falan...Belki de hiç ama hiç hazır olmamaktı bu anneliğe...Belki de zaten kimse hazır olmaz ki anneliğe...Ama konuşan arkadaşlarım vardı,karınlarının içindeki dünyadan habersiz yavruyla muhabbet eden,sohbet koyulaştıran...Belki de doğurmadan bebeği,konuşmak lazım arkadaşla...Daha bir yaklaşır belki insan ruh hali olarak anne olmaya...

Neyse efendim,biz 18 Haziran sabahı bir telaş çıktık evden saat 6 sularında kocayla...Pek konuşamadık yol boyunca,heyecan fena halde,el ele tutuştuk yalnızca...Belki de hamileliğimin en romantik anı hastaneye o şekil gidişimizdir,çünkü genelinde zati manyak bir hal vardı hamileliğimde bende:)
Hastaneye girer girmez,ellerimizde sanki 3 aylık kalmaya gelir gibi bir halde olan çantalar,torbalar,valizler yollandık odamıza...O torbaların hepsinde ayrı ayrı süsler,püsler,şekerler,sepetler,tüller,yazılar,masa örtüleri mumlar doluydu...Sanki evlenmeye gelmişim anasını satiyim hastaneye!O derece bilememişim doğum olayını!

Doğuma girmeden tüm heyecanımı odanın dört bir yanını süsleyerek bastırdım...Hakikaten ben biraz uğraşsam iyi bir organizatör falan olurmuşum ama başka bir hayata kaldı bu yeteneğim:)
1 saate yakın kocayla odayı süsledikten sonra,elinde kurabiyeler,türlü türlü ikram edilecek ıvır zıvırla annemler geldi yanımıza...Ve nasıl geçtiğini anlamadığım dakikalardan sonra ameliyathaneye alınmam ve epidural anestezi için hazırlık yapılması..Benim acayip huylanmam...ama tabii ki anestezi uzmanının büyük başarıyla epidurali uygulaması...vee perde...Koca,hoca(yani doktorum)beraber geldiler içeri...Başladı gösteri!Garip ama ben tutturdum 'hissediyorum kestiğinizi' diye!Hemşireler,doktorlar koca falan gülüyor geçiyor,o sırada 2-3 kat kesmişler zaten beni,başlamış operasyon ama ben ısrarla bağırıyorum 'ay ay ay ' diye...Ama yeminle sürekli bir acayip hisle acı arası bişi duyuyorum,sinir bastı!Kocanın eline batırdım tüm tırnakları!O kadar çok konuşmuşum ki Diloş'u çıkaracakları sırada uyuttular beni 2-3 dakika,gözümü açtığımda pembe suratlı bişi vardı kollarımda...Hala da pek gür olan sesiyle ağlarken,kollarıma koymalarıyla susması bir oldu Diloş'un...Bence o an herşeye değer be Diloşum:)

Yani diyeceğim şu ki eğer normal doğum yapmaya korkan veya manisi olan varsa benim gibi, epidural anestezi bence kesinlikle tercih edilmeli...Tabii iyi bir anestezi doktor ile...
Benim en büyük paranoyam bacaklarımın uyuşukluğunun açılmayacak olmasıydı ki odaya giderken bile başlamıştım oynatmaya ayaklarımı.

Ve artık hayatın değiştiğinin resmi...Odaya girişim,içerde gülen,ağlayan bir dolu göz,yatağa yatırılışımm vee Diloş'un hemen getirilip emme halinin bir an önce başlatılması...O güne kadar emzirmeye bir garip bakan bende amanın bir çaba bir çaba...O nasıl bir hissiyattır,nasıl bir güdüdür gerçekten yaşamadan kesinlikle bilinmez...Ve ama işte orada kadın halinin rafa kalkması ve anne halinin can bulması yaşanır...Senelerce sakladığım göğüsler, artık neredeyse umuma açılmıştır...Sen kendini bilmeden binbir gayret minik bebeni yaşatmak için besleme derdine düşmüşken dünya umurunda değildir...'Ooo baba merhaba,oooo Ahmet Amca hoş geldin girsene!' halleri! Orada açtığın göğüs değildir, o Diloş'un besin kaynağıdır...Ki ben o güne kadar, hmmm asla babamın yanında emzirmem,yo yo mümkün değil dışarıda emzirmem falan derdim...Ohoo daha neler derdim de işte hepsinin yalan olduğu andır,yerdir..Anne olunca tüm doğruların değişebilir!





Doğum ve hemen akabinde bebekle olan iletişim işte böyle emme,emzirme,gaz,çiş,kaka,ağlatmama şekliyle başlar...Bir anda,gerçekten aniden,bir insan yavrusu girer hayatına yaşatmak zorunda olduğun...Hatta en mü-kem-mel şekilde yaşatmak zorunda olduğun...Bu 'en mükemmel,en iyisi, en doğrusu, en güzeli' zaten bir süre sonra benim sıyırmama yol açacak durumlardır...En iyi nedir, en doğruyu kim yapar, kim bilir!

Kıssadan hisse bu postu bitirmek gerekirse, lay lay lom doğuran ,bir parti tadına odayı,evi süsleyen ben,doğum sonrası hastanede bizimle sevincimizi paylaşan dolu,dopdolu akraba ve arkadaşımıza sevinen ben...Bir anda yepyeni bir dünyaya, emzirme dünyasına adım atarak ilk şaşkınlıkları yaşamaya başlarım...

Meğer emzirmek ne mühim işmiş!Bunun sıtmasının olduğunu,o, listede var diye alınan pompanın gerçekten kullanılabildiğini,bebeğin de emerken problemler yaşayabildiğini,veya iyi emen bebeğe hmm aferin güzel emiyor dendiğini!,göğüsten sütlerin akabildiğini,sütün çok olursa bebek de hepsini emmezse göğüslerin tıkanıp şiştiğini....bir dolu bir dolu şeyi...Diloşu kucağıma aldıktan hemen sonra görmeye,yaşamaya,öğrenmeye başladım...Her türlü koca karı laflarının,inanışlarının arasında kaldım...Hayatım Sadece 'Maşallah'tan ibaret oldu...Oooo uyuyor Maşallah,kaka yaptı Maşallah,emdi,Maşallah,gazını çıkardı Maşallah...Artık en ufak bir olumlu, iyi şeye,mesela oo köprü açık,trafik yok Maşallah şeklinde karşılık verir olduk koca ve ben....
İşte Maşallah Ailesi epey büyük sınavlar verdi güzel,tatlı,işveli,cilveli Dilooş Hanım'ın doğumu ve ertesi...

Bu postun özetinde şunu diyebilirim ki, lohusalık denen dönem çok sıkıntı yaşatabilir evet...Çünkü çok çok yeni,bilmediğin bir dolu şeyin yaşandığı,yepyeni küçük bir insanla devam edeceğin bir hayatın oluyor...Ve buradan yaşadıklarımdan özetle tek vereceğim tavsiye,ilk zamanlar,artık annenin alışma sürecine göre değişir bu zaman zarfı, mutlaka bir büyüğün annenin yanında olmasıdır...Bu anne olabilir,pek istenmeseler de kayınvalide olabilir....Mutlaka bir bilen olmalıdır anacım yanınızda...Olmayınca,ya da az olunca zaten pek karışık olan iç dünyana pek de karışık bir dış dünya eklenir ve zorlanırsın..Ya da bana öyle olur..Zorlandım:)

arkası bi ara efeniim:)
Bundan sonraki postta....ilk günler...Özgüven eksikliği ve mükemmeli arama feekat bulamama problemi!

26 Comments:

Anonymous İsimsiz said...

7 aylik bir hamile olaraktan dört gözle bekliyorum rehberlik kivaminda olan yazilarini :)

en basindan takip eden sessiz okuyu:)

Şubat 04, 2008 11:17 PM  
Blogger Minik Patikler said...

:) Ne güzel anlatmışsın, Allah bağışlasın tekrar tekrar. Sizi çok çok daha güzel günler bekliyor gerçekten her vaktin ayrı güzelliği var, tadını çıkarmaya çalış, atlatmışsın çok şükür..

Şubat 04, 2008 11:34 PM  
Blogger annecugun said...

oh be sonunda geldin sekerim, bence depresyondan ote nasil bir yasam kurgulayacaginin korkusu agir basiyor. ozellikle herseyi mukemmel yapmaya ve yasatmaya calisan kisilerde boyle bir donem geciyor. ve eminim sen mukemmeli yapmissindir. bu seni belki yormustur.

gozumun onunde canlandi, bebegi ilk yanina yatirdiklari an: tum caniyla aglayan bir minigin sirf annesinin yaninda mutlu mesut yatmasi ve merakli gozlerle incelemesi. o ani yasamak tum bu kadar zorlu donemeci gecmeye deger.

darisi tum isteyenlerin basina

Şubat 05, 2008 7:22 AM  
Blogger mummy said...

Çooook teşekkür ederim ayrıntılı cevabınız için..Lohusalık ağır geçmiş hakketen ama sevindim kötü günlerin geride kaldığına...Umarım bundan sonra hayat siz nasıl diliyorsanız öyle akar minik Diloş ve sizin için..Hep mutluluk getirir umarım...Sevgiyle ve sağlıcakla kalın..Öpüyoruz miniğinizi...

Şubat 05, 2008 11:44 AM  
Blogger mummy said...

Ha bu arada değinmeden edemiycem ya ne hoş anlatmışsınız şu emzirme mevzuunu..Göğüslerin artık umuma açık iki nesne haline gelmesi benim de en huy olduğum konudur..Geçenlerde yeni doğum yapmış bi arkadaşıma gittim..Ya hastane odasına bi girdim ki odadaki bütün kadınların elleri kızcağın memesinde..Şöyle tutacan makas gibi, şurası bebeğin ağzına girsin, şura dışarda kalsın...Aman yarabbi çocuk ulaşamıyo ki memeye emebilsin..Kızcağızın haline acıdım ama her çaylak anne yaşıyor anladığım kadarıyla aynı müstesna anları...Bakalım sizlerden edineceğimiz tecrübelerle elletmemeye gayret göstericiiz efenim...
Kalın sağlıcakla...

Şubat 05, 2008 12:38 PM  
Blogger Çocuk gibi said...

!!!!!!!!!!!!!!!!!
Bu ne hız crystal' im :))))
Bakıyorum 7 ayın acısını çıkarıyorsun :)
Yay burcu kadını kolay öğrenir zaten :))))))

Şubat 05, 2008 3:08 PM  
Anonymous İsimsiz said...

acaba bu lohusalık depresyonunda çocuğundan nefret etme duru mu olabiliyormu bir bilginiz varmı acaba

Şubat 05, 2008 10:34 PM  
Blogger bgm said...

Her an doğacak diye beklerken bu yazıyı okumam iyi oldu, teşekkürlerpaylaşım için. Bir kere daha aklıma yazdım, mükemmel olmak, ağlatmamak, hemen süper bir şekilde emzirmek gerek gibi ruh hallerine girmemek gerek diye ama o anda aklıma gelir mi bilemiyorum. Yalnız olmadığımı bilmek iyi gelecek, ileride, ondan eminim. bunun için bile teşekkür ederim...
Sevgiler,

Şubat 05, 2008 11:06 PM  
Blogger Mutluveumutlu said...

Merhaba, bende dönüşünü dört gözle bekleyenlerdendim. Çok sevindim tekrar yazılarınla burada olmana ve herşeyin yolunda gitmesine.
Sevgiler...

Şubat 07, 2008 3:27 PM  
Blogger Toplu İğne said...

gristılım, psikopatım; valla su gibi yazmışsın ben de kana kana su içer gibi okudum. kah korktum, kah istedim, kah tırstım, kah içlendim... neyse geçti gitti, dila tam da tahmin ettiğim gibi bir afet olmuş. ben cumartesi - pazar istanbuldayım. bu sefer ayarlayalım, aslıya da söyledim. öperim gıdından. bye

Şubat 11, 2008 9:58 AM  
Blogger arzu said...

Sessiz sedasız takip ederken bir gün bi gittiniz pir gittiniz.Diloş'a ömür boyu sağlık, mutluluk,anne ve babasıyla geçireceği güzel bir hayat diliyorum.Anne olmadığım için yazdıklarınızın çoğuna yabancıyım ama her halde Allahın kadın cinsine bahşettiği en muhteşem duygu annelik duygusu.Tadını çıkararak geçirmenizi diliyorum günlerinizi.Arayı çok açmayın olur mu?SEVGİLER...

Şubat 11, 2008 4:23 PM  
Blogger gazel vakti said...

İnatla açtım sayfanı her aklıma gelişinde. Keyifle okuyordum ahanda ben gibi bir diye. Biliyordum bi gün döneceğini.

Şubat 14, 2008 1:37 AM  
Blogger DAMLA said...

Sayfana şöyle bir bakiim derken gözlerime inanamadım!... Dönmüşsün...
Yazdıklarınla da beni şööööle bir 12 yıl öncesine götürdün. 28 yaşında doğurmama rağmen aslında hiç bir şey bilmediğimi fark ettiğim zaman yaşadığım panik. Kendimi montofon ineğine benzetmem, günlerce "evet-hayır" dışında kimseyle konuşmamam ve bütün bunları sadece kendim yaşıyor zannedip çocuğuma karşı iyi bir anne olamayacağımı düşünüp sürekli ağlamam!!...
Offf ne günlermiş?...
Neyse sen döndün, yazılarını bekliyoruz. Özledik çok:))
Dila'da muhteşem bir bebek...
Maşallah, maşallah :))

Şubat 15, 2008 9:15 AM  
Blogger zilsizzarife'nin yeri said...

Crystal,cok özlemişim seni ve yazılarını.Aman iyiki gitmiş lohusalık cinleri.Sen hep yaz olur mu.Diloş Hanımada kocaman öpücükler:)

Şubat 16, 2008 12:51 AM  
Blogger nagişim said...

şükür kavuşturana maşallah kzımıza da annesine de devamını bekliyoruz yazılarının merakla:))

Şubat 18, 2008 12:58 AM  
Blogger zehra said...

masallah cok seker bebeginiz
................
mutlu ,sagl�kl� ,huzurlu
,a�k dolu ,sevgi dolu
cok guzel bir hafta
diliyorumm

Şubat 18, 2008 6:49 PM  
Anonymous Yurtdışı Eğitim said...

kötü günleri atlattığınız için sevindim güzel haberlerinizi bekliyoruz...

Şubat 21, 2008 4:06 PM  
Blogger moonu said...

ya ama sen ağzımıza bi parmak bal çalıp gene yok oluyosun artalıklardan...ama ama ama :(

Şubat 22, 2008 1:21 AM  
Blogger LATî LOKUM said...

Anne Kristıl, lohusalık hallerinden sıyrılıp Dila ile yaşama hoşgeldin demene çok sevindim. En başından beri sitenin sessiz sakin takipçisiyim, henüz yazabildim. Dila'ya uzun ve sağlıklı bir ömür, sana da eşin ve minik beybin ile mutluluk dolu günler diliyorum. Lütfen çok ara verme postlara, özletme bu kadar..

Sevgiler

Seray

Şubat 28, 2008 4:25 PM  
Blogger KUGUU said...

Sevgili MASALLAH AILESI, bir mashallah da - ki sirf benden size kacinci hatirlamiyorum bile ama yine de bir kez daha ve daima- mashallah size canim benim:)) diyorum. Gule gule BUYUYUN/BUYUTUN:))

Mart 03, 2008 7:24 PM  
Blogger nilly said...

Eeee, kristil hanimcim, bekliyoruz devamini hala.

Mart 07, 2008 1:15 PM  
Blogger Yumurcak said...

delicik dolucuk içi dolu turşucuk ne zaman yazcan?

kıristıııl papuçu yarııım..

e hadi ama!

Mart 13, 2008 8:03 PM  
Blogger böğürtlengözün annesi said...

Öylesine tıkladım sayfana ama geldiğini görünce pek bir sevindim. Hayırlı olsun Diloş kızın. Maşallah :) Allah nazarlardan saklasın. Senin yaşadıklarını hatta çok daha fazlasını bende yaşadım ve sanırım çokda normal yaşananlar. Sen yine şanslısınki 4. ayında kendine gelip anneliği yaşamaya başlamışsın. Ben bu benim deyip sıkıca sarıldığımda bebeğime 4 yaşındaydı. Gerçi ben 2,5 aylıkken bebeğim babamı kaybetmenin etkisini ç.ok taşıdım üzerimde. Ama neresinden başlarsan başla annelik her haliyle çok çok büyük bir güzellik. Kızınla sana çok mutlu günler diler, yazılarını dört gözle beklerim...

Mart 14, 2008 2:05 PM  
Blogger palyanço said...

Merhabalar :)

sanırım bundan sonra en yakın takipcilerinizden biri olacagım bu yazılarınızın ustune.. son yazdıklarınızın bir cogunu okuyuverdim kasla göz arasında.. ne kadar da guzel anlatmıssınız herseyi.. daha 3 aylık yeni bi anne olaraktan oyle yüreğime dokundu ki :))

ellerinize, yüreğinize sağlık :)) sevgilerimle :)

Mart 22, 2008 4:43 PM  
Blogger KIZIMIN CİCİLERİ said...

Hamileliğimin son zamanlarını yaşarken okumaya başlamıştım ilk blogunu. İnsan hani hep kendine yakın birilerini görmek, duymak isterye bakalım o ne yapmış diye. İşte öyle anlarımda taşınma telaşındaki yazını okumuştum ilk. Sonrasında arada eski yazılarına baktım ve yeni yazılarını bekler oldum. Çok geç geldi ama görüyorum ki çok şey birikmiş ve de çok güzel aktarmışsın yaşadıklarını.Tebrik ederim, bir çok taze anneyi anneliğe hazırlayacak bir post olmuş. Minik kızın da çok tatlı Zeytin gözlü ve bizim kabaktan sonra rapunzel gibi maşallah.Allah bağışlasın ve birlikte hep güzel günleriniz olsun inşallah, hep mutlu kalın...

Nisan 01, 2008 10:31 AM  
Anonymous İsimsiz said...

slmmmmmm cnmmm nasılsınn mail guruptan irem*lara
cilerini kov bir an önce diloş hanımın maceralarını bekliyoruz hadi ama
mucukladık sevgi ile kucakladık irem*lara

Nisan 07, 2008 9:50 PM  

Yorum Gönder

<< Home

Pazartesi, Ocak 28, 2008

Anne Kıristıl cinleri kovdu,hayat yeniden başladı!


Yaşamadan anlaşılır birşey değil anne olmak...Yaşamadan bilinir bir şey değil, anne olmaya çalışırken,alışırken bocalamak,gel gitleri yaşamak,gülmek,ağlamak,korkmak,heyecanlanmak,şaşırmak...
Yaşamadan,gerçekten bileceğin bir şey değil bir bebekle tanışmak ve onu büyütmek için çabalamak...

Hayatta duyulan hisleri hep en uçlarda yaşamaya alışmış biri olarak, tabii ki anneliği de pek şahane yaşamaya başladım evet...Ama gel gör ki lohusa depresyonlarının da kralı bende yerleşip uzun süre gidemedi!Dila Hanım en güzel halleriyle büyürken, annesinin lohusa cinleri geldi gitti geldi gittiii...Vee sonunda gittiğine inandığı o deli günleri ardında bırakarak, anneliğin keyfini çıkarmaya başladı pek şükür Kristıl kişisi!

Taşınma telaşı,eve yerleşme karmaşası,yeni yaka,yeni semt aslında eski ama yeni yerler,yeni yüzler...Ve her gün yenilenen güzel Diloşş...Meğer ne zormuş anne Kıristıl'ın adapte olma süreci...Meğer kendini pek maceraperest,pek spontan sanan bu kişi,aslında ne kadar zorlanıyormuş her yeniye,yeniliğe....
İşte Diloş Hanımın doğumuyla kendini yeniden tanıyan,pek sancılı günleri aştıktan sonra tekrar eski ama yepyeni bir Kıristıl olan bu KİŞİ, yeniden bloguna bir şeyler karalama hallerine girdi...

Anne Kıristıl ve maceraları geliyor,gelmeli...Aylar sonra arada merak edip gelen olursa umarım yaşadığım maceralar birilerine iyi gelmeli:)

Bu blog bundan böyle sadece Diloş Hanım için yazılacak...E,Zaten benim için dünya sadece Diloş Hanım için dönüyor,hayatım sadece onun için yaşanıyor!
Vahim mi,yoksa olması gereken mi,yaşadıkça görmeli:)

7 ay 10 gün oldu Diloş doğalı ve ben kendime anca geldim,helal be,var mı ötesi:)



dipçik not:lütfen Hamza Yerlikaya kollara tikkat ediniz,anneliğin kazandırdığı tek kötü şey sanırım bu oldu:)kollar şahtı,şahbaza terfi oldu:)

Etiketler:

25 Comments:

Blogger Pinky said...

özlemiştim seni çok!İyiki geldin :) diloşu çok öpüyorum tabi annesinide

Ocak 28, 2008 5:10 PM  
Blogger mesecina said...

şükür! çok sevindim geldiğine, gitme sakın yine... dila hanımı çok öptüm.

Ocak 28, 2008 8:31 PM  
Blogger epsilon said...

hoşgeldin crystall tekrardan.umarım bu sefer bu kadar ara vermezsin..
Dila hanıma da maşallah.Allah nazardan saklasın...
bekliyoruz yeni yazılarını:))

Ocak 28, 2008 10:41 PM  
Anonymous İsimsiz said...

sevgili çocukluk arkadaşım bebeğin de senin gibi çok güzel.Hayırlı olsun.Tesadüfün bu kadarı ya çıkıverdin karşıma.Benim bebeğimde 20 gün sonra gelecek kısmetse, belki onlarda bizim gibi beraber büyürler.Şimdi sende kimsin diyorsun eminim.Beeeen hani o burnunu ısırıp habire kafasına terlik attığın(bunları hiç kabullenmedin:)) aa birde barbie oynadığın ve Halis amcadan beraber kaçtığın arkadaşın:)
Görüşmek üzere....

Ocak 29, 2008 3:21 AM  
Anonymous İsimsiz said...

Merhaba crystal, öncelikle dönüşüne çok sevindim, blogunun sessiz takipçilerinden biriyim, dila bebek maşallah allah nazardan saklasın çok tatlı olmuş, analı babalı sağlıkla ve huzurla büyütmen dileğiyle...
Bundan sonra lütfen bu kadar ara verme, birde dila bebeğin odasını merak ettim, 2. resim sanki onun odasında çekilmiş gibi, çok cici ve çok zevkli görünüyor, ileride benim bebeğimin odasına örnek teşkil etmesi için resim eklersen çok sevinirim..
Sevgiler
Yıldız

Ocak 29, 2008 10:06 AM  
Blogger berfin said...

öncelile merhaba,
tanışmıyoruz.sen yokken geldim buaralara ama blog dünyasına girişteki nedenlerimden biri senin blogun.çok üzülmüştüm gitmene.ben geldim o gitti diye.mesecina'mın blogunda gördüm geldiğini hemen geldim..
dila nazın doğumunu hatırlıyorum ozamanlar sürekli bakıyordun bloguna.ve hasatanenin sitesinden takip etmiştim.dila doğduğunda çok güzel bir bebek demiştim ama şimdi çok daha güzel.allah nazarlardan saklasın..
ve emin ol böyle bir güzellik için o kolların öyle olmasına razı gelirim.hatta hiç gocunmam.umarım tekarar gitmessinde görüşürüz.olmaz mı?

Ocak 29, 2008 2:56 PM  
Blogger limon said...

Merhaba cry..Siteni zevkle takip ediyordum ama ilk kez yorum bırakıyorum..Her Allahın günü de acaba geldin mi,bişeyler yazdın mı diye kontrol edip durdum ve şimdi yeni yazını görünce o kadar sevindim kii..

YA bu Diloş ne kadar güzel bi bebek Allah nazarlardan korusun..Bir de seni çok değişmiş gördüm ben..Annelik inanılmaz güzelleştirmiş seni..Sana moral olsun diye filan da yazmadım emin ol :))

Ocak 29, 2008 7:37 PM  
Blogger Yasemin/Beril said...

Merhaba Kristal,

Bende seni sessiz takip ediyordum, Dila'yı analı babalı büyütmek nasip olsun,ismiyle yaşasın.
Facebook'ta Su gibi ve Koyubeyaz'ın listelerinde de seni görmüştüm hatta bana en çok ilginç geleni senin listende ortak arkadaşlarımızın olması. Ender'le Gülay.Blogunda da bahsetmişsin onlardan. Nazlı ile benim kızımın arası tam 40 gündür yani Beril 40 gün büyük Nazlı'dan. Ayrıca düğünümüzde de eskort arabamızdı onlar. Eşimin ve tabiiki benim neredeyse 18 yıllık arkadaşlarımız yani. Ayrıca ben sanki seni,Dila'yı ve eşini galiba 29 aralıktı havaalanında gördüm. Hatta uzun uzun baktım o senmisin diye hatta sende farkettin beni. Dünya çok küçük. Benim web aresimde uğramak istersen: www.berilingunlugu.typepad.com
sevgiler...

Ocak 29, 2008 8:46 PM  
Blogger evrim (akira) said...

Selamm bende sessiz bir takipçiydim amaa Dila tatlısını görüpte sessiz kalmak mümkün olmadı o nasıl bir tatlılık yauuu.Bende isteriiiiim:)
Crystal daha çok fotoğraf koymalısın..

Ocak 30, 2008 12:26 AM  
Blogger annecugun said...

merhaba, iyiki geldin-hosgeldin..cok sevgiler (aylayildiz)

Ocak 30, 2008 5:44 AM  
Blogger Mücevher Kutusu said...

Benim açımdan bu günün en iyi haberi yeniden seni okuyabilecek olmam. Kızın çook güzel maşallah :*

Ocak 30, 2008 2:55 PM  
Blogger Öykücü said...

Hiç umudum yoktu valla.Şu boşluk başlığını görmeye o kadar alıştık ki:)))))))

Yeniden başlaman,depresyondan çıkman çok güzel.Kızın da kocaman olmuş maşallah:)Çok cici,çok şeker,çok tatlı bir şey.Dudaklarına ve şaşkın bakışlarına bittim:))

Sevgiler..

Ocak 31, 2008 1:11 PM  
Anonymous İsimsiz said...

Ay hoş geldiniz ne iyi ettinizde geldiniz tam da sizden ümiti kesmişken her gün bakıp o " boşluk" yazısını gördükçe artık dönmeyeceksin zannettim.Kızınız çook tatlı ALLAH bağışlasın!!!Odasınında resmini koyarsanız sevinirim çok zevkli döşenmiş görünüyor ucundan kıyısından .Yine çok açmayın arayı olurmu sevgiler !

Ocak 31, 2008 1:26 PM  
Blogger Biyo said...

Nihayet "BOŞLUK" DOLDU :)))
Hoşgeldin gırisdalim bidenem.
Sefalar getirdin.7 ayda kendine gelmen bile çok iyi.Ben son yazını okuyunca dönüşüne kafadan iki yıl vermiştim:/
Şimdi renklendi buralar!
Şimdi yemekte eksik olan tat atıldı!
Dila ne güzelleşmiş maşallah!Rayza hiç heveslenmesin valla kız aynı sen anacım!
Ama bu muhteşem dönüşe b iki fotoğraf kesmedi be gırisdalim.Sen de ne fotolar vardır hadi bizi foto manyağı yap:)
Çok Öperim seni.
Mailine bak davet atacağım sana.

Ocak 31, 2008 1:43 PM  
Blogger mummy said...

Selamlar...
Öncelikle gerçekten çok tatlı bir kızınız var..çok şanslısınız..
ben de huysuz ve tatlı'nın bloğundan tanımıştım sizi..yeniden yazmanıza sevindim.bu arada ben de kız bebek bekleyen bi anne adayı olarak Dila'nın odasını çok beğendim.Vanilya'dan yaptırdığınızı söylemiştiniz sanırım Huysuz'a..Ben gitmiştim modokodaki yerlerine tek beğendiğim model olan beyaz masif mobilya için de 5 bin üzeri bi fiyat vermişlerdi.Eğer bi mahsuru yoksa ne kadar mal olduğunu öğrenebilirmiyim aşağı yukarı..Bir de daha fazla resim istiyoruz tabi..Şimdiden teşekkürler...Kalın sağlıcakla...

Ocak 31, 2008 5:43 PM  
Blogger Charm said...

Merak etmiştim, hoşgeldin :)

Ocak 31, 2008 11:30 PM  
Blogger idil said...

ustteki resimde lahana bebek gibi cok sevimli heheh::)) masallah masallah

Şubat 01, 2008 1:23 PM  
Blogger Aslı Cin said...

Crycığım, ben kaçırdım mı buğdayı? Dün geldi aklıma, girip bakayım dedim ama bahsetmemişsin.

O kollar da göbek de iner, benim 1,5 senemi aldı tamamen inmesi :)

Şubat 02, 2008 9:01 AM  
Blogger aqua / ~~denizbahcesi~~ said...

sonunda ...

Şubat 02, 2008 12:48 PM  
Blogger KUGUU said...

7 ay mi olmus... Vay can,na CrystalCHcgm:)) Masallah DILAmiza. Ne tatli olmus, 41 kere masallah ona.

Şubat 04, 2008 10:25 AM  
Blogger Gökçen said...

Yavrucum sevindim gördüüme yazını ama gene olmuş bi 6-7 gün. sen dönemiceksin tam olarak anlaşıldı. yalnız ikinci resimdeki o cücük hali muhteşem diloşun. ben sana söyliyim, göz süzen nazlı nazenin bi kızın olucak büyüyünce. erkekten kaçır bunu tez kaynana olursun.

Şubat 04, 2008 12:02 PM  
Blogger Çocuk gibi said...

O dönemi atlatmanı sabırla bekliyordum, hoşgeldin :)))

Şubat 04, 2008 3:16 PM  
Blogger crystalsdreams said...

Pinkyciim,ben de herkesi çok özlemişimm...Seni de pek merak ediyordum,vakit buldukça tekrar eski performansımı bulup,herkesin bloglarını hatim edicem:)iyisindir diye umup,çok öpüyorum canım benim...

Yok yok gitmem artık Mesecinacım:)Döndüm artık ben,oh bee yazıyorum,rahatlıyorum anacım:)

Epsilon selam,ara vermicem yokk,iyi geldi yazmak valla...

Aaa inanmıyorum Evrencim yaa,bende telin yok benim mail adresim var blogda,telini yazsanaaaa...beraber büyüsün evet bebelerrrrr...:)

Berfincim merhaba,çok teşekkür ederiz iltifatlar için Diloş hanım ve kendi adıma:)ilk fırsatta hatim ediiciim blogunu,daha çok görüşeceğiz emin olabilirsin,sevgilerrr...

heytt Limonn kardeşşş,valla iyi moral oldu ama dediklerin:)Kollar hikaye Diloş şahane:)öptüm:)

Yasemin selamm,dünya ne kadar küçük işte:)mutlaka tanıdık ortak birileri çıkıyor ama işte böyle...Dün akşam Gülaylardaydık kulaklarınızı çınlattık,bir gün kısmet olursa görüşürüz umarım..Nazlı ablasından sonra bir de Beril Ablası olur Diloş Hanımın:)En kısa zamanda maceralarınızı okuyacağım...Bu arada, evet 29 aralıkta alandaydık,Diloşun ilk uçuşu,ilk yurtdışı tatili olacaktı...ama uçmaktan son anda vazgeçtik...onu da sonra anlatırım:)nerede bakıştık hatırlatsana,hatırliciim sanıırım:)

Evrimcim,teşkür ederizzz cicim..tatlı pek tatlıdır Diloş Hanım,darısı başınaaa evett şekerim:)

Aylayıldızcıımm,bir an önce görüşelim mi artıkk,Doğukanı tanıştıralım mı Diloşla artık:)çok güzel bir oğlun olmuş canımm,tebrik ederim..2nizi de çok öper,gerçekten bir an önce görüşelim derimm..

Mücevher Kutusu,gerçekten öyle mi yaa,çok sevindim o zaman siz seviniyorsanız yazmama...Ben bu gazla neler yazarım Valla:)

Öykücü,ben de bi ara çok ümitsizdim,nefes bile alasım yoktu bırak bloga yazı yazmayı,sırf Diloş için nefes alıyordum...Çok şükür kendime geldim...Ve hakkkaten şaşkın bakışlı şaşıran Diloşla geçen güzel günleri yazacağım artık...pek çok sevgiler efenim...

İsimsiz yorumcucuum,teşekkür ederiz güzel dileklerini için...koyarım tabi yakında odasının resimlerini Diloş'un...

Ah Biyocum:)Kocaya söyledim şimdi burun kıvırdı,benziyo işte diye söylendi ama evet Diloş aynı benim bebekliğim:)Maillerime anca bugün bakıcam,hemen alıveriim davetini,oley diyiim:)Benim için en güzel olay da senin yazdığını görmek oldu...çok uzak kalmışım be biyocum...çok özlemişim,seni de pek çok beaaa..oley ya:)

Sevgili Mummy,önce hayırlı ve güzel bir doğum dileyeyim size...Güzel kızınıza sağlıkla kavuşun İnşallah...Odayı evet Vanilyadan yaptırdık...gayet pahalıya mal oldu diğer bebek odası modelleri ile kıyasladığımızda...Ama ben ısrarla öyle pottery barn tarzı bi takım aradım ve en güzelini de Vanilya çalışmıştı...Odamıza dede sponsor olunca yaptırabildik biz de:) komple duvar kağıtları,onun kombini kumaşları,koltuk ve 4 parça takım aldık, 5 in tabii ki üstünde oldu fiyatı:)yani 5-6 gibiydi takım, ama bir de duvar kağıdı,kumaş,perde girince,çıktı o fiyat daha da yukarı!Fakat bişi söyliim...Ikeada beyaz bebek odası takımını da alıp,istediğim tarz çiçekli perde ve duvar kağıdı yapsam,odayı o renklerde aksesuarla süslesem aynı havayı yakalarmış...sonradan verilen paraya epey acıdım:)en kısa zamanda gönlünüze göre güzel bir oda bulursunuz dilerim:)


Hoşbulduk Charm:)

İdilcim,genel olarak bir lahana bebeklik hali hakim kendisinde evet:)

Aslıcıım,yok daha yapamadım buğdayı,ariiciim seni...2 hafta sonra olcek...Bi dee hala sen kol göbek mi diyosun,senin en kollu göbekli halin,benim en manken gibi hissettiğim halimden zayıftır valla:)çok öperimm

hakkaten aquacım,sonunda,şükür kvuşturana:)

kuğucum çok olmuş yaa...neler yaptınız ne ettiniz meraktayım...epey habersiz kalmışım:)bir dee bi tane de sana tatlı dileyelim mi en kısa zamandaa,soralım:)

yaa gökçen ben seni çok seviyor ve sana çok gülüyorum:)bu akşam bu yorumunu okuyup hemen yazdım,çünkü aynen senin gibi düşünüyodum şahsım ve blogla olan ilişkim hakkında:)
bi okul çıkışı hala aynı hattan gidiyosan,buluşalım bi güüünn...ciddiyim he:)bu arada zati zor anne oldum,tez kaynana olduuumdaki halimi düşünmek istemiyorum,lakin hakkat Diloş biraz cilveli yaauuww:)erkek cinsine pek ilgili kerata,yandık derim cicim:)

Canım Ç.G ciiimmmmmmmmmmm,bugün telefonda rehbere bakarken gördüm ismini ve aklımdan geçirdim...döndüm,iyiyiimmmmm:)hadi görüşelim:)

gayet enerjik sahneler dönen bi krıistıl olarak herkesi öper,görmek ister,artık sezonu açtıımızı sevinç ve kıvançla bildiririzz efemm:)okuyan yorum yazan,bizi seven,Maşallahlarını eksik etmeyen herkesden ALLAH razı olsun...seviyoruz ki biz herkesi,hayat yine pek güzel ki:)

Şubat 04, 2008 11:10 PM  
Blogger Çocuk gibi said...

Tamam ben bir fırsat yaratıp, oralara gelince seni arayacağım,
Normal hayata dönmeni, Dila Hanımcığımın tadına varmanı bekliyordum...

Bir cumartesi aniden gelebiliriz :)))))))))

Şubat 05, 2008 3:10 PM  
Blogger Yasemin/Beril said...

Cyristal'ciğim umarım iyi şeyler söylemişlerdir hakkımızda sevgili dostlarımız:)))
O gün ben de havaalanından turistlerimi karşılıyordum sanırım siz Gloria Jeans tarafındaki çıkış kapısına yakındınız ve oldukça düşünceli görünüyordunuz. Galiba Dila'da arabasındaydı???. Yanınızdan geçerken Dila'dan tanıdım Maşallah o kadar güzelki...
en kısa zamnada tanışmak ümidiyle mesela Gülay'larda. sevgilerimle...

Şubat 05, 2008 4:15 PM  

Yorum Gönder

<< Home

Cuma, Eylül 21, 2007

boşluk...

21 Eylül cuma saat 15.00 itibari ile evimiz neredeyse tamamen boşalmış bir halde...
salon,yatak odam,dolap odam...her yer boş...boşluk hakim evimizde...
taşınıyoruz.
yeni evimize gidiyoruz.
Hani hep yaşamak istediğim,dönmek istediğim çocukluğumun,gençliğimin geçtiği semte gidiyoruz.
Önce eşyalar cilalansın,azıcık değişsin yüzleri...onbeş gün sonra kalan eşyalarla gideceğiz yeni evimize.Yeni yepyeni bir oda olacak tabii o evde.Dila Hanım'ın odası...Kızceğizimin bu evde odası olmadı,3 ay odasızdı yavrukuşum...Üstelik beşiği de kendisinin büyüyen ebatlarına uymadığı için son 20 gündür portatif bebe yatağında yatmakta tombikcanım...

Hal bu,durum bu...evde ustalar çalışırken,Diloş uyuymamak için direnirken...Ben de 1 ay boyunca bloga yazıcam diye hayal kurup anca 1 ayda yine vakit bulurken...evde bir boşluk,yüreğimde daha acayip bir boşluk hakim olmakta...
Gelin geldiğim evi boşaltmak mı bu boşluğa sebep?
Hayır...boşluğun sebebi az önce aynada kendi yansımamı görmem belki...yorgun yüzümü,morarmış göz altlarımı,bitmiş enerjisiz kalmış kıristılı...
Lohusalık sendromu neyse bitmiyor anacım...Geldi gitmedi üzerimden...Kendime gelemiyorum bir türlü...olamıyorum eskisi gibi...çok arıyorum o neşeli enerji dolu her bir şeye yetişir halimi...
Ben bu kadar güçsüz müydüm ki teslim oldum şu sendroma...anlamıyorum...
Kendimi sevemediğim için hayat da bana zor geliyor...
Dünyanın en güzel,en tatlı Dilası benim kızım...Bunun için süper mutlu olmam ve hayata pespembe bakmam gerekirken...Beceremiyorum eskisi gibi musmutlu olmayı.
Güzel kızımla en canlı halimle ilgileniyorum ama kendimi çok bırakmış vaziyetteyim.Kendimi hiç sevmez bir haldeyim...Hamilelikten kalan küçülse de hala var olan göbeğim ve hala üstümde yapışık kilolar belki benim canımı sıkan...Belki de tüm olay görsellik...
Hayatta çok değer verdiğim bir şey görsellik..Belki de görsel halim korkunç olduğu için toparlanamıyorum...Toparlanamadıkça içten içe kararıyorum...
Oysaki önümde çok güzel günler var dünya tatlısı Diloşumla geçireceğim...
Taşınmaya uğraşıyorum ama kendimi toparlamayı beceremiyorum.
Buraya bile yazı yazamıyorum...üretemiyorum...
Sanki Dila'dan başka bir şey yok bu dünyada...Kendime gelemiyorum....
gözlerimin dolmasını engelleyecek bir formül bulursam,yeniden bir şeyler karalayacağımdır buraya...
şimdilik biraz bunalım var havada!

Etiketler:

20 Comments:

Anonymous İsimsiz said...

herseyin acemisi olmak zordur ama en zoruda anneligin acemisi olmak,bu lohusalik sendromu degil,annelige alisma,o ruhsal ve bedensel omrun sonuna kadar surecek ve tatili izni olmayan surece alismak zaman aliyor,kizim 3 yasinda ve o 2 yasina gelince yari yariya toparlayabildim kendimi,suan 3 yasini doldurmak uzere ancak tam anlamiyla artik bu hayat benim asil hayatim oldu,gecmise o laylaylom gunlere olan ozlemim bitti,artik bu benim hayatim oldu gercekten,butun annelerin gectigi seruvenden geciyorsunuz,yalniz degilsiniz...
mutluluklar ve gulucukler sizinle ve kizinizla olsun.
sessiz okuyucu betul

Eylül 21, 2007 3:45 PM  
Blogger Çocuk gibi said...

Aaaaaa seninde karamsar halin hiç çekilmiyor be crystal' im. Hiç kendini suçlama, bunların hepsi doğal olaylar. Ben kızımı 2.5 aylıkken kaçarcasına teyzesine bırakmıştım ya, sanıyormusun ki bu durum çalışma aşkımdan. Hepsi geçecek, sen yine eski crystal olacaksın, hemde daha enerjik, daha neşeli, daha üretken. Sadece biraz zamannnn.

Hani ben sana buralarda gelemedim ya, eltime gelir gelmez ilk iş sana Dila kutlaması, ev kutlaması ve ilk tanışma kahvesi için uğrayacağım. Tabiki benim milli kuyruk Pınar' la.

Aaaaaa silkelen ya, ben senin bu halini tutmadım. Hemen şimdi gidiyorsun, kızını kucağına alıyorsun ve onun güzel gülen yüzüne bakıyorsun. Kilolarla sonra uğraşırsın, sıkma canını :))

Eylül 21, 2007 5:11 PM  
Blogger SuGibi said...

ne olduğunu anlayamadan kendini anne adayı olarak bulmuş biri olarak- ki en yakın tanığı da sensin hazırlıksızlığımın, şapşallığımın- sana bu taraftan olayın nasıl göründüğünü söyliyim;
dünyanın en güzel şeyine sahipken insan neden mutsuz olur ki?

3-5 ay sonra bana bu cümleyi yedireceğini biliyorum ama böyle düşünüyorum şimdi.

o gün öyle (malımsı)bakışlarımı fark etmişsindir. bu mucize kıvancın mı dedim hep içimden. kıvancın mucizesi dedim. bir mucize yarattın sen, gerisi laf.

Eylül 21, 2007 5:36 PM  
Blogger Pretty Woman said...

Ama ama haksızlık bu. Kristılım enerji yumağım. Bak çok değil günde 1 saat kendine ayır bu 1 saatin bütün olması lazım değil. 30 ar dk lık 2 seferde de yapabilirsin. Mesela 30 dk lık bir arada evde öyle süklüm püklüm gezinme makyaj yap üzerine bişeyler giy dışarı çıkacakmışssın gibi. Diğer 30 dk da bize yaz :) ya da başka bir şey seni mutlu eden bir şey. Biz senin en kötü anda bire hoppidik hallerini okuduk hep. Bunalımdan çıkmak istemezsen eğer çıkmazsın... Biliyorum ki sen çıkacaksın. Sana göre bir şey değil bu. Hadi Toparla kendini. Dila bebek görsün annesi ne cabbar cevval bir hatun :)

Öpüyorum canım benim

Eylül 21, 2007 6:16 PM  
Blogger mesecina said...

kristılcım, yazmanı beklerken, o da ne! arşivinin en karamsar yazısı oldu bu belkide. önce koyubeyazcım tırstırdı beni zeynebin halleriyle, şimdi de sen. Başıma henuz gelmediği için burda atıp tutmak istemiyorum ama seni eskiden beri okuyan biri olarak içindeki gülen, pozitif kristalın mutlaka pat diye çıkıp gelecegine inanıyorum. Belki yeni ev modunu degiştirir. kendini salıverme, biz anne adaylarına güçlü bir örnek ol. Allah yardımcın olsun.
(yine kendimi hatırlatayım:) linda, seni görkemde görüpde yanına gelemeyen hatun :) artık yeni blogger ve tırsak bir anne adayı)

Eylül 21, 2007 6:53 PM  
Blogger aqua / ~~denizbahcesi~~ said...

öyle umutsuz-mutsuz yazma ya

Eylül 21, 2007 8:46 PM  
Anonymous İsimsiz said...

Bak simdiiii bu yazini sen beni aramadan once okusaydim konusurken sana neler soylerdim.Birincisi mutlu olmak icin cokca sebebin var ki sen herkesten iyi biliyorsun bunlari ikincisi seninde soyledigin gibi yalnizca yorgunluktan bu hisler ve yeni hayata alisma suresi.Kisa bir zaman icinde gececek ve ayni enerjine doneceksin eminim.Yeni ev sana dahada cok enerji verecek.Ayrica bugun beni cok mutlu ettin cok tesekkur ederim canim.
duygu

Eylül 21, 2007 10:33 PM  
Blogger Pareo Anne said...

seni çok çok iyi anlıyorum.
hayatı dolu dolu yaşamaya alışmış, aşırı sosyal insanlar sanırım hep böyle oluyor anneliğin ilk dönemlerinde. ben de aynı yollardan geçtim. istediğim herşeye sahibim, dünya güzeli sağlıklı bir çocuğum, harika bir kocam var, ama neden istediğim kadar mutlu değilim diye düşünüyor, bir de böyle düşündüğüm için üstüne vicdan azabı çekiyor, depresyonumu katlıyordum. ben profesyonel yardım almakta buldum çareyi. bana ilk tavsiyesi, her gün sadece kendine ayrılmış 1 saat. bunun yarım saatini muhakkak yürüyüş yaparak geçireceksin ki mutluluk hormonların tekrar salgılanmaya başlasın. üstüne başına özen göstereceksin. kendini güzel hissedeceksin tekrar. sonra her gün bir parça çikolata ve 1 muz yiyeceksin.
ayrıca adına deli çayı dedğimiz bir bitkisel karışım verdi. onu içtim bardak bardak. hem sütüm arttı, hem toparladım.
yaşadıkların öyle normal ki, hiç şaşırma. sadece biraz çaba ve sabır gerekli sana. zamanla geçecek. zamanla normalleşeceksin. bu hüzünler gidecek. ama biraz gayret de göstermelisin. kendini çocuğa adamak normal, ama kendini unutursan mutsuz olursun. mutlu anne mutlu bebek demektir unutma. 1 saat her gün kendine ayır. çık yürüyüş yap, alışveriş yap, kuaföre git. uykusuzluk ve yorgunluğun da çok etkisi var bu ruh halinde. kızın uyuyunca uyumaya bak. ah böyle dışarıdan akıl vermesi kolay. ama inan aynı şeyleri yaşadım. ben çok ağladım zamanında, ama bak hepsi gelip geçiyor. kendini ihmal etme sakın.
öperim, dilacığımı yanağından ısırıver benim için...

Eylül 22, 2007 12:06 PM  
Anonymous İsimsiz said...

Bu geçici bir süreç Gırisdalim Bidenem.

Hepimizin kendini bok gibi hissettiği anlar öyle çok oldu ki.
O yüzden şimdi sana"Aaa olmadı ama böyleee"yada"Hadi silkelen kendine gel"falan demicem.

Bu süreç nasılsa tarafından hasarsız atlatılarak yine o şen şakrak haline geri döneceğine einim ben.
Hele yeni evine taşın,yepyeni bir başlangıç yap,kilo kontrolünü yavaş yavaş eline al,bak kalıyor mu stress sıkıntı,buhran.

Zaman herşeyin ilacıdır.
Allah yeter ki sana,rayza enişteme,Bebek Dila'na ve tüm sevdiklerine sağlık,huzur versin.
Gerisi nasıl olsa kendiliğinden vızt diye gelir geçer.

Biyonikkedi

Eylül 22, 2007 9:04 PM  
Blogger gazel vakti said...

Kristılcım tebdili mekanda fehalık vardır sözünü yeni evine taşınınca anlayıp ben bu yazıyı nasıl yazmışım len diyeceksin kendine bundan eminim. Gerisini diğer arkadaşlar çok güzel yazmışlar bana yazacak bişey kalmamış. Ama çok doğru hepside ben yaptım sen yapma eve kapanıp nocak bu böyle deme. Sıkı giydir kızını onunla beraber yap yürüyüşünü gezmeni tozmanı. Yine pozitif enerji saç eskisi gibi bizlere ve tüm yakınlarına.

Eylül 24, 2007 12:18 AM  
Blogger tozbezi said...

canım kristıl,şimdi ne desem boş biliyorum ama ,vallahi geçiyor bunlar ,böyle oluyor insan mutlu olmalıyım neden bu kadar kötüyüm diyor kendine,bir türlü toparlanamıyor falan,bunun sebebi artık hayatının eskisi gibi olmaması bünye uyum sağlamaya çalışıyor ,yavrular çok tatlı çok seviliyor bilmezmiyim ,ama lütfen kendine zaman ayır,kuzudan ayrıl ara sıra,ha durum çok ciddiyse lütfen destek al ben almıştım zamanında anlatmışımdır bilirsin ,sana söyleyebileceğim tek bir şey var,günler o kadar hızlı geçecekki,bir gün bu günleri çok güzel günler olarak hatırlıyacaksın,o sırada dilada sana büyük ihtimalle bir karış dil eşliğinde cevap veriyor olacak,hayatta insan her şekle giriyor ama özü hiç değişmiyor merak etme zamanı gelince eski kristıl geri gelir,seni çok ihmal ettim bu konudada ayrıca çok üzgünüm ama sen benim yüreğimi bilirsin .. seni çok seviyorum tatlı arkadaşım ,en kısa zamanda görüşmek üzere çok öperim...