<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568</id><updated>2011-11-14T23:30:19.946+02:00</updated><category term='dila naz'/><category term='bunalım halleri'/><title type='text'>Crystal's Dreams</title><subtitle type='html'>Hayat da benimm, hayaller de...Yaşamak lazım dolu dolu...Tadını çıkarmak lazım hayatın gönlünce...</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>130</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-3911134405926869269</id><published>2011-01-05T23:16:00.003+02:00</published><updated>2011-01-05T23:56:36.727+02:00</updated><title type='text'>2011 e çağrı!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/TSToXTX9RqI/AAAAAAAAAF8/Zy7eAo_3Tm4/s1600/133227_10150156916210031_781175030_8425624_3628035_o-1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/TSToXTX9RqI/AAAAAAAAAF8/Zy7eAo_3Tm4/s320/133227_10150156916210031_781175030_8425624_3628035_o-1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5558823327117428386" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sanırım bu blogu artık günlük değil de yıllık olarak kullandığımı kabul etmem gerekiyor!&lt;br /&gt;Henüz gülme işaretini bile nasıl yapacağımı tam bulamadığım yeni bilgisayarımda-kendisi herkesin bayıldığı bi mac bişi oluyo ve ben hala kıymetini tam bilebilmiş değilim- geçen senenin muhasebesini yapıyorum şu an.&lt;br /&gt;Bu blogu ilk yazmaya da koca kişisinin doğum günü hediyesi olarak aldığı bilgisayar sayesinde başlamıştım...Nelerr nelerr oldu o ilk yazıdan sonra hayatımda...Bu aylarca yüzüne bakmadığım blog bana o zamanlar ne büyülü bir dünyanın kapılarını açtı aslında...&lt;br /&gt;Ve ben ne yaptım...yine her zamankini...&lt;br /&gt;Yeni bi yenilikle karşılaşınca eskiyiverdi heyecanım...Yeni heyecan çook büyük sorumluluk vermişti bana ve başka hiçbişi yapamadım neredeyse 2 yıl...O 2 yıl deli gibi sadece anne olarak hayata devam ederken,(virgülü ve aç kapa parantezi bulmam da uzun sürüyo hala hehehe] kendimi ne çok boşladım...Ortaya Diloş gibi süper bi eser çıkardım ama anası olacak beni epey bi geride bıraktım...&lt;br /&gt;Sonra zaman geçti,geçtiiii...Bizim zeytin gözlü hanım epey bi arkadaş modeli oldu bize...Önce 2 saat oyun grubu,derken 4 ay önce yarım gün öğlen 12den akşam 5 e kadar okula başlaması ile büyüdü aciip bişi çıkıverdi ortaya...O çok mutlu,hayat onun için süper keyifli...Annesi de artık bi baltaya sap olmalıydı dii mii..Hani tam 5 koca saat vakit geçireceği bi çocuk da yoktu gün içerisinde...&lt;br /&gt;Ama yokkkk...Çocuğu okula bırakıp dili dışarıda salak salak gezen bi tip oluverdi Diloşun pek aklı evvel annesi!&lt;br /&gt;Neredeyse gezmekten okuldan alma saatine geç kalacak durumlara düşüverdi bazen!&lt;br /&gt;Bir de etrafına neşe saçıyo ya gereksiz bi şekilde bu anne insanı...heh işte onu gören diğer çocuğunu okula gönderen anneler bulmasın mı bu ablayı...Oldu mu sana Dilanın annesi bir gün insanı...ALLAHIM gün ne yaa gün ne! BeNN, kısır bile yapmayı bilmeyen bi insan nereden girdim bu çaresiz gün kadını tipine!&lt;br /&gt;Yok,gerçekten yargılamam kimseyi...Herkes istediği gibi yaşar,keyif aldığını yapar...Kısır yapmayı bilen,seven,günlere giyinip süslenerek gitmekten hoşlanan tabii ki yapacak,vakti oldukça,mutlu oldukça...&lt;br /&gt;Ama ben öyle saçma bi döngüye girdim ki ulen hem gidiyorum hem söyleniyorum,hem gün adabından bihaberim hem de haftanın en az 2 günü bi sürü yeni arkadaşın evinde topuklu ayakkabılarla en şık kıyafetlerimi giymek isteyip hep de topuklu ayakkabıları yanımda götürmeyi unutup,o evin terliklerine mahkum oluyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun lafın kısası...Enerjim bol arkadaşım...Mutlu bi insanım genelde...Diloşu da car car bizimle çene yarıştıracak kıvama getirdim...Bişiler yapmak istiyorum bi dolu fikrimle...Ama o fikirler havada kalıyo,bir türlü yerine oturamıyo...Ben kafadan yeni proje üretip gerçekleştirene kadar başkası mutlaka onu gayet mantıklı bi şekilde uygulamış oluyo...&lt;br /&gt;Bu sebeple 2011,&lt;br /&gt;senden sağlık,huzur getirmeni diliyorum elbet...&lt;br /&gt;Ama en çok bana akıl fikirle beraber ne yapacağımı bilmemi ve harekete geçmemi sağlayacak bir yol açmanı diliyorum!&lt;br /&gt;İnan ekonomiye katkım şu an tüketici olarak pek verimli olsa da aile ve iç huzurum için hiç normal değil...Ben bi ne yapacağıma karar versem,bişiyin ucundan tutsam en kralını yaparım biliyorum.O zaman bak hem ben,hem çevrem,ülkem ve dahi tüm dünya daha çok kazanır...&lt;br /&gt;Hadi 2011 göreyim seni...yeni yıl yeni umutlar geyiğin ötesine benim için artık geçmeli;)&lt;br /&gt; --hala tam olarak gülme şablonunu bilgisayarında bulamamış ama kendine her konuda çok güvenen macera dolu kıristıl, okuyan varsa bu blogu hala ,herkesin mutlu olacağı doğru seçimleri yapacağı güzeeel bir yıl diler veee gider!&lt;br /&gt;sevgiler!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-3911134405926869269?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/3911134405926869269/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=3911134405926869269&amp;isPopup=true' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/3911134405926869269'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/3911134405926869269'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2011/01/2011-e-cagr.html' title='2011 e çağrı!'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/TSToXTX9RqI/AAAAAAAAAF8/Zy7eAo_3Tm4/s72-c/133227_10150156916210031_781175030_8425624_3628035_o-1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-8741228481142297499</id><published>2010-01-14T23:55:00.003+02:00</published><updated>2010-01-15T00:48:47.069+02:00</updated><title type='text'>şimdiye kadar aklın nerdeydi düdük cemile!</title><content type='html'>Belki bu blogu bu kadar boşlamasam geçen gece o ana kadar pek severek seyrettiğim diziye gıcık olmicek,noluyo len bana verdiğim tepkiler sapıtma dozunu aştı diye kendime gelip psikologa mı yoksa psikiyatriste mi gitsem acep diye düşünmicektim...&lt;br /&gt;Blogum bana terapi görevini görecekti belki de...&lt;br /&gt;Ama yapamadım...Günler,aylar ve hatta yıllar gayet tam gaz ilerlerken,ve eskiden neredeyse aklıma her geleni yazmak için an kolladığım bu bloga elim gitmez oldu.&lt;br /&gt;Bırak blogu telefonda mesaj bile yazasım gelmedi hiç içimden...&lt;br /&gt;Sonra depresyon mu desem,bunalım mı artık adı her neyse habire kahve içmeye gelen kapı komşum gibi oldu...&lt;br /&gt;Doğum yapan her kadın en azından bi psikolog görmeli dedi bir kaç gün önce bi arkadaş...5 yaşında oğlu olan ve 2 sene önce herkesi deli kendini akıllı sandığı bi dönem gittiği doktorla aklı başına gelen tatlı bi kadın kendisi...&lt;br /&gt;Düşündüm de; doğru olabilir belki de...&lt;br /&gt;Günümüz şartlarında herkes zaten sıyırmaya o kadar meyilli ki...Eskiden gayet doğal ve yaşamın getirdiği bi durum olan anneliği şimdiki kadınlar pek kaldıamıyo gibi...O kadar çok ciddiye alıp o kadar çok araştırıp taraştırıp proje haline getiriyo ki günümüz kadını bu anneliği...İşte hayat ondan sonra ananı belliyo ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani bana olan sanki bu...ya da biraz daha ötesi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat işte önce ;elimde 3 tane bit boyunda oyuncağı fişi olmadan değişim yapmaya çalışıp başaramaz ve mağaza müdürü genç çocuğa deli gibi kızarken kendimi görünce...(ben eskiden her türlü tezgahtar ya da kibar adıyla satış danışmanı bidi bidi... arkadaşlara en dost tüketiciydim!)&lt;br /&gt;Sonra o dizideki sahnede kendi kendime konuşup dizinin en has kadınına küfrederken halimi farkedince...&lt;br /&gt;Dur tatlım,dur bebişim dedim...Sen istersen artık git bi psikolocink destek al,bu böyle olmicek...Dizi karakterlerinden tut mağaza elemanlarına herkes senin hiddetinden nasibini almaya başladı...Zavallı kocan,anan baban ve hatta bi denecik baldan tatlı kızoşun tehlikede!&lt;br /&gt;Gitmedim hala hali hazırda bi yere,birine...Çok heyecanlıyım gidip de ne anlatıcam zaten gevezeyim,bu delilik halimle bi de tur bindiricem eski gevezeliğime diye endişedeyim...Ama gidicem...Karar verdim,ben de gidip o sahtekar terbiyesiz Cemile gibi oturucem o koltuğa...anlatıcam da anlatıcam...inanıyorum,blogum bile faydasını görecek o koltuğun.İçimde iyi hisler var...bak buraya yazarken iyice inandım...Du bakalım gidiim görücem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama gitmeden anacım...&lt;br /&gt;O cemile terbiyesizine iki çift lafım var...&lt;br /&gt;Ulen dedim çünkü o an; bloga yazıyor olsam kesin bunu yazardım...Sonra dedim ki salak, parayla mı kendi bloguna kendi yazını yazmak...Yuh artık bırak bu tembelliği...bari bunu yaz...belki gerisi gelir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o Cemile oldu beni uyandıran...Bu haftaya kadar pek hevesle izlediğim 'Bu kalp seni unutur mu' Cemilesi...&lt;br /&gt;Ben ki inanırım aşka...Aşık olanın gözünün bi mok göremeyecek kadar şuursuz olmasına...Evli insanların da arasına başka bir aşk girebilitesine,böyle bir durumda talihsiz bi olay olmasına rağmen yine de aşkın gücüne...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama çocuk konusunu öyle işlemicekti canım cicim o dizi...Sen çocuğu doğur,tamam...Sonra diğer adama iyice aşık ol,o da tamam...Ayan beyan adamla başla fingirdeşmeye,ve hatta dürüstlük adı altında kocandan da ayrılmaya uğraş o da tamam..&lt;br /&gt;Hiç lüzumun yokken,hatta maaş bile belki almazken genç kız tripleriyle okula gider gibi o işe git,aşık olduğun adamla dizdize göz göze çalış...Olur o da olur...minnacık bebene bakıcı,annen ve bazen kardeşin baksın...&lt;br /&gt;Sonra kocan iyice kıllansın,kıllandıkça delirsin ve en son gidip trafik kazasında yatalak olsun...Sen yine de git o adamla çaresizce fingirdeşmeye devam et...Peki...&lt;br /&gt;Adamla el ele gözgözelik yetmesin,yeni yetme gençler gibi boş evlerde işi iyice ilerlet....&lt;br /&gt;Ve de hamile kal...Ha bi de raporu romantik bi belge gibi sakat kocanın da hala yaşadığı evde sakla...Sonra kocan tam da ayrılmaya ve sana o sadece sepet gibi elinde tuttuğun çocuğunuz ve aşık olduğunn adam ve yine sepet gibi tutacağın bir diğer yeni doğmasını istediğin çocuğunla yeni hayatına gitmene izin vereceği günün gecesi o raporu bulsunn...&lt;br /&gt;Ve sana git Cemile tamam desin...Ama çocuğum benimle kalacak diye eklesin...&lt;br /&gt;Ve sen o an yıkıl...&lt;br /&gt;AMA AMA kızım...Onu benden ayıramazsın diye ağla..Annesiyim ben onun diye hönkür...&lt;br /&gt;Hade leeennn derler...derim len ben sana...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk sahibi olmak kolay Cemilecim...Bak 2.yi de yapıveriyodun az kalsın...&lt;br /&gt;AMA o çocuğun sorumluluğunu almak öyle kucağında emanet havlu taşır gibi olmuyo tamam mı canım benim:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2,5 Senedir sütüydü,gazıydı,dişiydi,sosyal hayatıydı,2 yaş sendromuydu,otuydu mokuydu...aha bak bööle senin gibi dizi kahramanıyla annelik yüzünden kavga edebilecek kıvama geldim len ben!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senin gibi anne olmaz olsun,de git karşımdan,o bölüme kadar sana verdiğim desteğe yazıklar olsun,nasıl düşünememişim napıo len bu kadın ,insan kedisine bile daha çok bakar,çocuğu habire bırakıp bırakıp kaçıp sevgilisine gidiyo diye farkedememişim, o aşk ortamlarının gazıyla pek doğru bakamamışım diziye!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de Cemilenin karakterinde olsam en az 5 çocuk doğururum,Tayyibimin Türkiyesine de katkım olur,ne 2 yaş sendromu bilirim,ne gam ne keder....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama öyle olmuyo işte bu işler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse işte sayın arkadaşlarım...Ben kafayı fena bozmuşum...En kısa zamanda tamir ettirip geleceğim umarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;He bu arada...&lt;br /&gt;Diloş'u anlatsam Cemile ile garibim çocuğundan daha iyi dizi olur bizden...&lt;br /&gt;2 yaşının ennnn parlak günlerinde yaptığımız Amerikanya seyahati, sonra 1 ay yaşadığımız Bodrum günleri,geceleri, sonra Diloş Hanımın oyun grubuna başlamasıyla şenlenen evimiz...Ahh ah konular çok da...&lt;br /&gt;Resim falan yükliim ben bi ara...&lt;br /&gt;Doktor moktor hikayelerimle bi yerden başliim artık..&lt;br /&gt;Gelmiş gelmiş..&lt;br /&gt;benim bi içim vıoarggghh diye fena kabarmış,anladım..anladın sen de onu da anladım.&lt;br /&gt;e o zaman hadi kal sağlıcakla...&lt;br /&gt;gelirim.&lt;br /&gt;çok öperim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-8741228481142297499?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/8741228481142297499/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=8741228481142297499&amp;isPopup=true' title='17 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/8741228481142297499'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/8741228481142297499'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2010/01/simdiye-kadar-akln-nerdeydi-duduk.html' title='şimdiye kadar aklın nerdeydi düdük cemile!'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>17</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-6886505066207266823</id><published>2009-03-08T21:22:00.005+02:00</published><updated>2009-03-08T22:29:02.735+02:00</updated><title type='text'>dütten bejjjjj</title><content type='html'>Aslında yazmayı çok istiyorum; neler yaşıyoruz Diloşla,neler geçiyor başımızdan,başımdan,burda birr birr kayıt altında tutmak istiyorum...Ve hatta sadece Diloş ile ilgili değil,sayıp sövmek istediğim bir çok konuyu da eskiden olduğu gibi burada irdelesem diyorum...Ama neden niçin bilemiyorum,günler geçiyor,aylar hatta, ben bir bakmışım savrulmuşum bi rüzgara oturup iki kelam laf yazamıyorum...&lt;br /&gt;Hamileliğimde geldi bu yazamama hali bana,hala gidemedi anasını satayım...Zaten hamileliğimde gelen bir acayip karakter hali de yapıştı üzerime...Kızgınlıklarım,içime attıklarım daha çok oldu...Eskiden böyle değildim ben...Kızardım sonra hemen biterdi...Şimdi daha şiddetli sinirlenir oldum...daha çok kaygılı olmamla paralel....&lt;br /&gt;Sonra düşündüm de; eskiden ne macera heveslisiydim ben...Geride bıraktığım her gün, gülünecek,eğlenecek anılar koleksiyonuna sahiptim eskiden.&lt;br /&gt;Beni anne olduktan sonra tanıyan insanlar var mesela, onlar bu halimi bile eğlenceli buluyor,sen olunca enerjimiz yükseliyor diyorlar...Ben de hep aynı yorum halinde, ben?eğlence?...sen benim eskimi tanısan şu anki bana ben demezsin bebetimm (bebeğimin diloş versiyonu) diyorum!&lt;br /&gt;Mesela düşünüyorum...eskiden anlatacak öyle çok konum vardı ki...her telden,her türden,komedi,macera,duygusal ve hatta bilim kurgu...&lt;br /&gt;Şimdi melodram bile olacak konum yok,bir doğa belgeseli benim hayatımın yanında gişe rekorları kırar yeminle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;He, Diloşla hayat çoğunlukla süper...Ama belki de benim anlatmak istediklerim bunlar değil...belki de ben aile ve çocuk konulu yazıların yazarı değilim...değilmişim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa bebetim her geçen gün beni eğlendirip şaşırtmaya devam ediyor.Her gün bir önceki günden daha çok şey bilerek başlıyor yeni güne...Her gün yeni bir ruh hali de o hain ikizler burcu ve 2 yaş ergenliğinin karışımı olarak da karşımıza çıkıyor ama yanında bonus olarak...&lt;br /&gt;Bu ara bana taktı yine...Üstümde yaşamak,mümkünse kafamın üstüne yerleşmek istiyor...&lt;br /&gt;Gel tabii Diloşcan başımın üstünde yerin var ama annen böyle anlarda o başın içindeki kafayı yemek üzere oluyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün çok fena geldiler bana mesela...Sen 20 hatta 21 aydır kendini ada bu cücük insana,şekil şemal,sosyal hayat kalmasın...Her şey bu hanıma göre planlansın ve yaşansın...O seni dakikada başka bi anneye satsın!&lt;br /&gt;Arkadaşım nankör mü len bu bebe,çocuk milleti? hayır daha şimdiden böyleyse,bir kaç seneye arkadaşları için sonra da sümüklü bi oğlan için(erkek anneleri alınmasın ööle saydırıyorum şu an:)) satacak bu Diloş Hanımefendi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diloş bebekken pek sosyal bir tipken,bu ara öyle herkese pas vermemeye,girdiği yeni ortamlarda önce bir olay yeri inceleme yapmaya,utanmaya,sıkılmaya ve alışmak için biraz zamana ihtiyaç duymaya başladı...Bizim haftanın en az 3-4 hatta 5 ve aslında galiba her günü içinde bulunduğumuz tüm gezme,tozma,oyun grubu ve türlü sosyallik durumlarına rağmen...&lt;br /&gt;Tanıdıklarıyla bıdı bıdı konuşurken,yeni gördüklerinin yanında benimle bile konuşmamaya falan başladı...Acaba diyorum fazla gezme tozma aşırı sosyallik de mi çocuğu etkiliyor olumsuz yönde...ama ulen öbür türlü de bana geliyorlar sürekli evde iyice şaşırırım ben!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse efendim, bu tanımadıklarının yanında böyle çekimser kala dursun, bu ara hemen her gün görüştüğümüz,oturduğumuz sitede geçen yaz Diloş'un tostunu elinden alıp yemek suretiyle tanışıp pek sıkı kanka olduğu can arkadaşı Nehirciğin annesine bir aşık olma durumu var...Nehir'in annesi diyorum ama kendisi de benim yakın arkadaşım oldu geçtiğimiz aylar içinde,gayet kafa,eğlenceli kişilik 'deden'..yani Seden...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/SbQqI9Jk_wI/AAAAAAAAAFk/Lt9uLzr8cnk/s1600-h/dilo%C5%9F-+%C5%9Fubat-seden+069.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/SbQqI9Jk_wI/AAAAAAAAAFk/Lt9uLzr8cnk/s320/dilo%C5%9F-+%C5%9Fubat-seden+069.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5310916193918713602" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ama bu Diloş olayı abarttı Seden ile ilşkisinde...Son günlerde,Nehir'i itip Seden'in bacağına yapışmalar,sabah akşam görüşmediğimiz anlarda her faaliyetinin arasında 'deden' diye sayıklamalar...Ulen dedim,yeter:) seni annen Seden olsun mu Diloş dedim saçmalayarak bi sabah, eyet dedi haspam yaw!&lt;br /&gt;Dedim ki tamam anacım,bu bebe beni erken yaşta bırakır kocaya da kaçar bu satma huyuyla!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olay bi de şöyle vahim bi hal aldı ve ben kendisinin acayip hassas bi kişiliğe sahip olduğunu iyice gördüm...&lt;br /&gt;Dün sabah yine can arkadaşı Nehir Hanımla oynasın diye gittik 'deden'in evine...Bizimki beni yine bıraktı 'dedeen del,Dedeen boya,dedeeen mok şeklinde takılıyor...'deden' de bi ara malesef telefonla konuşma hatasına düştü...Diloş 3 kere 'dedeen,deedeen,dedeeen' diye yırtındı..'Deden' anında cevap veremeyince bizimkinde bir histeri krizi...bir ağlama,ne olduğumu şaşırdım...EYEEE diye yırtınıyor...eve gitmek istiyor hanım...ama susmuyor o hıçkırıkları,dinmiyor o gözyaşları...biz apar topar giyinip  çıktık,arabada ancak sakinleşti...eve geldik...ben anladım ama sorayım kendilerine dedim...&lt;br /&gt;Diloşçum niye öyle ağladın,ben çok üzüldüm dedim...Kendisi..'deden,deden' dedi ve sonra hıııı hıııı diye ağlama taklidini yaptı...Yani Türkçe meali,ben Sedeni çağırdım,ilgilenmedi ben de ağladım oluyor efenim!&lt;br /&gt;Sonra tam 10 dakika boyunca kendimce mantıklı açıklamalar yapmaya çalıştım...Hı hı diyerek onayladı öyle her bişiye ağlanmayacağı,bu kadar hassas olunmamasını gerektiği konusundaki yorumlarımı ama bilmiyorum ne anladı:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Velhasıl kelam...tüm hayatımı ona adamış olduğum bebe kişisinin aslında günün birinde zort diye beni kendimle başbaşa bırakabilecek olma ihtimallerini düşündürdü aslında belki de çok önemsiz olan bu durum ...ve korktum ben çok korktum...&lt;br /&gt;Kendime tek iş olarak 2 seneye yakın zamandır Diloş'u görmekten...başka hiç birşey yapmamak,yapamamaktan korktum...&lt;br /&gt;Öyle ya da böyle...Diloş büyüyor,ve canım kuzum hep güzel hatıralara büyümeye devam edecek umarım...Ama benim artık silkelenme vaktim gelmiş de geçiyor belki canım ciğerim...&lt;br /&gt;Okula başlayınca ne yapacağım ben...ya da okula başladığında bana yapışık bi canlı türü haline mi getireceğim Diloş'u? ne olacak,nasıl olacak...Pedagoga falan gitmeyi düşünüyorum...aslında önce kendimi mi psikologa götürsem,bilemiyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne zormuş bi insan evladını yetiştirmek...Doğan büyür zihniyetindeki analara bazen imreniyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hiç bi yere yazmıyorum bari burada bi kaydı olsun diyerek not:&lt;br /&gt;Diloş 'dütten'i keşfetti...Önce zorla,bir şey isterken lütfen de annecim diye kasıyordum kendisini..ben diyince o da diyordu...Sonra kendiliğinden dütten du ittiyom annedim...(lütfen su istiyorum annecim)şeklindeki cümleyi kurunca ben öldüm bittim,büyük tezahüratlar yaptım kendisine...ve artık her istediği,özellikle bizim istemediğimiz ama kendi istediği şeyler için dütteni kullanır oldu:)&lt;br /&gt;Asıl bombası ise,kendisinin tuvalet olayına artık iyice yakınlaşmaya başladığını bu dütten ile göstermesi oldu...&lt;br /&gt;Geçen hafta bezini değiştirip 1-2 saatliğine çok da yakın olan bi yere çaya gittiğimizde,eğilip annedim e-emm diyip büyük hacetini halletmesi sonucunda nasılsa yakın yer,zaten kakasını da yaptı zihniyetinde olan,yanına bezi bırak çocukla ilgili sadece su matarası alan dangalak anne bana ders verdi...'ee'si biter bitmez herkesin içinde sürekli olarak 'annedimm dütten bejjj,dütteen bejjj' şeklinde çığırmaya...yakınmaya,annesini tacizin kralını yapmaya başladı...nitekim 2 dakika içinde anne ve dahi anneanne kendilerini hala dütten bejjj diye ağlama safhasına geçmek üzere olan Diloş hanımla arabada bulup,hızla evlerinin yolunu tuttular!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gökten üç bejj düştü hepiciini de Diloşuma verdim valla...yakında bez bırakma olayında anlatacak harika anılarım olcek kanaatindeyim:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten anca kaka anlatırım ben,noolcek,moktur işim,moktan çıkmaz başım dı galiba o özlü söz!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-6886505066207266823?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/6886505066207266823/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=6886505066207266823&amp;isPopup=true' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/6886505066207266823'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/6886505066207266823'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2009/03/dutten-bejjjjj.html' title='dütten bejjjjj'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/SbQqI9Jk_wI/AAAAAAAAAFk/Lt9uLzr8cnk/s72-c/dilo%C5%9F-+%C5%9Fubat-seden+069.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-4681025212275132459</id><published>2008-11-25T23:27:00.000+02:00</published><updated>2008-11-26T00:30:27.461+02:00</updated><title type='text'>Arakçı Tilki:)</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/SSxuFXb8qNI/AAAAAAAAAFc/Y8bods_cJTY/s1600-h/Dilos2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 220px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/SSxuFXb8qNI/AAAAAAAAAFc/Y8bods_cJTY/s320/Dilos2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5272710302213646546" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17 Aylık bir Dila insanına şu sıralar söyletip söyletip güldüğümüz sıfat tamlamasının ta kendisidir Arakçı Tilki!ağakçı tiki gibi bişi çıkarıyo ağzından bi çırpıda ve hızla ve sonra hep beraber gülüyoruz doya doya:)&lt;br /&gt;Sen aylarca televizyon seyrettirmemeye uğraş ama sonra önüne geçemeyeceğini anlayınca bari güzel bişiler seyretsin diye düşün ve bula bula Dora'yı bul:)&lt;br /&gt;Annesi biraz daha inatçı olsa aslında Dora'nın kendi ismi olacağından habersiz olan Diloş Hanım da bir bayıl bu çizgi filme...ve hatta Dora'dan daha çok yan karakter Diego'ya gizliden gizli bir aşık ol:)&lt;br /&gt;Kızım sürekli Diyegoo diye bağırır oldu evde:)&lt;br /&gt;Son bombası da işte bu Dora'daki kötü karakter Arakçı Tilki kardeşimiz:) Arakçı gözüktüğü zaman 'ARAKÇI AYIP SANAA' diye bağırırsa Dora,arkadaşları ve bittabi izleyen sabiler,Arakçı araklayamadan kayboluyo:)&lt;br /&gt;Her bölümde bi macera,dadından yinmio bu Dora'da..her macera sonunda da maminle beraber(kendisi maymun oluyo) 'başardık başardık' diye dans ediyo hanım kızımız:)&lt;br /&gt;tabi bizim Diloş hanım da durmuyor,o da başarıyo,dansın kralını icra ediyo:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diceem o ki...&lt;br /&gt;Hayat akıp gidiyo...dişi mi çıktı,kabız mı oldu,kakası mı geldi,çişi mi,yedi mi yemedi mi,uyudu mu uyumadı mı diyee diyee...17 ay doldu 1,5 yaşın kutlamalarına az kalıyo...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabii kaç yaşındasın Diloşum sorusunun cevabını update etmek gerekiyor:)&lt;br /&gt;parmakla yapılan 1'e eşlik eden ve çok sık sorulunca sıkılıp biy biy biyyyy diye sinirlenen Diloş'a yaşlandığını anlatmak ,1.5 sayısıyla tanıştırmak lazım geliyo:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayı demişken...saklambaç oynayan Diloş'un saymasının da hastasıyım tabe annesi olarak:) duvara yüzünü dayayıp,bi,iki,iki,iki,ikiii diye bağırınıp epey saydığına kanaat edip yüzünde bir komik sırıtışla sobelenecek adam aramaya başlaması da çok güzel geliyo bana be anacım:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonraaa 17 aylık Diloş insanı 3-4 ay önce başladığı evcilik oyunlarının kompetanı oldu diyebiliriz...kendisi elindeki hayali üzümleri tek tek koparıp,barbi diye adlandırdığı fekat barbinin üçte biri boyutundaki bıdık bebelere sırayla yedirmesi çok eğlenceli oluyo..Kendisi yemek pişiriyo,barbilerin altını değiştiriyo,onları yıkıyo falan..bööle bütün gün bi anaç tavırlar..he tabi bir de klasik tüm bebeler gibi,temizlik ustası...bırak bütün gün ev silsin,çamaşır silkelesin..kızın ruhunda bir acayip ev kadınlığı var hayır olsun demek istiyorum...Anneannesinin bir elçisi gibi son zamanlarda evde yerde gördüğü en ufak bir toz parçasını bana gösterip temizletiyor,bravo kendisine!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte biz bütün gün bu barbilerle yiyo yediriyo,içiyo içiriyo,zıçıo zıçtırıo durumlarındayız....Barbiler sayesinde tuvalet eğitiminde çığır açıciiz gibime geliyor,kendilerinin kendiliğinden barbi e-e diyip 2 bebeyi de alıp tuvalete koşup dandikten ikea lazımlığına oturup,onları da plastik sandalyeyi ters çevirip içine oturtup ıkınıp göya tuvaletini bile yaptığı oluyo...hadi bakalım,yakında gerçekten yapar belki...o zaman eğitim bile vermeden lazımlığa zıçan bi bebem olur belki,o çakma barbileri yapan çinlilere de teşekkürü borç bilirim o zaman:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/SSxuFBNOdPI/AAAAAAAAAFU/qjSjng9D1MM/s1600-h/Dilos1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 241px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/SSxuFBNOdPI/AAAAAAAAAFU/qjSjng9D1MM/s320/Dilos1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5272710296246318322" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diloş Hanımla böyle eğlene güle duralım,ben napıyorum diye bir durup kendime sorduğumda,bir aynaya baktığımda...onu yedirip,süsleyip,gezdirirken...yazın verdiğim kiloların aynısından bile fazlasını geri aldığımı,başka da bi numero yapmadığımı görüp sinir oluyorum kendime...Tam iş kurucam diye bayramda gaza gelip gecenin 11inde Diloşu uyutup Amerikadaki firmayı aradığımda aldığım cevap ve akabinde patlayan kriz de zaten senin neyine iş dön de kıçını bi küçült önce diyo belki de bana...&lt;br /&gt;Bilmiyorum...bu ara sadece anneyim ve aslında ben bi sürü şey olsam daha iyi olabilirim...&lt;br /&gt;bekliyorum...&lt;br /&gt;Çalışan annelere de özeniyorum hatta galiba onlara gıcık oluyorum...Hele bu ara Diloş son 2 haftadır hastalıklarla boğuşurken iğrenç mızmız ve epey acaip huylara bürününce...ve son günlerimi sabah 8 akşam 9 mesai şeklinde onu eylemeye çalışıp, ne yaparsam yapayım mutlaka bir mızırdanma görüp de delirincce...sabah işe gidip akşam da eve gelip 3-4 saat vakit geçirsem yavruyla daha mı sağlıklı bireyler oluruz sorusuna takılıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diloş hasta demiştim di mi...O kadar da gürbüz görünümlü anacım...yine de hastalanma oranı çok da düşük değil,onu anlamıyorum...Geçen hafta çok zor geçti.Önce bi ateşi çıktı sebepsiz...aynı gün düştü.sonra 3 gün sonra öksürük,burun akıntısı ve manasız kaprisler...doktora da gittik bişi yok...öksürük şurubu...ama yan etkisi olabilir bişi...sonra pazar günü 2 kere yarımşar saatten içine cin girmiş gibi bağıra bağıra ağlayıp kafasını ordan oraya atan,asla sakinleşemeyen...aralarda dokaaa dokaa diye inleyen Diloş...bi ara uyuuu uyuu diye bağırdı...&lt;br /&gt;Sonra dün yeniden doktor ama bu sefer en tecrübelilerinden olan bi tane doktor...ve teşhis 1.dakikada, orta kulak iltihabı...&lt;br /&gt;canım bebeğim,o kadar acı çekiyodu ki...sonra anladım;o doka diye bağırışı ,kafasını tokası acıtıyo sanmasındanmış...ulen ben de takıyorum tokayı bağırıyo,açıyorum tokayı yine bağırıyo,aptal olmuşum....&lt;br /&gt;Uyuyunca geçiyo diye uuyuuu uyuuu diye inliyodu....&lt;br /&gt;Şimdi daha iyiyiz,sonunda 17 aylik hayatında ilk antibiyotiğini de tattı canım benim.&lt;br /&gt;Ama çok beter bii durum bu orta kulak iltihabı Allah tüm bebeleri bundan ve her türlü hastalıktan korusun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durum bu...hasta olduğu günler dışında pek tatlı,sakin bi kızım var benim...Bu ara hem hastalık hem de 2 yaşa doğru ilerleme nedeniyle ara ara bi çıldırıp sinir gösterileri olmaya başladı ama sanırım...Hayırlısı...Daha kimbilir neler olcek...&lt;br /&gt;Ha aslında en önemli konum var parmak emme...ama onu da bi sonraki postta yazarım belki...(o kadar uzun ara verince postlara belki yazana kadar emmeyi de bırakır:)nerdeee ve keşke:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu fotoğrafları Amerika vizesi için çektirdiydik bu ay...Vizesi de oldu kızımın...fakat gitmekten vazgeçtik bu sıra...Belki seneye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat benim için şu sıra en büyük bomba başka bir seyahat...Bir aksilik çıkmaz da herşey yolunda giderse; 1.5 yıl sonra ilk defa Diloş Hanım bizden ayrı 3 gece 4 gün geçirecek anneannesi ve dedesiyle...Pek heyecanlıyım...Yılbaşında Roma'da olur muyuz...bakalım,İnşallah diyor...&lt;br /&gt;Diloş'un beni çok güldüren bir olayını anlatarak bu pek uzamış yazıyı bitiriyorum...&lt;br /&gt;Efenim, yatakta yatmış kendisiyle cilveleşip kıkırdıyor,gıdıklıyoruz birbirimizi(ahan da girişe bak,yazının sırf burasını okusa biri,ne farklı bi konu gibi aslında:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diloş yüzüme bakıyor,inceliyo gayet dikkatli...ve bi anda pek sevinerek uğ bee diyo..&lt;br /&gt;O ne be diyorum,sonra bir daha kıkırdayıp yüzüme dokunuyo uğğ bee diyo...Ben uğ bee nin ne olduğunu o an anlıyorum fakat ne alaka diyorum...Sonra diloş dudağımın üstündeki yıllardır 'etbeni mi ne beni bu ' diye sorguladığım ben' e dokunuyor yine..ve yine aynı uğğ beee...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AH BEEEEEEE CANIM DİYORUMM:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ara kafayı arılar,böceklere,kelebekere takan Diloş uğur böceklerinin de hastası...Benim o ben' e diyor uğğ bee... diye...sonra aynaya bakıyorum gerçekten de ben diil,bi ara inandığım hiç geçmeyen sivilce de diiil yahu o; yıllardır bulamadığım cevabı kızım buluyor...Uğur böceği len ooooooooo:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diloş'u çok,pek çok seviyor...herkese de sevgi saygı hürmet gönderiyorum...&lt;br /&gt;Issız Adam da güzeldi araya onu da sıkıştıriiim,sayesinde aylar yıllar sonra hafif çakırkeyf bile oldum,teşekkür ediyorum:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-4681025212275132459?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/4681025212275132459/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=4681025212275132459&amp;isPopup=true' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/4681025212275132459'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/4681025212275132459'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2008/11/arak-tilki.html' title='Arakçı Tilki:)'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/SSxuFXb8qNI/AAAAAAAAAFc/Y8bods_cJTY/s72-c/Dilos2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-1022676934060865955</id><published>2008-08-06T01:16:00.003+03:00</published><updated>2008-08-06T23:22:18.998+03:00</updated><title type='text'>özledim</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/SJn2Xo2Je3I/AAAAAAAAAC4/dDDBt9teKbY/s1600-h/collage54.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/SJn2Xo2Je3I/AAAAAAAAAC4/dDDBt9teKbY/s320/collage54.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5231483328129497970" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Epey uzun bir zaman oldu yazmayalı...Değil blog veya gazeteye bir yazı,telefonda mesaj bile yazmadım aylardır ben...&lt;br /&gt;Sıkıntı ve muz kabuğu zaman zaman kapımızı çalsa da,hayat pek telaşlı,yorucu genelde eğlenceli ve pek bir öğretici geçiyor Diloş Hanımla...&lt;br /&gt;14 ayı geride bırakacağız 2 hafta sonra...O kadar çok şey yaşadım ki nereden başlayacağım bilemiyorum anlatmaya...&lt;br /&gt;En sondan belki de...&lt;br /&gt;Mesela şu an saat gecenin 1.20 si ve Diloş Hanım Annneee,anneee...ve sonra cevap alamayınca Babaa diye seslenip bağırdıktan sonra tekrar uyudu...Benim de uykum kaçtı bu gece yarısı aktivitesiyle...e başlayayım artık yazmaya dedim.&lt;br /&gt;Tekrar uyudu dediysem,ben hanımın yanına gittim,kucağıma aldım,loş odasındaki pembe koltukta oturdum ve fakat nafile...Hanım huzursuzdu...Şu an babasının yanına attım onu,öyle uyuyor...&lt;br /&gt;Hiiiç öyle aman yatağa alma,alışır sonra demeyin,demesinler...Demeseydim:)&lt;br /&gt;1 yaşına kadar,4 aylıktan itibaren akşam 9.30 da yatıp sabah 8lere kadar deliksiz uyuyan Diloş Hanım 1 yaş itibariyle geceleri mutlaka 1 kez uyanmaya,bazen uyanıp yatağına koyduğumda çıldırmaya ve artık ilk uykuya dalma olayını yatağında yapmamaya başladı...&lt;br /&gt;Ağlatarak uyutma? Asla...Bu yöntemi yapabilenleri takdir ediyorum...Yok aslında etmiyorum.Nasıl yani diyorum...Sesi kısılana,aklını-aklımı kaçırana kadar bağıran bir küçük insan yavrusunu nasıl ağlatabilirim ki gecelerce?&lt;br /&gt;İnsanoğlu bir garip...ne kadar istemese,onaylamasa da bazı şeyleri sırf gaza gelip,sırf olması gereken bir tek doğru varmış gibi yapmaya çalışıyor bazen...&lt;br /&gt;Ben de denedim yani,kitaplarda okuyup,bir kaç arkadaşımdan duyup Diloş'u ağlatmayı...&lt;br /&gt;Ama napiiim, aylarca sorunsuz uyuyan bir minik insan bir anda değiştirince halini,alışamadı bünye tabii...Saçmalamak doğamızda var yani!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse neyse...kısa bir yazı olacaktı bu...dönüyorum temalı...&lt;br /&gt;Diloş geceleri böyle bu ara sapıtsa da,genel olarak pek eğlenceli bi arkadaşımız...&lt;br /&gt;O kadar eğlenceli ki kendisini tatil arkadaşı olarak benimseyip,gayet cesaret örneği göstererek eşek ölüsü kadar para bayılıp bir gemi seyahati bile yaptık 10 gün önce...&lt;br /&gt;Gemi diyorum,13 aylık ve yürümeye tam da bu tatilden 1 hafta önce başlayan dünyayı tanımaya en bi hevesli insan evladıyla gemi seyahati!İnsanlar tatil köylerine bile bakıcıları,olmadı anneanne babaanne karması ile falan giderken,biz çekirdek aile ve İstanbul'dan çıkıp Venedik'e falan giden ve gittiği limanlarda ada vapuru misali 3 ila 8 saat kalan bir gemi ile seyahatten bahsediyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangisini yapacaktık?Gittiğimiz şehirde kalınan o kısıtlı sürede 40 derece sıcakta deli gibi turist mi olacaktık,yoksa tek derdi yürümek ve oynamak olan sabi ile atraksiyonlara mı girişecektik...Herbişiyi yaptık evet herbişeyi!&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/SJn2X4ZZuLI/AAAAAAAAADY/ollDp_nawmo/s1600-h/collage59.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/SJn2X4ZZuLI/AAAAAAAAADY/ollDp_nawmo/s320/collage59.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5231483332303894706" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç;Diloş pek bir eğlendi fakat ileride hiiiç bi hatırası olmicek!&lt;br /&gt;Biz,öküz gibi yorulduk,ve evet ileride o gittiğimiz limanlarda hatırlayacağımız pek yöresel bir anımız olmicek!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani uzun lafın kısası,galiba kendime geliyorum...O eski çılgın hallerim tam olarak eskisi gibi olmaa da, biraz biraz kendime özgü hallere geri dönüyorum...Bunun en bariz örneğini son tatilimizle yaşadık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat güzel,telaşlı ve bir o kadar yorucu...&lt;br /&gt;Ama Diloş da pek bir lokum be kardeşimm...Kızım diye demiyorum,iyi ki doğurmuşum canım cicim seni diye ekliyorum:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ha bu arada,kendisi 13,5 aylık hayatında epey eğlenceli bir diş buğdayı partisi ve bir de pek kalabalık bir doğum günü partisi de geçirdi.1 yaş doğumgünü partisinde çocuğun kendisi eğlenmez diye düşünmek yanlışmış,valla bizim hanım pek bir eğlence ve parti kızı olup çıktı!&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/SJn2Xzu0RhI/AAAAAAAAADI/q4ZJHQzVZV0/s1600-h/collage57.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/SJn2Xzu0RhI/AAAAAAAAADI/q4ZJHQzVZV0/s320/collage57.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5231483331051537938" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş buğdayı aktivitesini anneanne ve dede organizasyonu ile bir otelde yapmıştık,evin sağlam kalması açısından iyi fikir olduğunu düşünüyorum!Dolayısıyla doğumgünüsünü de açıkhavada yaptık.18 Haziran 2008 günü Yeşilköy Rönepark'taki çay bahçesinin bir kısmı düğün yeri gibi süslendi ve palyaçolu bol çocuklu(18-19 adet her yaş grubundan sabii) eğlenceli bir Diloş iyi ki doğmuş şenliği yaşandı!&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/SJn2XhpjUXI/AAAAAAAAADA/LxCCWh6eHHk/s1600-h/collage56.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/SJn2XhpjUXI/AAAAAAAAADA/LxCCWh6eHHk/s320/collage56.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5231483326197617010" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bloguma tekrar geri dönme isteği de bu tatiller ve partiler ve bilimum aktivitelerden sonra geldi zaten...Çünkü ben son 1 yıldır yaptığım hiçbirşeyi tam olarak hatırlamadığımı farkettim...Mesela doğumgünü oluyor,akşamında pestilim çıkmış,bel ağrısından ölmüş,ayaklarım patlamış ve beynim su kaynatmış olarak eve geliyor ve o günü asla yaşamadığımı farkediyorum...Tatil bitti,Diloş Venedik'te mi kuşların arasına dalıp yerlerde debelendi yoksa sıcaktan fenalık geçirip sinir krizi yaşadığı ve bize yaşattığı yer Dubrovnik miydi mesela hiç hatırlamıyorum:)&lt;br /&gt;Dolayısıyla elimde kalan resimler oluyor,bir yerlere not düşmem gerekiyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç öyle tahmin ettiğim gibi bir anne olmadım.Zaten bişi tahmin etmiyordum aslında ama...Ne biliim mesela her yaptığını kayıt eder,her bilgisini not ederim en azından sanırdım!Yok,öle bişi yok...Çocuk 7 aylıkken ayağa kalktı,ve heh erken yüricek bu arkadaş dediler,dedik, günlerce,aylarca yürümesini bekledik,sonra beklemekten sıkıldık,çünkü kendisi emeklemeyecek kadar tembel,bi yerlere tutunmadan yürimiicek kadar temkinliydi...dolayısıyla aylar sonra teee 13.ayında bi zaman yürüdü...ahan da tarih sor...yok! Neyse kameraya o kendi kendine gaza gelip koridora çıkıp,basıp gittiği o ilk anları aldım Allahtan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dolayısıyla bloguma biraz tarih düşiyim bari dedim...&lt;br /&gt;En azından 1 yaşından sonra bile başlamak da bişiydir dimi:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de hiç öyle sandığım gibi korkak bir anne de olmadım zamanla...Bugün yataktan aşağı attı mesela Diloş kendini,yataktayken bağırıyodu al beni diye,aşağı atliince sustu...He tamam bişi olmadı demek dedim...Düşe kalka büyüyecek bu küçük kız, ve ben buna alışmaya gayet hazırım galiba...Allah büyük kazalardan korusun tabii ama,korktukça daha çok bişiler oluyo gibi geliyo bana...Sonra o hijyen manyak anne halimi gayet attım üstümden...İlk başlarda her annede belki olduğu gibi steril manyaklığı vardı...Ooo zamanla bu sabiler seni gayet eğitiyo...Şimdi yere oyuncağı düşüyo,bardağı düşüyo hop üfle ver eline...oo kimbilir görmeden neler alıyo yerden ağzına, bak bişi olmuyo diye rahatlatıyorum kendimi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yerlerde debeleniyo,yemek yerken saçının her tutamı aynen o yemekten oluyo mesela...Önemli değil...Benim için tek ve en önemli şey,Diloş doğduğundan beri asla vazgeçmediğim saplantımm; her gece banyo yapması...Aylarca sosyal hayatımızın içine etse de mutlaka yatmadan banyo yaptırdım Diloş Hanıma...Hala da yapıyor ve bence çok iyi oluyor...Yatma rutini için süper bir başlangıç..Bu bebeler alıştıkları şeyleri düzenli olarak yapmayı seviyor...Hatta yaz sıcaklarında,bu ara günde 2 kere yıkanıyor arkadaş,gayet su kurbağası tadında...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/SJn2X-L7sEI/AAAAAAAAADQ/UDCS3dKuAWg/s1600-h/collage58.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/SJn2X-L7sEI/AAAAAAAAADQ/UDCS3dKuAWg/s320/collage58.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5231483333858013250" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Anlatacak öyle çok şey birikmiş ki devam etsem bitmez zati bu post...&lt;br /&gt;Diloş'un epey yoğun ve sosyal hayatı var mesela anlatacağım...Benim kadar hatta benden çok arkadaşı var!Bir yakın çevre,yakın arkadaşlarımın çocukları var sık gördüğü...Bizim sitede her gün gördüğü ve benim de anneleri ile arkadaş olmama sebep arkadaşlar edindi bir de...He bir dee, blogcu annenin bebesi de blogcu olur misali; benim çok yoğun arkadaşlarımın bebelerini bizimle aynı sıklıkta dışarıya çıkaramaması ve buluşamamamız sebebiyle bloglardaki blog annelerinin birbirinden güzel yavru blogcuları arkadaşı oldu Diloş'un...Süper düper bir yapılanma yapan &lt;a href="http://www.pi.web.tr/aycao/"&gt;Ayça&lt;/a&gt; sayesinden epey faal bir oyun grubu oluştu güzel bebeler için...Hatta gruplar büyüdü,bölündü,yaşa,lokasyona göre gelişim gösterdi.Şimdi her hafta çocuklar için buluşulup mutlaka bir aktivite yapılıyor.İsteyenler Ayça'nın sitesinden sanırım gruba üye olabiliyor...Buradan Diloş'un Erin,Marcello,Efe,Damla,Aslan ve Kerem ile arkadaş olmasına sebep Ayça'ya teşekkürlerimi gönderiyorum...Blog gerçekten faydalı bişi,her konuda diye ekliyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra emzirme var mesela anlatmak istediğim...Emzirmeyi kesmemle başlayan süreç var mesela son 1 aydır....Değişen ruh halleri var kendisinin....Oooo bi dolu şey...&lt;br /&gt;Sonra bakıcı mevzuları...Arkadaşlarımın bakıcılarla yaşadıkları,benim asla bakıcı almam demem ama bazen fenalık bastığından acaba mı diye kafa karışıklıklarım...Diloş'u çok seven ama asla klasik anneanne tipinde olmayan ve beni genelde kendi halime bırakan annem var mesela...Diloş'un anne bağımlısı olma yolunda ilerlemesi var bu sebeple...&lt;br /&gt;var da var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani hayatımda sadece O var...&lt;br /&gt;Bundan böyle umarım ve dilerim de uzuun bir süre de böyle olacak...Ama Herhalde belli bir zaman sonra alışıp,başka konulara da ağırlık vereceğim di mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13.5 aylık; çevresiyle acayip barışık,en sevdiği yemek semizotu,en sevdiği atıştırmalık her türlü hamur işi,en sevdiği hayvan Miyav ve en sevdiği şarkı *malesef* haydi lili lili lili lili yar olan ,bisikletiyle sabah çıkıp akşam eve gelsek sıkılmayacak olan, bisikletin üzerinde kafası düşüp uyuya kalan, tüm erkek cinslerini gayet ayırt eden,gittiğimiz restoranlarda en yakışıklı garsonu,mağazalarda en havalı satışçıyı bulup ona abiiii diye seslenip göz süzüp,kaçamak gülüşler atan,bişi yerken mutlaka etrafında kim varsa taa en uzak masadakine bile elindekinden ikram eden,hatta mümkünse zorla ağzına sokup yediren,muzur bakışlı,poposu gamzeli,bugüne bugün 7 minik dişli,saçları doğuştan gölgeli,kurulmuş bir bez bebek tipli en bi siyah zeytin gözlü benim tombikcan kızım Diloş hayatın gerçekten kendisi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;son olarak kendime not, unutmamak adına...bir kaç haftada acayip hızla çoğalan kelimeleri:&lt;br /&gt;anne- son 2 aydır acayip düzgün,ve bazen de annejim&lt;br /&gt;baba- bazen babeeee bazen babaaaaaaaaa,bazen de babammmmmmm&lt;br /&gt;dede-bazen didiie&lt;br /&gt;anneanne-son 1 aydır kesildi,anneaa diyor ona da&lt;br /&gt;abi&lt;br /&gt;abijim :abicim:)&lt;br /&gt;miyuv: miyav&lt;br /&gt;beyyu:berru(ilk göz ağrımız,begocanın kızı)&lt;br /&gt;ede: ece ve ege &lt;br /&gt;emme: emre&lt;br /&gt;av av :hav hav&lt;br /&gt;mama&lt;br /&gt;meme&lt;br /&gt;atti :attı yerine göre de açtı,yani aç&lt;br /&gt;düttü:düştü&lt;br /&gt;del: gel&lt;br /&gt;bitti&lt;br /&gt;ditti:gitti&lt;br /&gt;biy: bir&lt;br /&gt;diyu: didem-halası&lt;br /&gt;diya: dila&lt;br /&gt;edua :eda&lt;br /&gt;abia: abla sanırım:)&lt;br /&gt;diir: demir(her sabah Diloş kahvaltı yaparken balkonun önünden bakıcısı tarafından pusetle gezdirilen komşumuzun Diloşla arası 1 ay olan oğlu,pek hevesle bekliyor sabahları bizim kız,hayırlısı:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu kadar uzun posttan da anlaşılıyor ki ben yazmayı pek bi özlemişim...İçim öyle dolu ki,aslında  başıma öyle çok şey geldi ki...&lt;br /&gt;bir ara sondan başa doğru gidersem,belki de ara ara...anlatırım...&lt;br /&gt;Ama mutlaka bundan sonra ; başıma gelecekleri paylaşacağım...&lt;br /&gt;paylaştıkça iyi geliyomuş;blogumu çok özlemişim, hatırladım!hadi hayırlısı bakalım...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-1022676934060865955?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/1022676934060865955/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=1022676934060865955&amp;isPopup=true' title='21 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/1022676934060865955'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/1022676934060865955'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2008/08/zledim.html' title='özledim'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/SJn2Xo2Je3I/AAAAAAAAAC4/dDDBt9teKbY/s72-c/collage54.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>21</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-8379969288396181130</id><published>2008-04-10T23:48:00.000+03:00</published><updated>2008-12-09T09:00:39.310+02:00</updated><title type='text'>Bu bahar başka bahar!</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/R_5-JL5qgxI/AAAAAAAAACw/fKdRbkB2Azs/s1600-h/10042008435.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/R_5-JL5qgxI/AAAAAAAAACw/fKdRbkB2Azs/s400/10042008435.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5187722517055963922" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yok yazı dizisi falan yok!&lt;br /&gt;Tek gerçek var, o da Diloş:) her gün büyüyen,güzel kuzoş,kızoş...&lt;br /&gt;Ben unuttum tüm o cinleri,o lohusa günlerini...hatırlamak istiyorum,yazıcam diye...2 aydır elim gitmiyor...Çünkü Diloş her geçen gün daha da tatlı oluyor...&lt;br /&gt;Bugün çektim bu resmi,her gün çekilen onlarca kareden biri...&lt;br /&gt;Cici bebe verdim eline ilk defa...her biyeri minik minik bisküvi olup,mmm mmm yapa yapa yerken minik elleriyle o bisküviyi...amaan be dedimmm işte hayat,işte gerçek sevgi...&lt;br /&gt;her an emekle,özenle geçiyor...yorgunluk oluyor,inişler de..&lt;br /&gt;ama Diloş'un her bir bakışı herşeyi unutturuyor...&lt;br /&gt;10 aylık olacak bir hafta sonra kızım...elinden tutunca yürüyor,köfteleri lüp lüp yutuyor...kendince bir sürü şey anlatıyor...&lt;br /&gt;bugün akşamüstü çay keyfi yaptık kızımla balkonda...köpeklere bağırdı,bahçedeki tüm çocukları çağırdı...&lt;br /&gt;zaman geçiyor,Diloş'un bir bakışı herşeyi siliyor...aklımda sadece o ve güzel gözleri kalıyor...&lt;br /&gt;İyi ki doğurmuşum be..iyi ki...&lt;br /&gt;darısı tüm isteyenlerin başına..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yani diyeceğim  o ki...&lt;br /&gt;hüzün epey geride,bahar evimizde...aslında artık hep bahar var bizde...Diloşla başka mevsim olmaz ki:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yorumlara toptan cevap buradan veriyorum;herkesi seviyorum,kızımla pek geziyoruz,bloga uğramaya pek vakit bulamıyorum...vakit buldukça bu sayfa hep doldurula,bundan böyle Diloş neler yapıyor anlatıla!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-8379969288396181130?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/8379969288396181130/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=8379969288396181130&amp;isPopup=true' title='22 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/8379969288396181130'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/8379969288396181130'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2008/04/bu-bahar-baka-bahar.html' title='Bu bahar başka bahar!'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/R_5-JL5qgxI/AAAAAAAAACw/fKdRbkB2Azs/s72-c/10042008435.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>22</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-3465299172548120498</id><published>2008-02-04T15:33:00.000+02:00</published><updated>2008-12-09T09:00:39.869+02:00</updated><title type='text'>post dizisini takdimimdir...LOHUSA Cinleriyle geçen günler ve sonrası....</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/R6dxagU52cI/AAAAAAAAACg/MFxwPG9rp_I/s1600-h/collage53.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/R6dxagU52cI/AAAAAAAAACg/MFxwPG9rp_I/s320/collage53.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5163220197971712450" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen hafta gittim gelin olarak girdiğim evimize...Her bir köşesini özenle,inanılmaz büyük emeklerle yaptırıp döşediğimiz, yaptırdığımız tadilatlar nedeniyle evlenmeden koca ile birbirimizi bazen öldürme derecesine kadar gelmemize sebep,o yeşillikler içinde güzel eve...Önce evliliğe alıştım orada,yeni bir evde,evin hanımı olmaya,otel hizmeti aldığım ana evinden çıkıp otel hizmeti vermeye başlamaya,yeni bir semte,yeni bir çevreye,bir sürü yeniye o evde alıştım.Çok ama çok güzel anılarımız oldu o evde...Diloş da o evi gördü ilk, o evde yaşadı dünyaya ilk alışma günlerini...&lt;br /&gt;İşte geçen hafta o kadar çok sevdiğim ilk evimize giresim gelmedi benim.Kapısını açtığımız anda kasvet çöktü içime...Ruhum sıkılıverdi anında...Girmedim içeri,giremedim.Halbuki çok renkli bir evdi,aynı benim dünyam gibi...O renkleri artık göremedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göremedim çünkü orada yaşadığımız 3 senenin son 3 ayı benim için 3 sene gibi geçti.Yaz akşamlarıydı o son 3 ayda yaşanan...Yaz en sevdiğim mevsimdi halbuki...Ama bu son yazın akşamları öyle kasvetli ve ağırdı ki..Geçmek bilememişti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dila'nın o güzelim ilk 3 ayını ben hiç mi hiç anlamadım...O ilk 3 ayı ben hiç yaşamadım.Şimdi geriye dönüp baktığımda çok kesik hatırlıyorum 4 ay önceyi..Hafızam o kadar kötü değildir ama, silmiş işte ağır depresif hallerimi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yok yok, hiç öyle fena bir şey değil doğurmak, dünya güzeli bir bebeğe sahip olmak...Ama işte hormonlar,etraf,bünye; yapıverdi beni çaresiz bir deli...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğum sonrası dünyanın pembeye değil de mora mosmora bazen de siyaha boyandığı bir ruh hali ile yaşadığım,yaşattığım sıkıntıları anlatacağım bir kaç post...&lt;br /&gt;Şimdiden; dünya güzeli Diloşumun ilk günlerinde ona en mükemmel şekilde bakacağım diye kafayı üşütürken,türlü acayiplikleri yaşarken, bana verdiği müthiş destek için kocaya teşekkür ederim.İyi ki Diloş'umun babasısın be kocam...Sen olmasan kesin ama kesin 3. sayfa haberi olmuştum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E o zaman yeni doğuracaklar, çoktan doğurmuşlar,lohusalığı pek mutlu geçenler,endişeden ölme raddesinde ilk günleri atlatanlar; ben pek çok kimsenin anlatmadığı, hatta doğumdan önce öylemesine bir konu başlığı olarak arada gözüme çarpan lohusa depresyonunu kendi yaşadıklarımla anlatıyorum...Umarım bir işe yarar anlatacaklarım:)En kötü, içimi döker, buraya not almış olurum...Unutmak daha güzel olsa da!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;18 Haziran 2007 -Kristıl'ın annelikten pek bir habersiz hayatı,bir bıçak gibi kesildi!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğum öncesi, hamileliğimde nasıl karnımdaki bebeğe dışarı çıkamadan insan muamelesi yapamadıysam,doğuma giderken de bir o kadar habersizdim akşama tamamıyla değişecek hayatımdan,korkularımdan,isteklerimden,tüm hislerimden...&lt;br /&gt;Yani ben hiç konuşamadım karnımdaki Diloşla...Hiç diyemedim o içerdeyken,'canım,bebeğim 'falan...Belki de hiç ama hiç hazır olmamaktı bu anneliğe...Belki de zaten kimse hazır olmaz ki anneliğe...Ama konuşan arkadaşlarım vardı,karınlarının içindeki dünyadan habersiz yavruyla muhabbet eden,sohbet koyulaştıran...Belki de doğurmadan bebeği,konuşmak lazım arkadaşla...Daha bir yaklaşır belki insan ruh hali olarak anne olmaya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse efendim,biz 18 Haziran sabahı bir telaş çıktık evden saat 6 sularında kocayla...Pek konuşamadık yol boyunca,heyecan fena halde,el ele tutuştuk yalnızca...Belki de hamileliğimin en romantik anı hastaneye o şekil gidişimizdir,çünkü genelinde zati manyak bir hal vardı hamileliğimde bende:)&lt;br /&gt;Hastaneye girer girmez,ellerimizde sanki 3 aylık kalmaya gelir gibi bir halde olan çantalar,torbalar,valizler yollandık odamıza...O torbaların hepsinde ayrı ayrı süsler,püsler,şekerler,sepetler,tüller,yazılar,masa örtüleri mumlar doluydu...Sanki evlenmeye gelmişim anasını satiyim hastaneye!O derece bilememişim doğum olayını!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğuma girmeden tüm heyecanımı odanın dört bir yanını süsleyerek bastırdım...Hakikaten ben biraz uğraşsam iyi bir organizatör falan olurmuşum ama başka bir hayata kaldı bu yeteneğim:)&lt;br /&gt;1 saate yakın kocayla odayı süsledikten sonra,elinde kurabiyeler,türlü türlü ikram edilecek ıvır zıvırla annemler geldi yanımıza...Ve nasıl geçtiğini anlamadığım dakikalardan sonra ameliyathaneye alınmam ve epidural anestezi için hazırlık yapılması..Benim acayip huylanmam...ama tabii ki anestezi uzmanının büyük başarıyla epidurali uygulaması...vee perde...Koca,hoca(yani doktorum)beraber geldiler içeri...Başladı gösteri!Garip ama ben tutturdum   'hissediyorum kestiğinizi' diye!Hemşireler,doktorlar koca falan gülüyor geçiyor,o sırada 2-3 kat kesmişler zaten beni,başlamış operasyon ama ben ısrarla bağırıyorum 'ay ay ay ' diye...Ama yeminle sürekli bir acayip hisle acı arası bişi duyuyorum,sinir bastı!Kocanın eline batırdım tüm tırnakları!O kadar çok konuşmuşum ki Diloş'u çıkaracakları sırada uyuttular beni 2-3 dakika,gözümü açtığımda pembe suratlı bişi vardı kollarımda...Hala da pek gür olan sesiyle ağlarken,kollarıma koymalarıyla susması bir oldu Diloş'un...Bence o an herşeye değer be Diloşum:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani diyeceğim şu ki eğer normal doğum yapmaya korkan veya manisi olan varsa benim gibi, epidural anestezi bence kesinlikle tercih edilmeli...Tabii iyi bir anestezi doktor ile...&lt;br /&gt;Benim en büyük paranoyam bacaklarımın uyuşukluğunun açılmayacak olmasıydı ki odaya giderken bile başlamıştım oynatmaya ayaklarımı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve artık hayatın değiştiğinin resmi...Odaya girişim,içerde gülen,ağlayan bir dolu göz,yatağa yatırılışımm vee Diloş'un hemen getirilip emme halinin bir an önce başlatılması...O güne kadar emzirmeye bir garip bakan bende amanın bir çaba bir çaba...O nasıl bir hissiyattır,nasıl bir güdüdür gerçekten yaşamadan kesinlikle bilinmez...Ve ama işte orada kadın halinin rafa kalkması ve anne halinin can bulması yaşanır...Senelerce sakladığım göğüsler, artık neredeyse umuma açılmıştır...Sen kendini bilmeden binbir gayret minik bebeni yaşatmak için besleme derdine düşmüşken dünya umurunda değildir...'Ooo baba merhaba,oooo Ahmet Amca hoş geldin girsene!' halleri! Orada açtığın göğüs değildir, o Diloş'un besin kaynağıdır...Ki ben o güne kadar, hmmm asla babamın yanında emzirmem,yo yo mümkün değil dışarıda emzirmem falan derdim...Ohoo daha neler derdim de işte hepsinin yalan olduğu andır,yerdir..Anne olunca tüm doğruların değişebilir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/R6dzFAU52dI/AAAAAAAAACo/ah-CLjaDHw4/s1600-h/%C5%9Feng%C3%BCl+pall%C4%B1+139.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/R6dzFAU52dI/AAAAAAAAACo/ah-CLjaDHw4/s320/%C5%9Feng%C3%BCl+pall%C4%B1+139.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5163222027627780562" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğum ve hemen akabinde bebekle olan iletişim işte böyle emme,emzirme,gaz,çiş,kaka,ağlatmama şekliyle başlar...Bir anda,gerçekten aniden,bir insan yavrusu girer hayatına yaşatmak zorunda olduğun...Hatta en mü-kem-mel şekilde yaşatmak zorunda olduğun...Bu 'en mükemmel,en iyisi, en doğrusu, en güzeli' zaten bir süre sonra benim sıyırmama yol açacak durumlardır...En iyi nedir, en doğruyu kim yapar, kim bilir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıssadan hisse bu postu bitirmek gerekirse, lay lay lom doğuran ,bir parti tadına odayı,evi süsleyen ben,doğum sonrası hastanede bizimle sevincimizi paylaşan dolu,dopdolu akraba ve arkadaşımıza sevinen ben...Bir anda yepyeni bir dünyaya, emzirme dünyasına adım atarak ilk şaşkınlıkları yaşamaya başlarım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meğer emzirmek ne mühim işmiş!Bunun sıtmasının olduğunu,o, listede var diye alınan pompanın gerçekten kullanılabildiğini,bebeğin de emerken problemler yaşayabildiğini,veya iyi emen bebeğe hmm aferin güzel emiyor dendiğini!,göğüsten sütlerin akabildiğini,sütün çok olursa bebek de hepsini emmezse göğüslerin tıkanıp şiştiğini....bir dolu bir dolu şeyi...Diloşu kucağıma aldıktan hemen sonra görmeye,yaşamaya,öğrenmeye başladım...Her türlü koca karı laflarının,inanışlarının arasında kaldım...Hayatım Sadece 'Maşallah'tan ibaret oldu...Oooo uyuyor Maşallah,kaka yaptı Maşallah,emdi,Maşallah,gazını çıkardı Maşallah...Artık en ufak bir olumlu, iyi şeye,mesela oo köprü açık,trafik yok Maşallah şeklinde karşılık verir olduk koca ve ben....&lt;br /&gt;İşte Maşallah Ailesi epey büyük sınavlar verdi güzel,tatlı,işveli,cilveli Dilooş Hanım'ın doğumu ve ertesi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu postun özetinde şunu diyebilirim ki, lohusalık denen dönem çok sıkıntı yaşatabilir evet...Çünkü çok çok yeni,bilmediğin bir dolu şeyin yaşandığı,yepyeni küçük bir insanla devam edeceğin bir hayatın oluyor...Ve buradan yaşadıklarımdan özetle tek vereceğim tavsiye,ilk zamanlar,artık annenin alışma sürecine göre değişir bu zaman zarfı, mutlaka bir büyüğün annenin yanında olmasıdır...Bu anne olabilir,pek istenmeseler de kayınvalide olabilir....Mutlaka bir bilen olmalıdır anacım yanınızda...Olmayınca,ya da az olunca zaten pek karışık olan iç dünyana pek de karışık bir dış dünya eklenir ve zorlanırsın..Ya da bana öyle olur..Zorlandım:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;arkası bi ara efeniim:)&lt;br /&gt;Bundan sonraki postta....ilk günler...Özgüven eksikliği ve mükemmeli arama feekat bulamama problemi!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-3465299172548120498?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/3465299172548120498/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=3465299172548120498&amp;isPopup=true' title='26 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/3465299172548120498'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/3465299172548120498'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2008/02/post-dizisini-takdimimdirlohusa.html' title='post dizisini takdimimdir...LOHUSA Cinleriyle geçen günler ve sonrası....'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/R6dxagU52cI/AAAAAAAAACg/MFxwPG9rp_I/s72-c/collage53.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>26</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-5713501947939216892</id><published>2008-01-28T16:45:00.000+02:00</published><updated>2008-12-09T09:00:40.220+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dila naz'/><title type='text'>Anne Kıristıl cinleri kovdu,hayat yeniden başladı!</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/R530egU52bI/AAAAAAAAACY/pmVwD1bLedg/s1600-h/21122007040.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/R530egU52bI/AAAAAAAAACY/pmVwD1bLedg/s320/21122007040.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5160549552947321266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yaşamadan anlaşılır birşey değil anne olmak...Yaşamadan bilinir bir şey değil, anne olmaya çalışırken,alışırken bocalamak,gel gitleri yaşamak,gülmek,ağlamak,korkmak,heyecanlanmak,şaşırmak...&lt;br /&gt;Yaşamadan,gerçekten bileceğin bir şey değil bir bebekle tanışmak ve onu büyütmek için çabalamak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatta duyulan hisleri hep en uçlarda yaşamaya alışmış biri olarak, tabii ki anneliği de pek şahane yaşamaya başladım evet...Ama gel gör ki lohusa depresyonlarının da kralı bende yerleşip uzun süre gidemedi!Dila Hanım en güzel halleriyle büyürken, annesinin lohusa cinleri geldi gitti geldi gittiii...Vee sonunda gittiğine inandığı o deli günleri ardında bırakarak, anneliğin keyfini çıkarmaya başladı pek şükür Kristıl kişisi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taşınma telaşı,eve yerleşme karmaşası,yeni yaka,yeni semt aslında eski ama yeni yerler,yeni yüzler...Ve her gün yenilenen güzel Diloşş...Meğer ne zormuş anne Kıristıl'ın adapte olma süreci...Meğer kendini pek maceraperest,pek spontan sanan bu kişi,aslında ne kadar zorlanıyormuş her yeniye,yeniliğe....&lt;br /&gt;İşte Diloş Hanımın doğumuyla kendini yeniden tanıyan,pek sancılı günleri aştıktan sonra tekrar eski ama yepyeni bir Kıristıl olan bu KİŞİ, yeniden bloguna bir şeyler karalama hallerine girdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne Kıristıl ve maceraları geliyor,gelmeli...Aylar sonra arada merak edip gelen olursa umarım yaşadığım maceralar birilerine iyi gelmeli:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu blog bundan böyle sadece Diloş Hanım için yazılacak...E,Zaten benim için dünya sadece Diloş Hanım için dönüyor,hayatım sadece onun için yaşanıyor!&lt;br /&gt;Vahim mi,yoksa olması gereken mi,yaşadıkça görmeli:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7 ay 10 gün oldu Diloş doğalı ve ben kendime anca geldim,helal be,var mı ötesi:)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/R53urgU52aI/AAAAAAAAACQ/q7dcTfpZVN0/s1600-h/12012008196.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/R53urgU52aI/AAAAAAAAACQ/q7dcTfpZVN0/s320/12012008196.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5160543179215853986" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dipçik not:lütfen Hamza Yerlikaya kollara tikkat ediniz,anneliğin kazandırdığı tek kötü şey sanırım bu oldu:)kollar şahtı,şahbaza terfi oldu:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-5713501947939216892?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/5713501947939216892/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=5713501947939216892&amp;isPopup=true' title='26 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/5713501947939216892'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/5713501947939216892'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2008/01/anne-kristl-cinleri-kovduhayat-yeniden.html' title='Anne Kıristıl cinleri kovdu,hayat yeniden başladı!'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/R530egU52bI/AAAAAAAAACY/pmVwD1bLedg/s72-c/21122007040.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>26</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-7558645103862150040</id><published>2007-09-21T15:24:00.000+03:00</published><updated>2007-09-21T15:48:31.033+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bunalım halleri'/><title type='text'>boşluk...</title><content type='html'>21 Eylül cuma saat 15.00 itibari ile evimiz neredeyse tamamen boşalmış bir halde...&lt;br /&gt;salon,yatak odam,dolap odam...her yer boş...boşluk hakim evimizde...&lt;br /&gt;taşınıyoruz.&lt;br /&gt;yeni evimize gidiyoruz.&lt;br /&gt;Hani hep yaşamak istediğim,dönmek istediğim çocukluğumun,gençliğimin geçtiği semte gidiyoruz.&lt;br /&gt;Önce eşyalar cilalansın,azıcık değişsin yüzleri...onbeş gün sonra kalan eşyalarla gideceğiz yeni evimize.Yeni yepyeni bir oda olacak tabii o evde.Dila Hanım'ın odası...Kızceğizimin bu evde odası olmadı,3 ay odasızdı yavrukuşum...Üstelik beşiği de kendisinin büyüyen ebatlarına uymadığı için son 20 gündür portatif bebe yatağında yatmakta tombikcanım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hal bu,durum bu...evde ustalar çalışırken,Diloş uyuymamak için direnirken...Ben de 1 ay boyunca bloga yazıcam diye hayal kurup anca 1 ayda yine vakit bulurken...evde bir boşluk,yüreğimde daha acayip bir boşluk hakim olmakta...&lt;br /&gt;Gelin geldiğim evi boşaltmak mı bu boşluğa sebep?&lt;br /&gt;Hayır...boşluğun sebebi az önce aynada kendi yansımamı görmem belki...yorgun yüzümü,morarmış göz altlarımı,bitmiş enerjisiz kalmış kıristılı...&lt;br /&gt;Lohusalık sendromu neyse bitmiyor anacım...Geldi gitmedi üzerimden...Kendime gelemiyorum bir türlü...olamıyorum eskisi gibi...çok arıyorum o neşeli enerji dolu her bir şeye yetişir halimi...&lt;br /&gt;Ben bu kadar güçsüz müydüm ki teslim oldum şu sendroma...anlamıyorum...&lt;br /&gt;Kendimi sevemediğim için hayat da bana zor geliyor...&lt;br /&gt;Dünyanın en güzel,en tatlı Dilası benim kızım...Bunun için süper mutlu olmam ve hayata pespembe bakmam gerekirken...Beceremiyorum eskisi gibi musmutlu olmayı.&lt;br /&gt;Güzel kızımla en canlı halimle ilgileniyorum ama kendimi çok bırakmış vaziyetteyim.Kendimi hiç sevmez bir haldeyim...Hamilelikten kalan küçülse de hala var olan göbeğim ve hala üstümde yapışık kilolar belki benim canımı sıkan...Belki de tüm olay görsellik...&lt;br /&gt;Hayatta çok değer verdiğim bir şey görsellik..Belki de görsel halim korkunç olduğu için toparlanamıyorum...Toparlanamadıkça içten içe kararıyorum...&lt;br /&gt;Oysaki önümde çok güzel günler var dünya tatlısı Diloşumla geçireceğim...&lt;br /&gt;Taşınmaya uğraşıyorum ama kendimi toparlamayı beceremiyorum.&lt;br /&gt;Buraya bile  yazı yazamıyorum...üretemiyorum...&lt;br /&gt;Sanki Dila'dan başka bir şey yok bu dünyada...Kendime gelemiyorum....&lt;br /&gt;gözlerimin dolmasını engelleyecek bir formül bulursam,yeniden bir şeyler karalayacağımdır buraya...&lt;br /&gt;şimdilik biraz bunalım var havada!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-7558645103862150040?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/7558645103862150040/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=7558645103862150040&amp;isPopup=true' title='21 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/7558645103862150040'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/7558645103862150040'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2007/09/boluk.html' title='boşluk...'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>21</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-3805632537181046253</id><published>2007-08-16T14:16:00.000+03:00</published><updated>2008-12-09T09:00:41.352+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dila naz'/><title type='text'>Dila'nın Delisi!</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/RsRkLTp9baI/AAAAAAAAACI/26BtMMU4D3M/s1600-h/boncuk1.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/RsRkLTp9baI/AAAAAAAAACI/26BtMMU4D3M/s320/boncuk1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5099310823507848610" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/RsQ07Dp9bUI/AAAAAAAAABY/qhzmD3xfDHw/s1600-h/collage49.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5099258867288468802" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/RsQ07Dp9bUI/AAAAAAAAABY/qhzmD3xfDHw/s320/collage49.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki ay..Neredeyse, tam iki ay oldu...Yandaki resimlerde görülen doğum ve hastane anılarını yaşayalı...İki ay...Dila Hanım dünyamıza geleli iki ay oldu...18 Ağustos'ta ikinci ayı bitecek Diloşumun...Öyle hızlı geçti ki o iki ay...Ben birçok şeyi hatırlamıyorum bile...18 Haziran sabahı nasıl heyecanla hastaneye gidişimiz var sadece aklımda...Sabahın 6sında heyecanımı bastırmak için hastane odasını kocayla bir telaş nasıl süslediğimi hatırlıyorum bir de...Bir düğün havası yaratacaktım...Diloşun doğumu düğün gibi olmalıydı...Kalabalık bir parti gibi...&lt;br /&gt;Nitekim öyle de oldu...İlk gün odamızda sevinci paylaştığımız insan sayısı 70-80'di!!&lt;br /&gt;Ameliyat ve anestezi akşama doğru biraz sarssa da beni, parti havasının tam ortasındaydım...Diloş gelmiş,hayat yeniden başlamıştı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dila Naz 18 Haziran 2007 Sabahı tam 10.43'de çıktı annesinin koca karnından...Nazan Öncel'in 'Her telefona sen çık,her kapıya sen bak,beni hatırla...' şarkısı çalıyordu fonda...Ve bir de annesinin ağlama sesi...Dila da ağladı ilk çıktığında, ama sonra annesinin koynunda huzurla sessizleşti...İşte o zaman annesi hıçkırdı,hönkürdü,baktı ki kapkara,tüylü beklediği kızı, pembe bir melek!Hoşgeldin Dila...hoşgeldin diye ağladı Kıristıl hanım...Ömründe ilk defa hissetiği o çok başka bambaşka annelik duygusu ile...Sonra babası sarıldı Dila'ya...Annnesinin yanında güçlü bir kol uzandı minik güzel kıza...Aile olmuştu artık Kıristıl ve kocaman koca...Artık tam bir aile,minik pembe,kara saçlı kızlarıyla!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/RsQ07jp9bVI/AAAAAAAAABg/IaPCwP5zgvc/s1600-h/collage48.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5099258875878403410" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/RsQ07jp9bVI/AAAAAAAAABg/IaPCwP5zgvc/s320/collage48.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5099258884468338018" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/RsQ08Dp9bWI/AAAAAAAAABo/TfXAjM1iskc/s320/Dila+do%C4%9Fum+5+094.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5099258888763305330" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/RsQ08Tp9bXI/AAAAAAAAABw/f2izMmqlDro/s320/dila+m%C3%BCrefte+5+089.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok şanslı bir bebek olarak doğdu Dila...Sevenleri,arayanları,kutlayanları öyle çoktu ki...Binbir bereketle geldi doğumuyla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastaneden çıkıp,ev hayatı başladı sonra...İşte o zaman annesi Kıristıl hanım Dila'nın delisi halini almaya başladı...&lt;br /&gt;Önce emzirme dünyasına adım attı ve şaşırdı kaldı bu yeni dünyada...Sonra emzirmeye alıştı ve bayıldı bu minik suratla yaşadığı o güzel anlara...&lt;br /&gt;Fakat Kıristıl hanım,yani bendeniz efendim...Hiç onaylamadığı o deli annelerden olma yoluna girdi, bir türlü çıkamaz oldu o moddan...İki aydır bilgisayarı açamaması da ondan...&lt;br /&gt;Ay Dila uyudu mu,ay Dila emdi de doydu mu, ay Dilanın uykusu bozuldu mu...Ah Dila'nın kakası koktu mu:)...Dila Naz böylece bir buldumcuk oldu:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün ikinci ay kontrolü için doktoruna gittik ve aşılarını oldu Dila Hanım...Derin ve yorgun bir uyku çekerken yanımda, ilk defa niyetlendim ve yazacağım artık bloguma dedim...Artık gerçek hayata,normal yaşama dönme vakti dedim...&lt;br /&gt;Evet bebekle hayat çok değişik ve bambaşka...Trafik kazası gibi bir şok yaşatıyor bebeğin doğumu bence insan hayatında...Ne kadar hazır olursan ol, ne kadar beklentiye sahip olursan ol...Doğum gerçekleşip,bebeği kucağına aldığın an hiç de hazır olduğun ya da beklediğin şeyin bu olmadığını anlıyorsun...Tüm beklentilerin dışında, bambaşka çok başka bir duygu ve yaşam şekli bu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk başlarda Dila ile hayatı anlatırken diyordum ki...Sanki bir oyuna katılmışız...Onu ağlatmadıkça bonus kazanacağız,emzir,gazını çıkar,altını temizle,uyut....Bir yarışa katılmışız gibi geliyordu...Aman Diloş ağlamasın,aman bonusları biz toplayalım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra Dila her geçen gün büyüyüp,minik insan halini almaya başladıkça,ona bakışım ve hayatım da öylece değişti işte...Dila annesini,babasını tanımaya başladı...Bize gülücükler atmaya,anlamasak da bizimle konuşmaya başladı...Ve ben de deli anne halini yavaş yavaş aldım böylece...&lt;br /&gt;Dila'nın doğumuyla kocaman kocanın önemini iyice kavradım...İyi ki kızımın babası olmuş bu kocaman koca dedim hep...O olmasa şu son iki ayda sürekli değişen ruh halimi kontrol edebilmek, gün geçtikçe artan Dila sevgisi ve sorumluluğunun altında ezilmemek mümkün olamazdı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buradan en başta kocaya teşekkür ediyorum...Hep böyle kalmasını,hep böyle koca omuzuyla bana ve kızına destek çıkmasını diliyorum...&lt;br /&gt;Sonra anlatacak,yazacak çok şey var ama bir başlayalım dilerim gerisi gelir diyorum...&lt;br /&gt;Lohusalık sendromunun Kıristıla yansımış halini anlatmalıyım,sonracııma emzirme dünyasında yaşadıklarımı paylaşmalıyım,sonracığıma gün geçtikçe tatlılaşan kızımdan ve gün geçtikçe yoğunlaşan annelik olayından bahsetmeliyim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama hepsinden öncee...&lt;br /&gt;Diloşun doğumuyla 40 gün 40 gece süren kutlamaları paylaşan tüm dostlara yürekten teşekkür etmeliyim...Blog camiasından o kadar çok teyzesi oldu ki Diloşumun...Öyle şanslı bir kız ki...'İyi ki 'dedirtti yine bu blog bana doğum sonrasında da...İyi ki bu blogu açmışım dedirtti...Son aylarda biraz ayıp etsem ve az uğrasam da bloguma...ne mutlu ki çok güzel dostlar,yakınlarım olmuş buralarda!&lt;br /&gt;Hepsini tek tek yazacağım elbet...tüm olanı biteni,taa nerelerden Diloşa gelen süpriz hediyeleri...Beni lohusa halimle duygu yoğunluğuna boğup ağlatan isimleri!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğum hikayemi ve ardından gelen günleri,geç olmadan Dila Hanım daha fazla büyümeden oturup yazacağım...Artık bu blog Dila için devam etmeli...Devam etmeli ki hayat normale dönsün...Tamam ben deliyim,annelik bence zır delilik hali ama...biraz normal hayata karışmalı artık!E o zaman çalsın sazlar oynasın kızlar,Dila'nın delisi Kıristıl'ın annelik hali ve yazıları başlayaaaa!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/RsQ08zp9bYI/AAAAAAAAAB4/4q4Y9_z-XxM/s1600-h/dila+aÄustos+008.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5099258897353239938" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/RsQ08zp9bYI/AAAAAAAAAB4/4q4Y9_z-XxM/s320/dila+a%C4%9Fustos+008.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-3805632537181046253?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/3805632537181046253/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=3805632537181046253&amp;isPopup=true' title='39 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/3805632537181046253'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/3805632537181046253'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2007/08/dilann-delisi.html' title='Dila&apos;nın Delisi!'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/RsRkLTp9baI/AAAAAAAAACI/26BtMMU4D3M/s72-c/boncuk1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>39</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-9130860050423767696</id><published>2007-06-15T19:11:00.000+03:00</published><updated>2008-12-09T09:00:42.042+02:00</updated><title type='text'>Doğuma gittim,gelicem!</title><content type='html'>Zaman nasıl hızla akıp gitti hala inanamıyorum.En son postu 2 ay önce yazmışım ve ışık hızıyla ilerlemiş zaman!&lt;br /&gt;İki gün sonra yani bu haftasonunu geçirdikten sonra,pazartesi bu çok alıştığım hamilelik halim sona eriyor!&lt;br /&gt;Yani Türkçe meali, anne oluyorsun Kristıl Hanım!&lt;br /&gt;Ama nasıl olacak da olacak, kendim hala çocukken bir bebeğim olecek!?Onu ve Hanya ile Konyayı çok değil, 2 gün sonra görmeye başlicizz efenim!&lt;br /&gt;Aslında yazacak,anlatacak o kadar çok şey var ki, o kadar çok şey oldu ki...Neden anlamadım çok sevdiğim bloğum,hamileliğimde bana çok uzak geldi...Halbuki ne komik ve bazen değişik olaylar başımdan geçti...Hepsi öyle birikince unutuyor insan,unutmasa da üşenmeye başlıyor...Dilerim hamilelik halim sonlanır ve Dila Naz Hanım'a kavuşurken bu halim de sonlanır ve bundan sonra buradan Dila Naz ve Kristıl'ın pek hareketli,bereketli günlerini paylaşırım...&lt;br /&gt;Hareketli demişken...Umarım şu an içimde artık pek yeri kalmadığından güç bela hareket eden,göbeğimi ittiren bebehanım,tüm hamileliğim boyunca yaşadığım hareketten olumlu etkilenmiştir.Yani; 9 ay boyunca sokaklarda sürten,deliler gibi gezen,yürüyen bir annenin kızı olarak gezmeyi sever,huysuz ve ağlamaklı bir arkadaş olmaz!&lt;br /&gt;Olmasın ki bir an önce 40'ına falan kalmadan,aslında 20sine...bir an önce ,artık 10 günlük mü olur neyse, sokaklara atalım kendimizi kızımla...Öyle çok istiyorum ki onunla yazın keyfini çıkarmayı...Erkenden dış dünyaya kızımla beraber açılmayı...Hayırlısı diyelim...Sağlıklı olsun, gerisini hallederiz zati!(diiğ mii ,diğğ mi:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam doğuma giderayak, bu hafta evde biraz oturdum ki hamilelik boyunca çektiğimiz resimleri falan topladım...Aşağıda da görüceksiniz anacım...Bendeki gelişim, muazzam!Şunu iddia edebilirim ki, hiç bir şeyde ortalama olmayı sevmeyen,hayatı hep uçlarda yaşayan,duyguları hep maksimumuyla idrak eden bir kişilik olarak, hamilelikte de en hamile insanlardan biri olmayı becerdim! Yani öyle kapris,aşerme baabında falan değil...hiç ööle aşermem olmadı hatta bile diyebilirim...Ama hamileliğin neredeyse tüm semptomları bende süregeldi...Ve bırak semptomu,zemptomu...Hayatınızda görebileceğiniz en büyük göbekli hamillerden biri oldum yahu!Ben bizim Dila Hanım'ın n kısmetse sezaryan ile gerçekleşek doğumunda doktora çok zorluk çıkarmayacağına inanıyorum...Yani hani 7 kat kesilirmiş ya göbek,bence bizimkinde maksimum 3 kat kesilse çıkacak bizim kız! O derece yüzeye,göbeğe yakın olmalı...yani benim iç karın diye biişiyim yok olmalı ki, bu göbek kendini bööölee dışarı verdikçe verdi...uzadıkça uzadı!&lt;br /&gt;Hele son zamanlarda sokakta yürürken, bana korku,heyecan ile karışık bakan,'aha şimdi doğuracak ayol bu kız' bakışları atan teyzeleri görünce..taamam dedim...en hamile benim anasını satiim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/RnK6c1TzDAI/AAAAAAAAAA4/Z5QIhJWWBts/s1600-h/collage44.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_" style="CLEAR: both; FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/RnK6c1TzDAI/AAAAAAAAAA4/Z5QIhJWWBts/s320/collage44.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yanda ilk 3 aylık hamil Kristıl halleri var...Aslında o ilk 3 aylık döneme ait pek resmim yok...Amerika gezisinde 4 haftalık falan hallerim,ki dönünce öğrendik bebe hanımı...Sonra bir Ankara gezisinde 6-7 haftalık falan halim,bir de yılbaşındaki tipitoş durumlarımın resmi var...Sebebi belli..ilk 3 ayım,yani hamileliğe alışma,değişen hormonlarla tanışma ve ayak uydurma kısmı zordu benim için...Sürekli salak bir bulantı,aralarda kusma,ter basmaları,kocaya inanılmaz sinir olma,sadece kocaya değil tüm dünyaya gıcık kapma ama hep zavallı kocayı hırpalama!...Çok şükür ki,sağlam bir ilişkimiz varmış koca efendi ile de güç bela o en gıcık hamilelik sürecini atlatmışız!&lt;br /&gt;Hamile kalacaklara tavsiyem, ilk 3 aylık dönemi yabana atmasın ve eşlerini uyarsınlar!başka,bambaşka bir insan olabiliyorsunuz o 3 ayda!&lt;br /&gt;misal:peyniri benim dediğim tabağa koymayan kocanın kafasına sandalye fırlatmaya kalkmak ! tamam sinirli olursun da bu ne demek ki!&lt;br /&gt;Ey koca,tüm bu manyaklıklar için affola!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/RnK6dFTzDBI/AAAAAAAAABA/E5LbSNXIsdY/s1600-h/collage45.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_" style="CLEAR: both; FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/RnK6dFTzDBI/AAAAAAAAABA/E5LbSNXIsdY/s320/collage45.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O kabus gibi 3 ay bitince, biraz biraz sakinleştiğim dönem, yani 2. 3 aylık dönem başladı efenim...Yandaki resimler de bu dönemden...Biraz daha insan içinde normal bir hal aldığım, normal tepkiler vermeye başladığım dönem..Hatta artık hamileliğin keyfine varmaya başladığım,üstüme başıma süper düper kılıklar bulup,hababam debabam kendimi süsleme derdine düştüğüm vakitler...Bu arada bu dönemin sonu geldiğinde göbeğim gayet büyümekte idi, ama çatlak falan yoktu..'Hehe' dedim,zaten yıllarca o kadar kilo alıp verdim, hiç çatlağım olmadı ki!Dolayısıyla aktardan aldığım badem yağı karışımını,banyo sonrası kremlenmeyi devam ettirdim ama hani o meşhur hamilelikte sürülen kremlerin hiçbirini almadım,nasıl olsa çatlağım olmaz benim diye....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/RnK6dFTzDCI/AAAAAAAAABI/Uy2GBWTu3r8/s1600-h/collage46.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_" style="CLEAR: both; FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/RnK6dFTzDCI/AAAAAAAAABI/Uy2GBWTu3r8/s320/collage46.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra yandaki resimlerin çekildiği son 3 aylık döneme girdim efenim...Çatlaklar da 7.ayımda zorttadanak ortaya çıkıverdii benim büyümesi gittikçe çılgınlaşan göbeemde!Aynada o kadar zor farkettim ki önce, o koca göbeğin altında bi yerlerde kırmızı bi takım çizgiler vardı belli belirsiz...dedim bu ne,çizdim mi göbeğimi...eğilince de göremiyorum anasını satiiim...anca aynadan zor bela gözüküyo...sonra çatlak nedir,nasıl olur bilen tecrübeli arkadaşlarımca onaylandı ki ben çatladım anacım!Hem de çatır çatır...bu son 3 ayda bir dövme figürü gibi aşağıdan başlayan o çizgiler yukarı doğru yayıldı,bööle nebiliim ağaç dalları görüntüsüyle dallandı budaklandı...ben kendimi şu an iyi hissetmek için onların sanatsal bir görüntüsü olduğuna inanmak istiyorum...zira bu dönemde iyice ayyuka çıkan dünyanın tüm kıllarının bende toplanma durumu göbekte de kendini gösterince,pek iyi gözle bakamıyorsun göbeene ama olsun! Evet bir de bu dönemde iyice kıl tüy uzama durumuna şahit oldum...hayatımda görmediğim kadar çok tüy ve kıl çıktı her biyerimde!aldırmaya kalktım,hoop hemen ve acilen,derhal uzadı bu tüyler...meğer hamilelikte bunnar da oluyomuş efenim...kiminin kıl,tüy sorunu bu dönemde durur hatta azalırmış,tabii ki bende gayet tersi oldu işte!çok lazımdı ya!İşte ben bu son dönemde dermo kozmetiklerin tüm markaları ile göbeeme müdahele ettim ama tabii çatlaklar ısrarla devam etti yoluna...yani diiceim şu ki...bu tarz bir büyümeye taş olsa çatlar aslında ama...ve ne kullanırsan kullan çatlarsa çatlar eğer kaderinde varsa ama...hamile kalceklere önerim, hamileliğin başından itibaren bildiiniz tüm kremleri kullanın derim..hayır çatlasa bile yapmadım,önlem almadım dememek için...ben o kadar biliyodum her bi moku,markayı,kremi..aha nooldu...ulen madem biliyodun bari süreydin başından diye kendime kızdım işte!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra bu son dönemde benim sadece göbeğim değil,el ve ayaklarım da acayip büyüdü...şişti,şişti...ellerim manikür tutmaz oldu...hatta tırnaklarım şişmekten etlerime battı görünmez oldu!Ve hayır,sürekli ölçüldü ama Allaha çok sükür,preeklampsi olmadı...Yani protein çıkmadı idrarımda,ya da tansiyonum hep normaldi...Ama tuzlu yememeye çalıştımsa da bir ara şekerim de yüksek çıkınca sınıra yakın, şekeri de kısıtlamaya kalktım....sonra son zamanlarda ehhh diyip abartmamaya çalışarak,şekerli de tuzlu da yedim...yemesem de ayaaam şiş,yesem de şiş kardiş napiiim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/RnK6dVTzDDI/AAAAAAAAABQ/dczhpEgM4Ls/s1600-h/collage47.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_" style="CLEAR: both; FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/RnK6dVTzDDI/AAAAAAAAABQ/dczhpEgM4Ls/s320/collage47.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vEEE, SON ay...aldığım kilolara,tüm şişliğime,ödeme rağmen...gezdim durdum ve 38.haftaya ulaştım geçenlerde!&lt;br /&gt;Bu geçtiğimiz pazartesi aldığım kilo miktarı ahanda tam 22ydi efenim...Bu hafta daha almam herhalde diyorum ama alırsam da canımız sağolsn..bebe hanımın kilosu da fena gözükmüyo en azından...kendisi en son pazartesi 3600 civarı çıktı ki, boyu da uzun çıkıyor...Maşallah diyelim kendisine..umarım daha fazla da şişmeden,gözleri şişkoluktan çok da çekik olmadan çıkarıcizz bu pazartesi kendisini dışarı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanda artık yok olan,kaybolmuş ayak bileklerim ve fil ayaklarımı görüyoruz...kendileri eskiden pek beğenilen bir ayak tipiydi...38-39 numara en kral en afili terliklere pek yakışırdı...şimdiyse 41 numaralarda boğum boğum olup can sıkıyor ama...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;olsun...hepsi olsun...&lt;br /&gt;Yeter ki Dila Naz sağlıklı olsun...Sağlıkla gelsin yanımıza...Ben çatlağı da,kılı da tüyü de çekerim...bu dolma el ve ayakları da...Yeter ki Pazartesi sabahı,o sağlıkla çıkıversin ve bağırsın avazı çıktığı kadar...bağırsın,ağlasın,sağlıkla nefes alıp vermeye başlasın...&lt;br /&gt;Hala ama hala kendimi anne olarak düşünemiyorum...hala ama hala pazartesi sabahı bu dünyaya bir can getireceğime inanamıyorum...İçimde saçlı başlı,tırnakl falan bir insan evladı var....Hala tam idrak edemiyorum!&lt;br /&gt;Hamileliğe o kadar çok alışmıştım ki...annelik nası bişi,neler olcek,bir türlü bilemiyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama olacak değil mi...yapacağım herhalde...Dilerim en güzel,en iyi haliyle beceririm...&lt;br /&gt;Yani dostlar...haftasonunda bir değişiklik olmaz ve Dila Hanım erken gelmeye kalkmaz ise...&lt;br /&gt;18 Haziran Pazartesi sabahı heyecandan saçmalayan bir Kristıl olarak Amerikan Hastanesi'nde yeni hayatımıza,yeni yolumuza başlamış olacağız...Bebe hanımın resmini &lt;a href="http://www.amerikanhastanesi.com.tr/babies.aspx"&gt;bu adreste&lt;/a&gt; en geç 19 Haziran'da görebilirsiniz sanırım...&lt;br /&gt;Resimle yetinmeyip beni de görmek isteyenler olursa da bekleris efenim...Her türlü süs,püs,catering bile hazır anacım...Herkes,herşey sanırım hazır ama bir ben, bir de galiba babası hazır değil!&lt;br /&gt;Babadaki heyecan da arttıkça artıyor...Doğuma girecek bu adam,bayılmaz umarım!&lt;br /&gt;Doğum demişken,kısmetse epidural anestezi ile sezaryan olacak doğum...Aklıma geldikçe canlı canlı karnımın kesileceği, hissetmicemm ki,görmiceem ki diye kendimi telkin ediyorum ve hiştt uley sen tee kaç metrelerden yamaç paraşütü yapmış adamsın ne korkucen bundan diyip sakinleşmeye çalışıyorum....Ama korkuyoruuuumm!&lt;br /&gt;Yani son olarak diiceiim o kii...dualarınızı,iyi dileklerinizi can-ı gönülden kabul ediyorum,bekliyorum!&lt;br /&gt;Ve darısı tüm bebek sahibi olmak isteyen veya bekleyenlerin başına diyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni maceralara hazır mıyım,hazır mıyız?&lt;br /&gt;Umarım :)&lt;br /&gt;Bekleyin beni anacım...Bomba gibi,hatta bir bombayla dönücem İnşallah! :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EK VE DİP NOT: Beni tüm hamileliğim boyunca yalnız bırakmayan,arayan soran,çekilmez olduğum anlarda bile çeken önce koca,sonra ana,baba ve bittabii tüm canım arkadaşlarıma buradan koca bir teşekkür etmem lazım...Dip notla olmaz aslında ama doğurayım sonra derin bir teşkür yazısı yaparız elbet!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Canım arkadaşlarım derken...Blog arkadaşlarımı daha da başka yere koyuyorum...Kimileri zaten artık sürekli görüştüğüm,sesini duymazsam rahat edemediklerim oldu...Dila Naz hanıma tee hamileliğimde hediyeler alıp,şımartmaya bile başladı bu arkıdeşler...Kimileri ile yüz yüze görüşemedik ama telefonlaştık çok çok,görüşmeden bile telefonda aldığın elektrik,bırak telefonu bloglardaki kısacık yorumlarla büyüttüğün arkadaşlık hislerini anlatmak yetmez...Kimi mailler attı,yorumlar bıraktı...dedim ya kimi ile telefonda kikirdeştik,bebe doğunca kısmet olacak buluşmamız diye de ekledik...İşte bunlardan bazısı beni ağlattı hatta bazen!İzmirden geldi &lt;a href="http://topluigne.blogspot.com/"&gt;biri &lt;/a&gt;mesela,yüzünü göremedim ama o gülen gözlerinin seçtiği battaniyesi oldu kızımın...&lt;a href="http://aslicin.blogspot.com/"&gt;Bir tanesi &lt;/a&gt;daha yakın oturuyordu ama onunla da görüşemedik...o da bu hafta beni sıkı ağlattı,neler düşünüp almış kızıma...ve üstüne üstlük kızımıza özel kart bile yazmış bu teyzesi...Valla şimdiden söyliim kendisine ve oğluna kayınvalide ve damat olması için talip olabilirim:)kızıma böyle kayınvalideye can kurban şekerim!&lt;br /&gt;İşte buradan herkesi,tüm dostlarımı,şu satırları okuyan ve iyi dileklerini içinden geçiren,yüreğinin güzelliği gözlerinden okunabilen herkesi öpüyor,teşekkür ediyor...tüm güzelliklerin hepimizin yanında olmasını diliyorum!&lt;div style='clear:both; text-align:LEFT'&gt;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-9130860050423767696?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/9130860050423767696/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=9130860050423767696&amp;isPopup=true' title='53 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/9130860050423767696'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/9130860050423767696'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2007/06/douma-gittimgelicem.html' title='Doğuma gittim,gelicem!'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/RnK6c1TzDAI/AAAAAAAAAA4/Z5QIhJWWBts/s72-c/collage44.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>53</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-6658130369428449948</id><published>2007-04-13T15:30:00.000+03:00</published><updated>2007-04-13T16:54:05.273+03:00</updated><title type='text'>GÖNÜL ÇELEN</title><content type='html'>Bir aydır ellerim sürekli uyuşuk vaziyette yaşıyorum.Bildiğin uyuşuk,şu an klavyeye basarken acıyor parmaklarım o derece!Ellerimi de ayaklarımı da tanıyamıyorum çoğu zaman davul gibi şişiyor kendüleri!&lt;br /&gt;Ama tüm bunlara ve gittikçe sivrileşen koca göbeğime rağmen, süper mutlu ve gezgin bir hamile olarak hayatımı geçiriyorum.Burada beraberce Maşallah diyerek devam ediyoruz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evde oturduğum gün sayılı...Genelde cuma günleri gazeteye 2 tane yazı birden göndermem gerektiği için ve son aylarda 2 yazıyı birden cuma sabahları düşünüp yazdığım için cumaları evde oluyorum.Geçen hafta ise cuma bile evde değildim, 3 gün boyunca annemlerde kaldım,ayaklarım çok şiş olunca kendisi bana bakıp,şımartmak istedi,hayır demedim!&lt;br /&gt;Evde oturmayıp ne yaptığıma gelince bu ara...Nisan ayını artık ciddi ve efektif kullanılacak bir ay olarak görüyorum.Haziran 15-19 arası olacak herşey yolunda giderse doğum...Dolayısıyla bu ay alınacak,yapılacak ne varsa yapacağım ki Mayıs ayında evde sakince kalabileyim...Sakin ve evde kalmak şu an bana uzak gözükse de hayırlısı efenim demek istiyorum...&lt;br /&gt;Bebeğe alınacak türlü türlü şey var, böyle uzuuun bir liste çıkardım internetten, kafayı sıyırıcam..konak diye bişi var bi de onun tarağı varmış mesela...bugün konak ne onu öğrenmeliyim!&lt;br /&gt;İşte elimde o liste, yarın mesela gidip bi bebek mağazasına herşeyi alıp çıkmak istiyorum...yok banyosuydu,kremiydi,emziğiydi,önlüğüydü falan...&lt;br /&gt;Yarın bir de önemli gün, bebeğimizin beşiği ya da biz taşınana kadar yatacağı zamazingosuna karar verip ısmarlayacağım geçen hafta gidip görüştüğüm bebek çeyizcisi tasarımcı hannfendiye...Bebek çeyizcisi de ne deme...Valla bu bebelere hazırlık düğün hazırlığı ile aynı neredeyse...Ben de süslü kokoş bi kişilik sahibi olduumdan malesef, pek  beğendim böyle üstten tüller inen şık bebe beşiklerini...ondan sanırım illa ki alacağız işte!Taşınana kadar odası da olmayacağından bizim odada olacak o tüllü şey, bi de kokoş bi kız doğacak onun için kıza uygun bişiler beğenmem lazım işte yarın...O zamazingoyu,tülleri,yatak örtüsünü beğenip ısmrlarken, annem heves etti bir de bana pike takımı da ısmarlicekmişiz bu çeyizci tasarımcı tükkana..otkotürmüş kendileri ööle dediler bu arada! &lt;br /&gt;bana pike takımının mantığı sanırım şu,lohusa olunca yatakta istirahat şeyediyosun, seni ziyarete gelenler de seni odanda görüyo o yüzden sen şık şıkrdım yataklarda şık şıkırdım gecelikle falan yatıyo musun nedir...ki eskiden mi öyleymiş...ama bildiim tek şey var ki ööle bişi olmicek, biz kocayla akşamları nereye yattığımızı bilemeden  o güzel yeni pike takımı ööle eskiicek işte!Yani benim gördüüm hiç bi arkadaşım odada yatıp da halkı selamlamadı lohusayken!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarın büyük gün yani kristalin pek uğrayamadığı günlüğü...Becerebilirsek epey iş bitiricezz elimdeki listeden...&lt;br /&gt;Ama tabi liste o kadarla kalmıyor...Fotoğrafçı ile görüşüp fiyat alıcam mesela!Ben önce burun kıvırıyodum ama resimlere baktıkça hayatımda kaç kere böyle anlar yaşayacağım diyerek karar verdim...Doğururken poz vericem anasını satiim:)Bak &lt;a href="http://www.dogumfotograflari.com"&gt;burada&lt;/a&gt; süper duygusal anlar var...Bu hanım kız indirim falan yapsa da anlaşsak kendisiyle...bakalım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonraa, dün doktora gittik bebehanım ne durumda diye...İyi Maşallah,1600-1800 arası bi kiloda...29 hafta 2 günlük bebe için gayet normal ve iyi kendileri!kıpır kıpır kıpırdanıyo sağolsun sürekli huylanıyorum,ay falan diyorum kendi kendime,bakıyolar ööle noluyo be diye!Ben ki acayip gıdıklanan bi insanım, iyi dayanıyorum bu huylanmalara:)&lt;br /&gt;Bebehanım normal kiloda iken,annehanım ise vücudunun bile inanamadığı bi kilolara ulaştı Maşallah!Bu ay sadece 2 kilo almış olsam da varmış olduğum noktada ağır sıklette şampiyon olurum breh brehh diyim ben! Ama herşeye rağmen, kafamda siyah beyaz puanlı ve fiyonklu kalın tacım,üzerimde siyah yakaları beyaz penye elbisem,bilekleri şişlikten artık gözükmeyen bacaklarımın altına babetleri çekip kokoş kokoş dolanıyoruM anasını satiim!&lt;br /&gt;İşte dün öle dolanırken, listemde olan bir maddeyi daha hallettim,çok mutluyum..&lt;br /&gt;Efenim malum doğum diil düğün hazırlığı dedik zati...doğururken oda süslemek diye bişi var biliyosunuz...Onu yapan şirketler de varmış piyasada, hatta sadece doğumda diil,mevlitte zartta zurtta da süsleme yapanlar var.sektörün gelişimine hayran kaldım...ulen hastane odasının kapısını odanın içini süslemede ne var ,git eminönünden al gereçleri,kır kıçını hazırla diyebilirsiniz...ama ben dün tanıştııım hanımlar sayesinde bu işi üstümden attıımm anacım...zaten beynimin epey büyük kısmı çalışmazken,tatile gitmiş yaratıcılığımı geri getirmeye uğraşamicim...&lt;a href="http://www.nnbabygifts.com"&gt;bayanlar &lt;/a&gt;yapıyo kapının süsünü falan...fakat bi doğuriim, süper sektörmüş,girsek mi neeetsek yahu!&lt;br /&gt;He bu bayanlar mantıklı fiyatlara bişiler yapıyo..ben dün bir yere uğradım yine Nişantaşında, iki kız kardeş açmış şahane şık bi yer...tükkanın içi parıl parıl,kristaller,tüyler,renkler,tüller,çiçekler...ortada metalden bişi,boyu benden uzun,süslemişler kristal süslerle,mavi objelerle,erkek bebek için..pek güzel olmuş!kaça dedim bu ...dedi böyle 1000 ytl...üzerine de çikolata asacağız..pek şık paketlerle tek tek çikolata asacaklar,tanesi 25 ytl anacım çikolatanın...4 kişilik aile ziyaretine geldi hastanede, çikota vericen o 1000ytllik ağaçtan, 100 ytl gidiveriyo anında!Neymiş,gelenlere hatıra! o kadar da hatırlamasınnar canım kardeşim beni,bebeği!&lt;br /&gt;neyse herkes parası ölçüsünde tabii ki bişiler yapıyo işte...bu anlattıım örnek parasının hesabı olmayanlar için güzide ve gerçekten pek şık bi yer...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada bu bebek hediyecisi ablalarda,benim beğendiğim,sevdiğim tükkanda, güzel de bi uygulama var..mesela doğum yapan arkadaşınız var ve çiçek göndermek istemiyorsunuz,değişik bişiler olsun hediyeniz diyosunuz...bu bayanlar pek şık hediyeler hazırlamış,çiçek kutusu gibi bi kutu ama içinde bebek bodysi,önlüğü vs.. var...ya da bebek bezi pastası! Süper fikir mesela bu...Malum bebek bezleri pek önemli yer tutacak aile bütçesinde, pasta şeklinde içinde oyuncak falan da koyup bebe bezi gönderebiliyolar arkadaşınıza sizin adınıza..çok tuttum!&lt;br /&gt;Bi de artık her hastanede çiçeğe izin vermiyolar,çiçeğe alternatif güzel bi fikir...&lt;br /&gt;bu kadar reklamdan sonra bana bedava kapı süsü verirler mi len acaba:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evde olmadıım günlerden birinde de geçen hafta, kızımızın bebek arabasını aldı halası...çok mutluyuz,helecanlıyız!3 tekerlekli arabaları kimileri hiç önermese de ben görüntülerine hasta olduum için çok hevesliydik...bi de sadece ana kucağını takabileceğin bi aksamı olması,arabayı süper spor hale getiriyo...fosforlu pembe bi &lt;a href="http://www.ebebek.com/Product_Detail.aspx?ProdID=30695"&gt;arabası&lt;/a&gt; ve pembe turuncu çiçekli &lt;a href="http://www.ebebek.com/Product_Detail.aspx?ProdID=30683"&gt;ana kucağı &lt;/a&gt;var bizim kızın artık! Alıp eve geldiğimiz akşam koca hemen taktı tekerlekleri falan,bi eğlenceli geldi bize, evin içinde arabayla dolandık durduk,göbeğimi koyup içine gezdiresim geldi...ertesi gün hava da süperdi,ilk defa bebeğin göbekte diil de kucağımda olmasını bu kadar çok istedim..istedim ki kendisini koyup gezdiriim arabasında!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle heyecanlar,koşturmalarla geçiyo günler...&lt;br /&gt;Bir önceki postta,(gerçi tek tek cevabımı yazıyorum yorumda ama)getirilen isim önerilerin hepsi için can ı gönülden teşekkür ederim herkese...&lt;br /&gt;Her 3 günde bir değişen isim son 15 gündür çok kalıcı oldu...galiba da artık ismi tamam kızımızın efenim...&lt;br /&gt;babası bok naz,tık naz olarak her isme naz eklemek istediği, ve nihayetinde babası olduğu için ortada bir naz oluyor mecburen!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel kız,mümtaz bebek DİLA NAZ ILGAZ'dır efenim bizim kızımız diyerek herkesi öpüyorum!&lt;br /&gt;Anlamı itibariyle tüm gönülleri  &lt;br /&gt;çelen  Dila'mız sağlıkla gelecek İnşallah diyerek yazımı bitiriyorum..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-6658130369428449948?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/6658130369428449948/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=6658130369428449948&amp;isPopup=true' title='23 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/6658130369428449948'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/6658130369428449948'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2007/04/gnl-elen.html' title='GÖNÜL ÇELEN'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>23</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-8569749726256331599</id><published>2007-03-16T17:45:00.000+02:00</published><updated>2008-12-09T09:00:42.486+02:00</updated><title type='text'>KIZIM,KUZUM,KIZANIM:)</title><content type='html'>Efendiim,nerde kalmıştık!Tee 30 Ocaktan beri yazmayan,haber vermeyen gıcık bir blogger ama aynı zamanda pek masum bir hamil olarak(biraz durumu kullanalım ama di mi:)) bir durum raporu yazmanın vakti biliyorum ki çoktan gelmiş,geçmiştir!&lt;br /&gt;Kimileri hamileliklerinde gayet başarılı günlükler tutarken,ben bu dönemde bilgisayardan pek hazetmeyen aacayip bişi oldum ya pek enteresan..Neyse!Doğacak sabii kişinin teknolojiye pek sıcak bakmayan bir yapıda olduğuna mı işarettir bu nedir?Görüciiz bakalım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En son 30 Ocakta,bizim beberuhinin cinsiyeti belli değildi ve ben de ona kılık kıyafet alacağıma kendimi süsler haldeydim.Hala o haldeyim fekat bizim bebenin de cinsiyeti çok şükür ki belli oldu.Efenim sabırsızlıkla kendime benzetmek istediim bir kız çocuğu sahibi olucekmişiz hayırlısıyla, ve sağlığı Maşallah gayet iyi olan bir bebeymiş ki 7 Şubat'ta gittiğimiz detaylı ultrason kontrolü ile öğrendik.Hamile olan ve hamile kalmayı planlayan arkadaşlara buradan bilgi,detaylı ultrasonumuzu İstanbul'da pek bilinen bir doktor olan Atıl Bey'de yaptırdık.Eğer bu konuda güvenilir bir isim arayan olursa,Atıl Bey süper bir Prof. ve aynı zamanda çok şeker bir insan,ekliiim istedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte 7 Şubat'ta bebe kişisinin cinsiyeti belli olduğu andan itibaren,bebe kişisi daha bir kimlik kazandı sanki...Bir coşku,bir heyecan...O gece,internetten bebek kıyafetleri siparişi vermiştim bile!Bir hafta sonra Amerika'dan bir iş seyahati nedeniyle gelecek olan canım cicim Ekinciğim getirdi efenim bu siparişleri...Kızımızın kirazlı ayakkabıları ve kirazlı kot elbisesi artık hazırdı!Niyeyse bi kiraz ve kırmızı saplantısı oluştu bende,hep kırmızı şeylere takılıp kalıyorum,azıcık çingenelik var galiba serde!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekin Hanım istediğimiz siparişleri getirdiğinde ve bir de daha önceden gelen hediyeleri önümüze dizdiğimizde, bizim bebenin kılıklarını koymak için bir dolap gerektiği ortaya çıktı...&lt;br /&gt;Şimdi bu karışık bir durum çünkü aslında hayatımızda değişen bir sürü şey olduğu gibi, evimiz de bebeğimizin gelişiyle değişecek...Yeni yepyeni şeyler oluyor hayatımızda,ve ben evlendiğimden beri hayalini kurduğum doğup büyüdüğüm mahallede yaşama isteğimi bebekle beraber gerçekleştirebileceğim! Dolayısıyla,bebekimiz doğduktan 3 ay sonra biz yeni evimize taşınıyor olacağız.Bu sebeple minik hanıma bu evde oda yapmama kararı almıştık.Bir beşik alacaktık,yetecekti,yeni eve güzel bir oda hazırlayacaktık...&lt;br /&gt;Ne var ki öyle çok ıvır zıvırı olunca hanımın daha şimdiden, kendisine bir dolap yapmak gerekti...Ve ben de oturma odasındaki Ikea kitaplığın 3 rafını çıkarıp içine askı takmak ve önüne perde koymak suretiyle bir bebek dolabı haline getirdim ki oturma odamız hafif bir bebe odası kıvamını böylece aldııııı:)Pratik çözümler için,Ikea gerçekten bire bir, seviyorum kendisini,buradan tekrar ileteyim dedim:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/Rfq7qkeMWMI/AAAAAAAAAAc/hO3J4cZdrDo/s1600-h/collage42.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_" style="CLEAR: both; FLOAT: left" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/Rfq7qkeMWMI/AAAAAAAAAAc/hO3J4cZdrDo/s320/collage42.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebek odası kıvamını alan oturma odasını gören bebek hanımın babası eşim olcek heyecanlı insan,kızına ilk hediyeyi aldı.O da resimde görülen güzeller güzeli tahta attı!Kendisine ailecek bayıldık,odamızın en güzide parçası ilan ettik...Üzerine sallanacak bebeğimiz henüz daha karnımda sallanıyor olsa da,biz dekorasyon objesi olarak kendisini pek sevdik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ondan sonracııma,sürekli bir koşturma,telaş havası ile akıp geçti günler...Bu arada,canım cicim Topluiğnecim,2 kere geldi gitti İstanbul'a ve malesef ikisinde de görüşemedik.Ona ayrı bi üzüldüğüm gibi, bir de son gelme sebebi zaten pek üzücüydü,kayınpederini kaybetti iğnecim..Kendisine,eşine ve ailesine buradan sabır ve güç diliyor,onu çok öpüyorum.Ve ilk gördüğüm anda çokcana sarılmak istediğimi de belirtiyorum çünkü o telaş ve zor günlerinde resimde tahta atımızın üzerinde görülen şeker pembesi süper güzel bir battaniye almış iğnecim,hala her baktığımda o batanniyeye gözlerim doluyor...Hamilelikte insan biraz daha fazla duygusal oluyor!Ne tatlısın be iğnecimm...Bundan sonra hep güzel günler olsun ailenize ve herkese......&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/Rfq7q0eMWNI/AAAAAAAAAAk/1RSITFIroSg/s1600-h/collage43.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_" style="CLEAR: both; FLOAT: left" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/Rfq7q0eMWNI/AAAAAAAAAAk/1RSITFIroSg/s320/collage43.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efendime söyliim, sonra,bebeciğimize dolap yaptığımızı gören annemm,canım benim,sandıktan sakladığı benim bebeklik kılıklarımı çıkarıp,yıkayıp ütüleyerek getirdi ki bu da hamil kristıl kişisi için ayrı bir göz buğulanma sebebiydi...Bu fotolarda görülen mavi beyazlı elbise ve yeşilli mavili t-shirt ve takımları şu anda yuvarlanmakta olan azman bir herkül tipli kristıl insanının bir zamanlar giydiğine kiiim inanır ki:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Azman bir herkül tipli dedim,devam ediim buradan efenim...İlk 5 ay,gayet mantıklı kilo alımı olabilen bir insan iken...Yani mantıklı derken,aslında kimileri yine de benim 5 ayda aldıımı tüm hamilelklerinde alıyor tabiğğ de...&lt;br /&gt;Neyse,ilk 5 ay,6-7 kilo almışken son bir ayda ben diyim 4,sizin diyin 5, efenim onlar desin 6..öööle bi yemiş yemiş semirmişim ki olcek gibi diil!Fakat yerken ve semirirken de farkına varamamışımm..bu hafta doktora gittiğimde tartıya çıkınca grup halinde,doktor,ben,esrucan(başka bir hamil),doktorun asistanı,ve koca, topluca şok olduk...Yani nasıl oluyo anlamıyorum ama görünürde ben o tartıdaki insan diilim ama tartıda şu an telafuz edemiciim rakamlardayım efenim.Hayırlı uğurlu olsun diyim...Israrla büyümekte olan bir göbek ve koca bir surattan başka bi yerimde de irileşme yok,o da enteresan bi kilo alımı diye ekliim..&lt;br /&gt;Bu sebeple, hala kendimi süslüyor, aldıım kilolar alacağım kılıkları etkilemiyor ve hala normal insan mağazalarındaki normal güzel elbiseleri üzerime giyebiliyorum...Ama zevkli oluyor bööle tabi,göbek kocaman ve sen o koca göbekle gerine gerine gezebiliyor,yerken göbeğinden utanmıyorsun!Şu sorular can sıkabiliyor tabii...mesela hiç tanımadıım bayanlar oluyor,mağazada,yolda..niyeyse hemen bir muhabbet gelişiyo:&lt;br /&gt;Bayan yanındakine, ya da bana :Ay Maşallah ne tatlı bir hamile...pek şeker...vs..&lt;br /&gt;Ben teşekkür ediyorum sırıtarak..&lt;br /&gt;Sonra bayan: Kaç gün kaldı caaanımm..&lt;br /&gt;Ben: 90 gün!&lt;br /&gt;Bayan: Şok!:):)&lt;br /&gt;Ya da ikiz mi diye soruyolar göbeen büyüklüü karşısında , ben de sinirlenmeden cevaplıyorum her soruyu:)&lt;br /&gt;Yani diicem şu ki aldıım tüm kilolar göbeemi öne doğru uzattı ve dev gibi oldu,hakketten bugün doğurcek gibi duruyorum!&lt;br /&gt;Resimler var,bir dolu çekildiğim,ancak bende mevcut değil,gönderilsin yayınliciim,bekliyorum..&lt;br /&gt;Onun dışında, bu son ayda 4-5 kilo aldıım için, ellerimde uyuşmalar başladı...Obezlik ya da hamilelik nedeniyle olabilirmiş bu ,hem obez hem hamil olunca kesin oluyo demek ki!Aslında tuzlu yemememe rağmen,bu tür uyuşma ve şişmeler,mesela eller ve ayaklarda şişmeler de oldu bu son hafta...Biraz endişelendirdi beni,ancak tahlil sonuçlarım falan normal..tek sorun çok fazla ayakta duruyor ve araba tepelerinde geziyor olmam...Bir de tabi biraz daha tatlıdan falan uzak bir hayata geçersem,kilo almamı daha kontrollü hale getirebilirim...Yoksa 6 ayda 12-13 kilo almış biri olarak, 9 aya kalmaz patlarım!&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/Rfq7rEeMWOI/AAAAAAAAAAs/Z2Pnkj9cb2U/s1600-h/bebek+k%C4%B1l%C4%B1k,anne+ameliyat+015.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_" style="CLEAR: both; FLOAT: left" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/Rfq7rEeMWOI/AAAAAAAAAAs/Z2Pnkj9cb2U/s320/bebek+k%C4%B1l%C4%B1k,anne+ameliyat+015.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve son konu tabii, bebeğimizin,hanımefendinin isim olayı...&lt;br /&gt;Kendisi içimde oynamaya başladığında ve ben bu hareketleri hissedip korkmaktan vazgeçtiğimten beri, daha heyecanlı ve acayip bir duygu şeyi içindeyim...Ve kızımıza en yaraşan ismi bulma çalışmalarına başladım her anne-baba gibi...&lt;br /&gt;Duru ismine acayip sıcak bakarken, hastanelerin web sitelerinde yeni doğan bebelerin resim ve isimlerine bakmak gibi yeni bir alışkanlık edindiğimden beri!, son günlerde her yeni doğan 5 kızın 2sine Duru ismi verildiğini görünce vazgeçtim bu isimden...&lt;br /&gt;Sonra Duru olmadı Dora koyayım dedim...Bir baktım ki Dora, meğer süper sevimli bir çizgi kahraman!Koca kahve gözlü,kahve küt saçlı ,aynı benim küçüklüğüme benzer bir kız...Nasıl ısındım isme...Zaten erkek olursa Doruk mu koysak diye düşünürken,Dora'nın da Doruk,Zirve anlamı taşıması iyice kararımı etkiledi...Ne var ki bu isme karşı çıktı herkes...Kimi Musevi ismi dedi,kimi uyduruk dedi...Annem hele,telefonu yüzüme kapattı ismi ilk söylediimde!&lt;br /&gt;Sonra çizgi film kahramanı ama anne çok şeker diyince, Safinaz koy o da çizgi film kahramanı diye pek olumlu tepkiler verdi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koca da pek sevmedi aslında, o sevsin ismi diye, gittim Dora'nın bebeğini aldım getirdim eve...Ama bebeği çizgi film halinden daha sevimsizmiş ööle dedi! Oturma odasında bir adet Dora bebeğimiz olduğuyla kaldı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu isimden de cayıldı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu haftanın ismini açıklıyorum Defne efendim...Babası ısrarla her ismin sonuna Naz eklediğinden..Ben ise iki isme karşı olsam da babaya da ayıp olmasın diyerek,düzeltiyorum..Kızımıza yeni aday isim...Defne Naz efendim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha iyisini bilen, isim önermek isteyen beri gelsin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DİP not1: Böyle uzun süre yazmayınca anlatması da uzun sürüyor,sıkıcı oluyor,kusra kalmayın!&lt;br /&gt;Dip not2: yorumlarınıza cevap yazamıyorum ama bi soluklanayım tek tek cevaplamaya döneceğimdir Umarım...fekat şunu söyleyebilirim ki, burayı,canım sizi asla unutmadım,hep özler durumdayım..Arada girip herkesi okumaya çalışıyor,herkesi pek çok seviyorum...ve son postun yorumlarında bahsedilen baby on board yazılı t-shirtten eksik kalmayıp aldığımı da bildiriyorum!Bir daha bana hiç bi kuvvet o paraya bir t-shirt aldıramasa da ,kızım için efenim kızım için:)diyerek herkesi öpüyorum!&lt;br /&gt;dip not3:ibekim ve aslıcım beni sobelediydi ama aylar oldu,beni ayıplamiceklerine inanıp,aflarına sığınıyorum...ulen o sobeleme canavarı kristıla bak be heey gidi heeyy peeh! diye ekliyor,kaçıyorum!&lt;div style='clear:both; text-align:LEFT'&gt;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-8569749726256331599?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/8569749726256331599/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=8569749726256331599&amp;isPopup=true' title='33 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/8569749726256331599'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/8569749726256331599'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2007/03/kizimkuzumkizanim.html' title='KIZIM,KUZUM,KIZANIM:)'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/Rfq7qkeMWMI/AAAAAAAAAAc/hO3J4cZdrDo/s72-c/collage42.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>33</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-6581740073490477015</id><published>2007-01-30T12:50:00.000+02:00</published><updated>2008-12-09T09:00:42.868+02:00</updated><title type='text'>yaşasın koca göbek!</title><content type='html'>Hamilelik demek tembellik demek değil biliyorum...Ve aslında bu dönemde pek tembel durduğum da söylenemez...Sabahları 7.30-8.00 de kalkıyorum,kepek ekmeğim ve peynirimle güzel bi kahvaltı yapıp,evi topluyor,duşumu alıyor,sonraaaa süslenip püslenip kendimi sokaklara atıyorum...Niyeyse bi gezme hali oluştu...O ilk 3 ay evde yattım,midem bulandı,hasta gibiydim ya...Şimdi bomba gibi olmanın ve büyümekte olan göbeğimi gere gere gezmenin derdine düştüm! Ömrümde bir daha bu kiloda ve bu göbekle asla böyle gerinerek gezemeyeceğim yaa,şu bir kaç ay göbekle şık olunabiliri kanıtlama moduna geçtim!&lt;br /&gt;He, bir de evde kaldığım zamanlarda da bir ev kadını olmaya başladım,kendim de yaparken şaşıp kalıyorum...Mutfağa girip en az beş çeşit yemek yapıp çıkıyorum son günlerde,bir çeşit enerji fazlalığı ve delirme sanırım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama gel gör ki bu kadar enerjikliğe, bilgisayar başına geçmek olunca konu,tıkanıp kalıyorum...Sanki biri büyü yapmış,'internetten kaç,bilgisayar gördüğünde de kork' büyüsü!O sebeple,yine bir ay geçti,anca bu satırları yazıyorum.Maillere bakamıyorum,cevap veremiyorum,bir tıkanıklık,bir bönlük geldi,hayırdır İnşallah!&lt;br /&gt;..Halbuki planlar dizboyuydu..Halbuki blogumun 1. yılı tee Ocağın 9unda dolmuştu...Ne kutlamalar yapıcaktım halbuki!&lt;br /&gt;O kadar borçluyum ki bu bloga...Hayatıma kattığı o kadar çok güzellik,zenginlik ve yenilik oldu ki bu son bir yılda...İçimden bir teşekkür ettim ama coşkulu bir kutlamayı haketmişti aslında!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seneye,2. senesinde hakketiği değeri veririm İnşallah diyoorr...Yine geç kalmış bir MERHABA İLE, 2007'NİN ilk postuna başlıyorum efenim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Madem ki hamileyim,pek şıkım pek güzelim temalı bu postta, hamil ve kıyafet sıkıntısı çeken arkadaşlara yardımcı olmak istiyorum...&lt;br /&gt;Şööle ki, efenim, ben hamile kalınca zannetmiştim ki hiçbişi üstüme olmicek, korkunç hamile kıyafetleri giyicem,bunalıma giricem...Korkunç hamile kıyafetlerinden kasıt,eğer seyrediyorsanız gittikçe fenalık bir dizi haline gelen 'bindirbir gece' deki hırslı manyak hamile gelinin kıyafetleridir efenim...Aman Allah yazdıysa bozsun,ööle iç kıyıcı kıyafetler giymeyi!&lt;br /&gt;Neyse, işte hamile olunca ööle zonk diye zati kreasyon yapmana,dünya saçması kılıklar almana gerek yokmuş...Yavaş yavaş şişmeye başlarken hamil kişisi, uygun fiyata gayet güzel ve uygun modeller bulabiliyormuş günümüzde..Onu anlatayım istedim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/Rb8i_EguXrI/AAAAAAAAAAM/LuJD-sGpy1w/s1600-h/collage35.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_" style="CLEAR: both; FLOAT: left" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/Rb8i_EguXrI/AAAAAAAAAAM/LuJD-sGpy1w/s320/collage35.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kere, hamile kıyafeti satan mağazalar, hele ki son yıllarda bu hamilelerin kılık sıkıntısı yaşadığını farkedip,bu konuya el atan uyanık bir kaç yeni türeyen markalar, korkunç pahalı fiyatlara korkunç basit kılıklar satıyorlar efenim..bu pek aşikarr...&lt;br /&gt;E ben de ne yaptım...Zati, bu ara çalışmıyorum,evdeyim..Bir de eşortman tipli ama pantalon modelli kılıklar da pek moda,hatta bazı şalvar tipli güzel pantalonlar da var...Belleri lastikli,gayet genişleyebilir tipli..Tanesi 20 ytlye tee Aralıkta indirimde, renk renk bu pantullardan gayet normal insan mağazalarından aldık efenim..Hatta takım bile yaptık üzerlerine de pek havalı bişiler bularak...Bu model pantul ve üstler,Afrodit olsun,Koton olsun böyle mağazalardan bulunabilcii gibi, pazarlarda da alası görülüyor efenim,sizi temin ederim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onun dışında bilindiii gibi, bu ara,uzun tunikler,taytlar pek moda...Tamam tayt çok iddialı bişi,geçmişimizin kabusu ama, hamile kardeşler için pek rahat bişi ama,kimse karşı çıkmasın...Ööle deli gibi sıkı olmasın karın kısmı,yeter!&lt;br /&gt;İşte bu heryerde bulunabilcek tunikler,gayet mantıklı fiyatlara alınabilir efenim...Yoksa aynı tuniği hamile mağazasında 5 katına falan satıyolar,kanmasın,kandırılmasın vatandaş...Mesela ben, siyah beyaz tuniği gayet H&amp;M ihraç fazlası satan pazarcı kardeşin tezgahından 15 ytlye aldım,sağolsun,varolsun..He yanındaki John Lennon vari çiçek çocuk tuniği,Hint malları satan Nişantaşının pek meşhurr caanım İndus'undan 30 a aldım almasına da, onda biraz kazıklandım...Yok fiyattan diil de, tuniğin üstte duruşundan...Siz siz olun,iri bi insansanız,hele bi de hamile, efenime söliiim, bööle iri renkli desenlerle bezenmiş,göğüsten aşaa bollaşan,bi de kolları yarasa kol olan bişiler giymeyin,arkadan yarmagülün kardeşi gibi gösükürsünüzz..benden demesi! Annem beni bu tunikle gördüünde,görüşmediimiz 3 günde 8 kilo aldıımı zannedip fenalık geçiriodu üzüntüsünden az daha!Yani diicem şu ki, insan bazen yanıladabiliyo bööle üzerine olabilecek kıyafetler konusunda!Şu an elimde bu gördüünüz beni Yarmagül Çiçek çocuğu haline getiren bir adet tunik boştadır,isteyen çok zayıf insanlara gönderebilirim..İnsaniyet namına,kilosu 40'ın üzerinde olanlara vermem,baştan söliim! O derece iri gösterio anacım!&lt;br /&gt;Bi de resimde görülen kaftan var ki,çok afili...Gerek göbee,gerek popoyu kapatıp,havalı bi hale sokabiliyor her kilodan insanı..tavsiye ederim..Kendisini Yeşilköy Çarşamba Pazarındaki en gıcık pazarcı insanı Kezban denen bi kadından aldım,mal güzel ama bu bağyan korkunç uyuz...Kavga etmeniz garantidir!&lt;br /&gt;Ayrıca, şu an heryerde bulunabilecek,triko elbiseler de göbeğinizi çıkarıp,sizi hem hamile hem şık gösterebilir,demedi demiiin efenim...&lt;br /&gt;Sonracııma, dümdüz ayakkabılar tavsiye edilmese de hamil insanlarına, ben bu sene çok moda olan babetlerin göbekli bebekli kişileri pek sevimli yaptıını söölemek isterim...Bi daha asla bu kiloda bu göbekle,bu babetleri giymem aslında..Çünkü benim mantığıma göre,ne kadar irileşirsen o kadar uzun boylu olmalısın...Hem göbek hem de yerden bitme bi hal, pek hoş değil ki ha babet ha çıplak ayaann yane...Ama yine de hamile insan tipi başka...Babet bu dönem pek güzel oluyo..başka bi dönem de olmaz anacım zati(hele boy 1.70in altındaysa!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/Rb8i_UguXsI/AAAAAAAAAAU/P5FM8e_kg7Q/s1600-h/collage36.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_" style="CLEAR: both; FLOAT: left" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/Rb8i_UguXsI/AAAAAAAAAAU/P5FM8e_kg7Q/s320/collage36.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bööle kendime kreasyonlar yaratıp,süslenip püslenip gezerkennn,hain insan hiç mi bebeeeğini düşünmedin diyenler olabilir...Fekat, 19.haftam bitip,20ye yol alırken,bizim bebe hala pipi veyahut kukusunu göstermemekte ısrar etmektedir...Teee 9. haftada, benim canım doktorum kesin erkek bu diyip, resimlerde 2 ayak arası bir çıkıntı gösterip bizi heyecanlandırsa da, o haftadan beri bir gelişme,yeni bir bilgi vermemektedir kendisi!Hatta en son e hani erkek dediydiniz diyince,çark ederek,insandır şaşar beşer demiş, bizi soru işaretlerine sevk etmiştir!&lt;br /&gt;Dolayısıyla 7 şubatta gidiceğimiz randevuya kadar, bebeğimizin cinsi hala meçhuldur...&lt;br /&gt;Sağlığı yerinde olsun,cinsi de süpriz olsun diyerek,kendimi süslemeye devam etmem bundandır efenim...&lt;br /&gt;Şimdi cinsini bilmeden sürekli sarı,beyaz bişiler almak da içimden gelmemektedir...Bi öğrenelim sonra coşarız diyerek, sadece aldıım gayet anneci yaklaşımı olan bir t-shirt ve ulen kız olmazsa evde biblo yaparım diye bayılıp üstüne atladıım şu altın rengi ayakkabıcıklar vardır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hele bi belli etsin rengini beberuhi, zaten kıyafetti,odasıyddı,ismiydi,türlü uğraşların içinde kendimizi bulacağızdır...&lt;br /&gt;Tabii ki yaratıcı güzel blog insanları varken,isim konusundan hiç korkmuyor,herkesten fikirleri bekliyorum!&lt;br /&gt;Bi belli olsun cinsi...dedim ya...Asıl işler ondan sonra başlıyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese selam eder,öper,tüm gecikme ve tembelliğim nedeniyle af dilerim...&lt;br /&gt;bir de gerçekten hepinizi özledim!&lt;br /&gt;ek not: her gören pek yakışmış hamillik dese de, ben aynada kendimi niyeyse pek beğensem de...ulen resimlerin hepsini kaplayan bir ay suratım olması bir tezatlık yaratıyo! Hala emin olamadım hamileyim,güzelim psikolojisine nasıl kapıldım!Resimlerle barışırsam,hem göbeem,hem ay suratımı en kısa zamanda yayınliciim efenim!Çok gülücezz,çok:)&lt;div style='clear:both; text-align:LEFT'&gt;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-6581740073490477015?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/6581740073490477015/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=6581740073490477015&amp;isPopup=true' title='40 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/6581740073490477015'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/6581740073490477015'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2007/01/yaasn-koca-gbek.html' title='yaşasın koca göbek!'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_zgcmjcillcg/Rb8i_EguXrI/AAAAAAAAAAM/LuJD-sGpy1w/s72-c/collage35.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>40</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-116738551793271075</id><published>2006-12-29T11:44:00.000+02:00</published><updated>2006-12-29T11:47:06.243+02:00</updated><title type='text'>HAMİLE KART YAKİNİMDİR!</title><content type='html'>Hatta ta kendisiyimdir.Artık hem kartımdır,hem hamileyimdir!&lt;br /&gt;Ve ben olsam bu blogun sahibine çoktaaan gıcık olmuşumdur!&lt;br /&gt;Bu ne yahu,yazıcam diyor yazmıyor,bir haberim var diyor vermiyor...Gizem mi yapıyosun len bize diye sövesim bile olabilir bu Kıristil Kişisine...&lt;br /&gt;Lakin kendim bizzat direk Kıristıl kişisi olduğumdan mütevellit,gerçeği yalnızca gerçeği bildiğimden,çok da kızamıyorum kendisine...Çünkü tüm iyiniyetiyle buraya o son postu yazıp 3 güne kalmaz yenisini yazıcam diye düşünse de aksilikler peşini bırakmamış,aha da işte yine koskoca bir ayı bloglardan postlardan uzak geçirmek durumunda kalmıştır...&lt;br /&gt;Ancak artık tamamdır,yeterdir,yeni bir yıl kapıda iken,Kıristıl hanım bu ablogyal (asosyal de dense olur) hallerine son vermelidir...Çünkü artık özlem dayanılmaz olmuştuuuur!&lt;br /&gt;Yani sanmayınız ki efem, caanım blog arkadaşlarımı sallamadım,ya da gizem falan yaptım...Ahan da işte tam 2 ay önce aşaaada futuuurafı görülen aletin bizi şaşırtan sonucuyla içine girdiimiz hamillik halleri beni bambaşka birisi yaptı çıktı...Midem bulandı,fenalıklar geldi, bilgisayar başında durmak ızdırap oldu, bi anda herşey ama herşey yalan oldu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/x/blogger/7243/2077/640/457352/serhatekinankara%20003.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/x/blogger/7243/2077/320/721808/serhatekinankara%20003.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;Olaylar tam Amerika macerası dönüşünde Ramazan bayramı arifesinde vuku buldu.Bu sebeple doğacak olan bebenin adının Remezaaaannn veyahut Arife olması gibi espiriler de yapılmadı değil...&lt;br /&gt;İşte böyle süpriz bir biçime hayatımızı allak bullak eden hamillik durumu,benim gerek blog dünyasından gerek gerçek dünyadan geçen haftaya kadar uzak kalmama neden oldu.&lt;br /&gt;Bambaşka bir insan olup çıktım anacım.Biri bana hamilliğin hele ki ilk aylarının insanı bu kadar yamultan bişi olduunu söölemeliydi ama,tek başıma tecrübe ettim, her gün şaşırdım!&lt;br /&gt;Önceden uyarayım,bu yazı asla öyle duygusal bi yazı olamayacak.Hani hamilim, canım bebeğim modunda..Mesela geçen bir siteye bakıyordum,hamile ve bebeklerle ilgili..Bir köşe var, hamilenin günlüğü...Heh dedim,bakiim, kadın ne sıkıntılar çekiyor,başına ne geliyo...Aaa bi girdim, hamile bağyan, daha  4 haftalık canlıya ne mektuplar yazmaya başlamış...15 haftalık olduunda, 'dinleme cihazı olsa da senin neler dediini duysam canım benim 'falan diye bayaa konuşmaya başlamış yeni kendine gelen fetus kişisiyle....&lt;br /&gt;Yani diiceem şu ki, ben buralardan ayrı kaldıım 3 ay hiç de bööle canım bebeem, bitanem falan modunda olamadım...Hala da diilim ve acaba annelik hissiyatı benden çook uzakta bişi mi diye merak da etmekteyim ama du bakalım!Hayır çok da duygusal bi insandım aslında ben , annamadım noluyo!&lt;br /&gt;Ama şunu söliyebilirim ki hamillik hala benim için alışması acayip bi durum!&lt;br /&gt;Hala bir kaç hafta sonra karnımda hareketler hissettiğimde korkudan ölcem gibi bi hissiyatım var, hayırlısı..Gerçekten yaa, sanki insan yutmuşun da içinden çıkmak istiyomuş gibi hareket edicek gibi geliyoo..korkuyorum!&lt;br /&gt;Bööle işte, hasta ruhlu bişi oldum...Hem karnım şişiyo, hem duruma alışmaya çalışıyorum..Bi yandan mide bulantılarına göğüs germeye çalıştım o geçen 2,5 ay...&lt;br /&gt;Sonra daha fenası karakter değişikliğime alışmak...&lt;br /&gt;En gıcık olduğum hamile tipi oldum..Herşey kokuyo,herşey!Sigarayı bıraktım sırf kötü  kokuyo ve midem bulanıyo diye! Ben, o kadar tiryaki insan...O kadar severdim sigara içmeyi,vallahi de midem bulandı kokusundan..yoksa bırakamazdım hamil de olsam..en azından 1-2 içmeye çabalardım..Ama şimdi evde sigara içilmesi bile yasak hale geldi!Koca eve geldiğinde o kadar alışmış ki sigara içmeye, içemeyince yemek sonrası saat 8de uyumaya başlamıştı ilk haftalaR! &lt;br /&gt;Sonra en sevdiğim yemekler en sevmediklerim olmaya başladı...Bir hafta bayıldıım bişi ertesi hafta adını bile duyamayacağım bişi oldu...&lt;br /&gt;Mesela ilk başlarda sadece limonata içebilirken ve bir sabah uyandıımda buzdolabındaki limonatamın dibine koca tarafından darı ekildiiini farkettiimde boşanma sebebi olacak kadar sinir sahibi olabilmştim ben...&lt;br /&gt;Yani verdiim tepkiler de manyaklaşma sınırlarını aşmaya başlamıştı! He, sor şimdi limonata ile aran nasıl? diye...Koca isterse banyo yapsın limonatalarla umrum diil, sevmiyorum artık kendisini...(Limonatayı caaanım!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geceleri ter basıp uyku tutmadı bi ara, sonra bir ara sürekli uyukladım evde misafir varmış takmamacasına...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kocanın nefes alması bile sinirimi bozdu bi kaç hafta...Düşman oldum kendisine...Sonra ona sinir olmam geçti, bir hafta annemle babama taktım kafayı..Beni sevmiior musunuz, beni beenmiyormusunuz modunda onlara küstüm o hafta!&lt;br /&gt;Sonraki hafta Müjdikcanla Begocan'a gıcık oldum..Bizim evde toplandıımız bi akşam, kocalar gayet  mutlu mesut bir odada play station oynarken, ben salonda önce Müjdikcanın saçlarına ellerimi  az kalsın geçiriyordum,sonra Begocan'a tee çook eski yılların bir olayından bozuk atıp kızdım!Neyseki can arkadaşlarım da o manyaan aslında ben olmadıımı bildiler de hala görüşüyoruz kendüleriylen:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;He bu arada ben hamillik hallerine alışmaya çalışırken,önce Esruşum sonra da daha da süpriz biçimde Müjdikcanın hamillik hali devreye girdi..Şimdi iki yakın arkadaşımın da göbekleri şiştikçe çok eğlenceli  günlere gireceğiz eminim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bööle psikolojik ve fizyolojik değişimlere ayak uydurmaya çalışıp, bi de kocayı bu duruma alıştırmaya uğraşırken,pek açamadım bu bilgisayarı ben...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son postu yazdığımda tam kendime gelmeye başlamıştım ki..bi de gıda zehirlenmesi geçirdim! 1 hafta kalkamadım yerimden! Ama o kadar inanmıştım ki 3 ay dolduğunda mide bulantılarımın geçeceğine, gıda zehirlenmesi haftasında dolan 3 ayımla mide bulantılarını rafa kaldırdım gerçekten....İnsan inanınca oluyor demek ki!düşünce gücü!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ise Maşallahım var, hormonlar yavaş yavaş sakinliyor sanırsam...Benim sinir hallerim azalıyor...Artık sakin,ve 'canım bebeğim' diye postlar yazabileceğim bir hamilelik dönemine girerim umarım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14 Hafta 3 günlük bir hamilin yakınmalarını dinlediniz,geçmiş olsun!&lt;br /&gt;15.haftada buluşmak üzere derken, hepinizin bayramı kutlu olsun mutlu olsun...Yeni yıl ise hepimize tüm istediklerimizi getirsin...Paraysa para, şansa şans, aşksa aşk, sağlıksa sağlık,bebekse bebek...ne varsa tüm dileklerimiz gerçek olsun!&lt;br /&gt;Allah hepimizin iyiliğini versin emi!&lt;br /&gt;Derrr öper, giderim...&lt;br /&gt;kalın sağlıcaklaa derim!&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ek not&lt;/strong&gt;: geçtiğimiz zaman zarfında maillerine cevap veremediğim,postta yorumlara cevap yazamadığım,telefonlaşamadığım herkeslerden özür diler, bundan sonra İnşallah en enerjik halimle herkese yetişeceğimi bildirir,açılın Deli Hamil Kıristıl geliyor diye de eklerim!!&amp;nbsp;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-116738551793271075?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/116738551793271075/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=116738551793271075&amp;isPopup=true' title='58 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/116738551793271075'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/116738551793271075'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/12/hamile-kart-yakinimdir.html' title='HAMİLE KART YAKİNİMDİR!'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>58</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-116498665420072265</id><published>2006-12-01T17:18:00.000+02:00</published><updated>2006-12-01T17:24:14.670+02:00</updated><title type='text'>önce özetler!</title><content type='html'>Ekim başı yok olup aralık başı ortaya çıkan bir kişiliğin anlatacak çok şeyi olması gerekir değil mi!Evet var anacım, anlatacak çok şey var...Vakit bulsam ve bilgisayar başına daha önce geçebilsem daha önce anlatacaktım ama olmadı işte!&lt;br /&gt;Haberler ve özetlere geçmeden evvel, son iki postuma; evet evet, ekim başı ve kasım başı yazdığım bana hiç yakışmayan havadissiz kısa postlara yorum yazan tüm en bi güzel arkadaşlarımdan o postlarda cevap veremediğim için özür diliyorum.Sebebini sona sakladığım durumum nedeniyle mazur göreceğinize inanıyorum.Sakın sondan başlamayın ama okumaya,bak boşuna mı uzun uzun yazıyorum!tamam işte anlatmaya başlıyorum! &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Önce Özetler!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;*KırisTıl Hanım Amerika'yı yeniden keşfederken dünya tatlısı bir arkadaşa daha kavuştu,pek güzeldi,pek hoştu!&lt;br /&gt;*Kıristıl Hanım Amerika dönüşü koşa koşa Ankara'ya gitti, ama bu sefer bu gidişi blog arkadaşlarına haber veremedi..Sebebi azzz sonra!&lt;br /&gt;*Kıristıl Hanım hayatının şoku ve acayip günlerini son bir aydır inişli çıkışlı olarak yaşıyor...Neden miii? devam edin efenim!&lt;br /&gt;(hay kıristıl hanıma diyenler olabilir,haklıdırlar aslında tam da müsait olmuş o deyişe yani!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/x/blogger/7243/2077/640/581259/collage32.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/x/blogger/7243/2077/320/962386/collage32.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;Ekim ayının gayet güneşli güzel ilk günlerinden birinde,kalbim hop hop ederek gittiğim havaalanında müthiş seyahat ekibimizle buluştuk ve pek leziz yolculuğumuz da başlamış oldu.Ben demiştim ama &lt;a href="http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/02/zor-imi-yaamak.html"&gt;taaa ne zaman!&lt;/a&gt; Ender iyi olacak ve yeni maceralara koşacağız demiştim,hakikaten koştuk da!&lt;br /&gt;Uçak yolculuğu uzun sürse de, ben hiç uyumasam da korktuğum kadar sallantılı geçmedi ve güzel güneşli bir New York öğleden sonrasına dalıverdik,indiğimiz gibi o ilk gün...Böylelikle kilometrelerce yol katedeceğimiz seyyah halimiz başlamış oldu.Kiraladığımız araba ve daha önemlisi yolda yardımcımız, yol bulma sistemi pek başarılıydı.Biz ismini Mike koymuştuk bu sistemin,sağa dön düz git şeklinde,neredeyse hiç kaybolmadan ilk gün ilk durağımız Boston'a varıverdik.Saatler süren uçak yolculuğu ve sonrasında yine uzun saatler kullandığımız araba yolculuğu neticesinde epey yorgun düşen grubumuzun tüm üyeleri kalacağımız otele geldiğimizde ve odalara çıktığımızda sevinç çığlıkları atıverdi!Deliksiz bir uyku ve akabinde Boston'un soğuk ama güneşli sabahına uyanış...Akşamüstü yetişeceğimiz bir uçak olduğundan, panik halde hızlı bir Boston gezisi yapmaya çalıştık...Sabah pek müstesna,pek değerli,çok ünlü Harrr vıırd üniversitesi ve civarını geziverdik..Kahvaltıyı pek şirin bir kafede Amerikalı stili bagellar ve kahvelerle ediverdik..Sonrasında ise koştura koştura Boston'un ünlü ve gezilecek yerlerini gezmeye çalışıverdik.Ama ne akla hizmetse o gezinin tam ortasında eczane ve market karışımı benim en sevdiğim tükkanlardan olan WallGreens'e giriverince ilk resmi Amerika günümüzde, Boston'u gezmeyi unutuverdik!Manasızca, rujlar,ojeler ve dahi kremlere takılıp fiyat incelerken, saatin nasıl geçtiğini anlayamadık...ve karınlar da acıkınca pek heyecanla,Cheesecake Factory'de kendimizi buluverdik!İki ruj alıp bir çizkek yiyerek Boston'daki günümüzü bitirince üzüldük ama bir daha geliriz diye kendimizi avutuverdik...Ay aldık verdik,biz sizi yendik..bu nasıl bir anlatım yahu!Kurtuluyorum hemen bu veriverdik halinden!&lt;br /&gt;Neyse efenim..Boston'dan uçarak Charlotte isimli sakin Amerikan şehrine vardık...Amerika'ya bu tarihlerde gitmemize sebep çok kıymetli arkadaşımız Adanalı Sarper'in düğünü olacaktı ve yaşadığı şehir burasıydı...Pek eğlenceli,değişik bir düğün törenine katıldık, az biraz alışveriş ve outlet turlarına başladık...Veee, araba kiralarken biraz vukuat da yarattık..tık derken, tım diyim bari tam olsun...Yarattım efendim...Ayrıntıları &lt;a href="http://www.tercuman.com.tr/v1/yazaryazi.asp?id=106&amp;yazitar=21.10.2006&amp;yaziid=21765"&gt;burada&lt;/a&gt; bulabilirsiniz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Charlotte'ta kaldığımız iki gün sonrası, yolumuza devam ederek, uzun ve trafiksiz yollardan geçerek,Richmond'da mola verdik.Gece benim,kocanın,ve grubumuzdaki üyelerden Ender ve Sedef'in de çook eski arkadaşı olan Vala'nın evinde kalacaktık.Sağolsun Vala kardeşimiz,kendisi evde olmasa da anahtarını bize vererek Türk misafirperverliğini orada da yaşattı,buradan kendülerine teşkürü borç bilirim:)&lt;br /&gt;İşte efenim,biz bööle Richmond'da bir gece geçirirken,yine bir alışveriş merkezi bularak gecenin bir kısmını oraya ayırmışken...Çok tatlı bir arkadaşım oluverdi o Richmond akşamında..Onu diyecektim Ben...Bir de mahçup etti beni,nasıl teşekkür edeceğim, ne yapacağım o güzel hediyeleri karşısında hala bilemem! &lt;br /&gt;&lt;a href="http://salincaktaikikisi.blogspot.com"&gt;Salıncaktaki iki kişiyi &lt;/a&gt;de tanıdık efenim biz o soğuk Richmond gecesi..Banucuk resimlerinden görüldüğünden daha sıcak, daha tatlı daha da güzeldi...Kısa da olsa, bir kahve ve üzeri kısa süren bir akşam yemeği ile onu görmüş olmamın keyfi mutluluğu anlatılamayacak kadar çok güzeldi! Elimi kolumu sallaya sallaya gittiğim buluşmadan,nasıl güzel bir hediye paketi içinde bir sürü hediye sahibi olarak ama bir o kadar mahçup döndüm,anlatamam...Türkiye'den sadece koca kendimi götürerek bir incelik dışı hareket sergilesem de, bir gün ben de Banucuğuma kocaman bir teşekkürü daha güzel etmeyi becereceğim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/x/blogger/7243/2077/640/564103/collage28.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/x/blogger/7243/2077/320/958349/collage28.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle mahçup,sıcak,samimi ve güzel duygularla Banulardan ayrılıp,Vala'nın evine doğru yolaladık...Ve soğuk bir pazar sabahına uyanarak, yine bir başka &lt;a href="http://www.tercuman.com.tr/v1/yazaryazi.asp?id=106&amp;yazitar=22.10.2006&amp;yaziid=21778"&gt;macera atlatarak&lt;/a&gt;, yola çıkmayı başardık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/x/blogger/7243/2077/640/467319/collage34.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/x/blogger/7243/2077/320/875695/collage34.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;Washington'du yeni durağımız..Ve ben Washington'a bayıldım.Havanın da güneşli ve sıcak olmasının etkisiyle iki gün kaldığımız bu şehirde pek mutlu gezdim.Hayvanat bahçesine gitmemizin ve maymunlarla bir saat geçirmemizin,mutluluğumda payı büyük.Bize bu kadar mı benzer bu hayvanlar ya!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonrasında ise son durak New York-New Jersey idi...2 gün Ender,Gülay ve Sedefle gezdiğimiz New York'u daha sonra o üçlüyü uğurlayarak Serhat,Ekin ve Selen üçlüsüyle gezmeye devam ettik..Daha doğrusu Serhat ve Ekin çalışırken biz Selen'i de alıp kalan bir haftamızın tadını çıkardık...O kadar çok memnun oldu ki New Jersey liler orada daha uzun kalmama...Bir sokağa ismimi bile verdiler:)...İnanmayan kolaj resimlere iyi baksın! Ben onu daha sonra layık olduğu şekilde reklam yapıcam ama zaten!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzuun,güzeell,musmutlu bir tatilden sonra, dönüş zor da olsa mecburdu!Zira döner dönmez, üç gün geçmeden Amerika'da bize evlerini açan caaaanım Serhatımıza Ekin'i isteme töreni vardı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/x/blogger/7243/2077/640/972437/serhatekinankara%20011.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/x/blogger/7243/2077/320/688731/serhatekinankara%20011.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;Resimde iri çıkmış olmasına rağmen gerçek hayatta pek diri insan Serhatcığımız ve güzel gözlü güzel yüzlü pek sevgili caanım Ekin'ciğimiz Amerika'dan dönüşün hemen akabinde Ankara'da sözlendiler ve hatta bence nişanlandılar...Biz de kamber olarak bu törende bulunduk, hatta 2 koca günü de Ankara'da, Anıtkabir'de ve bir takım eğlence yerlerinde geçirdik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra İstanbul'a döndüğümüzde Ekim ayı bitmişti efenim..zira bizim işler bitmemişti &lt;br /&gt;...Bu sefer de biz 2 gün ev sahibi olduk Serhat ile Ekin'e..evcilik oyunu tadında:) Bir dahaki gelişlerinde düğünleri olacağından,bizde kaldıkları iki gün boyunca çiçeği burnunda nişanlı(bu tamlamayı da kullandım ya oley yani!) çiftimize düğün yeri baktık İstanbul'da...Ve pek de güzel olan çok da güzel olan düğün mekanını bulduk da!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra ne oldu diyeceksiniz...E Kasım'ın başında döndüler bu çift geriye Amerika'ya...&lt;br /&gt;Ben ne demeye kalakaldım o günden beri de, yazamadım peki ya!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resim koyup öyle yazacaktım ama bu son resmi almadığı için blogger, tüm mazeretim...sebebim..bir sonraki postta !resmin anlam ve önemi var efenim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eee postun başına bakıp sonunu okumaya kalkanlara da iyi oldu Valla!:)&lt;br /&gt;söz bir sonraki post çok yakında!&amp;nbsp;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-116498665420072265?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/116498665420072265/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=116498665420072265&amp;isPopup=true' title='42 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/116498665420072265'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/116498665420072265'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/12/nce-zetler.html' title='önce özetler!'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>42</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-116280653186810193</id><published>2006-11-06T11:40:00.000+02:00</published><updated>2006-11-06T11:48:52.273+02:00</updated><title type='text'>kıristıl'dan dünyaya...dünyadan kıristıl'a !</title><content type='html'>Çok özledim blogumu, çok özledim blogumun bana kazandırdığı tüm dostları...&lt;br /&gt;Aslında evimi de özledim çünkü uzak diyarlardan dönmüş olmama rağmen bir türlü evde oturma fırsatım olmadı...&lt;br /&gt;Ne bilgisayara çok fazla girebiliyorum bu aralar, ne de evde oturabiliyorum...&lt;br /&gt;Ne maillere cevap yazabiliyorum,ne kimselere telefon açabiliyorum...&lt;br /&gt;İletişimsizliğim had safhada...&lt;br /&gt;acilen bu durumdan çıkmayı bekliyorum...&lt;br /&gt;Geliyorum İnşallah,sanırsam pek güzel haberlerle...&lt;br /&gt;önce Amerika maceralarını fırsat bulup anlatacağım...sonra hayatımın blogumla beraber değişmeye başlayan kısmının en değişken halini bildireceğim...&lt;br /&gt;hayat süprizlerle dolu...hep güzel süprizler yaşayalım e mi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;daha fazla geç kalmadan,hem sizlerin hikayelerinde kaldığım yerleri takip etmeye başlıyorum,hem de kendi hikayeme devam ediyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir kaç güne kalmaz burdayım efenim...beklerim:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-116280653186810193?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/116280653186810193/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=116280653186810193&amp;isPopup=true' title='39 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/116280653186810193'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/116280653186810193'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/11/kristldan-dnyayadnyadan-kristla.html' title='kıristıl&apos;dan dünyaya...dünyadan kıristıl&apos;a !'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>39</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-115986145174770879</id><published>2006-10-03T10:35:00.000+03:00</published><updated>2006-10-03T10:44:12.136+03:00</updated><title type='text'>gez göz kirıstılcık...:)</title><content type='html'>&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/USA2005%20012.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/USA2005%20012.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine aynı dörtlü, ve bir de bonus olarak ekibe yeni katılan Sedefçik, hedefimiz de gez göz arpacık:)&lt;br /&gt;&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/Chicago%20084.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/Chicago%20084.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;20 Ekim'e kadar tükkan mecburen kapalı arkıdeşlerim...Kıristıl kişisi Amerika'yı yeniden keşfe gitmekte...O koca ülkede,oradan oraya koştururken bi fırsat bulursam yazarım tabii de bu gezenti ruhumuzla zor gözüküyor...&lt;br /&gt;&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/Chicago%20071.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/Chicago%20071.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;Dönüşte bol bol malzeme birikecek nasıl olsa, hepsini sırayla anlatmak için sabırsızlanıyo olacağım...&lt;br /&gt;Bir sonraki posta kadar ben sizi çok özliiciim, siz de beni özliin anacııım:)&amp;nbsp;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-115986145174770879?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/115986145174770879/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=115986145174770879&amp;isPopup=true' title='42 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115986145174770879'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115986145174770879'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/10/gez-gz-kirstlck.html' title='gez göz kirıstılcık...:)'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>42</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-115913116650563875</id><published>2006-09-24T23:48:00.000+03:00</published><updated>2006-09-24T23:55:28.050+03:00</updated><title type='text'>Zeytin Dalı</title><content type='html'>&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/annetatil%20016.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/annetatil%20016.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;Kavala mı güzel,Selanik mi sorusunun cevabını,Yunanistan turundan dönmüş babamla annem en ince detaylarına kadar anlattılar dün gece...&lt;br /&gt;Atina'yı ve bilimum adaları daha önce gezip görmüş anne ve baba ikilisi,uzun yıllar sonra ilk defa Evliya Çelebi tadında araba ile yaptıkları kısa Yunanistan gezisi sonrası Selanik'i pek beğenmişler,Kavala'nın da temiz ve düzenli haline bayılmışlardı.&lt;br /&gt;E,malum dedemin doğduğu topraklardı,kan da çekiyordu,seviyordu insan ister istemez...&lt;br /&gt;Yunanistan sonrası Çanakkale,oradan da Ayvalık'a uzanmış,Ege'nin iki yakasının da güzelliklerine doymuş olarak dönmüşlerdi...&lt;br /&gt;Ne kadar benzer iki milletti...He, üzülecek tek detay, Yunanistan annemin gözlemine bakacak olursak Türkiye'ye göre daha temiz bir memleketti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/annetatil%20006.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/annetatil%20006.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim de yurt dışı ile çalışırken en sevdiğim,en anlaştığım bayim Yunan bayiimdi..&lt;br /&gt;Michalis vardı ürün sorumlum,sabahları neşe ile arardık birbirimizi...Evlendiğimde de en özel düğün hediyem Yunan bayiimden gelmişti...Bronz,altın karışımı el yapımı bir zeytin dalı heykeli...Evim barış ve bereketle dolsun diye seçmişlerdi...Gözlerim dolmuştu paketi ofiste açtığımda...&lt;br /&gt;Bir kaç sene önce,annemler gemi ile sadece bir kaç saatliğine Pire limanına uğradıklarında,bir pazar günü...Hiç tanımasa da annemi,babamı,tatil günü olmasına rağmen,üşenmemiş Atina'yı arabasıyla gezdirmişti bu Michalis bizimkileri...Yarı İngilizce,çeyrek Türkçe ,çeyrek Yunanca çok iyi anlaşmışlardı babam ve Michalis!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/annetatil%20007.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/annetatil%20007.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hala telefonlaşır,mailleşirim tüm bayilerimle...Ama Yunanlı dostlarım en özeldir kalbimde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elbette aşırı milliyetçi,ırkçı,faşist Yunanlılar var Ege'nin karşı kıyılarında...Aynen bizim ülkemizde olduğu gibi...Geçmişi unutmamak lazım,o ayrı...Ama sadece geçmişte kalarak yaşamak da anlamsız...&lt;br /&gt;En azından, tam sular yavaş yavaş durulurken,medenice aynı denizi  barış içinde seyredebilirken iki yakadan, düşmanlık tohumlarını tekrar atmaya çalışmak mantık dışı bence..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/UST.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/UST.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;Dün akşam , annemin Kavala'dan getirdiği, bizim un kurabiyesinin biraz daha farklı bir versiyonunu denerken evde çay eşliğinde, Survivor başladı tv'de...Yunan kurabiyelerini lüpleten bizim halimize gayet ironik bir şekilde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yunan ekibinin konuşmalarını duydukça hayretlere düştüm ben dün gece.Dünden beri 2 kere daha tekrarı verildi yarışmanın...Bizim ekibin, Yunanlı kızı ezme planlarını duydum bir de...'Ölse bu Yunanlılar umrum olmaz' dedi bir tane bizim yarışmacı...&lt;br /&gt;Zaten kelaynağın boynunu kırıp,hayvan ölmemiş,can çekişirken boğazını kesen de bizim yarışmacılardı...&lt;br /&gt;Çok acayip şeyler olacak sanırım bu yarışmada...İki hafta sonra,iki Yunanlıyı telef etse bizimkiler,ulusal kahraman sayılacak belki de...Çünkü öyle bir kurgu ile gösteriyorlar ki yarışmayı, en Yunan dostu Türk insanının bile ister istemez 'Heeeyt savulun bre kafirler,Türkler geliyor ' diye bağırası geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam karşılıklı dostluk temalı diziler falan çıkmışken piyasaya,ırkçılığı arkasına alarak reyting rekoru kıracak bir yarışma karşımızda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Michalis'i arayıp,'nasıl koyduk Hellas'aaa Hellas'aaa Hellas'aa' diye bağırasım var!&lt;br /&gt;Zeytin dalı bizim neyimize!&amp;nbsp;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-115913116650563875?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/115913116650563875/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=115913116650563875&amp;isPopup=true' title='33 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115913116650563875'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115913116650563875'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/09/zeytin-dal.html' title='Zeytin Dalı'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>33</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-115891908761776738</id><published>2006-09-22T12:52:00.000+03:00</published><updated>2006-09-22T12:58:08.126+03:00</updated><title type='text'>BİLGİ İŞLEM</title><content type='html'>ayvalı kapuska yaptım dün...pek güzel oldu.&lt;br /&gt;Koca 'madem bu kadar güzel yemek yapabiliyodun biz niye bilmiyorduk bunca zaman' dedi...&lt;br /&gt;Güldüm,'isteyince herbişiyi yapabiliyorsun demek' diye düşündüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki ben ne istiyorum?Bilsem,en mükemmelini başarmak için uğraşacağım...&lt;br /&gt;Ama bir bilsem...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-115891908761776738?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/115891908761776738/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=115891908761776738&amp;isPopup=true' title='19 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115891908761776738'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115891908761776738'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/09/bilgi-ilem.html' title='BİLGİ İŞLEM'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>19</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-115822235430750737</id><published>2006-09-14T10:42:00.000+03:00</published><updated>2006-09-14T11:25:55.033+03:00</updated><title type='text'>Sıkıntı ve soğan kabuğu...</title><content type='html'>''Etrafa verdiğin pozitif enerji, sana etrafından topladığın negatif enerji olarak geri dönüyor'' dedi ,içim korkunç sıkılırken son çare olarak gittiğim kurşuncu Bengü Hanım.&lt;br /&gt;Kurşun döken biri için fazla modern geldi bana ismi, ama zaten kendi de kurşun dökmediği anlar dışında gayet bizdendi.Çiçekli şık bir elbise,kot ceket,sarı röfleli saçlarında bandajıyla kafamdaki kurşun döken teyze görüntüsüne tamamen tersti!Sonradan öğrendik ki, kurşun dökme işi sadece haftasonları yaptığı bir şeydi,hafta içi ise turizmciydi!&lt;br /&gt;Kendisine el veren teyze muhtemelen benim o hayalimdeki teyzeler gibiydi.El vermeden bu iş yapılmaz, önemli bir bilgi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen koca bir haftada, bir gece gördüğüm Gülse Birsel'li rüyanın akabinde başka bir gece Ayşe Arman lı rüya takip edince,ve bu rüyaların aslında kabus şekliyle bitmesiyle hafif hafif sıyırmaya başladığımı anlamıştım zaten.&lt;br /&gt;İlk gördüğüm gayet dramatik rüyada, sanki her akşam katıldığım o tarz partiler varmış gibi, kendimi Nişantaşında eski bir binanın girişi gibi bi yerde,bi partide gördüm.Yanımda bir kaç arkadaşım, o sırada Gülse Birsel geliyor yanımıza..Ve ben,pek samimi olarak diyorum ki'Aaa selam Gülse'...Yüzümde bir gülümseme..Fakat Gülse pek öyle gülmüyor,hatta hiç gülmüyor ve gayet sert, 'hmm,demek Gülse,hanım falan denmiyor artık ' diye buz gibi bir ses ile yüzümdeki gülümsemeyi donduruyor.Ben gayet ezik uyanıyorum bu rüyadan.Ve ardından gelen günlerde gazete,ya da Tv'de bu pek sevdiğim isimi gördüğümde irkiliyorum,sevememeye başlıyorum hiç haberi yokken kadının bu rüyadan!&lt;br /&gt;Aradan bir kaç gün geçiyor, bu sefer pek hareketli rüyamın baş konuğu Ayşaanım! Ama saçları acaip bir kahverengi olmuş ,yüzü çökmüş, o gazetedeki güzel resimlerinden eser yok halinde...Aaa, Ayşe Hanım diyorum,(Hanım diyorum,bir önceki rüyadan akıllanmışım!:)) 'saçınızı mı değiştirdiniz?'..Ama üzülüyorum,ne olmuş bu kadına böyle diye..O da hortlak görmüş bir ifadeyle bana bakarak 'evet,boyattım' diyor..Ama benden kaçmaya çalışıyor..Yanında da bir kaç gazeteci arkadaşı,kaçırmaya çalışıyorlar Ayşe Hanımı benden...Ben,'durum gitmeyin, ben çok seviyorum sizi, hık mık 'gibi yine ezik bir karaktere bürünüyorum...Mutsuzz,kendime sinir olmuş bir şekilde uyanıyorum o kabustan da!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle abudik rüyalardan sonra,bir de asabi tepkiler vermeye başlayınca etrafıma...Dedim ki bana bi haller oldu...Tamam,heyecanlanabilirsin,gerilebilirsin hayatında hayal gibi gelen bir şeyi gerçekleştirmeye çalışırken...Ama,dur yaa..bu daha sadece bir başlangıç...Hayatının odak noktası bu olmamalı..Rüyalarımı kabusa çevirmemeli bu durum..Ki ben, her birşeye kolay adapte olan bir insan olduğumu sanırdım...Bu yepyeni dünyaya mı adapte olamayacaktım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bir endişe,bir korku hali..Dedim,panik atak falan oldum galiba!Nefes almak bile zor geliyosa...Kurşun döktürsem rahatlar mıyım acaba? ..diye düşünerek,pazar günü bir umut bekledik işte bu kurşuncu Bengü Hanımı...&lt;br /&gt;Kurşun döktürmeye başlamadan,çok alakasız bir şey yüzünden kocaya bir paket sigarayı delirmiş gibi fırlatınca...Tamam dedim,bitti,kurşun bile çare olamayacak bu asabi manyaklığıma!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayin gibi başlayan kurşun dökme faslının daha en başında bende bir rahatlama...Üzerimden çıktı gitti sanki tonlarca ağırlık...Hele,olay tam olarak sona erdiğinde, tekrar oluverdim bir pamuk!Yüzüm yine gülmeye başladı,herşey yine güzel gözükmeye başladı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Herkesi kendin gibi sanıyorsun' dedi kurşuncu abla...Yüreğin çok temiz ama bu kadar açma kendini insanlara....&lt;br /&gt;Dediklerini uygulamam belki zor ama en azından içim sıkıştı mı verdiği bir tüyo var,onu yapacağım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün de, kurşun kesmemiş olacak ki,fala inanma falsız da kalma diyerek,bir kafede dizi dizi insanlara sırayla geçmiş ve gelecekten haberler veren bir arkadaştan yorumlar dinledim...&lt;br /&gt;Şu an yapmaya çalıştığım işin aslında benim işim olmadığını,Ekim ayında farklı bir işe dalacağımı söyledi bu abi...Olur dedim,konu bensem,maymun iştahlı bir yay burcu..Mutlaka olabilir,bir dahaki aya başlamak için yeni bir heyecan illa ki çıkar,çıkmasa da ben çıkartırım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle kurşunlu,fallı,hafif uçuk günler geçiriyorum...Denize soğan attım,(berekettir,bereket!) kimse görmedi İnşallah diye içimden diliyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-115822235430750737?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/115822235430750737/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=115822235430750737&amp;isPopup=true' title='27 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115822235430750737'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115822235430750737'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/09/sknt-ve-soan-kabuu.html' title='Sıkıntı ve soğan kabuğu...'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>27</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-115791273542627856</id><published>2006-09-10T21:25:00.000+03:00</published><updated>2006-09-10T21:36:58.013+03:00</updated><title type='text'>arkadaş</title><content type='html'>&lt;div style="margin-bottom:25px;margin-top:25px;"&gt;&lt;div style="width:320px;text-align:left;"&gt;&lt;style type="text/css"&gt;&lt;!-- #ideefd6rj26wec67i3526lgwrbqwww7pe2lk1abcn{width:320px;height:256px;border:none;margin:0px;} --&gt;&lt;/style&gt;&lt;iframe src="http://www.dailymotion.com/blog/video/641913?key=deefd6rj26wec67i3526lgwrbqwww7pe2lk1abcn" style="width:320px;height:256px;border:none;margin:0px;" width="320" height="256" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" id="ideefd6rj26wec67i3526lgwrbqwww7pe2lk1abcn"&gt;Dailymotion blogged video&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="margin-top:0px;"&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xdrax_arkada"&gt;arkadaş&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Video sent by &lt;a href="http://www.dailymotion.com/Crystalsdream"&gt;Crystalsdream&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;''ortak olmak her sevince her derde kedere&lt;br /&gt;ve yürümek bir ömür boyu beraberce elele&lt;br /&gt;olmasın hiç o ta içten gülen gözlerde yaş&lt;br /&gt;bir gün gelip ayrılsak bile seninle arkadaş...''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mekan:marianın bahçesi&lt;br /&gt;sebep:sucuun kutlu doğum partisi&lt;br /&gt;vokalde:&lt;a href="http://sugibi.blogspot.com"&gt;sucuk&lt;/a&gt;,&lt;a href="http://ibeking.blogspot.com"&gt;ibo&lt;/a&gt;,&lt;a href="http://neredenbaslasam.blogspot.com"&gt;namaste&lt;/a&gt;,&lt;a href="http://poncik.blogspot.com"&gt;poncik&lt;/a&gt;,&lt;a href="http://gelincikler.blogspot.com"&gt;gelincik&lt;/a&gt;,&lt;a href="http://tunadalgalari.blogspot.com"&gt;tunika&lt;/a&gt;,&lt;a href="http://ezeros.blogspot.com"&gt;ezero&lt;/a&gt;,&lt;a href="http://koyubeyaz.blogspot.com"&gt;koyubeyaz&lt;/a&gt; ve kıristıl hanımlarrr&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne şahane bişi bu arkadaşlar:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ek not: aralarda şarkıyı şaşıran hafif kart tonlu hatun sesini hafif alkole bağlıyoruz..bağlıyoruz di mi?:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-115791273542627856?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/115791273542627856/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=115791273542627856&amp;isPopup=true' title='17 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115791273542627856'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115791273542627856'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/09/arkada.html' title='arkadaş'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>17</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-115771661393454561</id><published>2006-09-08T14:56:00.000+03:00</published><updated>2006-09-09T04:25:56.763+03:00</updated><title type='text'>ilk yazı...çok değerlidir hatırası...:)</title><content type='html'>Geçen cumartesi çıkan ilk yazım ve gerisinde anlattığım ilk hikayemi gazeteyi o gün alamayan,bulamayan ya da yurtdışından gazeteye ulaşma durumu olmayan canım arkadaşlarım için buraya ekliyorum.Bir de,olur da kısa sürerse bu yazarlık maceram:),hatıra olarak kalsın ilk yazım burada diye düşünüyorum:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazıya geçmeden önce şunu da bildirmek istiyorum ki,(konuyla ilgili gelen bir çok soru olması nedeniyle)şu anda piyasada sadece tek Tercüman vardır...Yani,o eskiden Ilıcaklar'ın kontrolünde olan Tercüman, piyasadan kalkmıştır.Maalesef ki,çok hatta neredeyse hiç reklam yapmayan bir gazete olduğundan bu Ilıcakların eli değmemiş Tercüman gazetesi, alakası olmamasına rağmen o hiç haz etmediğim ailenin ismiyle anılmaktadır.Ama yoktur öyle bir şey,şu an piyasadaki tek Tercüman, Çukurova Grubu bünyesinde bulunan bir gazetedir tıpkı Akşam ve Güneş gazeteleri gibi...Ve yeni yayın yönetmeni ile birlikte,eskisinden çok daha farklı ve geniş bir kitleyi hedef almış olarak, tam yol ileri devam etmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bilgiyi de verdikten sonra,artık açıklayacak bişi kalmadığından,blog for ever,nüvspeypır when ever diyerek, sizlere sevgilerimi yolluyor,Haftasonları gazetede yine yeni hikayelerle bulunacağımı bildirip,Tercüman edinirseniz belki havam olur gastede diye ekliyorr,almassanız da canınız sağolsun efenim diyor ama içimden çemkiriyor:), sizi öpüyor,bu kadar uzun cümleyi toparlayamayacağımı anlayıp gidiyorum efem:)mutlu ,musmutlu haftasonları olsun e mi:)(heh tam buraya kuzucuklarım da yazsam tam adile teyze olucam yane!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cismimden sonra ismimle de ayan beyan ortaya çıktığııım,gazetedeki ilk yazımı takdimimdir):(hadi hayırlar olsuuun:)) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hoşgelecek miyim? Umarım!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seneler önce,hem de epey sene (tamam yaşın çıkmayacak babacığım!)…Son Havadis Gazetesi’nde genç bir polis muhabiri…&lt;br /&gt;Sonraki senelerde ise ergenlik ve genç kızlık döneminde bu eski polis muhabirinin babası olmasından ötürü, babanın o eski günlerden kalan ajanvari hallerinden okul bile kıramayan bir kız…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seneler önce, hem de epey sene (uff, şimdi asıl benim yaşım çıkacak!) babadan intikal eden genlerden midir, yoksa yay burcu olmanın verdiği hayal gücünden midir bilinmez, ilkokulda hikayeler yazıp,resimlerini dahi kendi çizip hikaye kitabı çıkarmaya kalkan yine o kız…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışardan inanılmaz neşeli, etrafa enerji saçan bir hali olsa da, içinde birikenleri, sevincini,üzüntüsünü hep yazıya döken, yazarken çok mutlu olan ama girdiği üniversite sınavında kazandığı bölüm ile tamamen farklı bir yöne doğru giden, seneler sonunda bir bakmış ki deli gibi çalışan bir ihracatçı olan ama aslında yaptığı işin onu pek yansıtmadığını anlayan yine o kız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra, bir anda mutsuz olduğu işi bırakıp yurdundaki binlerce işsizdaşının arasına katılan,ama çalışmadan durması mümkün olmayan ve ansızın internette günlük yazmanın çok güzel bir şey olduğunu keşfeden, 9 aydır da uçsuz bucaksız bir dünya olan internette başına gelen türlü olayı,kafasına takılanları,gündemde canını sıkan ya da mutlu edenleri yazan,yüzlerce insanla paylaşan ve paylaştıkça yazmaya daha da keyifle devam eden işte bu kız…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani bendeniz; şans diyelim,kader diyelim ve de tabi ki  kısmet, eğer olur da severseniz paylaştıklarımı sizlerle, bundan sonra yüzler değil onbinlere açacağım tüm kalbimi ve düşündüklerimi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan hayallerinden vazgeçmemeli bence ve her ne kadar her gün birileri kırsa da umutlarımızı; umut olmadan,bir amacı içimizde barındırmadan sabahları uyanmamalı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte ben, her sabah yeni bir umutla başladığım her günümde, aslında seneler önce yapmak istediğim,girmek istediğim yola, 30’una merdiven dayamış bir halde yeni gireceğim belki de…Becerebilir miyim, başarabilir miyim, seneler sonra bu dünyada bir iz bırakabilir miyim yazdıklarımla , bilmiyorum ama çok istiyorum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sebeple o kadar heyecanlı, o kadar sevinçli , kafası ve hissiyatı karışık bir haldeyim ki Türkiye’nin en eski, köklü ve başarılı gazetelerinden birinde  şu an bu satırlarımın yayınlanacağını düşünürken, ilk yazımın aslında en tecrübesiz ve beni tam yansıtmayan bir yazı olduğunun farkındayım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama eğer bir yerden başlamam gerekiyorsa gazeteci olmak adına, Atatürkçü, milli değerlerine olması gereken değerini vermeye çalışan bir genç (evet 28 de hala genç bir yaş sayılmaz mı!) olarak günümüz Türkiye’sinde bir çok insanın kafası bu kadar karışıkken  herkesin ortak paydası olan Atatürk Milliyetçiliğine sahip çıkan Tercüman Gazetesi  en doğru ve beni çok şanslı kılan bir adres…Bu adreste olma şansını bana veren,çok değerli ustalar Behiç Kılıç ve Ufuk Büyükçelebi’ye tek diyebileceğim kuru bir teşekkür olmamalı.Onların bu tecrübesiz insana açtıkları yolu yılmadan yürümeli ve bana duydukları güvenin doğru hedefte olduğunu göstermeliyim…Umarım…Ummaktan öte biliyorum yaparım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü Tercüman’ın da her gün yazdığı gibi…gerçekten her sabah dünya yeniden kurulur ve umutlar tazelenir, güne yeni umutla başlar insan…Yoksa umut olmadan yaşam mümkün mü ki zaten?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki şimdi, var mısınız, benim; bu bazen pek çılgın bazen de pek heyecanlı kişiliğin umutlarını, hayallerini,başından geçenleri dinlemeye?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz varsanız, bende hikaye,umut,heyecan çok…Anlatırım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kıvanç ‘tır benim adım, trajikomiklikte ben hep varım!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eh madem anlatırım dedim,bi deneyelim bakalım!&lt;br /&gt;Aslında her şey, benim adımın konması ile başlıyor! Gerçekten! Ben başıma gelen türlü komik,trajikomik ve ilginç olayların kahramanı olmamı tamamen ‘ismim buysa yaşayacaklarım budur ‘a bağlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Niye mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçücük bi kız çocuğu düşünün, hem de üstelik tek çocuk (tek çocuk olmanın hayatı daha da zorlaştırması konulu kitap bile yazabilirim!) …Ve ismi Kıvanç…Kötü niyetli mahalle arkadaşların kızdırmak için ‘erkeeekk Kıvaaançç erkeeekk Kıvançç’ diye bağırabiliyor o zamanlar, ben küçük ve iyi niyetli bi kız çocuğu iken....Ve o zamanlar her sorana…’Aaa Kıvanç mı ismin, niye ki ,Kıvanç erkek ismi değil mi diyene’…bağırmak istiyorum...’Babam kız da olsa erkek de olsa ismimi çoktan belirlemiş ben doğmadan, kıvanç duyuyor işte benimle, daha ne!!!’ &lt;br /&gt;Biraz büyüyünce, bu açıklamama, ‘ hadi be ordan ,baban bal gibi erkek beklerken sen gelmişsin, o da hayal kırıklığına uğramış ama ne yapsın kızım oldu ama bari ismi erkek kalsın demiştir’ diye babamı ve annemi sorgulamama sebep cevaplar alıyorum!&lt;br /&gt;O kadar etkileniyorum ki ismimin böyle konu haline gelmesinden o yaşlarda, hayal ediyorum, ismim ‘Deniz’ miş diye düşünüyorum, hem ne güzel ismim Deniz olunca gözlerim de mavi,saçlarım da sarı bir kız çocuğu oluyorum hayal dünyamda! Ama sonra büyüyünce aslında Deniz’lerin sarışın,mavi gözlü kızlardan oluşmadığını,gayet yoğun miktarda esmer ve erkek Deniz de olabileceğini fark edip, seviniyorum anlamsızca!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalıştığım işlerde temas halinde olduğum müşterilerin, özellikle sekreterlerin, sesimi duysalar da ismimi duyunca ‘Kıvanç Bey ay pardon Hanım’ demelerine aldırmamayı öğreniyorum sonra…Ama yurtdışı ile çalışmaya başlayınca Sırbistanlı bir adamla yaptığımız telefon görüşmesinden sonra ‘Mr. Kivang’ diye bana mail göndermesi artık ismim değil yoksa sesimde mi bi problem var şeklinde düşünmeme sebep oluyor bir zaman! Yoksa Sırp adamda da olacak değil ya ‘Kıvanç  erkek ismidir’ önyargısı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat dedim ya, şu yaşadığım 28 yıllık hayatımda başıma mütemadiyen enteresan bişiler gelip,değişik insan tipleri beni buluyor ya…İsmim aslında benim kaderimi belirliyor işte…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün ; bundan 3 sene önce ofiste fellik fellik bir iş yetiştirmeye çalışırken gelen telefon ve o telefonda bana verilen haber ile Aziz Nesin’in karakterlerinden biri miyim acaba ben diye irkiliyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Telefonda arayan babam, ve pek çok gülerek diyor kii…’Abblaa ‘ (burada babamın bana niye abla dediğini anlatamayacağım ama öyle enteresanız biz, babamın genelde hitabı budur efenim bana!)  ‘Ablaaa şimdi bize bi yazı geldi postayla’…&lt;br /&gt;Devam ediyor gülmeye…&lt;br /&gt;‘ Evet baba ‘diyorum… Acele konuyu alayım,çok işim var ; ben gayet maaşlı memur, aslında bir köleyim o zamanlar!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devam ediyor babam ‘Heh ,şimdi diyor ki burada’ .(.Bak hala gülüyor!)…’Sen kaçak mışsın Ablacıımm! ‘&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Ne kaçağı baba yahu’ diyorum ,olsam olsam kaçık olurum ben!&lt;br /&gt;Babam gülmesine devam ederek patlatıyor Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz kıvamındaki bombayı!&lt;br /&gt;‘ASKER KAÇAĞI sın ablaaa, aranıyorsun!!!!’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o vakit ben gülsem mi ağlasam mı bilemiyorum.Çocukluğumdan beri benim canımı sıkabilen bu isim artık bana bunu da mı yapacaktı,Pes yani diyorum!&lt;br /&gt;Ama nasıl olabilir ki bu, nüfusta kaydım belli, nüfus cüzdanımın rengi belli, aman yahu onu bırakın ben benim işte bariz belli, yoksa kızları da mı almaya başladılar askere, ben kaçırdım, kafamdan tonla soru geçiyor!&lt;br /&gt;Fakat işte olabiliyor, konu bensem, başıma bu da geliyor, kütüğümün bağlı olduğu güzide bir Trakya ilinin bir belediyesindeki  memur yine önyargısı ağır basıp ismi görüp cinsiyetime kendi kendine karar veriyor sanırım ve ben yoklamalara katılmamış bir kaçak oluyorum 25 yaşımda!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘E baba naapıcam ben şimdi ‘ diye panik oluyorum,çünkü ofistekiler de duymuş, ardı ardına espiriler patlıyor..Tam o hafta da iş için yurtdışına çıkacağım , herkesin dilinde aynı kurgu…’Heh sen şimdi gidicen havaalanına, pasaport kontrolüne giricen, işte orada yakalayacaklar seni, diyecekler ki kaçaksınız efendim’..Ondan sonra alacaklar beni, alıkoyacaklar,gidemeyeceğim hiç biyere…Hatta abartıp kadın mı erkek mi bu diye kontrole sokacaklar seni diyen bile çıkıyor işyerimde…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben acilen duruma el koymak için arıyorum nüfusumun kayıtlı olduğu güzide Trakya ilinin belediyesini,birkaç doğru insanı bulmak için yapılan telefon görüşmesinden sonra ulaşıyorum doğru memura! Merhaba diyorum,ben Kıvanç…Asker kaçağı olan! Karşımdaki memur şaşkın, ‘Hanımefendi, ne kaçağı ne kaçağı??diyor…Ben de aynı şaşkınlıktayım ama ‘bu sorunu çözmemiz lazım’ diyerek 2 gün falan sürecek bir operasyona başlıyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En nihayetinde, yazı gönderiliyor bizim evin bulunduğu semtteki karakola…Ben de gidiyorum oraya, elime yazıyı tutuşturuyorlar…’Aman’ diyorlar ‘bunu kaybetme,bu yazıyla gez!’  Bakıyorum kağıda.’ Kıvanç C.... askerlikten tecillidir..’’…Kalakalıyorum…Tecilli?? E muaf olmak daha iyi bir çözüm değil mi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu aralar yine yurt dışına çıkabilirim, korkuyorum tecilim ya dolduysa , ya alırlarsa beni askere!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demiştim ben değil mi! İsmimle başlıyor her şey, ve gerisi de kendine münhasır karakterimle birleşiyor! … Gülüyoruz sonra canım, iyi oluyor! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gülün gülün siz de, gülmek herkese yakışıyor, bünyeye iyi geliyor!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-115771661393454561?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/115771661393454561/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=115771661393454561&amp;isPopup=true' title='25 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115771661393454561'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115771661393454561'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/09/ilk-yazok-deerlidir-hatras.html' title='ilk yazı...çok değerlidir hatırası...:)'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>25</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-115746257354417073</id><published>2006-09-05T16:19:00.000+03:00</published><updated>2006-09-05T16:39:59.526+03:00</updated><title type='text'>görmemişin köşesi olmuş,tutmuş bloguna koymuş:)</title><content type='html'>&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/ilk%20yaz%3F%3F.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/ilk%20yaz%3F%3F.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;Herşeyden önce aşağıdaki postuma yorum yapan,yorum yapmayan ama arayan, aramayan,arayamayan ama içinden benim için güzel dileklerini geçiren herkese, bu pek acemi köşe kişisi nasıl,ne şekilde teşekkür edeceğini bilemez vaziyettedir, onu bildireyim istedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her zaman yaptığım gibi yorumlara tek tek cevap yazacaktım ama köşe kişisine hiç yakışmayan bir şekilde tam da bu günlere denk gelen cılız bir internet bağlantısı söz konusu, yani sizin anlayacağınız bizim internet bağlantısı nanay,kaçak bir bağlantıyla bu postu bitirmeye çalışıyorum (Allah sizi inandırsın, tam 5 kere koptu şu satıra gelene kadar bu kaçak bağlantı!Böyle devam edersem zati anca kış köşesi sahibi olup,balkondan yağan karı seyredicem!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi cumartesi sabahı gazetede yazısı çıkmış,hatta pazar günü de yazısı çıkacak bir insanın o ilk yazısı yayınladığı sabahki hissiyatını anlatmak istiyorum ben....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cuma akşamı içine girdiği durumu hala tam olarak anlayamamış bu kişilik,kocanın 'hadi erken yatalım hemen sabah olsun' ana fikirli yoğun baskılarıyla,zar zor uyumaya çalışarak sabahı beklemeye başlar...&lt;br /&gt;Cumartesi yağan yağmurla biraz karanlık bir sabah olsa da o sabah, Kıristıl kişisi için hayatının en ama enn aydınlık sabahından daha erken uyandığı bir sabahtır...&lt;br /&gt;Saat 6.30 da ,hala görmeden inanmayacağı durum nedeniyle yollara düşer Kıristıl...Amanın bir de bakar ki evin yakınındaki 3 gazete bayii amca onun kadar meraklı değildir o saatte uyanmaya!Ama yılmaz bu kişi, devam eder umutla açık bir gazete büfesi aramaya...Bulur da...Gazeteler daha yeni gelmiş,henüz açılmaya başlamıştır paketleri o büfenin önünde...Sesinin kısık ve heyecanlı bir tonda çıkmasına engel olamayarak..'Tercüman' der,cümle bile kuramadan:)&lt;br /&gt;Eline gazeteyi alıp,gazetenin yağan yağmurdan ıslanmaması için kendini siper ederek:) arabaya biner ve elleri titreyerek (gerçekten titredi yahu:)) gazetenin sayfalarını ışık hızıyla taraya taraya 'yok , galiba beğenmediler, çıkmadı yazım 'diye tam makus talihine küsecekken,13. sayfada...Kabak gibi resmi,ismi ve padişah fermanından hallice olan, içinin ne kadar dolu olabileceğinden pek emin olmadığım ama kendi çok uzunn o ilk yazısını görürr....Ağlamak,gülmek arası bir garip halet-i ruhiye ile o yazıya bakar, bakarr, bakaaar...(billur tuz da akar akarr akarrr,ıyy tamam pek salak bi reklam girdi araya!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Editör bu ilk yazıda, artık beni pek sevdiğinden mi diyeyim,'pek üstüne düşmeyelim gider herhalde deli bu 'diye düşündüğünden mi diyeyim..Hiç ellememiştir yazımı..Daha doğrusu yazılarımı...Ben nasıl olsa keserler,dolduramam belki köşeyi endişesiyle 1 merhaba anafikirli , 2 de deli kıristılın anıları içerikli, toplam 3 yazı göndermiştim...Ama kesmeyi bırakın, '2 yazı birden,yanında da popcorn bizden' şeklinde , tüm kelimelerim,cümlelerim gerçek ve çok ciddi bir gazetenin içinden bana öyle bakmaktadır!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben ilk şoku atlattıktan sonra, normal yaşama dönmeye çalışsam da...Cumartesi de pazar da bambaşka bir boyutta kalmama engel olamam...Bir yandan herkesin okumasını isterim, bir yandan da kimse okumasaydı,kimseye söylemese miydim acaba diye kendi kendime çelişirim bu 2 gün...&lt;br /&gt;Koca; arada dalga geçen cümleler beyan etse de, gözlerime bakıp sevindiğini belli eder, sevinmenin ötesinde bizim evde ve tüm arkadaş çevremizde yaşanan, koskoca bir şaşkınlık ve heyecandır aslında!&lt;br /&gt;Sonra birden gazetede mail adresimin de çıktığını hatırlar,'amaan kim atacak daha ilk günden mail' diye yine de bir merak; kontrol için girdiğimde internete, daha ilk günden eş,dost,arkadaş,blogdaş larımın haricinde yeni,bambaşka insanlardan,beni henüz o gazetedeki ilk yazılarımdan tanımaya başlayan isimlerden mail geldiğini görürüm...Çığlık atasım vardır o an...Ne yapacağını, ne hissedeceğini bilememiş bir halde...Sadece çığlık! Korku,endişe,telaş,sevinç,şaşkınlık hepsi içiçedir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi akşamı biraz biraz anlarım...Neredeyim,ne yaptım,nereye adım attımm...&lt;br /&gt;Peki emin miyim bu attığım adımın devamını getirebileceğimden...Üstesinden gelebileceğimden...Orası hala soru işareti bende...Hala yoğun bir endişe...Sevinç ve şaşkoloz halime endişe de eşlik ediyor bu günlerde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelen çok sıcak,çok olumlu karşılama maillerinin yanında,öyle ciddi bir gazetede o kadar memleket meselelerinin konu edildiği köşelerin komşusu, benim gibi bir garip kızın ne işi olduğunu anlamamış 1-2 insanın maili de oldu...Beni de ürküten galiba bu...Kendimi bu kadar hızlı gelişen bir olaya tam hazır edememişim,neyim,nereye geldim,nasıl gideceğim...Tüm bunları tam bilememişim...Ondandı o ürkmem,farkettim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de, bu kadar aydır blogda yazmanın verdiği rahatlığın insanın dilinde biraz da olsa deformasyon yarattığını idrak ettim, o gelen 1-2 eleştiri maili ile beraber...&lt;br /&gt;Şimdi tek endişem...Türkçe'yi en doğru şekliyle kullanmaya çalışırken, samimiyetimi ya kaybedersem!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapmayı dilediğim,hayal ettiğim bir sürü şey var bu yolda...Dedim ya, daha yolun çok ama çok başındayım,hem de bu mesleğe başlamak için hafif karta bile kaçtığım bir yaştayım!Hem arayı kapamak hem de en güzelini yapmak,ve yola devam etmek için çok çalışmam lazım!&lt;br /&gt;Tüm endişem,tüm o garip duygularım ağır basması bundan...Yaparım,yapmalıyım.En çok istediğim şey bu değil mi hayatta?Yola koşarak ama sağlam basarak çıkmalıyım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte tüm bu karışık halimde,blogum ve canım komşularım...İyi ki varsınız, iyi ki burada,yanımdasınız...bu kadar iç dökebilme lüksünü hiç bir yerde bulamam,bulamayız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni izlemeye devam edin efenim, belki bişiler becerir bi işe yarayabilirim!Ya da hiçbişi olamazsam da anı olur güleriz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ek not1: bu işten kazanacağım ilk parayla blogger partisi yapmazsam da noliim!&lt;br /&gt;ek not2: Benim köşe sanırım adamdan sayılana :) dek internette yayınlanmayacağından,cumartesi ve pazarları ancak gazetenin kendisinde yer alcekktir!Bu çıkan resim pek gözükmese de, ben bizim bağlantı düzelir düzelmez,yazının daha görünür bi hali ya da direk kendini buraya koyucağımdırr..Ki herkes görsün di mi efenim neler zırvalamışım:)&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-115746257354417073?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/115746257354417073/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=115746257354417073&amp;isPopup=true' title='36 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115746257354417073'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115746257354417073'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/09/grmemiin-kesi-olmututmu-bloguna-koymu.html' title='görmemişin köşesi olmuş,tutmuş bloguna koymuş:)'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>36</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-115712573290783777</id><published>2006-09-01T18:48:00.000+03:00</published><updated>2006-09-02T09:32:51.170+03:00</updated><title type='text'>Halka ve Olaylara Tercüman olarak Kıristıl kişisi!Nasıl yani?!</title><content type='html'>Kalbimin bu taşikardi kıvamındaki çarpıntısına engel olursam...iki kelimeyi bi araya getirip anlatıcam!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9 Ay olmuş burada yazmaya başlayalı...En yakın arkadaşlarımın bile bazen bilmedikleri duygularımı,yaşadıklarımı buradan paylaştım ,paylaştıkça daha çok keyif aldım, o keyfe devam ettikçe, muazzam güzel bir insan mozaiğinin içinde olmaya başladım.Ve ben her yazımı yazarken bir kez daha pişmandım, neden seneler önce şu işin eğitimini almadım ya da neden bir gazeteye gidip işin mutfağında ufacıkken pişmeye başlamadım diye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazdıklarım dişe dokunur şeyler mi?Yooo,hatta tamamen benim hafif çatlak,başından olay eksik olmayan karakterimi yansıttığım zırtapoz yazılar bile diyebiliriz...Ama bazen sadece kafa boşaltmalık, ve hatta normal hayatta yaptığım gibi etrafa enerji verecek yazılar da olabilir bu hayatta...İsteyen okur,güler,geçer...beğenmeyen burun kıvırıp hayatına devam eder...Biraz olsun enerjimi geçirebilirsem yazdıklarımla okuyana şu stres dolu hayatta o da benim mutluluğum olsun istedim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle gayet geyik kıristıl modunda iken ben,hayallerimi hep devam ettirdim...Hatta bu hayalim yüzünden, gazeteye farklı bir şekilde yarım sayfa haber bile oldum,blog mağduru diye adım bile çıktı bir kaç ay önce...O dönem, deli misin, bırak bu işleri, kocaman kadın oldun artık sen dedim...Ama mümkün mü, burada kurulan enerjisi korkunç yüksek bağdan,en yakın arkadaşımdan bile bazen yakın olan blog arkadaşlarımdan ayrılmak , buradan paylaşmayı,yazmayı bırakmak mümkün mü? Değildi, olmadı da zaten...Fakat, ben hayallerimi kendi kendime kurmaya devam ettim,artık çok kimseye anlatmadan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve belki de bir kapı açıldı işte şimdi bana...Lotoda büyük ikramiyenin çıkması gibi, senelerdir bekleyen karı-kocanın çocukları olacağı haberini alması gibi, ne biliyim işte benim yıllardır olmak istediğim kimliğe çok yakın olacağımı öğrenmem bunun gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gazeteci bir babanın kızıyım ama hiç bir zaman bu camiaya girmemi düşünmedi babam...Seneler sonra, belki hayatında ilk defa benim buraya yazdıklarımdan benim de çok sevdiğim senelerin gazetecisi arkadaşına bahsettiğini de bilmedim ben aslında...Ne zaman ki Behiç Amca arayıp blogumun adresini sordu o zaman öğrendim babamın aslında yapmak istediğim şeyin ne olduğunu anladığını...O telefon geldiğinde ben zaten heyecandan ne yapacağımı bilememiştim...Tamam yazıyodum buraya öyle ama,yılların gazetecisinin burayı okuma ihtimali hiç bir zaman aklımda değildi ki!&lt;br /&gt;Sonra, geçen hafta daha da heyecanlandıran bir haber aldım,görüşmeye gidecektim yine başka bir usta olan Ufuk Büyükçelebi ile...O da okumuştu burayı,Aman Tanrım' dı durum benim için!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve, ben şu an kendimi çok ama çok şanslı bir konumda buldum...Talih kuşu buysa hepinizin başına konsun dilerim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin en eski,köklü gazetelerinden &lt;a href="http://www.tercuman.com.tr"&gt;Tercüman&lt;/a&gt; Gazetesinde o kadar değerli ve usta ve de ciddi yazarlar , haberler içinde belki mahallenin delisi olacağım şimdi!&lt;br /&gt;Ama hayallerim var benim ve bir yerden başlayacaksam, o hayallerimi en güzel gerçekleştirebileceğim bana,sana,hepimize aslında en hitap eden adreste olacağım şimdi!&lt;br /&gt;Ülkemizin basın sektöründe çokça görülen yıkama yağlama gazeteciliğinin tam tersi bir konumda yer alan, Atatürk Milliyetçiliği'ne gerçekten sahip çıkan belki de tek gazete &lt;a href="http://www.tercuman.com.tr"&gt;Tercüman&lt;/a&gt;...Yeni genel yayın yönetmeni Ufuk Büyükçelebi ise inanın beni bu çok ciddi gazeteye yazar adayı yapacak kadar gözü kara ve yeniliğe açık bir isim...Ben de yeni tanıdım ama bugün yaptıkları ve herkesleri atlattıkları haber ve resimler bile bunun kanıtı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dilerim, bu gözü kara yayın yönetmeninden ve tüm &lt;br /&gt;Tercüman ailesinden, geç başladığım bu işte geç kalmadan arayı kapatacak şekilde gerekeni alır,öğrenir ve bu işin hakkını veririm...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blog bana çok ama çok şey kazandırdı,en başta onlarca, yüzlerce güzel insan var artık her gün haber almassam merakta kaldığım.İşte şimdi, sesimizi blogun dışına da duyurma imkanımız çıktı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Madem ki bu gazete halka ve olaylara &lt;a href="http://www.tercuman.com.tr"&gt;Tercüman&lt;/a&gt;, o zaman savulun halkın düşmanları,savulun tüm canımızı sıkanlar, blogcular geliyor!&lt;br /&gt;Belki de uzun zamandır kafamızı kurcalayan , ülkemizde yaşanan soru işaretlerine vereceğimiz tepkiyi duyurabileceğimiz fırsat bu olacak.Ne ise problemler, kıristıl söz veriyor, basında hepimizin sözcüsü olacak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blog hayatımızı değiştirir mi, hatta hayal ettiğim gibi kitlesel bir oluşum olarak tepkisini yüzler,binler değil, yüzbinlere,milyonlara gösterebilir mi, göreceğiz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dedim ya, gözü kara bir adam tanıdım, ailenizin çatlağı kıristıl'a kapı açtı, neden o kapıdan tüm aklımızdakiler,tüm tepkilerimiz geçmesin ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kadar gaza gelip yazdığım yazının sonunu bağlamam gerekirse efenimm,eğer aman bu ne zırvalıyo dimezse insanlar, cumartesi ve pazar günleri Tercüman'da devam ediyo olucam başıma gelenleri anlatmaya! Merak ederseniz, gerçekten bekleris efenim,bekleris:) Hatta çok zırvalamayayım diye dua ederseniz daha da seviniris:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umarım yolum açık olur, umarım çok da beceremediğim ev kadınlığına sonsuz çözüm olur!&lt;br /&gt;Yanımda olun nooluuuur:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-115712573290783777?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/115712573290783777/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=115712573290783777&amp;isPopup=true' title='74 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115712573290783777'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115712573290783777'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/09/halka-ve-olaylara-tercman-olarak.html' title='Halka ve Olaylara Tercüman olarak Kıristıl kişisi!Nasıl yani?!'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>74</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-115701544101383611</id><published>2006-08-31T11:45:00.000+03:00</published><updated>2006-08-31T12:10:42.556+03:00</updated><title type='text'>'Heyecanlıyımmm, daha yolun başındayıım!</title><content type='html'>hep yanımda ol sanki rüyadayıımm...'&lt;br /&gt;diye devam ederdi çocukluuğumun bebek yüzlü tatlı şarkıcı kişisi Bırak Kıt cıımm...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu an hissiyatım ancak böyle ifade edilebilir ..aynen başlıktaki gibi...&lt;br /&gt;Ben zati mütemadiyen heyecanlı bi insanım,her gün yeni bişiler buluyorum heyecanlanacak,bazen boşa heyecanlanıyorum bazen de çok iyi oluyo bu helecan fırtınası halim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi umarım boşa değildir heyecanım...&lt;br /&gt;Umarım minicik de olsa hayallerimin yanına yaklaşmışımdır... &lt;br /&gt;Ve umarım, becerip de devam edebilirim bu hayalini kurduğum ama şimdi gerçek olabilecek kadar yakın olan yola...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blog insanın hayatını değiştirebilir mi?&lt;br /&gt;Görücez:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yarın herbişi daha açık ve net olduğunda...&lt;br /&gt;çenesini tutamaz kıristıl tabii ki anlatır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi heyecanlıyım...&lt;br /&gt;sadece heyecanlı&lt;br /&gt;ve yolun başında:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-115701544101383611?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/115701544101383611/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=115701544101383611&amp;isPopup=true' title='26 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115701544101383611'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115701544101383611'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/08/heyecanlymmm-daha-yolun-bandaym.html' title='&apos;Heyecanlıyımmm, daha yolun başındayıım!'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>26</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-115697010804912449</id><published>2006-08-30T23:10:00.000+03:00</published><updated>2006-08-30T23:35:08.490+03:00</updated><title type='text'>Duvardaki Resim</title><content type='html'>&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/43.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/43.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okulda tam tahtanın üstünde duran resmine hep gözüm takılırdı,o derin bakan gözlerine bakakalırdım.Sanki canlanırdı o resim her baktığımda, her an konuşacak gibi bakardı 'O' resimden bana. Hani okullarda 2-3 tane bilinen resmi vardır Ata'mın, işte o resimlerden biriydi benim de bakıp takılı kaldığım.&lt;br /&gt;Her baktığımda içimi hüzün kaplardı,neden şimdi yok 'O' diye...Dedeme hep anlattırırdım 'O'nu gördüğü anın hikayesini...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi yine gördüğümde o resimleri,bakıp,daha da değişik düşüncelere dalıyorum.&lt;br /&gt;Onun mezarında kemiklerini sızlatacak olaylar,kişiler çoğalırken, ben hiçbişey yapamadığımla kalıyorum...Ve bu bişeyin ne olduğunu kestirememek daha çok üzüyor beni...Çözümü bir bulsam, içim daha rahat bakacağım o resimlere...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30 Ağustos'ta bişey yazmak bir çözüm değil olanlara bitenlere karşı ama belki bireysel de olsa bir cevaptır diye düşündüm...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onu anlamayanları, onu tanımayan, tanımak istemeyenleri, onu sevmeyenleri hiç anlamasam da keşke bu resime bakarken hissetiğim duyguları hissedebilse onlar da diye umdum bi an...  Ne güzel bi his insanın ATA'sının olması, o ATA'nın ve atalarının yazdığı tarihte büyük bir zaferin olması, o zaferlerle ATA'nın bıraktığı bir vatanı olması...&lt;br /&gt;Bir anlasa keşke onlar da...O zaman geleceğimiz çok daha berrak olacak belki de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30 Ağustos Zafer Bayramı 'nı daha içten , daha coşkulu, aynı küçükken okulda kutladığımız gibi heyecanla kutlayacağımız günler olur umarım..Yoksa vicdan azabım beni yiyip bitirecek...&amp;nbsp;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-115697010804912449?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/115697010804912449/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=115697010804912449&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115697010804912449'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115697010804912449'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/08/duvardaki-resim.html' title='Duvardaki Resim'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-115682540709673748</id><published>2006-08-29T06:56:00.000+03:00</published><updated>2006-08-29T10:36:24.610+03:00</updated><title type='text'>buyazbeyazbuyazbeyazbuyazbeyaz:)</title><content type='html'>İtiraf ediyorum...O kadar maceracı bi ruhum olmasına ,deliler gibi gezmeyi sevmeme ve dünyanın dört bi yanını gezmek için yanıp tutuşmama ve imkan dahilinde bunları yapmaya çalışmama,vakti zamanında cesaretimi kanıtlamak için 3000 küsür metreden atlayarak yapmış olduğum yamaç paraşütüne ve dahi epey bi sene havaalanında çalışarak uçaklarla her türlü yakın olmama,şahsen tanıdığım bi sürü hostes ve pilota rağmenn...ben uçaktan korkuyorum..Hem de bazen çok ama çok korkuyorum!Öyleki uzun uçuşlarda hadi neyse ilk 40 dakikayı motorun sesini dinleyerek ve bildiğim bütün duaları ederek geçirip sonra alışıyorum ve geriye en azından uçmanın keyfini çıkarabileceğim biraz zaman kalıyo ama istanbul-izmir veya istanbul-antalya gibi maksimum 50 dakika süren bi uçak yolculuğunda uçuş benim için bir kabus haline geliyor!Motorun sesini dinlemek ne demek,uçak mühendisimiyim ki ben motordan anlayayım di mi! Yok ama ben itinayla motordan gelen her sese bi anlam yüklüyor,hatta bazen sessizlik olursa hostesi çağırıp ''pardon uçak durdu mu ''gibi anlamsız sorular bile sorabiliyorum,karşılığında hostes gevrek gevrek gülüyo ve rezil olabiliyorum ama olsun,sebebim var kardeşim,ben bi türlü uçak olayına güvenemiyorum!&lt;br /&gt;Geçen sene yaptığımız Amerika seyahati öncesi yaşadığım gerginliği,stresi anlatmam mümkün değil ama sabah uçak öncesi evde yaşanan sahneye bi değiniyim: koca; valizler elinde kapının önünde duruyo,ben önümde dua kitabı ,bilmem kaçıncı kez 'Yasin' suresini okuyorum ve dua okumaktan havaalanına neredeyse geç kalıyoruz!...Keşke her zaman böyle dualar okumaya zaman ayırsam ve keşke yukarılara yakın olucam diye sadece uçuş öncesi veya önemli gün ve haftalar dışında da dinimin gerektirdiklerini yerine getirsem...Neyse..ama işte uçuş öncesi hep böyle bi acayip ruh hali..son yolculuğuma çıkıyo dinginliği ve paranoyası, uçağa bindiğimde etrafıma bakıp gördüğüm insanlara kader arkadaşım olarak kabul etmek,yaşlı,başı bağlı teyzeleri görüp sevinmek(!) sanki teyzenin duaları sayesinde uçağa bişi olmayacak sanacak kadar sersemleşmek!...Bu halime,bu paranoyama ve hayal gücümün uçaktayken bana hazırlayıp zihnimde yaşattığı korku dolu sahnelere nası bir çözüm bulurum,bulur muyum hiç fikrim yok fakat genelde çoğu arkadaşım,hatta hemen hemen hepsi..her halimin çok bariz bilinmesine rağmen bu korkumu bilmez...Galiba çılgın benden beklenmeyecek bir korku olduğundan...ama durum bu..korkunun ecele faydası yok biliyorum,eceli bırak,bana zararı da çok ,bu kadar çok gezmeyi severken...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu haftasonu o kadar çok güzeldi ki, uçak korkum ve uçakta içimden geçirdiğim''bu defa son,hayırlısıyla bi iniyim bi daha herbiyere arabayla gidicem anasını satiim'' düşünceleri haricinde, herbişi rüya gibiydi...&lt;br /&gt;&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/collage20.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/collage20.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Canım arkadaşım,Begocanım ile pek muhterem kocası Erkuş'un bizler daha genciz heyecanlıyız dönemindeyken gözleri aşk ile parlayarak atıldıkları ve 9 ay önce bir de dünya güzeli Berruhanım meyvesi veren evliliklerinin üzerinden 6 sene geçmiş olması sebebiyle...Erkuş Bey in Begocan'a süprizine biz de dahil olarak Antalya'ya gittik bu haftasonu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendimizi 2 gün boyunca bambaşka,gerçek hayattan çook uzak tam bir &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=dolce%20vita"&gt;tatlı hayatın &lt;/a&gt;içinde bularak kimilerinin aslında hep öyle yaşayıp da kıymetini bilemedikleri ya da kanıksadıkları pek muhteşem ,şaşaalı bir yaşamın ortasında çok eğlenceli,bol kahkahalı 2 günü dolu dolu yaşadık,evlerimizden bereket,huzur ve sağlık eksik olmasın diye de dileyerek hep...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süprizi hazırlayan Erkuş Bey, süpriz mekanı olarak Antalya'nın içinde yer alan o çok meşhur Bembeyaz otel'i seçmiş,kendisini bir kez daha takdir eder,sevgilerimi gönderirim.&lt;br /&gt;Otel hakikaten beyaz...bembeyaz..Hatta aslında o kadar beyaz ki içine girince ,hele ki resepsiyona doğru ilerleyince kendini hastanede sanabiliyo insan..Çalışanların üzerleri de beyaz olunca böyle biraz bilim kurgu filminin içine de düşmüş gibi hissedebiliyo ilk etapta...Ama en zoru koca için oldu,otele adımımız attığımız an biz o beyazlık içinde gözlerimiz görüntülere alışmaya çalışırken, kocanın gözleri yaşlandı,ben aman bu duygusallık nerden çıktı kocacık diye takılacakken,aklıma geldi,benim canım koca,beyaza bakamazdı ki! Yani şöyle ki, bu bembeyaz ortamlarda oluşan bişi, bu açıdan biz dağa kayağa falan gidemeyiz,bırakın kayağı ,kar yağdığında bile kara çok çıkamayız çünkü kocacığın gözler hassaslaşır,akmaya başlar hemen...İşte otel öyle beyaz ki kocanın gözler yine etkileniverdi,aman dedik kalamayacağız galiba bu güzide otelde! Neyseki sonra odamızda çıktığımızda beyazlığı kıran aynalar,efendime sööliim harika bi deniz manzarasıyla bezeli balkon falan olunca, e dışarıda havuz veya deniz kenarında yine beyaz hakim olsa da yeşillik ve mavilerin de bol olması kocanın gözlerini rahatlattı da biz de otelin tüm özelliklerini görmüş ve tecrübe edebilmiş olduk:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/collage21.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/collage21.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;Sabah erkenden otele vardığımızdan koca bi Cumartesi günü bizi bekliyordu,biz de çok bekletmeden, kendimizi bu güzide otelin daha da güzide &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=beach"&gt;biiç&lt;/a&gt;ine atıverdik.İsmi ve işletmesi İstanbul'daki çok ünlü bir restaurant ve gece klübü ile aynı olan bu biiç gerçekten pek havalı ve kokoş bünyelere iyi gelecek cinsteydi..Tüm otel ve odalarda uygulanan herbi köşeye beyaz havlu çarşaflı döşek atma geleneği bu havalı biiçte de mevcuttu ve evimizde de en sevdiği köşeler döşek ve koltuklar olan kocacığım ve bittabi arkadaşı Erkuş Bey'e de bu bembeyaz yatak döşekler çok iyi geldi..Hemen yaydık kendimizi bu döşekleree, ve başladık müzikler eşliğinde etrafı kesmeye...Bu arada servis gerçekten çok muazzamdı,Begocan ile kendimizi magazin dergilerindeki sosyete mensupları gibi hissetmediysek nolalım:)Hani şööle söyliim, en son yine 1 kere kazara geçen sene Bodrum'da yolumuzun düştüğü başka bi sosyetik biiçte içtiğim Mojito isimli içki,burada benim diet colam gibi oldu aman da pek havalı anlatamam:)&lt;br /&gt;İşte böyle pek sosyetik saatler geçirirken biz,bi yandan da etrafta bulunan muhtelif insan manzaralarıyla eğlencemize eğlence kattık..Mesela ben poponun bi tarafından başlayıp diğer yarısına devam eden yazılarla bezeli dövmeyi gayet canlı hemen önümde ilk defa burada gördüm...Ya da göğüslerini özgür bırakmış ablaların hoppidi hoppidi o özgür göğüsleri bi o yana bi bu yana sallamalarına canlı şahit oldum ve akşamüstüne doğru gördüm ki biz 2 karı koca, tam bi erkek muhabbetinin içinde bulmuşuz kendimizi..''amanın şunu gördün mü,yok yok sen şuna bak nasııııı'' şeklinde işaret cümleleri ile biiçte incelemediğimiz bağyan kalmadı sayın arkadaşlarım!Ama inanın çok eğlenceliydi,vallahi billahi zerre kıskançlık,ufacık çemkirme yaşamadık böyle modern bi yapıda kocalarımızla kız muhabbeti yaparken:)&lt;br /&gt;Tabi, biiçte denize girmek günümüzde ayıp bişi olsa da, biz bol bol mavi bayraklı bu sahilde denizin keyfini de sürdük..He, mayokinili ve fönlü saçlı ablalar kınamıştır muhakkak ama yaptık bööle bi hata be işte:)&lt;br /&gt;Cumartesi gecesi olduğunda denizden,güneşten yorulmuş olsak da bembeyaz odalarımızda çok vakit geçiremeden ,zaman eğlence ve kutlama zamanı olduğundan yemeğe indik hızlı bi duş ve hazırlanma faslının ardından.Otelin beyazdan tek kurtarılmış ama bu sefer de alabildiğine kırmızıya boyanmış ve adı da kırmızı olan bol klimalı restaurantında oturmayı reddederek çok sıcağa rağmen dışarıda,açık havada,mum ışığında yemeğimizi yemeyi tercih ettik.Çok bilinçli ve ''açık büfenin oyununa gelmicem'' gayesindeki insanlar olarak tatlı bölümünü malesef pas geçemedik ve biraz bilinçsiz tüketimle tatlıları midemize indiriverdik.!Amanın ne ettik biz diye yediklerimizi farkettiğimizde apar topar restauranttan ayrılarak accık sahile yürüyüşle kendimize gelmeye çalıştıkk..Fekat yediklerimizin etkisinden midir,sıcaktan mıdır,sahildeki biiçin gece klübü olmuş halinde çalan grubun fena halde slow parçalarından mıdır nedirrr, şezlonglarda mayışıp kaldık gecenin geri kalanında..Ama o da güzeldi,keyifti,güzel bi Akdeniz gecesinde sakin bir müzik dinletisiydi...&lt;br /&gt;Ve gece yarısı olup da odalarımıza çıktığımızdaaa,çok muhterem Erkuş Bey'in kendi hanımcığına yaptığı süprizin devamında odaların da süpriz bi romantik hal almış olduğunu görüverdik... Kırmızı mum ve gül yapraklarının yıldönümlerini kutlayan canım arkadaşlarımın odasının dışında bizim odamızda da yer alması kocanın da bana süprizi oldu,önce pek bi sevindik..Ama sonra kocaya hafif kızdık,bu mumlu süprizi sadece Begocan arkadaşım yaşamalıydı,o heyecanı tekil kalmalıydı,bu onun gecesi diye...Sonra kocaya sarıldık,saçma bi kızgınlık olduğuna karar verdik ve bu haftasonu için,aslında herşey için,benim canım kocam olduğu için kendisine teşkür ettik ve huzur dolduk:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar günü de erkenden uyanarak kendimizi önce pek leziz bir kahvaltı ve sonra deniz&amp; güneş ve mayokinili biiç ortamına attık...Günün benim için en eğlenceli dakikaları Begocan ile jet-ski olayında yaşandı...Ben böyle bi gülme krizi ve akabinde yaşadığım komediyi epeydir yaşamamıştım,iyi geldi..Nitekim suları yararaktan bi havalı sürüş tekniği geliştirdim o jet-ski tecrübesinin sonunda tü tü tü Maşallah diyim ben burdan,Gökhan Özen bi daha kaybolsa &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=jet+ski+ile+akdenize+acilmak"&gt;jet-skiyle&lt;/a&gt;, engin denizlere açılır bulurum kendisini,o derece:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/hillsidesu%20091.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/hillsidesu%20091.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra daaa,bence günün en paparazzi olayı yaşandı tarafımızca..Tam artık otelden ayrılma vaktimize yaklaşılmış,akşamüstü saatlerine girilmiş,biiçte mayokinili kızlar iyice süslenmiş olarak parti havasına girmişş ve tamtamcı abiler en bi hareketli parçalara canlı olarak tamtamlarıyla eşlik ederkennnnnnnnn, otelin o beyaz haline en uygun ünlü şahsiyet olan Beyaz abimiz göründü denizden çıkmış en ıslak haliyle!&lt;br /&gt;&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/hillsidesu%20092.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/hillsidesu%20092.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;''Aman'' dedim Begocan,''resim çekmek lazım resiimm!'' Ve fakat ben öyle resim çekicem diye gidip karizmamı bozacak diilim,ayıp biliyorum ama çaktırmadan çekiim ben bu Beyaz'ı!..İşte ben bi heyecanlan, ajantirik pozlarla takıl o parti ortamında,malesef o kadar çaktırmamaya çalışıp yamuk yumuk resimler çeksem de,kabak gibi Beyaz efendiye yakalanıverdim,aha da 2. resimin titremesi ve flu çıkması ondandır...O kadar kasmama rağmen,Beyaz efendinin sırıtıp,ah burda da buldu hayranlarım beni yüz idadesi de canımı ziyadesiyle sıkmıştır..Ki o dakkadan sonra kendisinin bulunduğu taraf yeryüzünde hiç varolmamış gibi yapmam da kariması çizilen Kıristıl'ın kendini kurtarma çabalarıdır:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Heh,resim çektin de nooldu,paparazzilik bi durum varmıydı diyenlere de anlatcak gözlemlerim olmuştur elbet ama Beyaz abimiz kızmasın diye buradan da bişi anlatmıyorum görün bakın ne kadar seviyorum kendülerini:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Velhasılll, 2 günü dopdolu ve bembeyazzz :) yaşayarak güzel anılarımıza anı kattık,ve uçakta da problem çıkmadan(!) evimize dönüverdik...Bu kadar uzun yazınca iyice masal gibi oldu bu yazı,efenim gökten de 3 elma düştü, biri begocan ile erkuş'a (nice güzel mutlu günleri beraber paylaşmak için:)), biri  sayın okuyana(bunca zamandır çene düşüklüğümde kısa yazamadığım yazıları okuduğun için!) bir diğeri de bana, artık profiterolü falan bırakıp diyete başlamam için!!!&amp;nbsp;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-115682540709673748?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/115682540709673748/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=115682540709673748&amp;isPopup=true' title='22 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115682540709673748'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115682540709673748'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/08/buyazbeyazbuyazbeyazbuyazbeyaz.html' title='buyazbeyazbuyazbeyazbuyazbeyaz:)'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>22</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-115642541442578622</id><published>2006-08-24T16:13:00.000+03:00</published><updated>2006-08-24T16:16:58.863+03:00</updated><title type='text'>Dağ gibiyimmm,taş gibiyim vallahi kayış gibiyim!!! :)</title><content type='html'>&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/m%3F%3Fjdeflorya%20012.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/m%3F%3Fjdeflorya%20012.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neredeyse tüm yazı gayet oricinaal,kendi doğal halimle hiç makyaj yapmadan geçirdim...&lt;br /&gt;Zati marsık gibi yanmıştım,bi de bu sıcakta ne sürecektim yüzüme boya,püsür...&lt;br /&gt;Ama insan işte,böyle süslü püslü olmaya alışıp bi süre ara verince boyanmaya,2 ayda bir azıcık bişiler sürünce yüzüne,kendini gayet iyi hissediyo..Kokoş olmaya görsün bünye..&lt;br /&gt;İşte ben de geçtiğimiz cumartesi gecesi, pek güzel geçmiş bir kızlar toplantısı gecesi ertesi, kocaların da gayet eğlenceli geçen akıllara zarar geleneksel erkekler beyin ziporu akşamından (unutmadan bu beyin ziporunu da anlatiyim birazdan) sonra  yanımıza dönmesi ile iyice şenlenerek,gideceğimiz yemek öncesi Müjdikcan'ın bronz makyajından heveslenip kendimi accıık boyuyip,pek bi güzel hissettim ve salınarak girip oturduğumuz masada,''hayat ne güzel,hava ne şahane,yaşamak ne güzel şey'' diye düşünürkennn..çok canım arkadaşım Müjdikcan'ın..Begocan ile benim yüzümüze bakıp..''gözlerimizin altında çizgiler var kızııaammmmm'' demesiyle irkildim!&lt;br /&gt;Önce dediğini tam anlamadım,başka birine söylüyo falan sandım..Yok..gayet bize bakıp,bize söylüyo..E,ama ben aynaya bakmıştım ki ,çizgi falan görmemiştim ki,hem daha yaşım kaçtı ki..gözümün altında çizgi niye olsundu ki!!&lt;br /&gt;Dönüp her zaman beni sakinleştiren diğer en bi canım Begocan'a sordum..''Yok diğ mi çizgi bendee..yok diğğ mii??'' Begocan gayet pozitif..''yoook '' dedi..Ben de dönüp çok bilmiş Müjdik Hanıma '' bak işte yok bende çizgi '' dedim..Müjdikhanım en sakin haliyle,''var işte var,bak Bego'ya'' diye ilgiyi Begocan'a çekti..E baktım,hakkatten var canım arkadaşımın göz kenarlarında biraz çizgi...''Hmm,evet Bego,sende çizgi var yahu'' diye satıverdim arkadaşımı o dakikada:)Ama vardı,napiim! E ben onu der demez,Begohanım da,''e kızım sende de var ki'' diye 2 dakika önceki beni sakinleştirdiği cevabını değiştiriverdi..Ondan sonra aldı mı bizi bi kaos..Dönüp,tüm bunları başımıza saran Müjdik hanıma..''Eh bak sende de varr,gülünce bisürrüüü'' dedimm..O da hemen cevabı yapıştırdı,''var tabii,ama bende gülünce,sende hep!!!!'':)&lt;br /&gt;Allahım,ondan sonrası tam bir zırvalama! Tek tek enn yakından göz resimleri çekmeler,dünyanın en mühim işi gibi o resimleri incelemeler...&lt;br /&gt;Bu arada bunu dile getiren Müjdikhanımın demek istediği şuymuş asıl...''Yaşımız 30 oluyo,gözlerimiz artık kırışmaya başladı,ne etçeksek yapalım,önlemi neyse alalım,aha da yaşlanıyoz ulen silkelenelim kendimize gelelim'' temasındaymış bizim hanım! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eh be canım, ben o dakkaya kadar, hiiç ama hiiç farketmemiştim ki bizim de yüzümüzün bi gün kırışacağını,çizgilerin oluşup geçen yılları temsilen yüzümüzde izler bırakacağını...Benim içim hala kıpır kıpır,30 seneye yaklaşsam da bu dünyadaki yaşamımda, ruhum hala 20leri terketmiyo..Neetcem ulen ben bu bedenimi takip etmeyen ruh haliyle!Hele bi de görünmeye başlayan çizgilerle!&lt;br /&gt;Tam bu kaotik düşüncelerle ve ortada dönen geyik muhabbetinin her anına yetişmeye çalışan en bi geveze kıristıl halimle takılırkenn,Begocan hanım bu sefer başka bi konu attı ortaya kii..''yaşlılık ne,30 olsalar ne olur 40 olsalar kime ne'' şeklinde gayet gamsız haldeki kocalar da konuya dahil oldu bi anda!&lt;br /&gt;Efenimm,bu bizim Bego,kimin erken kimin geç pörsiyeceğini çözebilen bi uygulama biliyomuşş..Meğer ona ünlü bi cilt doktoru göstermiş..Şööle kii...elinizin baş,orta,işaret hiç farketmez bi parmaanı alıyooo ve geriye dooru yane avuç içinizden arkaya dooru çekiyosunuz,ahh, eğer parmaanızz gayet elastik bi şekilde,hiiç acımadan arkaya doğru baya bi gidebiliyo ve dahi neredeyse kolunuza değiyosa..acill botoks neyin fiyat araştırması yapınız, çook çabuk yaşlanacak cildiniz..Amaaa, eğer parmaanız çok az arkaya doğru gidiyo,hatta gidemiyo,ve bi de acı çekiyosanız bu hareket halinde, süpersiniz, hatta Kayış gibisiniz! Neden kayış gibi demeyin, o gece beni bu yaşlılık sendromuna sokan canım arkadaşım bir de masada parmağı geriye hiç gidemeyen 2 insan olan bana ve kocası Muratti beye aha da böyle bi iltifatta bulundu.:) Ben sensin be kayış diyip yanlış anlasam da bu çok esaslı kelimeyi,meğer kayış gibi olmak güzel bişiymiş..Herkesler kayış olmak istermiş:)&lt;br /&gt;Velhasıll, benim parmaam gayet sıkı,hiiç biyerlere oynayamadı kendisi,sahibini de pek mesut etti geç yaşlanıcam diye havalara girdi!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/m%3F%3Fjdeflorya%20019.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/m%3F%3Fjdeflorya%20019.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;Bu test ne kadar doğru bilemem ancak biz o gece masadaki 30 yaşa yakın ve bi kısım 30 üstü insan olarak pek ilgilendik,parmak jimnastiğine epey bi süre takılıp kaldık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konu yaştan açılınca tabii, kocaların zeka yaşı ve beden yaşının hiç ama hiç tutmadığını da buradan söyliyim istedim..&lt;br /&gt;Cuma gecesi,geçen aylarda da bi kere yapılmış ve artık gelenekselleşmeye başlamış kocalar beyin ziporu gecesi nedeniyle biz de kız kıza gecesi yapmak durumunda kaldık..Hayır öyle bi enteresan ki, ayda 1 gece bizim 3 koca buluşuyo,yemek yiyo,sonra bi ev kararlaştırılıyo, o evin sahibi ve diğer 2 hanım gidiyo başka bi evde kalıyo, 3 koca evde o gece kalıp,sabahlayıp evet sabaahhaa kadar play station oynuyo..Yanlış duyulmadı..30 yaş üstü kocaman kocalar, nası bi enerji,nası bi hastalık şeklinde maç yapmacalar! Cumartesi akşamüstüne kadar abartılarak oynanan bu play station isimli kocalara göre beyin sporu bize göre tamamen beyin gerilemesi olan bu oyun bu kadar esir alır insanı...Biz yaşlanmaktı,gençleşmekti,çizgiydi,masada birbirimizi yiye duralım,bizim adamlar hala ''ben seni yendim,sen nası o golü atamadın,ahaha ben turnuvada 1.yim,hayır oolum asıl ben 1.yim'' diye didişiyolardı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/m%3F%3Fjdeflorya%20015.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/m%3F%3Fjdeflorya%20015.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkekler mi daha saf,kadınlar daha mı hin anlayamıyorum ama...koca kazık olmamıza rağmen hala çocuk kalmak bazen güzel galiba:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hemmm ne harikuladeeee, benim parmaam geriye de gitmiyo zaten ki:)&amp;nbsp;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-115642541442578622?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/115642541442578622/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=115642541442578622&amp;isPopup=true' title='25 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115642541442578622'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115642541442578622'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/08/da-gibiyimmmta-gibiyim-vallahi-kay.html' title='Dağ gibiyimmm,taş gibiyim vallahi kayış gibiyim!!! :)'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>25</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-115559708386358707</id><published>2006-08-15T02:10:00.000+03:00</published><updated>2006-08-15T12:35:05.190+03:00</updated><title type='text'>Kurtar bizi Kenan Evren Paşa!</title><content type='html'>Geçen hafta bastıran ve fenalık getiren sıcaklar nedeniyle haftasonu yine yazlığa gittim,deniz iyi gelir bunalmış bünye ve ficuda diye..Öyle bunalmıştım ki kocanın ''ben gelemem,işim var,bık bık bık ''tarzı söylemlerine pek aldırmadan,''peki tamam gelmiyo musun ,o zaman ben de annemlerle giderim'' dedim ve de öyle yaptım.. anne ve baba sevgi yoğunluğu içinde 3 gün geçirdim,fazlası da sıcaklar gibi bi etki yapar diye dönüverdim yurduma,kocanın yanına...&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Hoş dönüp gelmemde,tam anneyle yazlığa gitmiş olmanın verdiği rahatlık,poponu yayıp yatma ve otel konforunda bi yazlık keyfi çıkarma esnasında kocanın arayıpp,özlediğini söyleme şekli olan '' hadii gelmiyo musun artık,geeel,bulaşıklar biriktii,çamaşırlar dağ oldu,masa örtüsünün kenarını yaktıımmm'' tarzı bildirilerinin etkisi olmadı değil!Mazallah, evi börtü,böcek basabilir,yangın çıkabiliiidii! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne diyceedim...Heh, yazlıkta tamamen kendimi daha fazla ne kadar arap kadriye formuna sokarım düşüncesi ile dünyadan uzak sadece güneş,ben ve kakao yağlarım şeklinde bir yaşam şekli kurmuş olsam da...bu dünyadan ve dünyanın çıkan çivilerinden yine de kopamadım...&lt;br /&gt;Çıkan çivi derken..o kadar çok fena sorun yaşanıyor ki dünyamızda,adaletsiz bi düzen almış başını gidiyo,korkunç ölümler,ihtiraslar sonucu çıkan ve geleceği bir sis perdesi şekline sokan  savaşlar,açlık,sefalet,vicdansızlık,hırsızlık,parasızlık,cinnet,cinayet...Haberleri açıp baktığımda her gün gözlerim doluyo,içim kararıyo,kendi yaşadığım hayata hem şükrediyor hem de tarifi mümkün olmayan vicdan azabı,kalp sızlaması yaşıyorum... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama şimdi yazacaklarım bu ciddi boyutta gelecek kaygısı yaşatan konular ile ilgili değil... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında yine gelecek kaygısı içinde yazıyorum bu satırları...Savaş,terör,ve tüm acı haberlerin haricinde..magazin haberleri beni bunalıma itti,nereye gidiyo ulen bu dünya,bu insanlar dedirtiyo magazin dünyası bile,o derece! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem bazen haminnelik yapar,büyüklerden duyduğu ''bu dünyada zina ve bina arttıkça kıyamete daha çok yaklaşıyoruz'' der!Binalar arttıkça artıyo,zina konusunu takdire bırakıyor..ve uçankuş ekibine bağlanıyorum! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazlıkta; dalga sesleri, mehtabın güzelliği , hafifçe esen rüzgarın sükunetini bozan tek düşman,her gece ama her gece tv'de farklı isimlerle yayınlanan ama aynı içerikte olan magazin programları oldu..Diyeceksin izleme..Ama,anne ve baba ile 3 gün sevgi çemberinde yaşarken,arada bi canın sıkılabiliyo,tv can simidin olabiliyo..İşte o ara ve derelerde açılan tv karşısında...Sonra her sabah eve giren gazetelerin yazdıklarına baktıkça...Ben bi düşman kesildim bi kaç kadına,adama...Öyle böyle değil, sokakta görsem yemin ederim suratlarına tükürücem... &lt;br /&gt;Aha da buradan kendilerini ifşa etmeye karar verdiğimdendir bu yazının amacı...Hani tanıdıkları falan belki okur şansa,aman diyim, uzak dursun bu isimler benden,öyle şiddet doluyum,korrkarım kendimden! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TELEVOLE KIRİSTIL BİLDİRİYOR.. &lt;br /&gt;YÜZÜNE TÜKÜRÜLECEKLER TOP 10 LİSTESİ: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Bu ilk numaraya oturtacağım zata bi türlü karar veremedim,eşit derecede tüküresim gelen 2 kadın var galiba..yok,yok en birinci,tiksinci buldummm..Aha açıklıyorum: &lt;br /&gt;Kendisini 2 kere ya da 3 kere aralıklarla tv de görme şansım oldu, 2sinde sokakta gayet umuma açık yerlerde sevgilisi hamile olan ve aynı anda karısından yeni boşanan adamla ve evli ve çocuğu olan başka bi adamla aleni insanı sevdiği insana sarılmaktan tiksindiren görüntüler içindeydi,sanırım kapalı yerde kalma fobisi var,dışarlarda öpüşüyor ya da kavga edip dayak yiyor...Sinem Er..bişi tam anlamadım soyadını...Iyy..fena şekilde ıyyyyy yaaa...ya sev ya terket sinem,yo yo kesinlikle bu ülkeyi terket be sinem..yatacak yerin yok bence.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-Zaten oldum olası sahte bulurdum kendisini..ama pes..bu derece hastalık halinde aldatma bağımlısı olduğunu hatta böyle insanların bu dünyada olduğuna inanmazdım..varmış..Pınar Altuğ..tedavi olsa geçer mi ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-Daha önce de böyle bi dönem geçirmişti,sahnede yürürken eteğini yukarı sıyıra sıyıra yürümüştü..bi teşhir merakı var arada ortaya çıkan bi hafif karakter hali..Zaman zaman bastırıp hanımefendi rolüne giriyo ama kumaş bozuk ,o yüzden kumaş arada illa ki pot yapıyo...Önce poposu gündemi meşgul etti,sonra sahnede dönerken bacaklarını yne bi gösteresi geldi,sonra yine yemiş ve dillere pelesenk olmuş kilo mevzusu başına dert olmuş haliyle Tarkan ile sahnede hoppidi hoppidi göbek attı,göbeği,poposu bi o yana bi bu yana sallanırken..Selülitleri sorulduğunda en sahte hammfendi ses tonuylaaa, hiiç ööle bi sorunum yokk,kaymak gibiyim gibi zavvallı bi beyanda bulundu..Sibel Can,yazık be ablacım sana... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-Hüsnü Şenlendirici ile yukarıda 1 numarada yazdığım Sinem adlı kadın ile yarışır karakterde olan Manken kişisi Ece gürsel...Ünlü olup şöhret olunca erkek kendinden bekleneni yapıp sapıtıyo tabii de hamile bi karısı olan adamla ne işin olur,hadi bi işin var,sokaklarda salınma lüksüne sahip olduğu kanısına nerden kapılırsın...rezalet yakalanma görüntüleriyle klarneti çalarkenki saygın halini tamamen yitiren Hüsnü..vah sana vahlar sana... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5-Koca burnuyla karizmatik insan ama kime nerde nasıl zamparalık yapacağını şaşırmış kart zampara Kaya Çilingir kişisi...Tam bir andropoz örneği! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;höyf...geriye bi dolu zavallı magazin karakteri var...ama içim kaçtı bak yine o Sinem kişisinin görüntüleri aklıma gelince... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nereye gidiyo bu insanlar...ilişkiler böyle mi artık...ben mi çok geri kaldım... &lt;br /&gt;Yok yok ,ben çok fazla magazin programları etkisinde kaldım:) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyerekk..postumuzu konuyla alakasız ama fıkra tadında yaşanmış bi olayla bitireyim istiyorum... &lt;br /&gt;Hani şu alttaki, bekar yaşıtlarımızın kolay sevgili bulamayacağı konulu yazdığım posttan sonra geçen hafta çok sevdiğim canım Esrucan ve ablası ablacımm ve 15 senedir görmediğim ablacığın 2 lise arkadaşı ile buluştum..Süper güzel bi akşam yemeğinde bu 2 bekar(boşanmış)ve 2 evli canım cağızlarımla konuşurken,konu yine bi yerden sonra kadın-erkek ilişkilerine geldi..Ve, hakikaten şu anda bekar ve yaşı 30 civarı olan hemcinslerimin kafasına göre bir erkek arkadaş bulmasının ne kadar zor olduğuna bir kez daha emin olduk..Mesela bu bekar tatlı ablalardan biri bi örnek verdi ki..güldük üzülesi bu hale.. &lt;br /&gt;Şöyleki; ''ben artık sevgili adaylarının otururken ayakları yere basıyo mu kriterinin dışında bir de Kenan Evren sorusuna verdiği cevap ile bir kriter oluşturuyorum'' dedi bu tatlı abla..Nasıl yani??? dedik tabi biz..E dedi, ''artık yaşı 20 olan adam bile gayet koca adam gibi gözükebiliyo,ama onun yaşını tam anlamak için bi teste tabi tutmak gerekiyo''..bu test fikri de bi gün kuaförde, kuaför çırakları ile olan bir şaşa kalması durumunda gelmiş aklına bu ablacığın..Fönü çekilirken, 2 tane gayet iri kıyım delikanlı kardeşlerimiz hararetli hararetli futbol tartışması yapıyolarmış,Mustafa Denizli,Fatih Terim gibi teknik direktörlerden bahsedip,en iyi kim sorusuna cevap arıyorlarmış..O arada bizim abla heyecanlanıp konuya dahil olmak adına,''aa bence Türkiye'ye gelmiş geçmiş en başarılı en baba teknik direktör Jupp Derwall dir'' demiş...Çocuklar şöyle bi bakmış,bizim abla duymadı sanmış arkadaşlar, bi daha söylemiş ''derwall derwaall ''demiş..Yok.. çocukların suratta ifade yokk...Ablacık korkuyla sormuş,''siz Derwall'i hatırlamıyo musunuz yoksa???'' Çocuklar ''yooo,kim ki o??'' diye cevap vermiş! Abla bunun üzerinee, nerden geldiyse aklına hemen soruvermiş ''e siz Kenan Evren 'i de tanımazsınız o zaman'' ...Bu iri kıyım delikanlılardan biri hemen atılmış,'' yoo tanırızz..Ressam diil mi ki!!'' :)) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak,ablacığın bundan sonra sevgili adayına yaş testi yapmak için ilk sorduğu soru Kenan Evren kimdir olmaya başlamış! Ressam cevabını veren adaylarr, top oynayıp acıksınlar diye kendi hallerinde bırakılmış tabi ki:) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son noktadaaa diyeceğim şudur ki.. &lt;br /&gt;Kenan Evren resim sanatını icra etmez ve Türkiye'nin siyasi tarihindeki dönüm noktalarından olan bi dönemin başkahramanlarından olurken..eskiden..çok eskiden...Bu kadar çok Sinem..bu kadar çok Kaya ortalıkta galiba yoktu...Varsa bile, ''ayıp'' kesinlikle bilinen bi kavramdı... &lt;br /&gt;taş yaaağcakk başımıza taaaş!:)şemsiyeler de korumaz ki bizi!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-115559708386358707?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/115559708386358707/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=115559708386358707&amp;isPopup=true' title='39 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115559708386358707'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115559708386358707'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/08/kurtar-bizi-kenan-evren-paa.html' title='Kurtar bizi Kenan Evren Paşa!'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>39</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-115500166688001265</id><published>2006-08-08T04:47:00.000+03:00</published><updated>2006-08-08T04:50:45.726+03:00</updated><title type='text'>haydi güzelim,şeker ezelimm bu senee de bekar gezelim!</title><content type='html'>Sevmeyi çok sevmemden midir, öyle olması gerektiğinden midir bilinmez..çocukken,gençken,büyürken ..yani genelde her dönem, sevgilim vardı benim.&lt;br /&gt;Sevgilim yoksa resmi olarak, o zamanlar da mesela okula ya da işe gitmek için bahane ve heyecan olacak insanlar oldu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok sevdim,sevildim,mutlu oldum genelde , yapay acılar çektirdim kendime bazen,akranlarım gerçekten acı çekerken aşk yüzünden..Hee, gerçekten üzen olmadı mı,oldu tabi, melankolik takılmama sebep o dönemler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama diyeceğim şu ki, süper güzel bi kız değildim,hatta bazı dönemler resimlere bakıyorum,o ergenlik döneminde nasıl yaşayabilmişim o tipimle diye, o derece vahim bi görüntüm olmuş bi dönem(amerikan kesim kısacık ama yine de şekilsiz saçlar,sivilcelerin savaş açtığı bir cilt,kırmızı yuvarlak miyop gözlüklerim vs vs)..Fakat en heyecanlı ve aşık oldum sandığım zamanlar o dönemlerde gerçekleşmiş...O en ergen dönemimdeki tipimle bile aşk mektupları almamı şeytan tüyü olma ihtimaline bağlayarak asıl konuma geçiyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen hafta evlilik kurumunu sorguladığım günler geçirdim..Gerek benim gerek çok sevdiğim arkadaşlarımın yaşadıkları ile ilgili düşünerek...Erkeklerin hepsinin, evet hepsinin çok basit bi mantık ve düz bi hayat felsefesiyle yaşadıklarına, kadınların ise erkeklerin ne kadar ortalama bi zeka düzeyi olduğunu bilmelerine rağmen, hayatı kendi kendilerine zor hale getirdikleri kanaatine vardım sonra...Mesela ben biliyorum ki telefon çaldığında bizim evde, koca; telefonun dibinde olmasına rağmen,o telefonu kendisi açmayıp benim açmamı bekleyecek...Üşenmek de,alışkanlık de,ne dersen de..koca evde yapması gereken tek hareketin tv karşısında yatar pozisyon alıp,zahmet olmazsa kumandaya sağ elinin baş parmağı ile basmak suretiyle hakim olmak olduğunu düşünür...Bunu biliyosun di mi , telefon çalınca,adamın açmasını beklemek,açmayıp kendin açınca sinir olmak,telefonu kapatınca adama çemkirmek niye mesela!Biz kadınlar o kadar akıllı olmamıza rağmen,çoğumuz konu sevgili ya da kocalarımız olunca tamamen aklı rafa kaldırıp,adamları değiştireceğimize inanmışız,bu;  ilişki 6 aylıkken de 30 yıllıkken de böyle..Hep bi umut var içimizde,belki bu sefer farklı tepki verir adam diye:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse işte, biz böyle adamların değişeceğine inana duralım...Onlar değişmek ,seneler geçtikçe olgunlaşmak,olumlu bir hal almak şöyle dursun, yeni yetme ergen hallerine doğru yol alırlar...Bir nevi,yaş büyürken,zekanın küçülmesi diyelim...Acı gerçek de böyle ortaya çıkar, bi bakarsın 40lı yaşlara gelmiş bi abi en ergen gençle aşık atacak kadar yeni maceralara girme hevesindedir...Yazık diyip geçmeliyiz tabi bu erkek denen cins için..Malesef ne kadar ortalama zekaya sahip olsalar da, en akıllı kadınların da bağlanacağı bir erkek vardır ve hayat kadınlar için hep bu basit zekalı erkekleri anlamaya çalışmakla geçer...Erkekler ise anlamaya bile çalışmaz kadınlarını,sorun da buradan çıkar belki!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evli barklı bi insan olarak,geçen hafta böyle evlilik ve ne acayip bu erkekler isimli konu başlığına takılmışken..bekar bi arkadaşımla buluştum...Ve günümüzde,bekar insanın işinin çok daha zor olduğuna inandım..&lt;br /&gt;Hani benim hiç sevgili problemim olmadı ya,hep bi sevgilim vardı ya..Evlendim sonra en bi sevgiliyle ya..Kolaysa şu yaşımda,şu dönemde bekar ol ve sevgilin de olmasın ..gör bakalım eskiden olduğu gibi kolay mı aşk hayatı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa,itiraf etmem gerekirse..bazen özeniyodum,eski günleri düşünüp,bekar olmanın züper eğlenceli ve başına buyruk hallerini hatırlayıp gülüyodum...Ama,şöyle bi gerçeği göz ardı ediyomuşum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O eski günlerde ben bekarken,herkes bekardı..İstisnalar hariç..yaşıtlarım kızlar,yaşıtlarım ve yaşıtıma yakın erkekler...Kolaydı tabi,gönlüne göre birini bulup,hoşlaşmak,sevmek..Bi arkadaş ortamında,okulda,iş ortamında,yeni başladığın bi kursta falan tanışırdın kendin gibi di dolu bekar insanla...&lt;br /&gt;Ama şimdi öyle mi ya..o kendin gibi bekarlar,kendin gibi evli oldu işte sırayla...Şimdi moda, evlenmeyi de geçtim,çocuk sahibi olmak artık akranlarımız arasında...&lt;br /&gt;İşte böyle bi modaya sahipken yaşıtların bu dönemde..bekar olmak,gerçekten zormuş arkadaş..Doğru düzgün adamla tanışma şansı zaten düşükken,hele böyle bi dönemde artık oran neredeyse sıfırın altına düşmüş..Eh, bu durumda ilişkiler cıvımış,o eski lale devri çocukları ve güzel anıları gerçekten sadece anı olmuş...Ya cibiliyetsiz bekar erkek yaşıtların kalmış geride ,ya daha küçük yaşta henüz cin olmamış,iyi niyetli,düzgün ama yeni yetme arkadaşlar ya da malesef evli erkekler çıkmış bu bekar akran kızların kısmetine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlişkiler şöyle bi hal almış..Mesela sen bu kadar düşük bi hedef kitle içinden şansa, bekar ve düzgün olduğuna inandığın yaşıtın ya da yaşına yakın biri ile tanıştın,tanıştırıldın..Buluştunuz da teke tek olarak...Bi yemek yendi,bi yakınlaşma oldu o yemekte..Sonra erkek arkadaş, seni bıraktı eve o gece..Ama ertesi gün kazara bişi oldu,adamın tatile gitmesi gerekti,ya da kızın iş seyahati..Hani normalde eskiden olsaydı,hoşlandığın adamla o gece heyecanla yemeğe gidip döndükten sonra,sabah sabah eder,ya adam seni arar,ya sen telefon açarsın falan ya,ve ilişki yüksek ihtimal başlar ya..İşte malesef şimdi, o yemekten sonra kimse kimseyi aramayabiliyo,15 gün öyle o yemek hiç olmamış gibi geçebiliyo,sonra hasbel kader bi şekilde 15 gün sonra yine görüşürsen arada hiç iletişim kurmasan da, eğer yine bi elektrik varsa hala o arkadaşla,kaldığın yerden el ele tutuşma,göz göze bakışma devam ediyo,belki sonra şansın varsa eski zamanların seviyeli ilişkisine yakın bişiler başlayabiliyo, yok eğer o 15 gün önceki elektriği yakalayamadıysanız,sanki hiiiiç bişi olmamış gibi arkadaşça bi durum oluşup,gayet soğuk hayat devam ediyo...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle karışık,cins bi hal almış günümüz sevgili olma öncesi ilişkileri..yani flört etmenin bile heyecanı,keyfi kalmamış profesyonel iş hayatında olan günümüz abi ve ablaları arasında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eh böyle bir durumda, şaşırmamalı bazı bekar,genç kızların,evli adamlara aşık olmasına...Ortalıkta düzgün adam olsa,kalır mı ki bu kızceğizler senin,benim,onun kocasına!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bekarlığın sultanlık olup olmadığı tartışıla dursun,dışı seni içi beni yaksa da, evli olmak yine de güzel diyerek,kalbi aşk diye çarpan tüm bekar güzel insanlar için hayırlı kısmetler dileyerek çikolata renkli şarkıcımızdan bekar gezelim şarkısını çalmayı reddediyor,havanız nası olursa olsun sizin havanız güzel olsun diyorum:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen haftanın şarkısı olarak ismail y.k nın güzide eserini ilan etmeyi de unutmuyorum...&lt;br /&gt;Eser: Allah Belanı versin&lt;br /&gt;hedef kitle: tüm can sıkan nefes alıp veren organizmalar..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-115500166688001265?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/115500166688001265/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=115500166688001265&amp;isPopup=true' title='41 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115500166688001265'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115500166688001265'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/08/haydi-gzelimeker-ezelimm-bu-senee-de_08.html' title='haydi güzelim,şeker ezelimm bu senee de bekar gezelim!'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>41</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-115438587787307543</id><published>2006-08-01T01:34:00.000+03:00</published><updated>2006-08-01T01:59:24.970+03:00</updated><title type='text'>fil hırsızı!</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/1600/kap%3F%3F%20001.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/kap%3F%3F%20001.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/1600/kap%3F%3F%20002.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/kap%3F%3F%20002.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;kapımın önüne süs olsun diye koyduğum kurbağa zamazingosunu yürüten şahıs, o kurbağa zamazingosunun yerine yeni aldığım fil biblomsusunu da yürüten şahıs ile aynı mıdır??&lt;br /&gt;aynı ise eğer..bugün yine yeni bi fil şeysi aldım..onu da götürürse evinde bi koleksiyona sahip olur sanırsam..&lt;br /&gt;şahsen bu hırsızı çok merak etmekte olup,yeni aldığım file elektrünk vermeyi düşünüyorum,ya da file dokunduğu anda ötecek bi alarm bağlamayı..&lt;br /&gt;tamam çok değerli bişi diil o çaldıkları pahaca..ama bu bi hastalık olmalı yaa..o çalmaktan usanmadı,ben de yenisini almaktan..bakalım ne kadar sürecek bu hırsızın sabrı:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-115438587787307543?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/115438587787307543/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=115438587787307543&amp;isPopup=true' title='60 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115438587787307543'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115438587787307543'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/08/fil-hrsz.html' title='fil hırsızı!'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>60</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-115322908730528325</id><published>2006-07-18T16:13:00.000+03:00</published><updated>2006-07-18T16:24:47.983+03:00</updated><title type='text'>ve kıristıl vileda ile tanışır!</title><content type='html'>&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/collage17.0.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/collage17.0.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;Hayatımın en temizlik dolu günlerini yaşıyorum..Nitekim hayatımda ilk defa vileda kullanmam ve hiç sevmemem de bu günlere denk gelmekte..&lt;br /&gt;En baştan söylemek isterim ki yazlık eşittir vileda demekse..ben yokum arkadaş..Her sabah,her akşam temizlik yapılır mı..buna can dayanır mı..buna tatil denir mi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni epey yoran bu yazlık macerası zaten taa 15 gün önceden eve alışveriş yapma derdiyle başlamıştı,tamam genel olarak alınacaklar alındı,annemle bi güzel halletik yazlık eşyasını e hadi şimdi hep beraber taşıyalım bunları,yerleşelim annemle dedik..Ama diyemezdik,çünkü kendileri babamla tamamen bir post konusu olacak gemi seyahatlerine çıkmış bulundular tam  yazlığa yerleşeceğimiz hafta..Dolayısıyla tüm iş,evin tek çocuğu,iş bitirici insan Kıristıl'a kaldııı..Kıristıl da bi yere kadar bitirirdi işi,aldı Fatma Ablasını yanına..kocayı bile yanına katmadan,perşembe sabahı yola çıktı.Ama ne çıkışş!&lt;br /&gt;Ikeadan ve bilimum yerlerden alınan epey bi eşya daha önceden gönderilmişti yazlığa,başka bir evin içinde bizi bekliyordu yerleştirelim diye..Fakat yeni bi ev kuruyosun,bunun eksiği bitmez ki..3 kapılı bi dolap bulmuştum eşyalar 2 posta gönderildikten sonra,tamam bu nası olsa suntalarıyla demonte ben taşırım arabamla dedim..Eşek ölüsü gibi 2 koca karton kutuyu yükledik arabaya..Sonra balkona alınan oturma grubu ayrı,bi de bahçeye lazım dedik, indirime girmiş 4 kişilik masa,şemsiye ve koltuktan oluşan takımı da aldık,onu da zor bela yerleştirdik mi arabaya..Sonra 2 tane şezlong yetmez,haftasonu Müjdikcanlar gelecek, 2 tane daha şezlong alalım dedik,onları da aldık,aralara sokuşturduk mu 2 şezlongu da arabaya..Eh bunca eşyaya rağmen hala yer vardı azıcık,neler girmedi ki benim arabanın arkasına,arka koltukları da yatırdık,araba Çarşamba gecesi koca ve benim kollektif çalışmam sonucunda oldu mu sana bi küçük kamyon!Ön koltuğa uzanan dolabın suntalarının olduğu karton kutulardan sıyrılıp girebilecek bir tek Fatma Abla olabilirdi,35 kglık endamıyla,koca 100 kg üzeri haliyle asla oraya sığamazdı,biz gidelim önden,evi temizleyelim,yerleşelim,cuma akşamı gelirdi nasıl olsa Müjdikcanlarla dedik..&lt;br /&gt;Vee,perşembe sabahı resimde görülen halimizle yola koyulduk,ön koltuğa sıkışan Fatma Ablaylaa!Buradan, taşımacılık sektörüne girmek isteyenlere müjde,hiç ööle kamyona falan gerek yok,benim araba türü bi tane araba ile epey bi yük taşınıyo test ettim,hadi iyisiniz girişimci kardeşlerim:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 saatlik yolculuğumuzdan sonra,baştan aşağı yenilenen ve ilk defa yeni halini göreceğim yazlığa heyecanla vardık,ustayı aramış,zaten 15 günlük bi gecikme ile sürdürdüğü inşaatın bittiği haberini alarak yola çıkmıştık..Ama nerdee..Eve vardığımızda,her odada bir usta,bir çırak serpilmiş şekilde çalışma devam ediyodu..Tamam ev kabasıyla bitmiş ama,biz inşaat temizliği yapmaya gitmemiştik ki!O iş çoktan bitmiş olmalı ,biz de yerleşmeye başlamalıydık,ince temizlikle..&lt;br /&gt;Neyse,ben olabildiimce sakin kalmaya çalışarak,gece 12ye kadar evin içinde süregelen telaşlı çalışmaları ile ustalara gereken ilgiyi gösterdim,yemedim,yedirdim falan filan..Fatma Abla temizliği başladı ama bi usta gidip,bir diğeri gelince,temizlik pek bişiye benzemedi..Gece  yarısı işlerin çoğu bitip,ustalar artık evimizi terk ettiğinde,tamam dedi Fatma Abla,şimdi başlıyoruz asıl temizlik ve yerleşmeye dedim..Ama nerde..bu sefer de saat 1 de elektrikler kesildi..Bekle bekle..gelmez elektrik,daha yatakları bile yapamamışız..Dedim Fatma Abla,ben kıvrılıyorum koltuğa sen de gel..Yok kızım,benim için rahat etmez dedi..Aldı eline mumu,devam etti temizliğe,yorulur gelir yanıma diye düşünürken uyuya kalmışım yorgunlukla..Cuma sabahı gözümü açtığımda,Fatma Abla hala temizlik yapıo,ve elektrikler hala bize şakasını devam ettiriyodu..Fedakar insan Fatma Abla, cuma akşamı ben onu otobüse bindirene kadar da devam etti temizliğe..hiç uyumadan!&lt;br /&gt;Cuma günü de ,tam gaz,elektrikçisinden,pimapencisine,mobilyacısından su tesisatçısına kadar türlü konuklarımızla gayet faal çalışmalarımız oldu...Neticesinde akşam üzeri 17.30 sularında hem evin genel yerleşmesi falan bitmiş,hem de Fatma Ablamın pili tükenmişti!Benim pilim? Asla bitemezdi,daha akşama koca ve has arkadaşı Muratti ve benim has arkadaşım Müjdikcan gelecekti...&lt;br /&gt;Ben 2 koca gün geçirmeme rağmen,sadece sigara molalarımda seyrettiğim denize yine bi bakış atarak,evin son kalan düzenlemelerini,süsleme çalışmalarını halletim..&lt;br /&gt;Sonra evin banyosunu kullanıma açarak,duşun çalışmasını denedim..Ve son mumları balkona koyduğumda,kapı çaldı,koca ve Müjdikcanların eve olan tezahüratlarını mutlulukla dinledim..O kadar yorulduk ama değdi diyerek,verandaya çıktık..gece geç saatlere kadar oturduk,oturduukk...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/collage16.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/collage16.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soonraa,sabah oldu..cumartesi sabahı..Köy ekmeği alındı,denize karşı güzel bi kahvaltı,kahve keyfi ve arada yine 1-2 usta ağırlamamızla, denize koşmamız bir oldu...Deniz gibisi yok arkadaş..Hele sırt üstü denize uzanıp,sadece denizin sesini dinlemek..terapik bişi dedi valla Müjdikcan..&lt;br /&gt;Bu arada,cumartesi de temizliğe devam ettiğimisi eklemek isterim şu an..Canım cicim güzel annem,ferah olsun,güzel olsun mantığıyla evin herr bi yerini apaçık bi renk taş yaptıından ötürü,yere ufacık bişi dökülse gözüktüğünden,ve gür saç ve ficut kıllarıyla kıskandıran bi kocam olduundan..yerler yine cumartesi sabahı bi süpürüldü..Yazlık demek temizlik demek,sürekli çalışmak,tatili ucundan yaşamak demişti biri..kim hatırlamıyorum..Buradan bu acı sözün doğruluğuna şapka çıkarıyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse efenim,deniz faslımızdan sonra..Günlerdir hayalini kurduğumuz mangal sefasına koyulduk..Sağolsun Müjdikcanlar,ev hediyesi olarak pek şık bööle nası anlatiim koccaman,tekerlekli bi mangal şeysi almışlar..Ama tabi onu kullanmayı bilen kişilere daha çok yakışır bu profesyonel mangal..Nitekim o mangalla beraber,gelmeden yaptıkları alışverişte, koca ve Muratti bey, mangalla alakalı ne varsa toplamışlar ki bir adet alet beni benden almıştı gördüğümde..Mangalı yakarken hani gazeteyle yellersin,daha da teknolocik olmak için ne biliim fön makinası tutarsın ya..işte bööle yandan çevirmeli hava üfleyen,tabanca gibi bi alet..mangalı yellemeye yarıyo..Onu bile almışlar..Ama bu durum tüm sitedeki herkesin en nuhnebiden kalma yöntemlerle  en eski mangallarını hazırlayıp,yakıp,etleri veya balıkları hazır hale getirirken,koca bey ve Muratti beyin o tır tır tır aletiyle mangalı yakmaya çalışması sonucunda mangalı yakamaması,hatta en sonunda o aletin kırılması ile vuku buldu!Pilav ile salatayı yapın ne duruyosunuz ,mangal 3 dakikalık iş diyen kocalar da caanım Müjdikcanımın hazırladıı salata ve pilavın güzelliğine bakıp hala beceremedikleri mangal olayına daha bi hırsla eğildiler..Nitekim, akşam saat 7de başlayan mangal yakma olayı 9 da tamamlandı ama kocalar yorgun düştü,Efe rakının bile keyfine tam olarak varamadı! Demek ki neymiş,her piknikte,kendin pişir kendin yecide mangal yaparken,hazır yanan mangalın keyfini sürmek ile böyle sıfırdan mangala başlamak aynı şey diilmiş:)&lt;br /&gt;Bu arada atladığım bişi oldu! Koca cumartesi sabahı,dakka bir gol bir şeklinde,çimlerde yalınayak yeni alınan masa takımını kurarken,bir arı kardeşin üzerine basma gafletinde bulunmuş ki arı da naapsın o kadar ağırlık üzerine binince iğnesini çıkarmış hatta sokmuş kocanın tabanına..ama tam da becerememiş..Koca iğneyi atmış ayağığından,fakat yine de ufak çapta bi arı sokması yaşadık oracıkta..Bu durum cumartesinden beri kocanın mızmızlanmasına,zaten minimum hareket ile yaşarken,iyice hareketsiz yaşamaya çalışmasına sebep oldu valla!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar gününü de tatil ve deniz şeklinde geçirdikten sonra..Müjdikcanları akşamüzeri yolculadıkk..Ve kocayla başbaşa kaldık..Sanılmasın ki romantik bi gece geçirdik..Gayet temizlik dolu bi akşam oldu pazar akşamı da..Pazartesi toplantım var,dönelim diye tutturan bi kocam olduundan...&lt;br /&gt;E evin açılışını ben yaptım,ama daha anne ve baba evi görmediğinden, evi temiz bırakmak lazımdı..Zati titizlik hastalığı olan bir anneye sahip olduğumdan, kendisinin vereceği tepkileri dinleyeceğime uykusuz kalırım daha iyi diyerek..Çamaşır yıkama,asma,evi silme süpürme işlemlerine kaldıımız yerden,kocanın da katkılarıyla devam ettik pazar gecesi ve pazartesi sabahı..&lt;br /&gt;İşte bu sırada, vileda ile tanışmış oldum..Hiç sevmedim kendisini..Bizim aldıımız gerçek marka vileda olmadıından mıdır,yoksa tüm bu cins şeyler böyle midir bilemiyorum ama..Tüm evi süpürüp ondan sonra vileda yapsak da..Yerde 2 adet saç kalmışsa,onu bile almadıını,almayı bırak o yerden alıp biraz öteye yapıştırdıına şahit oldum bu terbiyesiz viledanın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisine küsüm..Yeni bi yardımcı bakıyorum,arkamdan vurmicek,gözüm arkada kalmadan temizliği yapıp,yazlığı kapatıp,anneme tertemiz bi ev bırakacak yardımcı..Hatta sanırım bu Vileda cinsi bişi diil,benim cinsimden biri olacak..Yazlıkta temizliğe biri lazım arkadaş..Yoksa tatil bence zor ya!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dipçik not: viledalı veya viledasız..bu kadar yorulmanın acısını çıkarmak için ben bu haftasonu yine gidiyorum..bu sefer annem pek olaylı gemi tatilinden dönmüş olacak,onu önceden gönderiyorum,gidince bari temizliğe dahil olmiim diye:)&amp;nbsp;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-115322908730528325?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/115322908730528325/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=115322908730528325&amp;isPopup=true' title='42 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115322908730528325'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115322908730528325'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/07/ve-kristl-vileda-ile-tanr.html' title='ve kıristıl vileda ile tanışır!'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>42</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-115227039080811616</id><published>2006-07-07T14:03:00.000+03:00</published><updated>2006-07-07T14:06:31.313+03:00</updated><title type='text'>nasıl geçti habersiizz!</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/collage15.0.jpg"&gt;&lt;img style="CLEAR: all; FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/collage15.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;Yine cuma oldu, nasıl geçti koca hafta farkedemeden...Yaz başladı derken, ortasına geldik daha denize ayağımızı süremeden...&lt;br /&gt;Yıllar işte böyle geçip gidiyor ve biz yaşlanıyoruz ,ne zaman çocuktuk, aa genç olduk bile diyemeden..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ay ne bunalım bi giriş yapmışım böyle... Zaman geçip giderken,bunalıma yer olmamalı hayatta.Zira hayat, sıkılıp bunalmak için çok hızlı geçiyor,her anı değerlendirmek lazım eldeki imkanlarla diyerek..Bu geçen haftayı ve günleri sondan başa doğru giderek anlatmaya başlıyorumm..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlerdir annemle kah didişerek,kah gülüşerek gerçekleştirdiğimiz  yazlık evi giydirme çalışmalarımız sonucunda, Ikea'ya 7. gidişimizde eve uygun koltuk,yatak ve bilimum aksesuarı almış bulunmaktayız..Hatta bu satırları yazarken ben,Çarşamba günü Ikea'dan alınan ve kolileriyle kargo firmasına verilen bu eşyalar, şu anda Mürefte'de yenileme inşaatı hala devam eden ve haftaya bitecek olan yazlığın kapısına konmuş ,son alınan haberlere göre..Gerçi yazlığın hala bi kapısı yok ve bu eşyalar haftaya ev bitene kadar eksilmeden yerlerinde durabilirse,koliler içindeki malzemeler bir puzzle harekatıyla resimdeki hallerine kavuşacaklar İnşallah!Bunca zamandır tecrübe edindiğim Ikea alışverişiyle ilgili diyebileceğim 2 - 3  husus var ki onlar da şudur: Ikea yok satıyo efenim..Yani gittiniz kendi zevkinize göre bi koltuk beğendiniz, yazlığınızı döşemek amaçlı bi sürü de beğendiğiniz ürün var, ne koltuk ne de diğer ürünler stokta mevcut bulunuyor..Dolayısıyla,bi an önce yazlık keyfi yapayım,yaz bitmeden şu yazlığı mümkün olan en kısa sürede döşeyim de bitsin diyor ve bunu zevkinize göre yapmak istiyosanız, zevkinizin en uzak köşesindeki eşyaları almak durumunda kalabiliyosunuz..Bize öyle oldu ya da...Şu an resimde görülenlerle hiç alakası olmayan hedeflerle başlamıştık alışverişe,ama kalan ürünlerle oluşturduğumuz resim bu oldu..Yine de fena olmadı gibi kombinler..Hayırlısıyla gidip yerleşirsek daha da güzel olacak ...Bu arada Ikeadan ürün alıp,İstanbul dışına göndermek isteyenlere diyeceğim şu ki, sadece Ikea' nın içindeki nakliye firmasına bağlı kalmak zorunda olmamaları..Ikeanın içinde konuşlanmış firma 14 gün gibi bi sürede teslim edebileceklerini söylerken, Yurt içi Kargo 2 gün içinde bizim malzemeyi eksiksiz taşıdı..Fiyatları da gayet makul.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/collage12.0.jpg"&gt;&lt;img style="CLEAR: all; FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/collage12.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;Ikea ve bilimum mobilyacıda geçirilen vakitlerden arta kalan zamanda,Pazartesi günü kocacıkla evlilikte 2.zafer yılımızı kocanın güzel süpriziyle coşku ve heyecanla kutladık efenim..Lakin, koca bu süpriziyle iyi mi yaptı kötü mü bilemez bi halde,çünkü pazartesi akşamından beri,hayallerimde artık sadece Üsküdar'da İstanbul'u tablo gibi içine alan bi ev bulunmakta..Sabah kalktığında İstanbul'un en güzel görüntülerine karşı uyanma hissi anlatılır gibi değil , gerçekten..Biz de koca sağolsun, evlilik yıldönümümüz şerefine yaşadık yine bu güzelliği..Etkisinden kurtulmak kolay olmayacak sanırım o büyüleyici manzaranın..Bir diğer etkisinden kurtulamayıp,şoka girdiğim olay ise, romantizmi Afrika'da bir köy adı sanan Kocanın yollarıma gül dökmesi oldu efenim.. Yıldönümü kutlamaları için gittiğimiz o çok etkileyici otelinin en bir sultan suitinde kapı açıldığında görülen güller göz yaşartıcı bomba etkisindeydi...Sanırım yıllar geçtikçe kocacık süpriz yapmayı öğreniyor, kendisine buradan yıldızlı bir teşkür gönderip, başarılarının ve süprüzlerinin devamını diliyor,evliliğin böyle güzel günlerde eğlenceli ve güzel olduğunu bildiriyor,hergünümüzün yıldönümü süprizleriyle geçme ihtimalini sevdiğimi ekliyorum:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/collage13.0.jpg"&gt;&lt;img style="CLEAR: all; FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/collage13.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;Veee, geçen cumartesi gerçekleşen ,bu yaza damgasını vuran düğüne geçiyoruum:)Düğün dedik ama sünnet düğünü, hani diğer düğünlerini de en bi sevinçle görmek istediğimiz Doruk ve Bulut'un sünnetleri..Hani en bi sevdiğimiz sünnet annesi Gelincik hanım Burcunun ve en bi candan güzel ailesinin , en bi şık ve özenle hazırlamış olduğu sünnet düğünü...blog kızlarının şık şıkırdım hazır bulunduğu, bulunamayanların tüm kalbiyle orada olduğu en dağıtılıp göbek atılan düğünü...Çok güzeldi,çok mutluluk vericiydi,blogumun bana armağanı bu en güzel arkadaşlarla zaten herbişi çok güzel ki...Nice güzel anlarda,anılarımızın çoğalacağı güzel gün ve gecelerde beraber olacağımızı bilmenin mutluluğuyla..herkese teşekkür ediyorum,en başta o gece birarada olmamızı sağlayan güzel anne Burcu ve sonra hayatımdaki en güzel renk olan herkese...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında..hayat, sana teşekkür ediyorum...Hızla akıp gitsen de,zaman zaman üzüntü,sıkıntı versen de..mutlulukları esirgemediğin için..Ve ben bu mutluluklardan aldığım enerjiyle, yarına hep umutla bakmak istiyorum...&lt;br /&gt;Hepimizin umudu bol olsun...&amp;nbsp;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-115227039080811616?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/115227039080811616/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=115227039080811616&amp;isPopup=true' title='33 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115227039080811616'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115227039080811616'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/07/nasl-geti-habersiizz.html' title='nasıl geçti habersiizz!'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>33</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-115192425590991931</id><published>2006-07-03T13:57:00.000+03:00</published><updated>2006-07-03T14:18:50.183+03:00</updated><title type='text'>2 sene önce...bugün..</title><content type='html'>&lt;div style="MARGIN-TOP: 25px; MARGIN-BOTTOM: 25px"&gt;&lt;div style="WIDTH: 320px; TEXT-ALIGN: left"&gt;&lt;iframe id="i7xidbtsxzlzdxkz6ioazfxgqrbqv6grdz75dg5sb" style="BORDER-RIGHT: medium none; BORDER-TOP: medium none; MARGIN: 0px; BORDER-LEFT: medium none; WIDTH: 320px; BORDER-BOTTOM: medium none; HEIGHT: 256px" marginwidth="0" marginheight="0" src="http://www.dailymotion.com/blog/video/320468?key=7xidbtsxzlzdxkz6ioazfxgqrbqv6grdz75dg5sb" frameborder="0" width="320" scrolling="no" height="256"&gt;Dailymotion blogged video&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="MARGIN-TOP: 0px"&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/320468"&gt;story_0001&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Video sent by &lt;a href="http://www.dailymotion.com/Crystalsdream"&gt;Crystalsdream&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;2 sene önce bugün...güneşli bir 3 temmuzdu...Heyecan sarmıştı Kıristıl'ı ve tüm aile eşrafını..Telaş ve mutlulukla uyandığı bir sabah olmuştu 3 temmuz sabahı..Ama babaevindeki son saltanat günü olduğunu idrak etmesiyle,gizli gizli ağlaması bir olmuştu Kıristıl'ın..&lt;/div&gt;&lt;div style="MARGIN-TOP: 25px; MARGIN-BOTTOM: 25px"&gt;2 sene önce bugün...yeni hayatına başladığı gün olmuştu Kıristıl'ın..Yeni ailesiyle..Kendi kurduğu çekirdek ailesiyle...Alışması biraz zaman alan yeni ailesi..yeni hayatı...&lt;/div&gt;&lt;div style="MARGIN-TOP: 25px; MARGIN-BOTTOM: 25px"&gt;2 sene önce bugün..Ilık bi yaz gecesinde..3 Temmuz 2004'te...Tüm sevdikleri yanlarında...Kendileri gibi Coşkulu bi düğünleri olmuştu Rayza ile Kıristıl'ın...''Bu kadar çok göbek atması ayıp mı bi gelinin acaba'' diye düşünürken Kıristıl aynı anda ''amaaann  bu gecee benim gecem''  diyerek eğlenmeye devam etmişti hoplaya zıplaya!&lt;/div&gt;&lt;div style="MARGIN-TOP: 25px; MARGIN-BOTTOM: 25px"&gt;2 sene önce bugün..3 temmuz 2004....Çok güzeldi...Çok hızlı geçti..Kavga,gürültü,eğlence,patırtı,alışma ,alışamama derken..2 sene geçti gitti...En zor seneleri atlattık sanırım evlilikte..Bundan sonrası kolay olur dii miiii?:)&lt;/div&gt;&lt;div style="MARGIN-TOP: 25px; MARGIN-BOTTOM: 25px"&gt;Bugün..2 sene öncesini yeniden yaşamaya gidiyoruz biz kocayla...Bakalım kutlamalar ve süprizler hala eski heyecanıyla yaşanacak mı..&lt;/div&gt;&lt;div style="MARGIN-TOP: 25px; MARGIN-BOTTOM: 25px"&gt;dip not: film..hiç de kısa film olmadı..sabır edersenizzz çok uzun tarihimizi görebilirsiniz:)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-115192425590991931?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/115192425590991931/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=115192425590991931&amp;isPopup=true' title='50 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115192425590991931'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115192425590991931'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/07/2-sene-ncebugn.html' title='2 sene önce...bugün..'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>50</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-115136030694429124</id><published>2006-06-27T00:48:00.000+03:00</published><updated>2006-06-27T01:18:27.436+03:00</updated><title type='text'>Sanniye..bir İstanbul Eğlencesi:)</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/Goruntu%28114%29.jpg"&gt;&lt;img style="CLEAR: all; FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/Goruntu%28114%29.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yorgunluktan ölüyorum..sabah 6 da uyanıp 7de çıktığım evime gece 10.30 da geldiğim yetmiyomuş gibi, zaten 1 senedir evde oturmaktan hamlamış beynimi deminden beri yeni iş planları ve organizasyonları için zorluyorum ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boş duranı Allah sevmezmiş ya, ben 1 sene boş durmanın cezasını ödüyorum...İnsan evde oturunca dinlenir 1 senede,dinç ve enerjik başlar yeniden gireceği iş hayatına di mi..Yok, öyle olmuyomuş, tamamen performansı zedeleniyomuş kişinin,ya da en azından kıristıl kişisinin..Bi yandan Müreftedeki evin tadilatı,eşya seçimi,bi yandan kuracağımız iş için gerekli görüşmeler,şimdi bi de yeni işi daha kuramadan daha da değişik yeni bi iş ihtimalinin çıkması...bi de yaz geldi ya..insanın içinin kıpır kıpır olması,kış boyu üstüne oturduğu poposunu gezdirme telaşı..&lt;br /&gt;Geçen hafta gezdiğim,gördüğüm yerleri anlatacaktımm..3 gündür gezmekten vakit bulup bilgisayarı açamadım..&lt;br /&gt;Bu hafta ise belki de bilgisayarı açabildiğim tek gün bugün olacak..&lt;br /&gt;Diyeceğim o ki... aşağıda birbirinden güzel yorumlarıyla,gerek tecrübelerini gerek iyi dilekleri veya fikirlerini bildirmiş cancağızlarıma yorum yazacak bile vakit yok şu an..gözlerim uykuyla yamuldu valla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 hafta falan gidiyim ben..sonra süper taze,süper ilginç havadislerle geliyim yine ben ...&lt;br /&gt;hee, o kadar gezdim geçen hafta..başıma abudiklikler hiç mi gelmedi?gelmez olur mu tabi ki geldi..Bu fani kıristıl kişisinin olduğu hayat hikayelerinde gubidiklikler eksik olmaz ki..Mesela şurdan herkese de diyiveriim, siz siz olun, çok iyi bildiinizi düşünseniz bile havaalanı otoparkı gibi büyük otoparklarda arabanızı park ettiğiniz yeri bi yere not alın..aman diyim..sonra Mazallah 40 dakika otoparkın arabınızı koyduğunuz katı hariç her katında araba aramak ve çok zeki olmadığınızı yıllar sonra bir tokat yer gibi anlamak durumunda kalabilirsiniz..benden demesi:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;böyle pekk faydalı bi tavsiyeden sonra efenim..ben dönenene kadar, sizi İstanbul belediyesinin , İstanbulluları trafikte sıkılmasınlar bol bol gülsünler diye yaptırttığı bez afiş serisinin en yeni ve en akıllara ziyan olanı ile baş başa bırakmak istiyorum..Şahsen ben &lt;strong&gt;trafiğe 40 adet çözüm,deniz yoluna 140 adet müdahele,hava yolunda 33 adet mucize&lt;/strong&gt; gibi afişlere uzun saatler harcadığım trafikte rastlayıp çok eğlenirken,bu sabah gördüğüm ve ivedilikle fotoğrafladığım bu son afişle İstanbul Belediyesinin espri anlayışının ödül alacak nitelikte olduğuna karar verdim...siz ne düşünürsünüz bilemedimmm..&lt;br /&gt;1 &lt;strong&gt;sanniye&lt;/strong&gt; durun...düşünün:) &lt;strong&gt;sanniye&lt;/strong&gt; mi büyük &lt;strong&gt;saniye&lt;/strong&gt; mi ,söyleyiverin:)&amp;nbsp;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-115136030694429124?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/115136030694429124/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=115136030694429124&amp;isPopup=true' title='21 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115136030694429124'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115136030694429124'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/06/sanniyebir-istanbul-elencesi.html' title='Sanniye..bir İstanbul Eğlencesi:)'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>21</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-115089491440261038</id><published>2006-06-21T15:38:00.000+03:00</published><updated>2006-06-21T16:01:54.806+03:00</updated><title type='text'>2.perde dönemi..</title><content type='html'>&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/temzl-dolma%20001.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/temzl-dolma%20001.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;Temmuzda evliliğinin 2.senesini dolduracak,29 yaşına da yaklaşmakta olan bi insan için dolma yapmak bir gurur kaynağı,onun da ötesinde 2,5 saatini alacak bi aktivite olmalı mıdır?Aslında hayatının ilk dolmasını bu yaşta yapıp bi de kendisiyle gururlanması ne utanç verici bi durumdur!&lt;br /&gt;Fekat napalımdır,mutfağa bir o kadar uzak ama yemek yemeğe bir o kadar yakın bi insan olarak dün mutfakta kabakları oyarkenki ince işçiliğim mutluluğumdur,sevincimdir..Bi yanda oyduğum kabakların,biberlerin,patlıcanların içini doldururken bi yandan da salondaki koltukların yüzlerini yıkarken,daha sonra da odaların perdelerini yıkarken,saatin akşam 6 olduğunu görmemle ev kadınlığının ne ulvi bi görev olduğunu anlamam dün vuku bulmuşturr.&lt;br /&gt;&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/collage49.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/collage49.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;Perdelerin katlamalı olması,o iplerinden çıkarıp yıkadıktan sonra takması,takarken bazı halkaların kopmuş olması sebebiyle bir türlü düz durmamaları,sonra o ipleri bağladıktan sonra yine aynı perdelerin yamulmaları,hayatıma dün yeni bir sıkıntı daha katmıştırr..&lt;br /&gt;İlk defa yapılan yemeği misafire sunmak büyük risktir ama kıristıl nihayetinde bir ticaret kişisidir,risk almayı sever,hayatın süprizlerine de bayılır..Dolmaları afiyetle indirirken Müjdikcan ve kocalar,hayattaki en büyük riskin dolma yaparken aldığım risk kadar güzel sonuçlar doğurması dilenir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni evlenecek,yeni eve çıkıp,yeni eşya ve perde yaptıracaklara ise kesin tavsiyem, şekilde görülen perde türünü asla tercih etmemeleridir..Nitekim,yıkaması kolay olsa da takması bir ömür alır..Taktıktan sonra düzgün hale getirmesi ise perdeci gelip onları düzeltene kadar hiç gerçekleşmeyebilir:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıssadan hisse,oyucam diye telef ettiğim 3 patlıcandan sonra ev kadınlığı kim ben kim diye sormak ister,hayatımda mecazi ve gerçek anlamlarıyla beraber 2.perde dönemine geçmeyi ümitle beklerimmm..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nitekim bu antrakt fazla uzun sürmüştür..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ek not: buradan fatma ablaya perdeleri takarken gösterdiği destek için teşkür ve selam ederim..&amp;nbsp;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-115089491440261038?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/115089491440261038/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=115089491440261038&amp;isPopup=true' title='31 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115089491440261038'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115089491440261038'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/06/2perde-dnemi.html' title='2.perde dönemi..'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>31</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-115071610530856385</id><published>2006-06-19T14:17:00.000+03:00</published><updated>2006-06-19T14:48:29.123+03:00</updated><title type='text'>Leoparın fendi kilo sorunsalını yendi:)</title><content type='html'>&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/collage39.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/collage39.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;Halihazırda hiç bir işim olmamasına rağmen .. çok yoğunum!Geçen hafta evde oturacak 5 dakika vakit bulamadığımdan blogumu da boşladım,farkındayım..Ama hep gelecek,güzel günler için çalışıyorum,koşturuyorum..bu da böyle biline!Yani diyeceğim o ki..benim, ben diyim 3 vakit,siz diyin 5 vakte kadar bi işim olacak..hemi de kendime,bizzat şahsıma ait bi iş..Tüm koşturmacam bu iş için..Şu planlamalar,görüşmeler bir bitsin,hayaller azıcık gerçeğe dönsün..anlatıcam..Allah izin verirse,gireceğim sektörün en leopar patroniçesi olucam..Olmassam noliim:)&lt;br /&gt;Leopar derken..Bir leopar insanı kesildim ki,olcek gibi değil..Tüm haftasonu bu vahşi desenle yaşadım ben..&lt;br /&gt;İnsan takıntılı olmaya görsün..elbiseden,ayakkabıya,takıdan tukaya kadar uyum hastalığı varsa kişide,hayat inanın çok zor!&lt;br /&gt;Herşey,bi gün öylemesine bi dükkana girip dolaşırken başladı..Hazır düğün mevsimi açılmış ve tam karşıma süper vahşi o elbise çıkmışken..almamak olmazdı.Tamam hadi aldım o leopar desen elbiseyi..Ya ayakkabısı,aksesuarı noolcaktı!Geçen hafta Ankara'daki düğünde giydiğim siyah elbiseye kombinasyon yaratmak süper kolaydı da..bu cumartesi gerçekleşen düğüne giyerim diye heveslenip aldığım leopar elbise için aynı durum söz konusu bile olmadı..Vallahi Seren Serengilciğime bir saygı duydum,aynı şekilde Banucuğum Alkancığım ve bittabi Seda Sayangilciğime..O vahşi desen kılıklara uydurdukları takı,tuka ayakkabı ve çanta kombinleri için..Şekerim,bir zor,bir dert bu leopara uygun bişiler takmak,giymek..Cuma sabahı,bir ayakkabıcıda bulduğum fekat çok önemli bir müşterileri için ayırdıkları o tek kalan 39 numero leopar terliği dükkan sahibininden güç bela bin şirinlikle almaya uğraşırken bin pişman olmuştum o elbiseyi aldığıma!Ulen para verip alıcam,adam satmıyo,müşterime ne diicem diye..Ne diicen,Terliğin tıpkısının aynısı elbisesi olan pek kokoş Kıristıl'dan başkasına yakışmazdı bu terlik diicen..Bu terlik tam Kıristıllık diicen..dedim..Nitekim aldım da..Sonra hem terlik,hem elbise leopar olunca aldı mı beni bi dert..Çanta da leopar olursa Afrika'nın balta girmemiş ormanlarından kaçmış gibi olucaktım Mazallah!Hal böyle olunca,uygun çanta,uygun takı aramalarım ,Cumartesi,düğünün olduğu sabah,çok yakın oturmama rağmen hala oturduğum yakayı sahiplenememiş olmamdan ötürü bir türlü gitmediğim Kadıköy Bahariye'de son buldu..2 senedir keşfetmeyi reddetiğim bu pek renkli alışveriş cennetinde çok mutlu bir Cumartesi sabahı yaşadım ben..Pek güsel tükkanlar buldum,pek komik dialoglar yaşadım tükkan çalışanları ile..Çanta düz renk alsam da,dünyanın en havalı leopar saatini buldum pek minik ama çok renkli bi tükkanda..Sonra o akşam düğünün en vahşi kişisi olmaya hazır olduğuma karar verip rahata ererek,bu zaferimi Bahariye'deki çok renkli ve sesli kalabalığı seyrede seyrede Gloria Jeans'te bir naneli limonata içerek kutladım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/collage40.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/collage40.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;Cumartesi gecesi düğünden geç dönünce,pazar sabahı uyanmamız biraz geç de olsa,öğleni bulmadan kocayla kendimizi sokağa atıverdik.Üniversite sınavından çıkıp kendilerini bizle beraber sokağa atmış genç sabileri görüp bu sınava girişimin 11.yılını kendi içimde kutlayıp,yaşlanıyorum uleyn şeklinde iç çektikten sonra,babacığın, geçen hafta beyan etmiş olduğu''hediye istemem abllaaa,ama illa alıceksen ...'dan güzel bi gömlek alabilirsin'' şeklindeki siparişi üzerine istediği gömleği aldığımız gibi yola koyularak,kendilerine babalar günü tatili organize eden babacık ve anneciğin bulunduğu, bizim de en son 19 mayısı geçirdiğimiz otele vardık...Babacık,hediyesini beğendi,tüm gün üzerinde gömlek,şort ve spor ayakkabıyla bana pozlar verdi..Biz anneyle deniz kenarında döne döne yanma eylemini gerçekleştirdik..Kocacık,gölge bi köşe bulup,gazetelerin ilan sayfalarına kadar okuyarak pek kebap bi pazar öğleden sonrası geçirdi..Akşam da denize karşı ailecek yenilen güzel bi yemek,kurulacak olan iş ile ilgili planlar..hayaller..gerçekler..canım babama her gün bi gömlek alsam hakkını ödeyemeceğim gerçeği..Ne şanslı olduğumun bir kez daha idrağı..&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/1600/collage42.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/collage42.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hee,bu arada,tüm fazla kilolara rağmen leoparın verdiği vahşi gazla giyilen bikini..ve çevreye verilen görüntü rahatsızlığı:)&lt;br /&gt;Amaaann,alt tarafı ayva göbeğim var şekerim..2 gün detoks yapar,15 kiloyu veririm:)&lt;br /&gt;Bu yaşta giyemiceksem leoparı,ne zaman giyeyiiim:)&amp;nbsp;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-115071610530856385?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/115071610530856385/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=115071610530856385&amp;isPopup=true' title='30 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115071610530856385'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115071610530856385'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/06/leoparn-fendi-kilo-sorunsaln-yendi.html' title='Leoparın fendi kilo sorunsalını yendi:)'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>30</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-115019070137827498</id><published>2006-06-13T12:19:00.000+03:00</published><updated>2006-06-13T12:25:06.623+03:00</updated><title type='text'>Ben bir küçük cezveyim,köşe bucak gezmeyim...</title><content type='html'>&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/collage25.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/collage25.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;''Köşe bucak gezmeyim'' deki gezmeyim, gezmeyeyim anlamında ise başlık beni anlatmaz..ama köşe bucak gezen bir gezentiyim anlamında ise tamamdır,o benimdir..gezmelerin hastası,yolların ustasıyımdır diyerekkk,pazar sabahı başlayan pazartesi öğlen biten Ankara gezimizi anlatmaya başlıyorummm..&lt;br /&gt;Pazar sabahı 6da uyanmak çok hoş gözükmese de işin ucunda eğlenceli hale getirilecek bi yolculuk ve yeni yerler, yeni insanlar görme durumu varsaa,hiç söylenmeden kalkılır,küçük bavulumsu çanta hazırlanır vee kocayla aralarda hafif atışarak(sabah mahmurluğundan :)) yola çıkılırr..&lt;br /&gt;Kocanın çok sevdiği bir akrabasının kızının düğünü için yapılsa da bu gezi,olaya daha da atraksiyon katmak için,benim için artık bir Lions,  efenime söliim, bir Rotary hadisesine benzeyen blog camiasının Ankara'da yaşayan üyelerinden bir kaç değerli şahısla buluşmak kaçınılmazdır:) Dolayısıyla, uçakla gitmek yerine daha eğlenceli olsun diye seçtiğimiz araba yolculuğumuz yorucu da olsa keyif katar bünyeme...&lt;br /&gt;Bolu Dağı'nda mola verilir,Berceste'de doğal ürünler reyonunda azıcık da olsa gezilir,gözlere bayram yaptırılır..Kiraz'ın kilosunun 3.5 ytl olduğu öğrenilir,ve İstanbul'daki fiyatı merak edilir:)&lt;br /&gt;Yolda geçtiğimiz,gördüğümüz her bi görüntü,ilgiyle seyredilir,Ankara'ya varıldığında ise ilgi daha da artar..Çünkü her ne kadar geçen sene yine bir düğün nedeniyle Ankara'ya gitmiş olsam da ben, Ankara'yı hiç gezememiş ve bilememiş bi haldeyimdir..&lt;br /&gt;Dolasıyıyla kalacak olduğumuz oteli bulana dek, Japon İbeking hanımı aratmayarak, yolda gördüğüm Tren garı olsun,opera binası olsun,her bi binanın resmi çekilir, Barcelona veyahut Prag'a gelmiş gibi hissederek:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/collage26.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/collage26.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otel, düğün sahipleri tarafından tanıdık otel olması nedeniyle ayarlanmış olup,kocaya ne kadar itiraz ettiysem de kendi bildiğimiz otelde kalalım diye, ayıp olur düşüncesiyle gidip kalacağımız bir oteldir..Ben,İstanbul'da Ulus'un güzel bi yer olması nedeniyle Ankara'daki Ulus'u da öyle sansam da,aslında geceleri acaip bir hale dönüşen bir semt olması Otel'in düzgün bir otel olmasını etkilemez..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, Ankara'da ilk şokum Ulus semti ile ilgili gelişti pazar sabahı..Ben diyim Sirkeci,siz diyin Karaköy..Oteller ise sıralanmış yol boyu..fakat hani böyle Sirkeci'deki oteller tarzında..Hani aile oteli olmayabilecek kıvamda..E tabi insan, görünce otelleri bir an aman diyo,bizimki nası acaba..Neyseki bizim için ayarlanan otel, gerçekten şaşırtıcı bir konforda ve düzende..Oteldeki ilk şokumuzu da kocayla otel garajına girerken yaşıyoruz..Garaj yazan panjurlu bi kapının önünde duruyoruz,aklımıza otelden adam çağırmak gelmiyor da garaja direk biz kendimiz giricez sanıyoruz..Fakat kapı kapalı ve önde asansör çağırma düğmesi gibi bi düğme var,kocaya diyorum herhalde basınca kapı açılır..Hakikaten de bu üstün zekam kapının açılmasını sağlıyor,içeri sokuyoruz arabımızı kendimiz de içinde olaraktan..O da ne..kapı kapanıyor arkamızdan..biz kalıyomuyuz minicik bir kabin içinde...Evet, ben hayatımda ilk araba asansörü ile  pazar günü Ankara'da, o burun kıvırdığım otelde karşılaşmış oluyorum..İlk bi şok etkisi ile,içerde sıkışıp kalıcaz paranoyası yaşasak da,-2. kata inip kapı açılınca rahata eriyoruz:)&lt;br /&gt;Otelin resepsiyonunda da başımıza ilk defa gelecek bişi yaşadıktan sonra,çok edepli ve güvenli bi otelde kalacağımıza emin oluyoruz..Efenim,ben evlendiğimizden beri üşengeçlik edip hala nüfus cüzdanımı falanı filanı değiştirmedim..Dolayısıyla,kocayla soyadlarımız hala ayrıdır elimizdeki belgelerde..Bir adet evlilik cüzdanımız vardır,doğru..ancak 2 senedir hiç evli olduğumuzu kanıtlayacak bişiye ihtiyaç duymadığımızdan..o cüzdan bir çekmecenin içinde senelerini geçirmektedir..İşte bu otelde, ilk defa o cüzdan soruldu bize..Ben, şaka gibi gelen bu soru karşısında, yüzüğümüz var bu yetmez mi acaba desem de adam garip bi surat ifadesiyle bana bakarak,hammfendi, bu belediyenin sıkı denetimleri sonucu gereken bir bilgi..ondan soruyoruz diyince, ben de sinirli sinirli..e peki madem..nişanlılar kalamicek yani bu otelde gibi abuk bi soruyla cevap verdim..niyeyse adamdan daha da sinirli halimle:)Orada oluşacak olası bi tartışmayı koca sakin tavrıyla önledi de Allahtan,bu güzide ve namuslu otele girişimizi gerçekleştirip,odamıza çıktık..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi kısıtlı bi süre olunca önünde,hem akşam 7 gibi gitmen gereken bir düğün, düğünden hemen önce halletmen gereken kuaför meselesi, ve ondan önce de buluşmak istediğin güzel insanlar..Telefon görüşmeleri yapıldı ,buluşma saati en sonunda ayarlandı(yemek yiyip,duş alıp çıkınca biraz geçe sarktı tabi bu saat) Veee, koca; otelde canına minnet uyumaya çekilirkeen, ben şen şakrak halimlee,resepsiyondan bir taksi çağırtarakk,kendimi Ankara sokaklarındaa buldumm..İstikamet,Kuğu hanımcığımın dediği gibi herkesin bildiği dolayısıyla Ulus'taki taksi şoförünün de bileceği Arjantin Caddesi ''Kuki'' idi..O kadar güzel geldi ki bana o Tunalı ve Arjantin Caddesi,taksinin içinde büyük keyifle etrafımı seyrederken..gelivermişiz Kuki'nin önüne..Ben indim ama kızlar henüz yok..Eh,bir İstanbullu olarak Kuki'de oturan kokoş Ankaralılardan eksik mi kalıcam diyerek,attım kendimi Kukinin açık hava kısmında bir masaya,bir de çok sıcak sandığım Ankara hafif esince, sanki yıllardır geliyomuşum gibi Kukiye garson bey oğluma ilk söylediğim..şal alabilir miyim oldu..Ulen nerden biliyosun şal dağıttıklarını Kuki'de diye sorma..kokoşluk içgüdüsü diyim ben..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/collage34.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/collage34.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;Tam şalım gelmiş,siparişimi vericekken..arkamdan gelen bir ayak sesiyle..Kuğu hanım olduğunu anladığım şeker bağyanı görüverdim..Kendisi o kadar resmimi görmesine rağmen tereddütle bana doğru acabaaa mı diye gelirkenn, ben resmi bırak ismini bile bilmeden aa mrabaaa diye atıldımm..Buna da artık tecrübe diyelim..aman ne biliim:)&lt;br /&gt;Nası güzel bir sohbete daldık..anlatamam..Kuki'dekiler anlatır ama eminim..Ben o kadar rahattım ki bu Nişantaşı cafeleri tarzı cafede..bi daha seneler sonra gelebilecek olma ihtimalim nedeniyle...bağırış,çağırış,kahkahalar gırlaa..Ankaralı blog kardeşlerim düşünsün artık bi daha gidebilecekler mi Kuki'ye diye:) Tam siparişlerimiz gelmiş..ki inanın..hiçbirimiz yemek yemedik..sohbet öyle güzeldi ki..anca kahve,meyva suyu neyin içebildik arada kuruyan nefeslerimiz için..İşte tam benim kahvem,Kuğu hanımcığımın bol vitaminli içeceği geldiğinde, canım Bonacım ve Demet Akalın geldi..Demet Akalın diyince kızacak bana Bona'nın saygıdeğer arkadaşı eski blogcu Di'cik ama o güzel gözleri benziyo işte o şarkıcı bağyanaa napiiimmm:)&lt;br /&gt;Vakit öyle dardı ki..1,5 saat falan anca oturduk orada..Dedikodu ? hiç yapmadıkk..sadece bilimsel bi konuşma oldu:)Fakat burdan şunu söyliim,kendileri ile bir Ankara alışveriş faslı yapmak isterim..nitekim aklım kaldı o Tunalı'daki tükkanlarda:)Baktık saat geç oluyo..ben hiç istemesem de oraya asıl geliş amacımız düğün ve bir an önce çıkıp bir kuaför bulmak lazım..Malesef orada ayrıldık Kuğu Hanımcımdan..sanki haftaya bi daha görüşüp kahve içicez gibi bi hisle..Umarım bu his doğru çıkar,ve daha konuşamadığımız bi çok konuyu deşeriz kendisiyle..bekleriz efenim İstanbul'a da:)&lt;br /&gt;Kuki'den ve Kuğuboyunlu güzel kişiden ayrılıncaa, Bonacım ve Di'cimle kuaföre doğru yol aldık Ankara'nın güzel sokaklarında..Ben niyeyse,her gördüğüm tükkana şaşırıpp, Aaa bu da varmışş,aa bu marka da tükkan açmış diye tepkiler vererekk,kafamdaki Ankara imajının çok kötü bi yer olduğuna kanaat getirip gördüğüm Ankara ile şaşırsam da:) Bonacıım ve Diiciim çok kibar insanlar olarak,bu görgüzülüğümü benim saflığıma verdiler sanırsam da pek ses etmediler..Eh,Ankaralılar neticede,gün görmüş,bürokrat havasındalar:) Efenime söliim, accık yürüdükten sonra, beni ''Sosyete'' isimli kuaföre bıraktı bu 2 şeker insan..Sayelerinde sosyetede fön çektirdim deme şansına sahip oldum ya,buradan teşkürlerimi sunarım tekrardan:)Biraz içim buruk da olsa,kendilerinden kuaförde ayrılarak,saçlarımı sosyetik arkadaşın eline bıraktım..Bi daa gelcem ben Bona diyerek içimden..Güzeldi çünkü,tatlıydı çünkü hepsi..bizdendii..candandı bu kızlar çünkü..her blog kızının olduğu gibi..Sonra yine bi sevinç kapladı içimi..dünyanın her bi yerinde blogcu dostunun olması ne güzel diye,kendimi bi dünya vatandaşı hissettim o an..sorma gitsin içimdeki abudik neşeyi:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/collage28.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/collage28.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;Ankaralı kuaförlerin elinin çok hızlı olduğunu test edip, gayet başarılı bi fönle çıkarak sosyeteden:), otelin yolunu tuttum hızlıca..Nitekim, bari Ankara'da kocayı bekletmemeliydim .. Trafik sorunun olmaması bu şehri daha çok sevmeme sebep oldu..5 dakikada varıverdim otele ve kocaya..Sonra gece, düğün,dernek..ve hafif karın ağrım ve  gaz spazmlarıyla nöbetçi ezcane ararken bitti..Flaton isimli gaz ilacını bularak,gazımı kesmeye uğraştık kocayla..Neden böyle gaza geldim,anlayamadım o da ilginçti...&lt;br /&gt;Sonra sabah oldu..erkenden..yine saat 6 sularında..Koca öğlen bi toplantıya yetişecek diye..telaşla eşyalarımızı toplayıpp..kahvaltımızı yapıverdik otelde..Dönüşe geçtiğimizde gelirken herbişiyi hafızaya kazıdığımdan,artık kaçıracak bişi yok diyerek azıcık uyuklama şansım oldu..Bolu Dağında yine durduk ama..kahvaltı yapmıştık fekat,Bolulu usta ahçıların tatlılarından tadıverdik yine,pek bi keyifle..Vişneli ekmek kadayıfı ile gözlerim açıldı..Uykumu da alıvermişim,şoförlük bana kaldı geri kalan yolda..En son şokumu da arabayı kullanırken İzmit'teki o uzuuuun tünellerde yaşadım..Teknolojinin yurdumu etkisi altına alması ne güzel..&lt;br /&gt;Tünele girerken dinlediğimiz radyo yayınına birden bi kadın girerekk..'' Sayın sürücüler..iyi yolcululuklarr..bıdı bıdı tüneline giriyorsunuz..farınız açık olsun'' şeklinde bir uyarıya başlayınca irkilmedim desem yalan olur vallahaa..Sonra bir dahaki tünelde,radyonun sesini bir daha açarak,keyifle o uyarıcı teyzeyi dinledim..Hoşuma gitti, vay be dedimm..İnsan her gün yeni bişi öğreniyor..Bugün de tüneldeki yayını öğrendim..eksik kalmadım bu olaydan..sevindim:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nitekim Ankara güzel şehirmiş,trafik yokmuş,çok organizeymiş..Blog kızları zati hepten şahaneymiş...Yine gelcek ben:)&amp;nbsp;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-115019070137827498?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/115019070137827498/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=115019070137827498&amp;isPopup=true' title='34 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115019070137827498'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/115019070137827498'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/06/ben-bir-kk-cezveyimke-bucak-gezmeyim.html' title='Ben bir küçük cezveyim,köşe bucak gezmeyim...'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>34</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-114994237862238764</id><published>2006-06-10T15:21:00.000+03:00</published><updated>2006-06-10T15:26:18.893+03:00</updated><title type='text'>evlilik; kocayla güzel..istanbul; trafikle beter...puanlı elbise herbişiylee gider:)</title><content type='html'>&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/080606%20013.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/080606%20013.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir insanın puanlı elbisesinin olması, puanlı ayakkabısının olmasını da gerektirir mi diye düşündüm o güzel gün..Artık blog arkadaşı olmaktan öteye gitmiş canım dostlardan su gibi ve donnaanımla paylaştığımız o güzel gün..Çünkü biz 3 kız , alışveriş canavarı olarak görkem' i talan ettik..talan etmek tamam da bi de eğlendik..ki sormayın gitsin..öyle herkesle eğlenceli olmaz alışveriş..hele ben görkem'e gelip de beş karış suratla bununn iplii çıkmış,ıyy bu ne biçim kumaş diyen arkadaş gördüm,benim tüm görkem aşkıma burun kıvırıp,görkemdeki ucuz ve güzel alışveriş keyfime limon sıkan..İnsan beğenmese bile susar ama di mi...neyse..ama bu görkemi beğenmeyen yok gibidir, çok güzel bi yerdir..işte bi de ruhun uydumu gittiğin insanlarla eğlenceli bi yere dönüşür orası..alışveriş de büyük bi keyife..&lt;br /&gt;o gün balıımızı yiyip alışverişimizi layığıyla yaptıktan sonra,puanlı elbisemin aynısının tıpkısından ayakkabıyı görünce başka bi mağazada..acaba..dedim..puanlı ayakkabım da olmalı mı benim..Sonra kendimden beklenmicek bi iradeyle..sadece resmini çekmeye karar verdim..cismi olmasın evde sadece resmi olsun diye..Şimdi de çok gururluyum..kimsenin haberi yok..hatta komik ama puanlı ayakkabı almadım diye çok gururluyum ben:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/080606%20007.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/080606%20007.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/meldg%3F%3Fn%3F%3F%20015.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/meldg%3F%3Fn%3F%3F%20015.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;Sonnraa, bir insanın arabasının olması,onun istediği yere istediği anda ulaşmasını sağlar mı diye düşündüm ben..İstanbul trafiğinde ''istediğin anda'' kısmınının araba sahibi olmanla hiç bir bağı olmadığını tekrar tekrar yüzmilyonuncu kez gördüm dün ben...3 saat..evet tam 3 saat..Şişli'den Ataköy'e varmak için harcanan 3 saat oldu dün..Bu süre içinde,kestirme yolların, bir kez daha yolu kestirmediğini aksine daha çok uzattığını gördüm yine milyonuncu kez..Bu süre içinde,3-4 şeritli yolları 7 hatta 8 şerit haline getirmeye çalışan dangalaklar gördüm ben..hem de yüzlerce..Bu süre içinde, trafikte sıkışmanın otomatik olarak bünyede de sıkışma yarattığını gördüm ben..hem de yola çıkmadan tuvalete girmiş olsam da ben.. Bu süre içinde, anneyle 3 saatlik İstanbul trafiği macerasına çıkmamak gerektiğini gördüm ben..Ne istediğim gibi didişebildim yoldaki magandalarla, ne istediğim gibi seri hareketler yapabildim(gerçi seri harekete mahal verecek bi platform yoktu yoldaki araba sayısı itibariyle ya!) .. olabildiğince sakin bi insan olmaya çalıştım dün akşam 6 ila 9 arasında geçen saatlerde..ama sonunda anneme yine fenalık geçirtmeyi başardım ya..iyi ki evlenmişim sonucuna bile vardım o 3 saatlik trafiğin sonunda!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;A HREF='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/collage23.jpg'&gt;&lt;IMG SRC='http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/collage23.jpg' border=0 alt='' style='clear:all;float:left;margin: 0px 10px 10px 0px; cursor:hand'&gt;&lt;/A&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sonra, bir insanın kocasının yanında olmaması,onun eğlenmesine mani olur mu diye düşündüm ben..Hiç benden beklenmicek bişi oldu ama..oldu..Koca Poda, dün akşam yanımda yoktu..İş yaptığı firmalardan birinin yemeğine gitti çok sosyetik gece klüplerimizden birine..Eşler davetli değildi,bu da ayrı sinir bozucu bi şeydi..Ama aynı gece,yani dün gece, çok sevdiğim çok eski arkadaşlarımdan Melikcan'ın doomgünü vardı..Ben de koca gece klübündeyken , bu eğlencede bulunacak ve kurtlarımı dökecektim,eşleri çağırmayan o hain şirkete ve kocaya inat! Üstelik ne zamandır görmediim,Handucan ve NurSultan da vardı o gecede...Çok eğlenecektik eski günlerdeki gibi çookk..Ama olmadı..evli barklı herkesin kocasıyla geldii o gece..,ben buruk kaldım..koca yanımda olmayınca eğlenceden kopuk kaldım..Kocasız gidilecek yerler listesinde herkesin kocalı gittiği gece eğlencesinin olmadığını dün ilk defa anladım:) Evli arkadaşlar kocaları yanlarında , eğlenirken..bekar arkadaşlar koca derdi olmadan yine eğlenirken..ben hem evli ve hem kocası yanında olmayıp koca derdine sahip bi insan oldum ve evliliğin gerçekten enteresan bi müessese olduğuna kanaat getirdim yine..bininci kez..&lt;br /&gt;siz siz olun..kocalı arkadaşlarınızla, kocasız gece eğlencesine çıkmayın derim ben:)bi buruk..bi boynu bükük kalıyosunuz..ki..enteresan:)&amp;nbsp;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-114994237862238764?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/114994237862238764/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=114994237862238764&amp;isPopup=true' title='21 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114994237862238764'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114994237862238764'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/06/evlilik-kocayla-gzelistanbul-trafikle.html' title='evlilik; kocayla güzel..istanbul; trafikle beter...puanlı elbise herbişiylee gider:)'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>21</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-114954694988406292</id><published>2006-06-06T01:22:00.000+03:00</published><updated>2006-06-06T04:05:38.120+03:00</updated><title type='text'>KıristıL Hanım Ünlüler Çiftliğinde:)</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/collage30.jpg"&gt;&lt;img style="CLEAR: all; FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/collage30.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;  O dar patikadan ,zeytin ağaçlarının arasından arabanın altını vurmamaya çalışarak binbir tane doğa harikası ağaç ve çiçeklerin arasında yer alan bağ evi ile dağ evi karışımı evlere doğru yol alırken..aynen böyle hissettim..Allahtan ünlüler çiftliğindeki gibi eşyalarımızı patikadan yürüyerek götürmek zorunda değildik..Ben hemen Seren Serengil moduna geçtim,ünlüler çiftliği ya bu..:) Boncuklarım yanımdaydı,takıp takıştırdım zaten sonra,tam seren ablayı öykünerek:) Her ne kadar benim boncuklarım ve seren modumla arada dalga geçse de blogçular çiftliğindeki çiftçi arkadişlerim:),Banu Alkan hanım olmadığıma dua etsinler diyereek başlıyorum ,hayata yeniden neşeyle bakmama ve hormonel dengemi geri kazanmama sebep her derde deva İznik tatilimizi anlatmaya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Depresif bi halle geçirdiğim geçen hafta , ilk blog kızları tatil organizasyonuna kocanın sosyalleşme karşıtı tavrı ve inadı nedeniyle katılıp katılamayacağım sürüncemede kalınca, benim depresyonum tavan yaptı..Her türlü ikna yollarına gittiğim kocacık,sonunda diğer 5 kibar beyefendi kocanın yaptığı gibi bitanecik eşini kıramayarak ve fakat bu tatile geleceğinin sinyallerini tam son dakika yani cuma akşamı verince, feribot biletleri tarafımdan büyük bi heves ile alındı, gece sabırsızlıktan çok fazla uyunamadı..her türlü hava koşulu ihtimali gözönüne alınarak biraz büyükçe bi bavul yapıldı..Köpeciğimiz Bapsiciğimizin maması,mama kabı dahi unutulmayarak herbişi hazırlandı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vee, cumartesi sabahı 6.30'da kalkan Kıristıl hanım yine kendinden bekleneni yaparak, 08.15 de kalkacak feribotu evden 07.50 de çıkarak..kaçırdıııııııı...! Sahil yolunda feribota yetişmek için slalomlar yapan canım kocaya feribotu kaçırsak da bu göz yaşartan fedakar çabası için teşekkürü borç bilirim diyip devam ediim...Feribot, biz olay mahaline yetiştiğimizde,iskeledeydi ancak, motorları çalışmış ve kapılarını kapatmış olarak..Ben , telefonla görüştüğüm feribottan bildiren sugibi hanımcıımın,feribotun içindeki görevlinin ;''bekleyin şimdi gelio arkadeşimizz'' şeklindeki beyanlarını susturmak için yaptığı ''ellerindeki bilet bi sonraki feribotta da geçer ''şeklindeki kandırmacalı açıklamasını almadan az evvel..kapıda bizi durduran eli telsizli görevliye, ''durdurunn feribottuu,geliyoruuuuuzzz'' diye bağırsam da..elindeki telsizin feribotu durdurmaya veyahut geri çağırmaya yarayan bi alet olmadığını adamın tepkisiz suratından anlayınca..bu sefer sugibicimin kandırıkçı adamdan alıp bana verdiği bilgiye dayanarak, bi sonraki yani 09.45 mi ne o saatteki feribot için elimizdeki biletlerin değişimini talep ettim .. Fekat adam yine tepkisiz bakıp..''hmm..o saatteki feribot dolu..ama boş olsa da sizin bilet yandı hanımm..yandıı'' demesi üzerine..bi yandan elimdeki biletin arkasında yazan &lt;strong&gt;'bu bilet ancak üzerinde yazılı gün ve saatteki sefer için geçerlidir&lt;/strong&gt;'' ibaresini okuyup bi yandan itiraz ettim, ancak biletin üzerinde yazan ile adamın dediği aynı olunca, susup..sinirimden geçersiz hal almış biletleri arabanın camından adamın önüne atarak rahatlamaya çalıştım..Hani biletleri yere attım ya adamın suratına bi tokat gibi çarpmıştır bu tepkim diye düşünerek..Halbuki..adamın ne suçu varr..bileti alıp arabaya geri atsa yeridir yani..neyse sakin bi insanmış da sırıtarak baktı bana sadece..Kocaya da espri konusu oldum bu şekil tepki gösterince:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fekat tüm hafta tatile gayet olumsuz yaklaşan koca benim koca değilmişçesine..bi sakin tavırla,koca aldı bizi götürdü Eskihisar'a..Ben çünkü feribotu kaçırınca..tamam dedim,artık eve döneriz,kocaya gün doğdu..Yok..canım benim, ben o kadar hevesli olunca,havaya girdi herhal o da..Biz bapsi efendi,koca ve ben..güpgüzel güneşli bi Cumartesi sabahında..Eskihisar iskelesinden..Topçular'a rüzgarlı güzel bi yolculuk yaptık,arabalı vapurda..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vee, ver elini Yalova..oradan..Orhangazi..Orhangazi ışıklar'a gelince dee, sola İznik istikametine döndün müydü...13. km Keramet köyü sapağında buluştuk Ponçik Hanımcım ve Kocca-Man eşiyle..Aslında, o sapakta bizden çook önce gelmesi gereken Sugibi Hanımlar ve İbeeeeking hanım ve aileleri de olceekti ammaa..Kendileri farketmeden bi İznik turuna çıkmışlar ayıptır söölemesi heheheh:)    &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse efenim, biz Keramettin köyü sapağından çıkıp,bizim güzel evlere doğru ilerledik ve o bahçeyi, o güzel evleri görünce..anında büyülendik..Tozbezi Hanımım ve Direk Bey ilee enerji timsali güzeller güzeli Hodo ile Dodo bizi karşıladı, çok sevindik..özlemişim caanım tozbezimi.. Tozbezi Hanımcıımın babası amca bey bile oradaydı..Düşün yani, ne büyük aileyiz biz:) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/collage14.jpg"&gt;&lt;img style="CLEAR: all; FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/collage14.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra evleri gezmeye başladık..En bi beğenip,manzarasına doyamadıımız odayı önce çöp çekerek kura ile sahiplenmeye karar versek de sonra kendimize gelerek:), o odanın en uygun misafirinin bu tatile çıkma sebebimiz, ve organizasyonun mimarılarından güzel gözlü güzen insan doomgünü sahibesi Burcu hanım ve ailesinin olacağını farkettik..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne yalan söliim, tatilin en kritik anlarıydı bence bu  OSYF (oda seçme ve yerleşme faslı).. hani o fasıl sorunsuz bittiği an, tatil güzel geçecektir..ki öyle oldu zati:) Hayır, gerçekten mühim..en yakın arkadaşınla bile tatile gittiğinde problem çıkabilir..Biz hem blog kızları toplantısını 2 günlük bi tatile terfi ettirmişiz hemi deee,  hayatlarında ilk defa birbirlerini gören kocaları biraraya getirme cesaretini göstermişiz..süper bi kendimize güven..ve bu güvenin boş olmadığını ortaya çıkaran süper mutlu bi son oldu nitekim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/collage15.jpg"&gt;&lt;img style="CLEAR: all; FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/collage15.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, biz odaları gezip nereye kim nası yerleşir derkeen, Sugibi Hanımcım,çok saygıdeğer eşi Kedi Bey, Alemanyalardan gelmiş olan pek değerli misafir Donnaaanım, ve arka arabadan da İbeeking hanım ile Kocisi ve bittabii dünyalar tatlısı canım Aliciim geliverdiler..Donnaanım'ı ilk o sıcağın bizi bayım bayım baydığı cumartesi öğlene doğrusunda görmüş olsam da bi gün önce görüşmüşüz hissiyatıyla kucakladım..O da aynını yaptı..Nitekim kanım bir kaynadı,tam kaynadı kendilerine..ööle yazdıklarının ötesinde, daha tadından yenmez bi kişilik kendisi...Henüz dönmedi evine,mavisine..ve fakat ben o daha Alemanya'ya bile gitmemişktenn,şimdiden kendisini özledim..Bi dahaki tatile eşiyle bekliyoruz efenim:)&lt;br /&gt;Enn sonn olarakk assolist ve doom günü kişisi Burcu hanımcım,en bi sakin eşi Ergun  Bey, vee bu 2 güzel gözlü insanın en bi güzel gözlü 2 yakışıklısı Bulut ve Doruk Beyler de gelincee..ekip tamamlandıı..&lt;br /&gt;Ne mi yaptı bu ekip 2 gün ve 1 gece..:&lt;br /&gt;* Öğlen yimeene göl kenarına balık yemeye gitti..Balıklar geç gelse de sohbetler koyulaştı,kocalar hafiften kaynaşmaya o geç gelen balıklarla başladı..&lt;br /&gt;*Evlerin muhtelif köşelerinde bazen küçük gruplar,bazen tüm ahali olarak keyifli muhabbetler edildi..&lt;br /&gt;*Doruk,Hodo,Dodo,ve tabi ki bizim bebek Bapsi bahçenin dört yanında mutlu mesut koşturdu.&lt;br /&gt;*Alicik,Bapsi sayesinde az daha desteksiz yürümeye başlicekti,hepimizin gözünde bapsi ile burun buruna geldiğindeki yüz ifadesi yer etti ve bizi kendine aşık etti.&lt;br /&gt;*Bulutçuk desen, elinde süpürge yerleri süpürme derdine düştü,ve o güzel gözleri hep güpgüzel gülümsedi,biz de onu sevip,mıncırmaya devam ettik..&lt;br /&gt;*Hodo ve Dodo, fotoğrafçılık sanatına eğilerek binbir çeşit resim çekti, bu posttaki pastoral resimlerin hepsi bu yetenekli güzel bayanlara aittir..kendilerine Direk bey tarafından fotoğraf makinesi alınması gerekliliği ortaya çıktı..:)&lt;br /&gt;*Doruk ile uzay dilinde muhabbetler edildi,çarpım tablosu sınavına girildi..Sugibi hanım sınavdan çaktı,daha sonra Doruk beni de sınıfta bıraktı:)&lt;br /&gt;*Direk Bey ile Ergun Bey,  tecrübe sahibi ve olgun kocalar olarak diğer daha taze evli bizim kocalara ders verircesine hiç üşenmeden et alışverişine gitti..Yo yoo, bizim kocalar da giderdi ama denk gelmedi:)&lt;br /&gt;*Direk Bey, mangal virtüozü bi yetenek olduğunu gösterdi,gece boyu süper düper etler Direk Bey'in mangalında pişti..Hele bi patlıcanın içine erittiği tereyağ ve peynir vardı ki..Çok yaşa sen Direk Abi:)&lt;br /&gt;*Akşam yemeği için kurduğumuz mükellef sofrada yok yok idi..Et ve tavuk dışında marifetli insan Tozbezi Hanımcım ve kollektif çalışma ile köfte yapıldı,leziz ötesiydi..Mezeler Tozbezim,Burcucum ve Ponçik hanımın döndüsüne aitti..Sugibi,Ben, ibeking ve yine Ponçik de 5 çayı ve sabah kahvaltısı ve hatta gece yarısı tüketilen kek,kete, kurabiye ve bööğrenkleri üstlendik..Donnaanım ise envai çeşit çikolataları Alemanyalardan İzniklere getirmişti...O çikolataları bir yarışma tadında yememiz tam filmlikti:)&lt;br /&gt;*5 mi 6 şişe mi acaba tam sayamadımm, çeşitli rakı markaları denendi..Hepsi dibine kadar içildi..Kadehler mutluluğa kaldırıldı..İçtikçe güzelleşildi:)&lt;br /&gt;*Yemekler yenip,saatler ilerledikçe, kocalar daha da kaynaştı..Hatta blogçu kızlara karşı antiblog.com isimli bi site kurmaya karar verecek kadar örgütlenmeye gidildi:)&lt;br /&gt;*Elektriğin olmadığı bu doğal ortamda, mum ışığı eşliğinde, şarkıların sonunu pek getiremesek de fasıl yapıldı, gizli yetenekler ortaya çıktı.Sugibi hanımcııma, organizatör ve yapımcı kişi koca kartını verdi..Daha sonra, Tozbezi Hanımın sesini duyunca kartını sugibiden alıp Tozbezine verdi..nitekim bi tane kartı vardı:)&lt;br /&gt;*DOOMgünü kutlandı..Hepi börtlek suyu şarkısı söylerken biz Burcucuğaa..O da, Ponçikçiin yaptıı en bi değerli pastanın mumlarını üfledi...O anki sevinci,bizim coşkumuz görülmeye değerdi..&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/collage17.jpg"&gt;&lt;img style="CLEAR: all; FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/collage17.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;*Saat geç olunca herkes evlerine odalarına çekilmeye başladı..Çok güzel bi zevkle döşenmiş evlerde tek gereksiz aksesuar olan örümcek kardeş ve tam mevsimlerini yaşayan sivrisinekler eşliğinde uyumaya çalışıldı..açık hava zaten çarpmıştı..sızıp uyumak zor olmadı..&lt;br /&gt;*Sabah erken kalkıldı..Direk Bey'in yine marifetli elleriyle mangaldan sucuklar alındı..Ekmekler kızartıldı..upuzun masada kocca bi aile olarak mutlu bi kahvaltıya oturuldu..&lt;br /&gt;*İznik gezmesi de unutulmadı..Akşam uyuyamayan Burcu evin kedisi ve Bulut ile yanyana uyuya kalınca, doomgünü sahibesi hariç bütün kızlar toplandı..çocuklar ve bapsi kocalara emanet edildi..Kocalar king oynaya dursun..İznik çiniciler çarşısı gezildi..Göl kenarında kahve de içildiii...&lt;br /&gt;*Her türlü ve uzun,güzel sohbetler her daim devam etti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve malesef..gitme vakti geldi...Bapsi, güneşten,önce çok sevinerek oynadığı sonra da çok koşturmaktan yorulduğu çocuklardan haşat..ama kuyruğu hep 'pata pata' sallanarak mutlu..Koca gece söyledii şarkı türkülerle benim için en büyük süpriz..ben bu kadar sevdiim canım arkadaşlarımın kocalarının da onlar kadar sevilesi olduğunu ve yakaladığımız bu bloglar arası uyumun önce kızlar sonra kocalar arası uyuma dönüşmesinden süper sevinçli..&lt;br /&gt;evimize döndük pazar akşamı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni tatil planları,yeni heyecanlar hayalimizde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dip teşkür1:bu güzel organizasyonu planlayan Burcu ve Sugibi hanımcaazlarıma içten bir ''iyi ki.. '' demek isterr,&lt;br /&gt;dik teşkür2: hepimiz kapısı olan odalarda kalırken, asma katta gayet havadar bir ortamda konaklayan cefakar arkadaşlarımız Sugibi,donna ve Kedi bey'e teşkür borç bilirim.&amp;nbsp;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-114954694988406292?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/114954694988406292/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=114954694988406292&amp;isPopup=true' title='30 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114954694988406292'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114954694988406292'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/06/kristl-hanm-nller-iftliinde.html' title='KıristıL Hanım Ünlüler Çiftliğinde:)'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>30</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-114924086749813734</id><published>2006-06-02T12:20:00.000+03:00</published><updated>2006-06-02T12:37:20.690+03:00</updated><title type='text'>hormonik yapı....</title><content type='html'>hormonlarımla oynadım..onlar da bana ceza verdi...&lt;br /&gt;haziran ayının en bi neşeli ilk günlerinde..mutsuz ve yorgun ve işe yaramaz hissediyorum..&lt;br /&gt;bi süre, kendime gelene dek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yokolmak..&lt;br /&gt;bu saçma sıkıntılı halimle ortada olmamak...&lt;br /&gt;kimseyi üzmemek..&lt;br /&gt;kimseyi dinlememek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayatımda belki ilk defa..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sessiz kalmak istiyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sesim eski neşesine, ruhum eski canlılığına, kıristıl öz hakiki kıristıla dönünce..&lt;br /&gt;geri gelicem..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi şu ilkokul şarkısı aslında hayat felsefem olsa ne kadar faydalı olabilir onu düşünücem..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neşeli ol ki genç kalasın,&lt;br /&gt;bu dünyadan da zevk alasın,&lt;br /&gt;ümitler hep süslenir neşeyle,&lt;br /&gt;neşeli ol ki genç kalasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neşeli ol ki hep artsın gücün,&lt;br /&gt;yorgunluk nedir bilme bütün gün,&lt;br /&gt;gayretler hep, beslenir neşeyle,&lt;br /&gt;neşeli ol ki genç kalasın&lt;br /&gt;......................................................&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-114924086749813734?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/114924086749813734/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=114924086749813734&amp;isPopup=true' title='26 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114924086749813734'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114924086749813734'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/06/hormonik-yap.html' title='hormonik yapı....'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>26</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-114874006393726774</id><published>2006-05-27T16:00:00.000+03:00</published><updated>2006-05-28T00:20:08.686+03:00</updated><title type='text'>Kıristıl (28) ;  tek çocuk ve arkadaş bağımlısı...</title><content type='html'>Tek çocuk olmak zor şey diyorum kimse anlamıyor..Ya da genelde tek çocuk olmayı insanlar şımarık olmakla eşdeğer tutuyor..Tamam, azıcık buldumcuk olabilir bu tek çocuklar, ama çok da kötü karakter sahibi değildir canım bu abiye,ablaya kardeşe hasret insanlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukluk döneminde, anneyle oyun bi yerde tat vermemeye başlamasından mıdır, Ergenlik döneminde,canı sıkıldığında eve gelip sataşacak bi kardeş bulamayıp anneye yeterince sataşma ve ızdırap yaşattığından mıdır..aileden önce arkadaş kavramı daha da önemli hale gelebilir bu tek çocuklarda..İç dünyanda, ama en iç dünyanda aile herşeyden değerli olsa da, pratikte hayatı yaşarken arkadaşlar daha mühim bi yer arz edebilir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanla ,artık evlenince falan aslında anne babayla vakit geçirmenin arkadaşlarla vakit geçirmekten daha kıymetli bir hal alması gerektiği anlaşılır..Ama o zamana gelene kadar öyle duygu fırtınaları yaşamıştır ki bu tek çocuk, arkadaşları için öyle sıkıntılar çekmiştir ki ailesini karşısına alıp,bazı arkadaş sandıklarından kazık yedikçe, ya da kendi verdiği değeri karşısından alamayınca anlamaya başlar hayatın gerçeklerini..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O kadar zor ki benim için hayatımdan insan çıkarmak..Bunun tamamen en baş sebebinin tek çocuk psikolojisi olduğunu düşünüyorum...Ve hayatımda anlamsız sıkıntılar yaratan, bu; insanlara gereksiz değer verme ve sonra o verdiğin değerin gereksiz olduğunu anlayıp üzülme,sinirlenme ve buna rağmen bu sefer de yaşanmışlıklara kıyamayıp o gereksiz insanı hayatımdan söküp atma evreleri o kadar uzar ki ..bu sebeple allerji komasına giricem bi gün diye korkuyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha anaokula başlamadan,henüz çok küçükken başladı arkadaş,dost edinmelerim her insanda olduğu gibi..Mahalleden arkadaşlarım oldu en önce..Bi dolu komik çocuk kavgaları,ama bi o kadar güzel anılarla o mahalleden arkadaşlarım büyüdü, kimileri hayatımda hala var, kimileri ise kendiliğinden,tarih oldu..Ama hiç kötü anacağım, beni çok üzen çocukluk arkadaşım olmadı..Hee, kapıcı Halis Amcanın bizi 3 apartman boyu kovalamasına sebep olan ispiyoncu bi arkadaşım vardı..Hani oyun oynarken sokakta çok sıkışırsın tuvaletin gelir ama eve de çıkmak istemessin, hem oyundan uzak kalmak istemediğinden hem de eve çıkarsan annen belki dışarı tekrar çıkmana müsaade etmez korkusundan..İşte bu korkudan dolayı altına yapmak üzere olsan da oyuna devam etmeye çalışırsın..mesela saklambaç oynarken ben çok hatırlarım, 2 koşup bi yere çömdüğümü ki çömelince azıcık da olsa ertelersin sıkışma hissini:)..İşte yine öyle hem benim hem de apartmandan bi arkadaşımın çok sıkıştığı ama eve gitmeye niyet etmediği bi gün, bizden çok daha muzur arkadaşım ,gelin size tuvalet buldum diyerek,bizim apartmanın bodrumuna götürmüştü bizi..bakın burada sizi kimse görmez diyerek..aa biz 2 saf salak, büyük bi mutlulukla orayı tuvalet için ideal bi yer sanıp tam rahata erecekken, bizim kapıcı Halis Efendinin gür sesiyle kendimize gelmiştikk, yukarı merdivenlerden bağırarak aşağı doğru yaklaşan bi ses..&lt;br /&gt;Nasıl kendimizi sokağa attığımızı hatırlamıyorum...şortlar üzerimizden düştü düşecek,tam da toparlayamamışız kendimizi..ama Halis Efendi kovalıyo bizi, kaçmak gerek diye deli gibi koşmuştuk, hala tuvalet sorununu halledememiş olarak! ..Bize bodruma indirip, sonra koşarak Halis Efendiye ispiyonlayan ve sonra kıs kıs gülerek bizi seyreden arkadaşımın ilk değildi bu yaptığı, son da olmadı:) Ama hayatımda uzunca bi süre kaldı, arkadaşımdı..kolay çıkamazdı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra ilkokulda oldu bi dolu arkadaşım..dostum dediğim ise 2 taneydi..Okul bitip, herkes ayrı okullara dağılınca, bi süre görüşmeye çalıştık ama kısmet değilmiş, ilkokulda kalan dostlarım oldu onlar da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortaokulda,yeni bi sınıf,kimi ilkokuldan tanıdığım eski arkadaşlar, çoğu ilk defa gördüğüm yeni insanlar..Hazırlık sınıfında yediğim içtiğim ayrı gitmeyen,canımı bile vereceğimi sandığım bi arkadaşım oldu, sonra canımı verecek kadar mühim bi insan olmayacağını anladım.. iyi ki de öyle oldu ve yeni bir dost giriverdi hayatıma hazırlıktan sonraki orta 1 de...Hala sesini duymayınca bi kaç gün içimin rahat etmediği, araya bazen aylar girse de buluştuğumuz an sanki dün görüşmüş gibi olduğum Esrucanım ile buluştum,o diğer arkadaş grubumu terk edince..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lisede okul değiştirdim,herkes yeniydi ve çok zor olacağını sanmıştım bu yeniler arasında enerjime kaynak olacak arkadaş bulmanın..Ama kolay oldu, müdür bir cuma günü törende disipline ters hareket ettiğini sandığı Begocanı okulda alıkoyunca, serviste zaten süper muhabbet içinde olduğum 2 can arkadaşımdan biri olan bu baağyanı o alıkonma faslında herkesler gidip kimsecikler kalmadığında yalnız bırakamayınca çok can dostum oldu zaten o dakkadan sonra..Şimdi Berru bebeğine kardeş olacak Sarkıt ve Dikit gelecek İnşallah ilerde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üniversite ve sonrasında iş hayatında gerçekten çıkarsız,art niyetsiz dostluk bulunmaz sanmıştım..Ama oldu..yeni,güzel,can insanlar yine girdi hayatıma..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonraaa,Begocanla üniversitede samimi olan ve şu hayatta kıskançlık duygumu sadece arkadaşlarımı paylaşırken yaşadığım için bi dönem bana o duyguyu yaşatsa da, Müjdikcan girdi sonradan hayatıma..öyle utandım ki eskiden onu Begümden kıskandığıma,bazen içten içten kıl olduğuma:) Şimdi onlarsız bi hayat,hele onlarla geçmeyen bir haftasonu düşünemiyorum mesela..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bi de arkadaş çevresi benden eksik kalmayan koca ile yollarımız kesişince, bu sefer onun arkadaşları ve onların kız arkadaşları, eşleri de eklendi arkadaş kontenjanıma..Doldu mu ağzına kadar bizim liste..Hepsiyle görüşmek isterken çok azıyla görüşür olduk bi anda..Kimileri koptu hayatımızdan hiç kırgınlık olmadan,ister istemez..Kimileri arada laf etse de görüşemiyoruz diye, ara ara buluşup iki lafın belini kırarız hala...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne diyecektim,nerelere geldim yine..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O kadar kötü bişey ki arkadaş eksiltememek, gereksiz insanları ayıklayamamak..Zaten negatif enerji veren bi insanla neden hala görüşmeyi sürdürür ki insan..Ama ben, tüm negatif enerjili arkadaşım dediğim kişilere bile pozitif enerjimi vermeye ısrarla çabalarım hep..Akıllanamadım bi türlü, az ama öz kavramının doğruluğunu bilmeme rağmen uygulayamadım hayatımda..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de beni geçmişte ne kadar üzse de bi insan, aradan biraz zaman geçince unuturum ben o üzüntümü, sonra niye görüşmüyorum ki ben bunla diye düşünür,üzülürüm ah ne güzel günlerdi diye..Öyle de kine asla bulaşmayan ama bir o kadar salaklık derecesinde unutkanlığım vardır bu arkadaş konularında..Hele söylenen sözleri,konuşulanları hiç hatırlamam ki bu sonradan arkandan vurulmana kadar varabilecek tehlikeli bi durumdur..Hatırlamadığın sözleri kabul etmek zorunda bile kalabilrsin söylemediğin halde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatımda görüşmediğim ve neden görüşmediğimi bildiğim, yani bizzat kızgın olduğum ve bu kızgınlığı hatırladığım tek bi insan var..(dı)..Yani hayatımdan zor da olsa çıkarmayı becerebildiğim ki o kadar önemli yılların dostu falan da değildi ama ona rağmen acaba ben yanlış mı anladım diye düşünmüştüm bile onu çıkarırken hayatımdan..Ama aslında benim sevgimi, verdiğim değeri haketmeyen bi kaç lüzumsuz insandan biriydi..&lt;br /&gt;3 sene kadar önce,Kuşadasında o insanla tanışmamıza vesile olan canım Handucanın yazlığndaydık, ve bu arkadaş arabayla Bodrumdan dönüyordu,araba diyorum motosiklet değil..Gayet 5 kişinin sığacağı,güzel bi arabası vardı o zaman..O gün gelip Handucanı da alacak evden ve İstanbul'a arabayla gideceklerdi.Ben de uçakla İzmir'den İstanbul'a geçecektim..Kuşadasından İzmir havaalanına da bu arkadaş giderken bırakır sanmıştım..4 günlük gittiğim bu tatilde orta boylarda olan bavulumu hazırlamış arkadaşın gelmesini bekliyoduk..Geldi ve sordum, beni de havaalanına atarsınız di mi Bencilgül(!) dedim...Kuşadası-İzmir Havaalanı arası da İstanbula giden yola ters bi istikamette değil, ve sanırım 1 saat falan sürüyo..ay hadi olsun 2 saat(ki diildi eminim) ..Önce bavuluma sonra bana bakıp,hayır arabanın ağırlık dengesi bozulur gibi gayet abuk bi cevap vermişti ki ben şaka sanmıştım..Hayatımda tanımadığım bi insana bile yapmayacağım bişi..O gün onlar o çok değerli arabasıyla Bencilgül ,Bencilgülün kardeşi ve Handucan(ki ona da bi süre bozulmuştum) İstanbul'a doğru yola çıktılar..Ve ben öylee kalakalmıştım...İnanamamıştım bunu yapan insan olabilir mi diye..&lt;br /&gt;Değilmiş zaten..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatta tek hatırladığım ve küs kalacağım insan ve hikayesi budur ki bu insan ne ilginç bi tesadüftür ki kocayla benim ilişkimin başlamasına ön ayak olmuş insandır..Tabii ki düğünümüzde yer almamıştır!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onun dışında yok mu beni üzen,kıran..olmadı mı...oldu ..çok ağlamışımdır arkadaş kazığından..ama hiçbirini hatırlamıyorum şimdi..küs olduğum..asla görüşmem diyeceğim kimse yok aslında..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama dün, yine 1.5 ay önce ,tam olarak olmasa da yarı bilinçli olarak hayatımdan çıkardığım kişilik bozukluğuna sahip bir insanı yine ne gereksiz,küs kalmak ne saçma şey bu dünyada diye arayınca..yaptığımın ,değer verilmeyecek insana gereksiz değer vermek olduğunu konuşmanın ilk dakikasında anlayınca..pes dedim Kıristıl..insan hiç mi ders almaz geçmişten..Sen, bari bi Merhabamız kalsın mantığıyla aradığında o karşındaki otuz küsür yaşındaki kin ve ego şişkinliğinden çirkinleşmiş insan sana ''ben üzüldüm,şimdi sen üzül'' şeklinde saçma ve gerçek dışı Türk filmi repliğiyle cevap verince..artık kime ne değer vermen gerektiğini anlamışsındır diye umuyorum..Anladın di mi tek çocuk kişisi arkadaş delisi Kıristıl..Anlamadıysan daha sen çooook allerji olursun,çook!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dipçik not :gerçek hayatta bazen yanlış seçimler veya zorunluluklar sonucu yanlış insanlar arkadaşın olabiliyor..Ama dün gece bir kez daha gördüm ki blog arkadaşlığının tadı çok ayrı be..Rakımızı yudumlarken,gülümserken en samimi duygularımızla,içten kahkahalar atarken, etrafımız pozitif enerji ile çevriliyken..Deniz hoşgelmişken,Defne ne tatlı bi ablayken, Hande Burcunun en bi güzel kardeşiyken,Tuna o kadar güzel gülerken, Burcu pozitif enerji merkeziyken,Suspi fındığını bırakıp,yolları aşıp gelmiş ve her zamanki gibi her konuya,ortama %100 uyum sağlarken, Sugibi zaten 40 yıllık dostum gibiyken..ve orada olamayan bu blog sayesinde en bi canlardan olan arkadaşlarım bi gün yazmayınca ya da telefonda konuşamayınca,haber alamayınca merak ederken.. bu kadar güzel insan tanımışken..gereksiz insanları hayatımdan çıkarmanın vakti zaten gelmiş de geçiyomuş dedim..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-114874006393726774?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/114874006393726774/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=114874006393726774&amp;isPopup=true' title='37 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114874006393726774'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114874006393726774'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/05/kristl-28-tek-ocuk-ve-arkada-bamls.html' title='Kıristıl (28) ;  tek çocuk ve arkadaş bağımlısı...'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>37</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-114863228437183865</id><published>2006-05-26T11:27:00.000+03:00</published><updated>2006-05-29T15:01:00.956+03:00</updated><title type='text'>pergole..pergule..pergola.. laştırdıklarımızdan mısınızzz:)</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/m??refte"&gt;&lt;img style="CLEAR: all; FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/m%3F%3Frefte%20008.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Doğrusu pergola mı ola acaba?&lt;br /&gt;Dün bütün bir gün, ''verandada pergola'' ya da ''pergolalı veranda'' tanımının ne kadar romantik bir söz öbeği olduğunu düşündüm, böyle iki kelime de kendi başına romantik geliyo,beraber daha bi romantik oluyolar bence:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bu duygusal anlarım annem,babam ve ustanın mutfak,banyo seramiği seçerken, dolap malzemelerine karar verirken, kapılar amerikan kapı olsun diyen ustaya karşı çıkan annemi dinlerken sekteye uğradı..&lt;br /&gt;Yani aslında dün çok yoğun bir inşaat günüydü bizim için...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gece önceden gittik annemlere kalmaya ki, sabah erkenden yola çıkalım diye.. Kocayı işe gönderdim dün sabah, sonra Mürefte'ye , babamın memleketine, üzüm bağları, zeytinliklerin diyarı sahil köyüne (peki kasaba da olabilir:)) doğru yola çıktık,annem,babam ve ben..Yani eski çekirdek ailem:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun zaman olmuştu böyle çekirdek aile olarak koca da olmadan uzun yola gitmeyeli..Çok eğlenceli olduğunu unutmuşum..Babam ve annemin o sürekli birbirleriyle anlaşamaz gibi gözüken ama senelerdir ilginç bi uyum tutturan uyumsuz hallerini yeniden yaşamak iyi geldi..Evliliğin aslında çok bilinmeyenli bi denklem değil, uyumsuzlukların uyumu haline seneler içinde gelmesini gördüm...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle babam anneme takılır,kızar,kızdırır; annem babama laf yetiştirir şeklinde 2,5-3 saatlik bi yolculuktan sonra, babamın çok methettiği evin bulunduğu site&lt;a href="http://photos1.blogger.com/img/invalid.jpg"&gt;&lt;/a&gt;ye girdik..Ben babamın kendi beğendiği şeyleri dünyanın en mükemmel olayı olarak görüp,anlattığını bildiğimden,hayal kırıklığına uğramamak için, çok güzel bi yer hayal etmemiştim..Ama gördüğüm bahçe ve deniz manzarası sonrası babamın ne kadar haklı olduğuna karar verdim..''Gizli Cennett ablaacıımm burasııı gizli cenneett..'' demişti babam(evet babam bana abla der:)).. gerçekten doğduğumdan beri senede muhakkak en az 2-3 kere gittiğim Mürefte'de böyle saklı bi site olduğunu bilmiyodum..Yoldan,diğer tüm evlerden uzak, deniz ve bahçe içinde sadece..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eh,evin tipi de hoşuma gidince, bilir kişi olarak götürüldüğüm , evi yeniden yıkma ve şekle sokma çalışmalarına şevk ve sevinçle katılmaya hazırdım..Başladık evi incelemeye..Kapıdan girdiğinde hemen solda küçük banyo..3 basamak çıkınca açık mutfak solda ve salon devam ediyor verandaya kadar..Merdivenlerden 5 basamak daha çıkınca bir ara kat, ve orta büyüklükte bir oda...ki arka bahçeye bakan bu odayı annem bize uygun görmüş:), ..merdivenleri azıcık daha çıkınca, solda geniş bi banyo, azıcık ilerleyince küçük bir oda ve asıl geniş, deniz manzaralı balkonuyla annemlerin odası..Biz yokken siz kalırsınız bu odada Kıristılcıım diyerek gönlümü alınca annem, hemen aşağı en önemli konu başlığı olan verandaya indik..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Verandanin tepesindeki ahşap kapatmaya ve yandaki direklere pergola ya da pergole veya ustanın demesiyle pergule deniyomuşş..Daha önce bir restaurant adı olarak duyduğum bu kelimenin gerçek anlamıyla bizzat dün tanışmam cahil olduğumu gösterir mi bilemedim ama dediğim gibi kelimeyi tellafuz etmeyi çok sevdim:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu pergolanın yeniden yapılması kararına vardık biz dün, ve daha bir çok şeye karar verip, tüm seçeceklerimizi bir günde seçtik dün..&lt;br /&gt;Önce marangoza gidip, kapıların, mutfak ve banyo dolaplarının tipine, şekline,rengine, malzemesine karar verdik..Karar verdik dediğim doğru değil aslında ,dün haldur huldur seçtik bişiler ama eve dönerken 3 kafadan da ayrı ses çıkıyodu hala, böyle de uyumlu bi aileyiz biz:) Oradan ayrılıp, Malkara isimli güzide ilçeye gidip orada da mutfağa,banyoya, evin yerlerine döşenecek seramikleri,banyolarda kullanılacak vitrifiye(böyle miydi adı:)) yi seçtik..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bunları 3 saatlik şehirlerarası yolculuk üzerine sıcak bi günde yapmaya çalşınca insanın azıcık beyni bulanıyo tabi.hele hemen ardından tekrar o 3 saatlik yolu geri dönünce ertesi gün yani bugün, ne seçtik ne ettik hiçbişi hatırlamayabiliyo bu yorgun bulanık beyinler..ama olsun:) Dün halletik ya biz evin mühim kısımlarını..gerisi kolaayy..Dicektim ama..yok..Hiç kolay diil, daha gerisine henüz varamadık ki..Annem bugün geliyo ki yeniden mutfak dolabı kapakları beğenelim de gidip fikir değiştirelim diye.. Ikea'ya gidicez birazdan annemle..Ve iyice sarsılmış bi karar verme haline sahip olucez oradan çıktıktan sonra..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim Mürefte'deki ev de, karma bi zevkin sonucunda abudik bişi olup çıkacak..Amaan, ister abudik olsun, ister gubudik..Denizin kokusu bile evi güzel yapmaya yetiyo..Hele bi bitsin ev..mangala bekleriz efenim..Şaraplar da bizden,Mürefte'den:)&lt;a href="http://photos1.blogger.com/img/invalid.jpg"&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/m??refte"&gt;&lt;img style="CLEAR: all; FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/m%3F%3Frefte%20007.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/m??refte"&gt;&lt;img style="CLEAR: all; FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/m%3F%3Frefte%20019.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/m??refte"&gt;&lt;img style="CLEAR: all; FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/m%3F%3Frefte%20017.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://picasa.google.com/blogger/" target="ext"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; PADDING-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; PADDING-LEFT: 0px; BACKGROUND: 0% 50%; PADDING-BOTTOM: 0px; BORDER-LEFT: 0px; PADDING-TOP: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px; moz-background-clip: initial; moz-background-origin: initial; moz-background-inline-policy: initial" alt="Posted by Picasa" src="http://photos1.blogger.com/pbp.gif" align="middle" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-114863228437183865?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/114863228437183865/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=114863228437183865&amp;isPopup=true' title='27 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114863228437183865'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114863228437183865'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/05/pergolepergulepergola-latrdklarmzdan.html' title='pergole..pergule..pergola.. laştırdıklarımızdan mısınızzz:)'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>27</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-114845659340766327</id><published>2006-05-24T10:42:00.000+03:00</published><updated>2006-05-24T10:43:13.533+03:00</updated><title type='text'>güzel günler göreceğiz,güneşli günler!</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/collage13.jpg"&gt;&lt;img style="CLEAR: all; FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/collage13.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;  İstanbul'un bu kadar içinde ama bir o kadar dışında gibi hissedebiliyomuş insan kendini..Deniz,havuz,güneş yetiyomuş insanın kendini güneydeymiş gibi düşünmesine..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6 aylık Berru hanım bile denizi,güneşi görünce gazını,uykusunu unutup tatil havasına girebiliyomuş:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek güzel geçti benim tatilim,ülkemde olanlara üzülmek ve bu konular hakkında konuşmaya çalışmak dışında..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz geldi şehrime, yaz geldi ülkeme..Güneşli günler geldi, hiç gitmesin dedirtircesine..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güneşli günler ülkeme aydınlığı getirsin, sıcak havalar hepimize iyi gelsin...&amp;nbsp;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-114845659340766327?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/114845659340766327/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=114845659340766327&amp;isPopup=true' title='17 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114845659340766327'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114845659340766327'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/05/gzel-gnler-greceizgneli-gnler_24.html' title='güzel günler göreceğiz,güneşli günler!'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>17</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-114828974312984555</id><published>2006-05-22T11:28:00.000+03:00</published><updated>2006-05-22T12:29:39.813+03:00</updated><title type='text'>Türk'ün Türk'ten başka dostu yok..peki ya düşmanı?</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7927/2185/1600/turk-02.gif"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7927/2185/1600/turk-02.gif"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7927/2185/1600/turk-02.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Günlerdir,hatta aylardır aslında yıllardır izlemekle geçiyor ömrüm tüm olanları bu ülkede..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu blog tamamen eğlenceli,pozitif yazılar yazma amacıyla açıldı tarafımdan..Hayat zaten çok bunaltıcı, gülerek bakmassak bu üzerine üzerine gelen hayata hiç kolay olmaz yaşaması diye düşünüyorum..Tamam arada hiç mi canım sıkılmıyor, hiç mi bunalmıyorum, yazdıklarıma da yansıyor bazen, ama sonra hemen toparlanıyorum,sağlığım yerinde,sevdiklerim yanımda, daha ne isterim bu hayattan diyip,şükretmem gerek diye silkeleniyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama ülkemin senelerdir izlediğim hali, son yıllarda,aylarda,günlerde içine girdiğimiz yol..Yol değil ki bana göre...Bu kadar düşmanı varken ülkemin bir de aynı toprakları,geçmişi paylaşan insanların düşman olması niye?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senelerce izledi ben ve benim yaş grubumun insanları bu ülkede olanları..En azından biraz fikri vardı olan bitene karşı..ama sadece izleyip,fikir yürüttü yaşanan tüm hadiselere..Bizden sonra gelen nesil ise hepten apolitik ve yaşanan olaylardan bihaber büyüdü..Şimdi tamamen geçmişten kopuk bi nesil var ülkemizde..Geçmişi hatırlamayan, geleceğe odaklı...Fakat şimdi anlıyorum ben, geçmişi bilmeyenin geleceği olamaz sözünü..Geçmişte yaşanılanlar, bu ülkenin nasıl,hangi şartlarla kurulduğu, hangi aşamalardan, hangi zor dönemlerden geçtiği, bu ülke ve insanları üzerinde nasıl oyunlar oynandığı bilinmezse, şu yaşadığımız günlerin vahameti ve geleceğe yönelik kaygı yaşanmaz ki ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer benim kendi halinde sadece dini inancı gereği başörtüsü takan komşum ; hiç bi ideolojik veya politik görüşe yakın olmasa da bir gruba otomatik olarak başörtüsü taktığı için dahil edilecekse, ben başımı kapamadığım ya da açık yakalı bi bluz giydiğimde bazı çevreler tarafından dinim ve inancım araştıralacak,eleştirilecekse, gayet güzel anlaşıp giden bu iki ''normal'' insan zorla, ülkeyi kaosa sokmak için anlamsız tartışmaların içine konulmaya çalışılacaksa...Huzur kaçtıysa bu ülkede..Cinayetler ''başörtüsü'' kılıfı ile devletin yargısına kadar uzandıysa...&lt;br /&gt;Silkelenmenin vakti gelmiştir çoktan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece izlemek beni rahatsız ediyor artık..İzlemek ve canım ülkemin düştüğü ve gittiği hale sessiz kalmak bana, bize, bu ülkeyi seven ve geleceğinden endişe duyan insanlara zarar veriyor artık..Sessiz kaldıkça biz, birileri bu ülkeyi babasının çiftliği sanıyor..Hep böyle oldu senelerce, ama bu çifliği artık birileri yangın yerine çevirmeye başladıysa, o birileri, bu ülkeyi yakmadan biz o ateşi söndürelim artık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir daha O'nun gibisi gelmeyecek artık..eminim...Ama büyük önderimizin ve kocaman yürekli büyük Türk halkının, dedelerimizin canıyla dişiyle savaşıp koruduğu güzel ülkemiz, kurduğu cumhuriyetimiz tehlikeye düşüyosa, hele ki yine bu ülkede yaşayan insanlar tarafından tehlikeye düşürülüyosa, O'nun tırnağı olacak birini bile beklemeyi bıraktım ben..Bu vatana,düzene,huzurumuza yine biz sahip çıkarız, çıkmalıyız o zaman..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben, ilerde doğacak çocuğuma daha güzel şartlar nasıl sağlarım diye düşünürken, kim , hangi hakla, bizim içinde yaşadığımız bu ülkenin şartlarını , düzeni bozmaya kalkabilir, hangi hakla en basidinden başörtüsü gibi herkesin dini iradesine bağlı olan bir olguyu kalkıp da düzen bozucu, halkı bölücü, ülkemi tehdit edici bi unsur haline getirebilir? Kim???&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğum, güzel günlerde yaşamalı..en azından benim yaşadığım kadar güzel bir ülkede yaşamalı...Başörtülü Aysel Teyze ve mini etekli Ece Ablası olmalı çocuğumun da...Din siyasete karışmamalı bu ülkede, karıştığında olanlar ortada..Kabadayılar da siyaset yapmamalı bu ülkede, kabadayı olup da sonuna kadar korumalı cesaretini..bi laf dedi mi korkmamalı, halkın arasına karışmayı başarmalı..ama tepkilerden korkup halkın içine çıkamıyosa, zaten o halkın adamı hiç olmadı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl yapmalı , ne yapmalı bilmesem de..Bu ülkeyi, huzurumuzu korumak için dimdik ayakta durmalı, artık sessiz kalmamalı..&lt;a href="http://sugibi.blogspot.com/2006/05/blog-post.html"&gt;Uyanmalı artık &lt;/a&gt;, &lt;a href="http://ibeking.blogspot.com/2006/05/atatrkn-genlie-hitabesi.html"&gt;geçmişten ders almalı, O'nun sözlerini tekrar tekrar okumalı&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://biyonikkedi.blogspot.com/2006/05/arima-kulak-ver-katil-bana.html"&gt;geleceğe yönelik umudumuzu birlik olarak &lt;/a&gt;tekrar kazanmalı...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-114828974312984555?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/114828974312984555/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=114828974312984555&amp;isPopup=true' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114828974312984555'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114828974312984555'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/05/trkn-trkten-baka-dostu-yokpeki-ya-dman.html' title='Türk&apos;ün Türk&apos;ten başka dostu yok..peki ya düşmanı?'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-114791088741065957</id><published>2006-05-18T02:49:00.000+03:00</published><updated>2006-05-18T03:08:07.710+03:00</updated><title type='text'>bir başkadır benim ilk Bodrum Tatiliiiiimmmmmm....:)</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/1600/??v??r2"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/%3F%3Fv%3F%3Fr2%20025.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Evdeyim ya hamaratlığım da tuttu yaa, dolapları temizliyim,eski kutulara bakiim derken, tam 13 sene önce annem ve babama yazdığım mektubumsu notu ve şiiri buldum.Tam da Kuğu hanım Bodrum ,19 mayıs ve genç olmak üzerine bi post yazmışken, denk geldi işte..Sene 1993, Mayıs ayının 3'ü ..saat 8.30 da yazmışım...Lise 1deyim ve Bodrum'a daha hiç gitmemişim, ailemden ayrı tatile gitmişliğim 2 okul gezisi ve 1 gençlik kampıyla sınırlı..ve 19 mayıs 1993teki okul gezisine katılmaya hevesliyim..Bizim okulun gezisi olacaktı Bodrum'a, ama ne hikmetse iptal olmuştu, ve ben de illa gidicem ya  bi şekilde, mahalleden arkadaşımın okulu olan bir Fransız Lisesinin turuna , o arkadaşımla gitmeye can atıyorum..Ama annem çok ters bakıyo bu olaya, hadi kendi okulum olsa neyse , belki bi derece, izin verecek bi ihtimal ama turu düzenleyen ve gidecek olan okulla o arkadaşım hariç başka bi bağlantım da yok:) Ben de naapıyorum, hemen kaleme kağıda sarılıp bir notçuk ve bir şiircik yazıp ,sabah servise binmeden yemek masasının üzerine koyup evden merak ve heyecanla çıkıyorum,akşam gelince ne diicek annemler diye tüm gün merakla okulda bekliyorum:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mektup ve şiir de şöyledir :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Canım Anneciğim!&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Belki bu notu okurken güleceksin, belki kızacaksın.Biliyorum bu not senin kararını değiştirmez,hatta belki dil döküp duygu sömürüsü falan yaptığımı sanıp iyice kızabilirsin.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Haklısın,Bodrum'a gitmem sınırları zorluyor.Ama ne bir daha 15,5(onbeş buçuk) hatta 16 yaşında olacağım,ne de lise yıllarıma geri dönebileceğim. Şimdi benim saçmaladığımı düşünüyorsun ve uçlarda olduğumu düşünüyorsun.Hem Yay burcu insanı böyle olurmuş,napıyım!&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Ne diyordum,bu gezi benim için herşey değil ama ileride anlatacak çok güzel bir anı!Ve sakın bu geziye katılırken,sizi suistimal ettiğimi falan sanma, çünkü gerçekten böyle bir geziye hazır olduğumu düşünüyorum,zaten beni İngiltere'ye göndermek istiyorsunuz,hazırlık olur!İşte böyle anne,şu an içimden geldiği gibi yazıyorum.Senin, ne kadar katı olsan da hep benim iyiliğimi düşündüğünü biliyorum ve  bu isteğimi benim lehime çevireceğini umuyorum.X(arkadaşım) hazır,bekliyor! Ama ben, göndersen de göndermesen de SENİ SEVİYORUM(ama ne olur gönder)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şiire geçmeden nottaki anneye yağ çekmenin inceliğine,ama bi yandan alltan girip üstten çıkmaya hayran kaldım:) Ama en çok, yaşımı hem sayıyla hem yazıyla yazarak sanki çok büyük bi yaşmış gibi altını çizmeme bayıldım.Komik bi çocukmuşum vesselam:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şiir:&lt;br /&gt;&lt;em&gt;''İSTEKLERİM (Annem ve babama ithaf!)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Hep bu istekler mahvetti beni&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Düşünmeden istediğim,deli gibi!&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Hep bu istekler üzdü beni&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Hayal kurdum ama çoğu hayalden öteye gidemedi&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Hep bu istekler yıktı beni&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Yaşamımı onlarla düzenledim&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Onlarsa bozdu düzenimi&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;İsteklerdi annemle tartışmama sebep&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;İsteklerdi babamın sinirlenmesine gerek&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;İsteklerdi benim gözyaşlarıma renk&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Hep bu isteklerdi&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Benim kırılmama yol açan&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Annemle aramda derin uçurumlar sağlayan&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;İsteklerdi sevginin yıkılmasına çalışan&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;N'olur isteklerim bu sefer sevindirin beni&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Hayalden öteye gidip,yaşayayım gerçeği&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Ama bu arada üzmeyin babamı annemi&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Çünkü çok seviyorum ikisini ve isteklerimi!''&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Hayır , isteklere insan muamelesi yapacak kadar salak mıymışım nedir, bir kişilik vermişim kendi isteklerime, bravo valla bana:) Çok uyduruk bi şiir olduğu doğrudur ama burada amaç tamamen Bodrum'a gitmek  ve ebeveyn iknasını sağlamak olduğundan biraz daha zorlasam beste yapıp dans koreografisi bile uydurabilecektim sanırım:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle edebi bi izin koparmaya çalışmıştım tam 13 sene önce  annemle babamdan..Sonuç tab ki olumlu oldu:) Annem beste yapma ihtimalimden korkmuş olacak ki, aman dedi gitsin çocuk, ama tabi önce gitti o okulun müdür yardımcısıyla falan görüştü, sözler alındı, ve ben geziye gidecek sadece 1 kişiyi tanımama rağmen Bodrum hayalim öyle derindi ki  izin aldığımı öğrenince çıldırdım sevinçteeen:) Sonuçta kendi okulumla deli gibi eğlendiğim bi Ankara gezisine gitmiştim, tamam Bodrum'a da lise arkadaşlarımla gitsem,kendi grubumla olsam süper olurdu ama, bu mahalleden arkadaşım X le gidiyosam, o zaman onun arkadaşlarıyla kaynaşır eğlenirim diye düşündüüümm..Ama bi konuda yanılmışımmm, gezinin ilk dakikası anladım fekat geç olmuştu:)Hani, insanı tatilde tanı derler ya, ben de bu çok sevdiğim mahalle arkadaşımı,daha çok yaz tatillerinde görüp güzel vakit geçirirdim, ama okul arkadaşlığı başka bişi tabi..Okul ortamı farklı bişi tabi..Benim okulda halim ne ise sokakta oynarken de aynı delilikte bi insandım..Ama meğer bu canım arkadaşım mahallede bana çok tatlıydı ama ya okulda?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bodrum'a gidicem diye sevinçle annemin boynuna sarıldıktan sonraki 2 hafta boyunca okul çıkışları alışverişlere gidildi yine güzel ve eli öpülesi yüce insan annemle:) Hiç unutmam, o zamanlar Benetton'un polo yaka yakası başka renk kendi başka renk fosforlu renklerde t-shirtleri vardı, ben de ondan ve altına da o yaka renginden turuncu çok güzel kıpkısa bi şort almıştım..Altına da aynı renk espadril mi giyiodum şimdi hatırlayamadım bak:) Neyse bikiniler ,terlikler alındı,kot,şort herşey hazıırr..Bavul da yapıldı vee, sabah erkenden Harbiye'ye gidildi..Annem ve babam endişeli, ben heyecanlı..Otobüsler kapıları açmış,liseli yüzlerce tip otobüsün etrafında, bavullar yerleştiriliyo,herkes gülüşüyo,ben de merakla arkadaşıma bakınıyorum, bi an önce görsem de arkadaşlarıyla tanışsam da keyifle maceralı yolculuğa başlasak diyee...Neyse arkadaşımı gördüm bi otobüsün yanında ailesiyle..Benden farkı yok, benim gibi yabancı gibi duruyo kendi okul arkadaşlarının yanında..Beni görünce sevinçle kucakladı..Ben de sınıf arkadaşları henüz gelmedi herhal diye düşündüm..Neyse otobüse bavulları verdik,annemlerle öpüştük,vedalaştık,bindik otobüse yerimize oturduuk..Neşeyle herkes bağırış çağırış biniyo otobüse,ben ve arkadaşım hariç herkes birbiriyle şakalaşıyo,nası sıcak bi ortam, ama benim arkadaş ortama benden daha yabancı..Henüz otobüs kalkmamış ve ben acı gerçekle karşı karşıya kalmıştım,canım arkadaşım walkmani kulağına takıp,amma gürültü yapıyolar diyince bana,o neşeli otobüs ahalisini,yani kendi okul arkadaşlarını kastederken...İyi ama ben son okul gezimde türlü fırlamalıkların kahramanlarından biriydim,otobüste eğlenmeye başlamiceksen nerede eğlenicektin ki..Hayır, bi selam bile vermeyen bu insanlar ile bu tatil nası olacaktı ki,ben bu Bodrum tatilinin otobüsünde gariban gibi koltukta sinerek geçirmeyi planlamamıştım kii..diye düşüncelere dalarak mutsuz bi suratla annemlere el sallamışım..Annem o an anlamış derdimi ama yapacak bişi yoktu,bindin o otobüse,gidiyodun kıyamete demişti sonradan:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm yol boyu, epey bi saat ediyo bu, özenerek seyrettim şarkılı türkülü bol şamatalı otobüs ahalisini,insanlar öyle yok sayıyodu ki arkadaşımı,ve dolayısıyla onun arkadaşı olarak beni, mola yerinde tuvalete girsek, otobüs de kalksa yokluğumuzu farkeden olmazdı o derece..Ben de tüm molalarda tuvaletlerden uzak durarak bişi içmemeye gayret ederek geçirdim o seyahati:)Arkadaşım ise kulağında walkman, bazen uyuyarak bazen hayallere dalarak,benim gibi geveze bi insanla pek konuşmayarak kafamdan geçen tüm düşüncelerin içimde kalmasını sağlayarak çatlattı beni yol boyu:) Otele vardığımızda mutsuzluk ve uykusuzluk had safhadaydı bende..Hele oda seçimindeki hayal kırıklığım kendi okulumu ve arkadaşlarımı ciddi derecede aratır olmuştu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimse bizimle aynı odada olmak istemedi..kimse..Biz kala kala, yine kimsenin tercih etmediği ve yok saydığı 2 kızcağız ile aynı odada olmak zorunda kaldık..İki ''neden bu geziye katıldığı anlaşılmaz'' kızcağızz:)Hiç alışık olmadığım bir grup dışı kalma halim vardı ve nitekim bu hal olağanüstü hal olarak sadece bi kaç saat sürdü..Odalara yerleştikten sonra akşamüstünün güzel güneşi vurduğundan Bodrum'a hayallerimin tatil beldesine, uyumayı düşünen arkadaşıma çıkışarak , 3 günlük tatilde uyuma lüksü yok canım benimm dediim, ve zorla bikinileri giydirerek, deniz kenarına indirdim arkadaşımı..Orada pek çılgın eğlenen 3 kız gördüm indiğim an, aradan 15 dakika geçmemişti ki kızlarla akşama giyeceğimiz kıyafetleri tartışır ve nereye gideceğimizi planlar olmuştuk..O ara öğrendim ki bu otobüste selam vermeyen kızlardan biri arkadaşımın sınıf arkadaşı,diğer bi alt sınıftan bi kız ve diğeri de o kızın kuzeni,benim gibi dışardan gruba dahil olan ama benim gibi kabus bi yolculuk geçirmeyen bi kız..Bi anda hatırlamıyorum nası samimi olduk, gülmeye başladık,arkadaşım şokta bu arada, kendi sınıf arkadaşıyla yaşadığımız bu samimiyet ile ilgili..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam yemeğinde aynı masayı paylaştık kızlarla,o güne kadar çok makyaj yapmamış bana makyaj yaptılar,bi güzel süslediler bi de bu kızlar, ve daha ilk geceden çok eğlenmeye başlamıştıık..Otel Bodrum'un içine çok yakın olduğundan yürüyerek Hadigari'ye(ahh ah o zamanlar ne güzeldi:)) gitmeye karar verdik, ama bu arada aynı otelde çeşitli Fransız,Alman okulları ve öğrencilerinin olduğunu, bu gruplardan bi kaç yeni yetme delikanlı kardişimizden yemekte, masamıza gönderdikleri şarapları (şaraplar yemekle tabiki bedava verilen şaraptı,öğrenci kişilik için güzel yöntem:)) görünce çok maceralı bi 3 güne başladığımızı anladıık:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse,biz bu yeni arkadaşlarımız ve benim canım arkadaşım , bi anda bu oteldeki bi kaç genç çocukla Bodrum'a yüricez derken ,taksiye binmiş olduk..Sonra nası yaptık hatırlamıyorum ama onlardan kurtulduk ve barları gezmeye başladık..Benim o güne kadar olan bar tecrübem daha önce anlattığım gündüz diskosundan ibaret ama ohoo sanki kırk yıllık alemci gibi meyva kokteylleri elimde, dıp dıs dıp dıs dans ediyorum kızlarla, nası eğleniyorum içim kıpır kıpırr:) Meyva kokteyllerine alkol koymalarından da olsa gerek hafif çakırkeyf de oluyorum ilk defaa..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra yoruluyoruz bu yeni samimi olduğum kızlarla, otele dönüp orada havuz kenarında sabahlamaya karar veriyoruz..Hadi yürüyelim otele diyoruz,bu arada daha girdiğimiz ilk barda, benim arkadaş habire bana ağlamaklı sesiyle ayakkabı acıtıyo,başım ağrıyo,uykum geldi şeklinde yakarışlarda bulunuyo..gidelim de gidellim otele dönelim die Bodrum'a iner inmez başlıyo söylenmeyee,ben de yeni girmişim gece hayatına, ilginnç bişi olarak etrafımı seyrediyorum,kafamda Bodrum'a bi yer edindirmeye çalışıyorum,sırası diil ki ama hemen otele dönmek diye kızıyorum arkadaşıma..Otele dönmeye karar verince seviniyo bizimki, yürümeye başlıyoruzz, yolun ortasında kızlarla çan çan çene çala çala giderken, bi bakıyorum arkadaşım yok yanımda..Dönüyorum arkama bakıyorum, yine ağlamaklı, ayakkabı acıttı,yürüyemiiceem, diye sızlanıyo..Tamam o an tüm gece ağlamaklı sesini duymanın siniriyle haksızlık etmişim ona o sıra, hayır diyorum yüricez yaaa, vızırdama geell...Ama hayalimin tatili ve ben ağlayan bi ses duymak istemiyorum,üstelik onun okulda ağlamaklı bi insan olduğunu öğrenmişim..Mesela, kantine gidiyo bu arkadaşım,tenefüste, sonra sınıfa geliyo,biri yerine oturmuş ön sıradaki arkadaşıyla konuşuyo,sınıf arkadaşları ama bu konuşanlar,bizimki geliyo ''kalkarmısın burası benim sıram'' diyo..böyle bi tipmiş meğer benim arkadaş lisede..Benim tam ama tam tersiim..Hani ters kutuplar da anlaşabilir ama zor yaa zor bi insaan:)Ben o tatil anlıyorum ne kadar zor olduğunu:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse,zor bela, bizimki arkada ağır aksak yürüyerek, varıyoruz otele,odalara çıkıyoruz,kızlarla sözleşiyoruz bikinileri giyip inicez havuz kenarına, bi grup var aşağıda teyp getirmişler havuz kenarında parti veriyolar,ona katılıcaz..Hemen ışık hızıyla üzerimi giyiniyorum kii, bizim kız geceliğini giymi yatacak,diyorum X hayrolaa, hadi giyin üzerinii..havuza inicezz..Kızcağız aa olmaz hasta oluruz gece gece diyo..Ya hadi ama uyumayalım bu gece,aşağıda eğlenicez diyorum..bu yok diyo, ben yatıcam sen git..Hayır hayır ısrar ediyorum..Yok diyo ısrarla..Ben diyorum ki ama Xcciim,ya telefon çalarsa odada, babam ararsa, o zaman açma telefonu..Çünkü sen odadasın,ben yokum, delirir babam valla,geliverir Bodruma ertesi gün:)..Açma telefonu çalarsa o zaman diyorum..AA olmaz benim babamlar arayabilir,açarımm diyo..Ya açma deli misin, babam çıkarsa ne diicen diyorum..Havuza giriyo derim diyo..Saat gece 1 de falan! ..Ben bunu duyunca, tüm 24 saat boyunca ondan yana oluşmuş ola hayal kırıklığımın etkisiyle..Hayatımda ilk ve son kez, bi kız arkadaşımın üzerine yürüyorum..Bikinimi giymek için pantolonu çıkaracakken belimdeki kemeri çıkarıp yürüyorum hem de arkadaşımın üzerine!Delirmiştim sanırım, naapacaksam:) hayatta da bi kız kavgası yaşamışlığım yoktur,kimseye vurmuşluğum da:)..Kızcağız zaten ince narin bi kız, gözleri büyüyo beni öyle görünce, çığlık atınca anlıyorum yaptığım eşekliği! Hemen kendime gelip özür diliyoruum,o da üzülüyo, ikna oluyo, giyiniyo bikinisini, iniyoruz havuz başına..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıda eğlence,parti süper, herkes battaniyelerini de almış,tepede yıldızlar,karşımızda tüm ışıltısıyla Bodrum, hayatımın en özgür gecesi ve çok mutluyumm,kızlarla şarkılar söylüyoruzz..bu sırada tabi ki benim canım arkadaşım üşüyo,ve benden özür dileyerek saat de gecenin 3ü olduğundan babamın arama riskinin geçmesinin rahatlığıyla odaya gidiyo uyumaya..Ben? Ben, annemin özel olarak görüştüğü müdür yardımcısına dediği gibi çok bilinçli,sorumluluk sahibi,akıllı uslu ben:) Bodrumda ilk gecemi, o kalabalık parti grubu üşüye üşüye 4 kız kalıyoo, o ilk gecemi 4 kız, otelin havuz kenarındaki şezlongta uykuya dalarak geçiriyorum..Sabah ezan okunuyo sanırım, ben gözümü açıyorum, meyva kokteyllerinin etkisi hala geçmemiş, karşımda bir asker elinde tüfekle üzerimize geliyo görüyoruum.Kızlara bağırıyorum uyanın askerlerrrrr diye:) Sonradan anlaşılıyo ki o abi havuzu temizleyecek olan bi abi elinde de havuzu temizleyecek sopa gibi bişi var, ilk gecemin sabahı böyle bi kabusla başlıyo:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Sonra sabah kahvaltısına hazırlanmak,kendimize gelmek için odalarımıza çıkalım diyoruz,Koşa koşa hocalara da sesimizi duyurmadan, odaya giricez..Kızlar giriyo..Ya ben?? benim canım arkadaşım uyumuş,bizim odadaki diğer 2 kız zaten top atsan uyanmaz tipler..Cama tıklıyorum..önce hafif sonra yüksek sesle arkadaşıma bağırıyorum..yok yok yook..duymuyo...saat sabah 6 ,ben bikinilerle kapıda kalıyorum:) Sonra tanışalı Henüz 24 saat olmuş kızların odasında buluyorum kendimi, bizim kız uyanana kadar o odada konaklıyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten o sabahtan sonra bizim kızı kahvaltı ve yemeklerde görüyorum sadece..Hayatımda olmadığım kadar umursamaz oluyorum, onun okuluyla gittiğim turda arkadaşımı kaderine bırakıyor, onun arkadaşlarıyla eğleniyorum..Sonra geri dönerken öğreniyorum ki bizim kızın başına gelmedik kalmamış,zaten bünyesi zayıf, bi de güneşten çok yanmış, komalık olmuş,hastaneye bile gitmiş...O an bile onun yanında olamıyorum..Çok ama çok bencil oluyorum..hayatımda ilk ve belki son defa o derece vurdumduymaz...Çünkü aşık oluyorum.. 3 gün de olsa ..Bodrum'u ve aşkı doyasıya yaşıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tamam,gerçek aşk olmasa da, o an ben onu aşk sanarak, nası mutlu ve heyecanlı geçiyo Bodrum tatilim..&lt;br /&gt;İyi ki o şiiri yazmışım, iyi ki annem babamı bu 19 Mayıs tatiline ikna etmişim diyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra İstanbul'a döndükten sonra, bi süre görüşmesek de o arkadaşımla, o ne kadar hayatta en ufak bişeyden mutsuz olarak yaşasa da ben o kadar mutlu olmaya çalışıyorum..ama yine de bu arkadaş olmamıza engel değil..Benim onu o tatilde ihmal etmemin de engel olmadığı gibi..Aşıktım ya, lise döneminde aşk herşeyi afettirir:)..Tekrar barışıyoruz arkadaşımla, hala da görüşüyoruz ara ara..Bi daha tatile çıkmadık beraber ama:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yazmışım ya notta ..bu gezi benim için herşey değil ama ileride anlatacak çok  güzel bi anı ..oldu ..evet:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19 mayıs,Bodrum..gençlik..güzel şey bee..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkesin 19 mayısı kutlu,mutlu olsun şimdiden..genç kalın,spor yapın:p&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-114791088741065957?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/114791088741065957/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=114791088741065957&amp;isPopup=true' title='24 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114791088741065957'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114791088741065957'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/05/bir-bakadr-benim-ilk-bodrum.html' title='bir başkadır benim ilk Bodrum Tatiliiiiimmmmmm....:)'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>24</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-114790122982803210</id><published>2006-05-18T00:19:00.000+03:00</published><updated>2006-05-18T00:27:10.296+03:00</updated><title type='text'>ağaçsız orman</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/mousela%20adam.jpg"&gt;&lt;img style="CLEAR: all; FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/mousela%20adam.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; aşağıdaki zırtapoz 2 çiziktiriğe vaktini ayırıp yorum yazan canım arkadaşlarım, ben çok utandım yahu:) mouse ile çizmemiştim ama onu hemen bildiriim, barnaaamla laptopta çizdim o 2 tipi..&lt;br /&gt;mouse ile çizmenin daha zor olduğunu sizin yorumlarınızdan anlamıştım, hemen onu da denedim..evet o daha da zormuşş..işte yandaki koca dudaklı abi mouse ile çızıldııı:)&lt;br /&gt;hele isim yazmak mouse ile daha da zormuş paintte,bknz bu abinin ense tarafı:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu kadar güzel yorumdan sonra bi gün kursa başladım ben diye bi post görürseniz, şaşırmayın, zati biraz beni tanıdıysanız şaşırmayacağınızı biliyorum:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sanat ruhu kabarmış kıristıl iyi geceler diler:) sanatsız bir toplum ağaçsız ormana benzer...:) diye de ekler!&amp;nbsp;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-114790122982803210?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/114790122982803210/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=114790122982803210&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114790122982803210'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114790122982803210'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/05/aasz-orman.html' title='ağaçsız orman'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-114775215136094239</id><published>2006-05-16T06:59:00.000+03:00</published><updated>2006-05-16T07:02:31.476+03:00</updated><title type='text'>ve kıristıl painti keşfeder:)</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/k%3F%3Fz%20resim%202.0.jpg"&gt;&lt;img style="CLEAR: all; FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/k%3F%3Fz%20resim%202.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;Tabi ki painti ilk keşfeden ben olmak isterdim, kısmet diilmiş..:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Utanç verici belki ama bilgisayardaki paint programını seneler sonra dün gece keşfettim:) hep özeniyodum, bloglarda resimli şemalı postlardan ben de yapmak istiyodum,dün gece painti kazara görüp kendimi çizgilere veriverdim..Vere vere, ilk eserlerim şu yandaki tipitipler:) oldu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgisayarda resim çizmek ne kadar zor bi işmiş,gözünü seviim kalemlerin,boyaların,teknoloji de bi yere kadar dii mi canım:) Bu tabi ki benim gibi teknolojiden anlamayanlar için geçerli,yoksa görüyoruz süper yetenekli tatlı &lt;a href="http://pinomino.blogspot.com"&gt;arkadaş&lt;/a&gt;lar neler yapıyo:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben gidiim de biraz daha çalışiim, ağzı burnu yamulmamış, zanlıların robot resimlerinden olmayan bi tip çizersem gelirim:) &lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/adam%20resim.0.jpg"&gt;&lt;img style="CLEAR: all; FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/adam%20resim.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-114775215136094239?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/114775215136094239/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=114775215136094239&amp;isPopup=true' title='22 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114775215136094239'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114775215136094239'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/05/ve-kristl-painti-kefeder.html' title='ve kıristıl painti keşfeder:)'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>22</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-114763195570353402</id><published>2006-05-14T21:38:00.000+03:00</published><updated>2006-05-14T21:40:05.313+03:00</updated><title type='text'>harcamak...</title><content type='html'>Taraftarı kadar inancı olsaydı o milyonluk oyuncuların şimdi ben sinirle bu satırları yazıyo olmazdım.&lt;br /&gt;Bir Beşiktaşlı olarak, benim bile kalp krizi geçirmeme ramak kaldığı maçı bu kadar basiretsiz oynayarak kocamı ve evimi derin sıkıntı ve üzüntüye boğan Fenerbahçe takımını kınıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıkayıp kurusun diye astığım bayrak,şimdi evin en görünmez köşesine fırlatılmış durumda..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Helal sana Fenerbahçe,Adnan Polat'ın haftalardır o çok konuşan çenesini susturamamış ve ne hikmetse haklı çıkarmış olduğun için..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Helal sana, tüm takımların sana karşı olduğu cephede, adam olup, takım olup kenetlenemediğin,gereken cevabı veremediğin için..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O aldığınız paralar, burnunuzdan gelir herhalde diye umuyorum...Harcamak kolay parayı ama ya şampiyonluğu harcamak?..Siz bu taraftarın yüreğini harcadınız, bakalım taraftarı nasıl kazanacaksınız?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-114763195570353402?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/114763195570353402/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=114763195570353402&amp;isPopup=true' title='16 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114763195570353402'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114763195570353402'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/05/harcamak.html' title='harcamak...'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>16</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-114743580576480254</id><published>2006-05-12T14:27:00.000+03:00</published><updated>2006-05-12T15:10:06.413+03:00</updated><title type='text'>tek tek basaraaktann bade süzereektenn inci dizereekteen gel caanım gel ammaaan:)</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/1600/koyubeyaz%20001.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/koyubeyaz%20001.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Aslında bugün,tüm hafta neler yaptığımı yazacaktım,günlük tadında..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazartesinden beri çok başarılı ev hanımı olma denemelerimi,dolayısıyla yaptığım yemekleri,sonracııma Salı günü gerçekleşen en bi güzel,en bi sıcak&lt;a href="http://age35.blogspot.com"&gt; Age25&lt;/a&gt;-kıristıl buluşmasını(evet artık o bir age 25,öyle görünüyor çünkü:))  ondan sonraaa, haftabaşından beri uğraşıp,kocayı ikna edip,gemi turunun parasına kadar ödeyip,sevinç çığlıklarını attıktan sonra,Müjdikcana haber verip,''hadi sen de ödemeyi yap'' dediimde,''kızım ben izin alamıyorum şirketten sanırsam'' demesini ve 3 gün süren Müjdik hanımın izin alma sorunsalını ve sonunda izin alamayıp,dün akşam saatlerinde hayallerime bu kadar yaklaşmış ve her şartı uygulamışken planı Müjdiklersiz yapmayız diyerek rezervasyonu,ödemeleri iptal ettiğimiziii...Ve fakat kafasına takmış Kıristıl'ın bu yazı gemi turuna gitmeden sonlandırmayacağına ant içtiğini bunun içinn yeni gemi turları araştırdığını, sonraaa sonraa, dün kaç aydır görmediim Melik hanıma gittiğimi, gitme sebebimin telefonda konuştuumuzda hem özlediimi hatırladıım hem de telefonda anlattığı, kocasının Hıdrellez sabahı dileklerin yazılı olduğu kağıtları deniz atarken denize düşme olayına katılarak gülmem ve onların evde tekrar canlandırılarak anlatımını dinlerken daha çok güleceğimi bildiğiim ve giderek bunu gerçekleştirdiimii:)..sonracıımaa, seneler sonra annemin yıllarca mutfakta tüm yazımı geçiremem düşüncesiyle satılıp da bi daha alınmayan yazlık ev olayına sıcak bakarak babamın memleketi Mürefte'de , dedem ve babaanneme yani en azından mezarlarına yakın olan , üzüm bağlarının,zeytin ağaçlarının diyarında yazlık aldıklarını,ve benim önümüzdeki ay boyunca o yazlığın tüm yenileme,taşınma işlerine yardım edeceğim için pek sevinçli olduğumu,artık kaçıp kafamı dinleyebileceğim denize bakan bi ev olduğunu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bi sürü şeyi anlatacaktım bugün benn..Zaten tüm bunları anlatmaya kalksam, post diil orta uzunlukta bi hikaye kitabı olabilirdi sanırsam..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama şu an aldıım haber ya da demin kendi kendime gördüğüm şey beni pek sevindirik yaptıı a dostlar:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel ve keyifli bi haftasonu dilerken herkesee, belirtmek isterim kii diş çekme, tel takma hadisesine girdim girelii, yani son 1 ayda..kedi olalı bi fare tuttum galiba..Yani deliyim,doluyum,tellerle de hala uyumsuzumm amaaa bu sabah korka korka tartıya çıkıp gördüm kii Kıristıl en son 1 ay önce gittiği pek şeker diyetisyende tartıldığı kilodaann taaam 4 kilo daha hafif:)) Teller işe yaradı..Diyetisyene gitmeden,rejim listesi yapmadan, teller bana istemeden de olsa bi uyuz hissiyat verse de beni zayıflatmayı başardı:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne mutlu Telliyim turnayım diyene:)..Darısı tüm diyet ahalisine:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki resmin konuyla ilgisi ne derseniz..keşke koca öyle gitar çalsa,keşke ben öyle zayıf olsam,keşke elimde mikrofon,bi elimde kadeh şarkılar çıırsam..keşke tatile çıksak hemen..keşke hayat bayram olsaa:) Ama bugün Cumaa ve haftasonu kapıda..Deliye zati hergün bayram daa,akıllı arkadaşlara da bayram tadında haftasonlar olaa:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-114743580576480254?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/114743580576480254/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=114743580576480254&amp;isPopup=true' title='14 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114743580576480254'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114743580576480254'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/05/tek-tek-basaraaktann-bade-szereektenn.html' title='tek tek basaraaktann bade süzereektenn inci dizereekteen gel caanım gel ammaaan:)'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>14</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-114712861425715624</id><published>2006-05-09T01:49:00.000+03:00</published><updated>2006-05-09T01:50:15.376+03:00</updated><title type='text'>Sarkıt ve Dikit'in annesi Kıristıl..:)</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/1600/may_s_2006_055.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/may_s_2006_055.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi teras buluşmamızda,&lt;a href="http://ibeking.blogspot.com"&gt;İbocuum&lt;/a&gt;, nerden öğrendiyse, bir adet yüzük ve benim ilk gördüğümde saç teli sandığım ve şu an hala emin olamadığım ama sanırsam bir iplik parçası ile fal baktı hepimize kaç çocuğumuz olacak ve cinsiyetleri ne olacak diye..Yani öyle kapsamlı bi fal ki bu 1 iplikten sallanan yüzüğün baktığı, 2 çocuğun olacaksa mesela, 1.nin cinsiyeti bu, 2.nin ki de bu falan diyor o yüzük, fala bakılan kişinin sol elinin üzerinde sallanırken..&lt;br /&gt;İşte o gün İbocum,ibikocum bana dedi ya 2 çocuğun olacak 2si de erkek olacak..Bu düşünce aklımdan çıkmaz oldu..Tamam cinsiyet önemli değil,sağlıklı olsun bi de az kıllı olsun kız da olsa olur erkek de diye düşünürdüm..İçten içe,kızım olursa nasıl güzel süsleyeceğimi falan düşünür mutlu olurdum..Sonra ya babasına çeker,benim de fena olmayan kıl tüy hadisesinden muzdarip olur da doğduğunda her yeri tüy kaplı bi kız olursa diye korkup,aman erkek olsun epilasyonla uğraşmaz en azından diye fikir değiştirirdim..&lt;br /&gt;Ama hani belirsizlik var tabi,daha ortada fol yok yumurta yok, ilerde doğacak çocuğum bir soru işareti ya, 2 cinsiyetle de ilgili hayal kurardım(tövbee bu ne demek ya,yok ööyle bi hayalim yok, sapık bi cümle olmuş!) Yani hem erkek,hem kız çocuğum olursa neler yaparım diye hayal kurardım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte cumartesi sanki fal değil de hamile kalmadan ultrason sonucu almış bi edayla eve geldim..Ve kocaya bu sonucu bildirdim..Cumartesiden beri bu doğacak 2 erkek çocuğumuza bir türlü isim bulamayınca anladım ki ben hep kızım olacak diye kendimi hazırlamış,hep kız isimleri bulmuş ve hafızamın en kıymetli köşelerine saklamışım o isimleri..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meğer erkek ismi bulmak ne zormuş..Ya da ben güzel bi isim olsun, çok abartı olmasın, hem sade hem çocuğu güzel etkileyecek bi isim olsun diye düşünürken, kız isimlerini daha kolay bulmuşum..&lt;a href="http://enschedehavadisleri.blogspot.com"&gt;Denizcim&lt;/a&gt; de bir postunda bu isim mevzuuna değinmişti, ben de yıllarca ismimin genel olarak toplumda erkek ismi olarak bilinen bi isim olmasından ötürü çocukluk döneminde ismini kabul etmek istemeyen bi şahıs olarak bu isim mevzusuna takığım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen sene Mısır'a gittiğimde bi sürü ilginç, Mısırlı güzel kız (burada ,gerçek hayatta da tanıştığım, dış görünüş olarak güzel olan kızlardan bahsediyorum) isimleri ile dönmüştüm,Türkçe'de de kullanılabilir,güzel anlamları olan...Ama Mısır'dan erkek ismi soracak olursanız, Hasan derim,Hüseyin derim..hani farklı ve anlamlı erkek ismi oradan da çıkmamıştı(hasan ve hüseyinler sizin isimleriniz çok anlamlı,ben biraz daha yeni bi isim arayışına çıkmıştım o seyahatte, deliyim ya,tatilde çocuk ismi bakınıyodum!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse uzatmiyim,Cumartesiden beri beni aldı bir panik..Hani bi tane olsa daha kolay olur ,2 erkek çocuk olacak ya :) illa birbirine uyumlu olsa mı acaba takıntısına girince olay iyice zorlaşıyo isim konusunda..Koca bi isim söylüyo ,benim sevmediğim bi adamın ismi oluyo, ben söylüyorum koca beğenmiyo..Çok son model isimleri de kullanmak istemiyorum, yeni isim de uydurmak kolay ama anlamsız şeyler çıkıyo..Tekrar bilindik kısa ve öz isimlere döndük bi ara..Can ve Cem mi koysak dedim bi ara, ama mesela çocuk basketbolcu olsa maçta tezahürat etmek isteseler oğullarıma ya da en azından birine..ne diye bağıracaklar CAAAAAAAĞĞĞĞĞĞNNNNN diye mi mesela?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bulut ve Doruk çok güzel 2 isim ve en bi güzel 2 çocuğa vermiş o isimleri &lt;a href="http://gelincikler.blogspot.com"&gt;güzel anneciği &lt;/a&gt;ile babası..Şimdi o isimler de olmaz, sahipleri var pek yakından tanıdığım:) Hmm o zaman doğadan,coğrafyadan pastoral isimleri sıralamaya başladım zihnimde..Hiçbirinde yine mutabık kalamayınca kocayla, yine 3 sene önce henüz evlenmemişken giriştiğimiz aynı hummalı araştırma çalışmaları sırasında bulduğum en gubidik pastoral isimlere döndüm:) Coğrafi isim arıyorum ya çocuklarıma..3 sene önce bulmuştum ama çocukların hayatlarına devam ettirmeleri açısından zorlayacak 2 isim oldu bunlar..Halbuki ortaokul coğrafyasında yoo belki ilkokulda hayatımıza giren kavramlardı bu isimler :2 erkek çocuğum olsa, isimleri de SARKIT ve DİKİT olsa demiştim 3 sene önce çok yaratıcı ben:) Neyseki hala bu isimlerde ısrarcı değilim de doğacak bebelerimin ruh sağlıklarına zeval gelmicek İnşallah , en azından isimleri yüzünden:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte ben böyle fellik fellik ortada ne fol ne yumurta varken, sadece fal sonucu ile hayallere dalarkenn bebelere isim arıyaduriim..Aslında diğer bi en enerjik terazi lastik cimnastik güzel anne , en bi yumuk gözlü oğluşuna benim en sevdiğim, en yalın ve en eski isimlerden birini vermiş tam 1 sene önce bugün onu doğurduğunda..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi günü, o kadar güzeldi ki bu güzel annelerin bebeleri..Anne olası geliyo işte insanın..&lt;br /&gt;Anne olası, ve coşkuyla doğum günleri yapası geliyo o dünya güzeli yumuk ayaklar,minik dişler,cin bakan gözler için..Her sene değil, her gün kutlayası geliyo anneleri bu bebekleri doğurdukları için.. Her gün , her sabah uyandığında öpüp koklayacak kendi parçanı kucağına almak için, doğurası geliyo insanın..&lt;br /&gt;Ve anneler günü gelmek üzereyken, bir annenin en güzel günlerinden biri olan oğluşunun 1. yaş gününü yurtta ve dünyada kutlamak geliyo içinden insanın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O gün,Cumartesi günü, onu doğuran kıpır kıpır enerjik annesinin çektiği resimden sonra beni anneliğe iyice ısındıran En bi güzel erkek isimlerinden birine sahip güleç yüzlü,şeker ALİ doğum günün kutlu olsun...Demek kocca 1 yılı devirdin..iyi ki doğdun..Anneciği, sen de fena diilsin hee, iyi ki doğurdun:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben yine isim aramalarıma devam ediyim, tamam ne Alinin ne Bulutun ne Doruğun ve diğer canım arkadaşlarımın çocuklarının ismini tabii ki kullanmicem kendi bebelerimin ismi olarak..ama eğer de bi gün hamile kalırsam, her gün onlara bakmak serbest tamam mııı..bakiim,bakiim,seyrediim ki benim de onlar gibi ayacıklarını ısırmak isteyeceğim, canım derken gerçekten hissedeceğim bebelerim olsunn:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ek not: itiraf ediyim, resimde fena çıkmamışım diye koydum bu fotoyu, aslında Aliş, hiç o resimdeki bebeğe benzemiyo, ne resimleri var bende,kimbilir İboda ne güzellikler vardır..Ama biraz da nazar değmemesi açısından,iyi oldu,Aliişin gerçek halini göstermemesi bu resmin..Buradan tekrar Maşallah diyorum Alişe ve hayatının ileri aşamalarının hep hakketiği en büyük mutluluklarla geçmesini diliyorum..:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-114712861425715624?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/114712861425715624/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=114712861425715624&amp;isPopup=true' title='36 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114712861425715624'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114712861425715624'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/05/sarkt-ve-dikitin-annesi-kristl.html' title='Sarkıt ve Dikit&apos;in annesi Kıristıl..:)'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>36</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-114703734107218518</id><published>2006-05-07T23:08:00.000+03:00</published><updated>2006-05-08T00:29:01.610+03:00</updated><title type='text'>Birazz Denizz birazz Uykuu..bütün isteğim buyduu..:)</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/1600/bapsi%20013.0.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/bapsi%20013.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Tahmin ettiğim gibi, tahmin ettiğiniz gibi, haftasonu biterkeen,kendime geldimm..Zor da olsa tellere alışmaya çalışıyorum, hoş beni tellerimle ilk defa gören arkadaşlarım accık dalga geçse dee, seviyorum ben hepsini ve gülüyorum artık halime:)Kimileri pek sevimli bulduğunu söylüyor bu yeni konuşma şeklimi, kimi ben konuştukça ilk yarım saat gülüyor:) Kimi görünce kocaya oo lolita olmuş senin hanım diyor, kimi halime üzülüp tellerin ve benim akibetimle ilgili soru yağmuruna tutuyor:) Ama alışıyorum ve eğleniyorum bu durumla..Cumartesi moral takviyesi aldığım Moda Teras buluşmasının etkisi çok büyük, inkar edemem..Bu, adı teras olan fakat hava muhalefeti nedeniyle terasında yer alamadığımız kafede buluştuğum bizim kızların marifeti tabii..Öyle içten kahkahalarla gülerken biz, çok güzeldik..Haftaya yine görücem ben bu kızları ve diğer datlıları, yine gülmekten gözlerimden yaş gelecek,içime blog dünyasına girmiş olmanın huzuru dolacak..Ne acaip bişi bu be diyicem yine, sevinicem acaip şeylerin hep içinde olmama..Seviyorum sizi ey blog güzelleri:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün bir Beşiktaşlı olarak üzülsem de ve hatta o çirkin söylentileri çıkaranlara tokat olacak sonucu kılpayı kaçırdığı için sinir olsam da Beşiktaş'a, Fenerbahçenin hasta taraftarı kocamın tüm hafta boyunca sağlıklı bi ruh hali ile dolaşması açısından Fener'in maçına da sevindim ister istemez..Tamam Kartal gool gool gool de, Fener sen de şampiyon ol..da yaza şen girelim, koca mutlu olsun, ben de mutlu olayım dolayısıyla:) Yaklaşık 5 saattir maçlar dahil spor programlarının izlendiği evimizde, posta da fitbolun yansıması Şansal ile Erman'ın saçmalaması kadar doğaldır sayın futbolseverler..aman sayın okuyucu:) Hazır koca huşu içinde futbolun derinliklerine kapılmışken,ben de çok kıymetli,pek eserikli ama en bi daatlı caaanım Biyoniimin bizler için hazırladıı uykudan önce sobesini cevapliim dedim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyku , bazen hatta özellikle üzgünken,mutsuzken, depresifken, ya da ağrın acın varken bence en kolay kaçış bu hayattan..Enteresan bişi hatta bu uyku, küçükken çok korkardım ben bi ara, uyuyunca ölücem ,bi daha kalkamicem sanırdım,böyle bi paranoyaya kapılmıştım..Hayal gücü genişti bende ne biliim:)Sonra Bapsi gibi(bakınız üstteki resim) gözlerim hafif aralık uyumaya başladım ,hemen uyanabiliim diye, sonra da gözleri yarı açık uyumanın zor olduğuna kanaat getirip gayet kafamı koyduğum yerde uyur bi hal aldım..Yıllardır da pek güzel uyurum,mışılldayarak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse efenim,sorulara ve cevaplara gelelimm:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Uyumayı sever misiniz?Kışın çok severim(sıcak yataktan çıkasım gelmez)kışı uyuyarak geçiren ayıcıkları çok akıllı bulurum bu açıdan:) Bahar ve yaz aylarında günü,geceyi,güzel havayı en uzun şekliyle yaşamak istediğimden bu mevsimlerde az uyumayı tercih ederimm&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Yatar yatmaz uyuabilen,nazar değdirilesi sinir insanlardan mısınız? Aynen öyleyim, yani kendi evimde en azından böyleyim, hatta çok kötü ama salonda tv karşısında hafif yatar bi şekil alsam bile uyur kalırım..Fakat sinir insan deelim,nazara da gerek yok teesüf ederim:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Nasıl bir pozisyonda uyursunuz?Salonda ikibüklüm uyuyakalmadıysam,yatağımdaysam,önce yan yatarım sonra sabah yüzükoyun uyanırım,arada kimbilir kaç kere döner dururum bilemedim..&lt;br /&gt;*Hafta sonları erkenden hortlayan gıcık olunası insanlardan mısınız?Genelde evet, ama şekerim bi haftasonumuz var onda da uyuyacaksak nası gezicez yani diii mii:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Uykunuzu ne kaçırabilir?Şu ara blog okuyup blog yazmak aa kim ne yapmış, o nireye gitmiş, bu ne yemiş diye bloglar arası gezinmek uykumu epey kaçırır oldu,hatta son zamanlarda kucaamda laptop uyuya kalıp,sonra tekrar uyanıp kaldıım yerden devam ediyorum gece yarıları,biraz gece cadısı olma yoluna girdim bu bloglar yüzünden!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Başka yerde yattığınızda yerinizi yadırgar mısınız?Eğer güzel bi otel odası ya da tanıdık bildik bi arkadaşımın evinde değilse yattığım yer, temizlik takıntılı bi insan olarak yerimi yadırgayabilir,hatta gayet uyuma problemi çekebilirim..Misal, Amerika'da kaldıımız ucube bi otelde sadece ellerimi açıkta bırakan,komple kafamdan ayak parmaama kadar üzerimi kapatacak kılık kıyafetleri giyerek,yastığa t-shirtimi geçirerek, bir mumya misali yatakta kıpırdamadan yatarak sabahı sabah etmiştimm..Yerimi işte böyle yadırgayabilir,hatta kabul etmeyebilirim o yeri:)böyle de pimpirikli bişiyim:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Uykunuzun gelmesi için ne gibi yöntemleriniz vardır?Genelde bi yöntemim yoktur, dediğim gibi evdeysem kafamı koyduğum anda uyur kalırım..Ama çok cin kesildiysem, bitki çayı içip,bi kitap alıp,bi de tv yi açtım mıydı kitabın 3 sayfasını çeviremeden yine uyur kalırım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Hangi sebep sizi sabahın köründe uyandırabilir? Gezmekle ilgili her sebep,alışverişe gitme,arkadaşlarla buluşma gibi en zevkli sebepler:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Sabah kalktığında afyonu patlamamış nemrut insanlardan mısınız?Yok diilimdir, eğer pms öncesi falan diilsem, gayet şeker gibiyimdir,hatta gıcık ötesi enerjiimdir,hem konuşkan hem de eğlenceli bi halde uyanırım sabahları..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Uykunuz hafif midir?Yok,çok diildir,gayet mutluyum bu durumdan,yoksa koca horladığında falan uyansam işim zordu:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Horlar mısınız?Koca kendi horlama durumunu gündemden düşürmek için benim horladığımı söyler hep,evt bazen haklıdır galiba arada,çok yorgunsam, gripsem falan horlayabilirim..O kadar deviasyon diyip estetik ameliyat da ettirdik burunu evlenmeden ama yine de horuldamaya engel olmadı bizim yeni burun:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Sayıklar mısınız?Yok,Allahtan böyle bi huyum yok..Zaten normal hayatta hem çenesi çok düşük hem de pot kırma potansiyeli çok yüksek bi insan olan ben, bi de uykuda sayıklasam hayırlı olmazdı sanırım hakkımda:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Uyurgezer misiniz?Bu da diilim, tuvalete gitmeye üşeniyorum yattığım yerden kalkmamak için bi de kalkıp gezicem mi,daha nelerr,Mazallah kalori kaybeder,bi kaç gram veririm uykumda gezsem..Aman ne gerek var:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Uyanıp birşeyler yediğiniz olur mu?Eğer salonda uyuya kaldıysam ve uyanınca birden cin olmuşsam, eskiden tatlı ,kahve,çay falan takılırdım yatağa geçmeden önce..Ama şimdi diyetçi bi insanım, ööle kötü şeyler yapmamaya gayret gösteriyorumm..Zaten yemişiz yiceeimizi,almışız 15 kilo fazladan üzerimize yük diye..daha ne yiicem uyku arası, semerini ye demezler mi adama:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Kaç kere çişe kalkarsınız? Hiç kere çişe kalkarım..Üşenirim diyorumm yahuu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Hiç yatağa işediniz mi?Yok,küçükken belki olmuştur,hatırlamıyorum..Ama büyüyüp kazık kadar olduumdan beri yok ööle yatağa işemek falan..Hee, ama bi kere yataa diil de, yataan yanında ayaktayken hafif altıma kaçırmışlıım vardır hehehehe:) Çok komik ve sinir bi durumdu, insanın nası bu kendine hakim olamadığına bizzat tanık olmuştum..Evet, uyanıktım, evet tuvalete yetişemedim..:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Gürültüde uyuyabilir misiniz?Uyurumm,eğer derin uykudaysam hiiç uyanmam ama yeni uyuduysam, belki o zaman uyanabilirim gürültüye..Yoksa top atsan duymam durumuna yakın bi uyku halim var benim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Şu an,nerede ve nasıl uyumak isterdiniz? Şu an denizden gelmiş, duşunu almışş bi şekilde, güzel yaz havasını içime çekmek için balkon kapısın açık olduğu ,denize bakan şık bi otel odasında,temiz,yumuşacık beyaz çarşafların serili olduğu ne çok sert ne çok yumuşak bi yatakta,tavanda bi vantilatör odayı hafif serinletirken, o koccaman güzel yatakta yayılarak uyumak isteriiimm..Tam tarif edemedim ama böyle çok güzel bi otel odası var Kızıldenize bakan,özlediğim..ilk fırsatta gitmek istediim:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama madem şu an evde ve koca hala Cordobaydı, Mondragondu, Tuncay Şanlıydı derken,maçlar hala tekrar tekrar gösterilirken..Ben gidiim kendi güzel,pembe çarşaflı yatağıma kuruliim..Tabii ki kucağımda laptopumla:)teknoloji icat edildi,uyku bozuldu mirim:)&lt;br /&gt;Yeni başlayacak olan haftayla ilgili planlarımı,projelerimi düşünüp, hayal kurarken gelecekle de ilgili, uyuya kaliim..Mayısın 2. haftası hepimize güzel gelsin,kolay ve mutlu geçsin diye de içimden geçiriiim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyuyiim ama büyümeyeyim, hep çocuk kalayım:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-114703734107218518?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/114703734107218518/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=114703734107218518&amp;isPopup=true' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114703734107218518'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114703734107218518'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/05/birazz-denizz-birazz-uykuubtn-isteim.html' title='Birazz Denizz birazz Uykuu..bütün isteğim buyduu..:)'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-114666033290883051</id><published>2006-05-03T15:24:00.000+03:00</published><updated>2006-05-03T15:45:33.356+03:00</updated><title type='text'>Hayatta en hakiki mutluluk çiğneyebilme yetisidir!...</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/1600/Goruntu(079).1.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/Goruntu%28079%29.1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Tamam, herkes diyebilir ki sen istedin bunu..Evet hiç derdim yokken kendine dert yaratmakta usta bi insan olarak , 28 senelik dişlerimin yamukluğuna 28 sene sonra sinir olmaya ve düzelttirmeye karar verip, ben gittim girdim bi ortondistin kapısından...Ama tabi ortodondist beyciim de demedi ki bana..'Kıristıl, bu girdiin yol dikenli zor bi yol, ne konuşman konuşmaya benzicek, ne yediin yemek sana mutluluk verecek, yemek yeme olayın bir kabusa dönecek' ..demedi tabi..6-8 ayda hallederiz, süper olacak sonuç dedi..Yok ,beni kandırdı da demiyorum..Tabi ki adam işini yapacak,işi için de hastasını bu zor tedavi için ikna etmesi lazım ama..Be kaz kafalı Kıristıl, sen niye,nasıl bu tel işini küpe takmak gibi bi aksesuar hadisesi zannedersin..Dişlerin hadi accık yamuk ve düzelecek belki bu ızdıraplı dönem sonunda da, beynin yamukluğuna çare nerde var?Beyine tel takınca düzelir mi kii???&lt;a href="http://localhost:1830/8e1006754eb0d8e137534526a5bbe7b4/image1149.jpg?size=640"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün, diş teli takma aktivitesi öncesi gereken tam 1 aylık, ağız içi temizliği için lazım olan dolguları yenileme,kanal tedavisi yapma, 4 adet 20 yaş diş çekimi ve ağzımın küçük olması sebebi ile ağzıma fazla gelen 4 adet sağlıklı dişin çekimi ve en nihayetinde diş ve diş eti temizliği işlemlerinin bittiği gündü..Ve tellerin takıldığı gün..Ve benim de bittiğim gün..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir heves gittim kliniğe dün, yine pisikletimle..Çıktığımda klinikten, az ilerde gördüğüm 15 yaş grubu pisiklet çetesine katılmamam için tek sebebim yaş haddinden aykırı gelmem olabilirdi onlara..Ağzımda tellerim,altımda pisikletim,kafamda şapkam..ergenliğe döndüm yine ben..Sanırım bu sabahki ergenlik bunalımım da bu sebepten!&lt;a href="http://localhost:1830/8e1006754eb0d8e137534526a5bbe7b4/image1157.jpg?size=640"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam ağlamaklı dişçiyi aradım, tüm gün klinikte temizlikti, tel takımııydı,zarttı zurttu derken hiç yimek yiyememiş, eve gelince de sert bişiler hariç yemek yiebileceğimi sanarak bi köfte ısırmaya kalkışmıştım..Aman diyim..insanın ağzında yabancı cisimler varken, bi de köfte çiğnemeye kalkışması,kendine yapabileceği en büyük eziyetmiş..Köfte tabakta bana bakadursun, ben ağlamaklı sordum ortodondist beyciimee, ben hep böyle mi olucam doktor beeeeey??? Kendisi, beni muayananesine gelmiş en pozitif ve sıcak insan-hasta ilan etmesinin verdiği rahatlıkla, hafif gülerek..eheheh zaten bu diil miydi istediin, artık yemek keyfi diye bişi yok Kıristıl Hanım dedi bana..Peki sadece çorba,yoğurt ve ayranla bu hayat geçer mi yahu diye sorar gibi oldum, geçer geçer, bakın nası güsel sonuç alıcez dedi ve daha fazla bilgi vermeden kapattı telefonu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bi insan köfte yiyemedi diye ağlar mı yahu! Ağladım..yok obezlikten falan diil.. En az 1 sene sürecek bu telli turna halimin henüz ilk gününde başıma gelen ve gelecek olanları ancak teller takılınca idrak ettiğim için ağladım..Hayır, ben yemek yemeyi seven bi insanım..Hiç öyle sevmediim bi yemek diye bişi yoktur..Tamam diyetçi bi kişilik haline gelmiş de olabilirim..Ama insan diyeti bile keyifli hale getirebilir,salata bile yiyemeyecek,salatalığı hart diye ısıramayacak..elmayı dilediimce dişleyemeyecek olduktan sonra diyet de kabus olur hayat da..Kahve,çay yasak...Meyva suyu yasak..Tatlı herşey yasak..Dişler çürümesin diye..Sert her yiyecek de yasak..Hele henüz ilk günlerimde bu telli halimin,değil sert, sıvı yiyecekler hariç ne varsa yasak kardeşim yahu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onu da geçtim..tamam yemek yemeyi unuttum diyelim..sıvı gıda beslenmesi yapıcam peki..Sigara da yasak..Tamam bu da bana faydalı bişi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;E konuşmak? Konuşmak yasak değil tabi..Ama konuşmak ne kadar zor bi iş haline geldi benim için yaa...Sinir oldum diyemiyorum mesela &lt;strong&gt;Şhinir oldum&lt;/strong&gt; gibi bişi çıkıyo ağzımdan..Benim kadar çok konuşan, konuşmayı seven bi insana verilecek cezadır bu..evet ceza..Ben diyet yaparken bile zorlanırken..Şimdi hem diyet, hem sigarayı bırakma, hem de az konuşma çabasına girmiş bulunmaktayım..Yok bu durum, en taş gibi iradeli insanı bile bozarken, benim sinirlerimi tabi ki bozar..Hele ki insanın en yakını bu durumun zorluğunu anlayamassa..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabahtan beri ağlak dolanıyorum..Kahvaltı diye bişi yoktu bugün..1 bardak çay oldu sadece içebildiğim..Ama kahvaltı öncesi çok&lt;strong&gt; sevgili&lt;/strong&gt; bi insandan, 5 yaşında çocuğun telli arkadaşına göstereceği tepkiyi almak benim depresyonumu tavana zıplattı..Sağolsun kendisi bunca sene her türlü süprizlerime sessizce olgun insan performansıı gösterebilse de, en desteğe ihtiyacım olduğu gün, daha telli turna durumumun ilk günü, beni hayata küstürmeyi başardı..Allah bana olduğu kadar, 30 yaş üstü yakınlarıma,&lt;strong&gt;en yakınıma&lt;/strong&gt; da akıl fikir versin demek istiyorum buradan...Tamam Allah'ın yarattığı, kusuruyla,günahıyla,arada diş yamukluğu falan olsa da eli yüzü yine düzgün bi kuluyum ama Allah yarattı diye &lt;strong&gt;yaratık&lt;/strong&gt; olmadığımın farkındayım..Umarım teller de beni Yaratık şekline sokmamıştır..Ki soksa bile, ben En telli, En yaratık halimle , yine havalıyım..hep ama hep pek havalıyım..Allah böyle yaratmış..ben ne yapayım..diyerek sözlerimi noktalamak istiyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatta herşeyi yaşayarak tecrübe etme serüvenim tellerin verdiği ağrılarla devam ediyor..Ama yıkılmicam..ayakta kalıcam..Önüme daha neler çıkacak kimbilir, ben yaşamassam ölürüm???! !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/1600/Goruntu(090).1.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-114666033290883051?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/114666033290883051/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=114666033290883051&amp;isPopup=true' title='42 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114666033290883051'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114666033290883051'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/05/hayatta-en-hakiki-mutluluk-ineyebilme.html' title='Hayatta en hakiki mutluluk çiğneyebilme yetisidir!...'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>42</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-114613380909002354</id><published>2006-04-27T12:20:00.000+03:00</published><updated>2006-04-27T13:30:18.273+03:00</updated><title type='text'>alışveriş listesinde bir Kırmızı Pisiklet:)</title><content type='html'>Sabah kalktım,bi ağrı,bir sızı benim ficutta,nasıl hamlamışım anlatamam..&lt;br /&gt;Efenim, bi kaç gündür çok sevgili blogum ve blog arkadaşlarıma pek yetişemez oldum.Bir yoğunluk,bir hareket var ki hayatımda kendi kendine bi insan ancak bu kadar iş çıkarabilir başına:)&lt;br /&gt;Salı günü temizlik günüdür bizim evde,atom karınca Fatma Ablamın günüdür yani..Kendisi 38 kglık bir dev olup tüm evi pire gibi cillop yapması ve fakat bunun yanından yemek yemiip sadece Nutellayla beslenmesiyle ünlüdür bizim aile ve arkadaş çevresi arasında..&lt;br /&gt;İşte bu salı günü,yine olağan bi temizlik durumu sözkonusu iken,evde Nutella da kalmamış ve Fatıma Abla sabah kahvaltısını benim zorlamamla peynir,ekmek,domates tarzı klasik bi şekilde yapmışken, öğleden sonra ilginç bi ricada bulundu benden..Normalde hiç yemek istemeyen atom karıncacım,o gün canının pizza çektiğini bildirdi.Bende bir sevinç,nutella harici bi ricası oldu yılların Fatimasının,hadi dedim Migros'a gidiim,oradan hazır donmuş pizzalardan aliim, hem yürüyerek giderim,hareket olur,pedometremle ölçerim kaç adım,kaç km bizim ev ile Migros arası..&lt;br /&gt;Neyse, çıktım evden,tepede bir güneş aşmış,bahar içini ısıtıyo insanın..Trallalaa trallalaa diyerek bir iri Heidi kız edasıyla Migros'a vardım,pedometreme bir baktım ki 1.8 km mesafeyi güneşin altında katedmiş, bi de yokuş olan yollardan çıkmaktan epey yorulmuşum..Pizza ve bi kaç ıvır zıvırı aldıktan sonra kasalara doğru yönelmişken bir de ne göriiimm! Yürümekten yorulmuş ayacıklarımı dönüş yolunda bi de elimde torbalarla nası kullanacağımı düşünürken, kurtarıcım karşımda beni bekliyo..Kırmızı 18 fitess pisiklet, kasaların yakınında peşin fiyatına 6 taksit satılan haliyle bana bakıyor...Koca daha yeni demiş,''Kıristıl, spontane yaşamak iyi güzel de bizi hem yoruyo bu durum, hem cüzdanımızı da etkiliyo, azıcık durulsan ne güzel olur''...(son spontane olayımda dişçinin kapısından giriverip dolarların havada uçtuğu bir tel taktırma hadisesine girmiştim hatırlarsınız sayın arkadaşlarım:)) Koca ööle demiş amaa, bu kırmızı pisiklet de hem 6 taksit ve 100 ytl, hem de beni eve taşicek torbalarla..Üstelik diyette diil miyim ben, sağlıklı yaşam için bisiklet önermiyo mu çok bilmiş uzmanlarr?? E evett, dedim ki kasadaki bağyanaa, ben bu pisikleti de almak istiyorum pizzalarla beraber..Bağyan dedi hay hayy..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10 dakika sonra,pisikletimin üzerinden bir kuş misali ,torbalarım da pisikletin tutacaklarına asılı bi şekilde uçarak eve doğru yolalıyodum:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada,bisikleti almaya karar verdikten sonra, Migrostan hemencecik kendisini hırsızlara karşı koruyacak pek güvenli asma kilitli zincir de aldım ben, bi işe giriyosan, tam teşekküllü olmak lazım ama di mi...&lt;br /&gt;Eve uçarak vardım kırmızı olsun Çin işi olsun pisikletimle(biraz çingenelik var tabi bende Trakya göçmeni olunca, kırmızıyı severizz efenim:)) ..Kapı girişine kendisini kilitleyip, Fatıma Ablaya gururla gösterdim pisikletimi:) O pizzasını yiyip,benim ne değişik bi insan olduğumu düşünedursun, ben garanti belgesinde bakım yaptıracak yerler listesinden eve yakın bi pisikletçi abiyi arayıp adres tarifini aldıım..Ve akşam saat 8 sularında, yıllar sonra tekrar bi pisiklet tamircisinde buldum kendimi..Etraf bisiklet parçası,kask,tekerlek, zincir,sele dolu..Abi ve çırak kardeşler hemen beni kırmızı Mustang'imi (evet markası Valla da billa da Mustang,resmini çekicem görüceksiniz:)) bakıma alıp,türlü kontrolleri yaptıktan sonraa, ben yine yeni giriştiği bu işin hevesiyle, aksesuar bile aldım pisikletime:) Önüne sepet taktı pisikletçi abi ki Migros'a falan gittiğimde torbalarıma bagaj olsun diye:) ohh dedim yarın sabaha apartmanın gazete servisine ben çıkarım artık:p&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bi heyecanla eve geldim ben o akşam, koca da gelmişti o sıra, ona bi kaç şov mahiyetli sürüşler gösterdim, güldü bana azıcık kızdı da..Nasıl bi hanımı vardı, yine şaşırdı:)Kaç kişi pizza almaya gidip yanıda bisiklet alıp dönerdi ki ,işte böyle süprizli bi bela olaraktan bizim kocayı dumura uğratmayı başardım ben yine:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün sabah, erkenden uyandım, pisikletim var ya benim, 23 Nisan çocuğu ruh haliyle, sevinçle evi topladım,çiçeklerimi suladım..Saat 10 da da dişçiyle randevum var..Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik bu diş olayının, hafta sonu ya da pazartesi tellerim takılacak artık benim..Ağzımdan 4 adet 20lik dişim çekildi,bilimum dolgu,kanal tedavileri başarıldı, bugün ve cumartesi de o tellerin takılması için gerekli olacak diş çekimleri yapılacak.Malesef böyle pabuç gibi bi dile sahip insanın küçük bi ağzı olması sebebiyle 4 tane sağlam diş daha çekilecek ağzımdan!..&lt;br /&gt;Ne diyodum, hmm, saat 10daki dişçi randevuma gitmek için 9.30 da eşortmanımı giymiş,şapkamı takmış olarak coşkuyla pisikletime atladııııım..Dişçi de bizim eve çok uzak değil, yürüyerek 20 dakika falan..Ancak dişçiye gitmek için 3 tane falan eşek bayıltan yokuşu var,ben onu unutmuşum pisikleti alırken:) Neysee, ben sabahın ve güneşin verdiği enerjiyle attım kendimi yollara, pedallara asıldıkça neşeleniyor ve fakat ne kadar hamladıımı farkediyorum bu pisiklet konusunda...Derkeen, ilk yokuş başladıııı, hani bu benim pisiklet vitesli yaa, ben de ilk kez kullanıorum vitesli bişi, dedim tam zamanı, atiim vitese, bi işe yarasın,rahat çıkiim yokuşu, ilk bi attım pek fayda etmedi,azıcık daha arttırdım--ya da küçülttüm , hala anlamıyorum tam olarak ne yaptıımı o fitesle:)-- biraz daha rahat etmeliyim,dilim dışarda kaldı bu yokuşta diyip, vitesi biraz daha ittirdiiimde, bi anda pedallar ultra rahatladıı..aman diyim nası böölee boşa dönüyolar..Bi baktım ki,ardımdan sürüklenen bi zincir..pisiklet artık bi yere gidecek durumda diil...Daha dakika 5, gol 5 yahu.. Zinciri attı benim canım Mustangimin...E kaldım mı ben yarı yolda öölecene..Ağlamak istedim o an , yine beni mi bulmuştu kahpe felek! Ağlamadım tabi gülünecek halime,güldüm ööle kıs kıs..Yürümeye başladım eve doğru gerisin geriye tırıs tırıs..Elimde de sürüklediim, zinciri daha sonra yolda düşecek olan pisikletim..Bu arada dişçiyi aradım, ben gelemiyorum dedim..yolda kaldım..Kadın şaşırdı ,hayırdı dedi..Hayır hayır dedim,hayır olamaz dedim..zincirim çıktı..Kadıncağız, daha pazartesi günü muayenaneye bi telaş giren ve Perşembe günü ameliyatla alınan 2 tane 20lik dişin kanamasını durdurmak için takılan tamponu ağzında bulamayıp telaşa düşen ve fakat 4 gün sonra aklı başına gelip tamponun akıbetinden şüphelenip kendini sorgulayan ,sonra da tamponu yuttuğu anlaşılan bendenizin bu yeni macerasına pek bişi diyemeyip,peki demekle yetindi ve randevumu akşam 6 ya aldı sadece:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efenime söliim, benim üzüntülü halim,dişçi randevusunu ertelettikten sonra pisikleti tekrar eski hakline döndürme sevdasına çevrilince, önünde koca sepeti,caanım Mustangimi kıvırıp,döndürüp arabanın arka koltuğuna sokuşturduum gibi aradan 24 saat geçmeden tekrar pisikletçi abinin muayene ay tamirhanesine gidiverdim..Adamcaız şaşırdı beni yine görünce,muhtemelen çattık da demiş olabilir:) Dedim abi, sen bunun fitese naaptın, daha ilk yokuşta pörtledi..Adam , kardeşim 100 ytl ye 18 vitesl bisiklet alırsan olacağı bu demedi, kibarlık yaptı, gayet yağlı müşteri bulmanın farkındalığıyla..Hallederiz hemen diyip, takıverdi zincirimi, soonracııma, selvi boyuma (!) alçak gelen seleyi de yine ayarladı..Ve 24 saat içinde 2.kere gördüğü benden daha da para kazanmak için, bana çamurluk, arkaya bagaj, ondan sonracııma, arabanın arkasına bisiklet taşıma zamazingosu satmaya çalıştı bi de:) Ben de kendisini kibarca reddederek,profesyonel pisiklet hayatıma adım attığımda tüm bu aksesuarların hayatımda vazgeçemeyeceğim parçalar olacağını ancak ilk etapta şu yokuşları bi kere de olsa çıkma tecrübesini yaşamam gerektiğini kendisine bildirdim vee kurtardım kendimi pazarlama ustası pisikletçi abiden..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte tam 2 gündür pisikletimle meşgulüm ben..Ficudumun sızlaması da bundandır..Mustangim yüzünden:)&lt;br /&gt;Dün akşamüstü saat 5.30 da..Tamam dedim Kıristıl..Vakit geldi..Artık yolların fatihi sen olmalısın ..Çık çıkabildiiin tüm yokuşlardan...Diyerekk, attım yine kendimi bizim semtin sokaklarına..Bu sefer kararlıydım dişçiye tam vaktinde hem de pisikletimle gitmeye..&lt;br /&gt;İlk yokuşta korka korka fitesi kullandım, gayet yolunda gitti herşey..Ancak 2. ve 3. yokuşlarda değil 18 , 118 fites olsa benim dilimin dışardalığına çözüm olmayacaktı,anladım..ve makus talihime kızmadan, 2 yokuşu pisikleti elimde gezdirerek ama yine de gayet enerjik bi kişi olarak hızlı tempo yürüyerek atlattım..Sonrasında ise bir keyifle pedalları çevirerek ulaştım dişçime..&lt;br /&gt;Fekat o kadar kızarmış ki suratım, dişçideki asistan kızlar triatlondan gelmiş bir sporcu nefessizliğinde olan beni görüp endişe ettiler tabi halimden..Neyse gördüler bisikletimi,beni..tebrik ettiler, gülüştük tabi durumuma..Dişçide yapılan son dolgumda, yorgunluktan rüya bile görmüşüm dün,o derece yordu beni bu pisiklet sevdam:)&lt;br /&gt;Eve dönüş yolunda, dişçi koltuğunda dinlenmiş olmanın veaa yokuşların aşaa istikamete doğru olmasının mutluluğuyla bıraktım kendimi rüzgaraa..&lt;br /&gt;Ne var ki rüzgar itmiş olsa da arkamdan, bacaklarım da çok tembellik yapmamış olacaklar ki kendilerini pek hissetmiyodum sabah kalktıımda:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada,salı sabahı ibocuum kaaveye geldi, dün de pisiklet zinciri tamiri sonrası tozbezim ve sugibicimle koyubeyaz ve bebeğini görmeye gittik..Hayat pek güzel şey, blog ise bence hayatın en bi tatlı nimeti:) Seviyorum hepiiciinizi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdilik yeni bir diş çekimi için dişçiye doğru pisikletimle yol almak üzere aranızdan ayrılırken ben, diş çekildikten sonra bisiklete binmek ne derece doğru onu tecrübe edeceğimi bildirir, ayrıntıları kendime geldikten sonra paylaşıcağımı ekler,huzurlarınızdan ayrılırım efem:)&lt;br /&gt;hoşça kalın..esen kalın..aman böyle gubidik maceralardan uzak kalın:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-114613380909002354?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/114613380909002354/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=114613380909002354&amp;isPopup=true' title='45 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114613380909002354'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114613380909002354'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/04/alveri-listesinde-bir-krmz-pisiklet.html' title='alışveriş listesinde bir Kırmızı Pisiklet:)'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>45</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-114585973881698352</id><published>2006-04-24T09:03:00.000+03:00</published><updated>2006-04-24T09:22:19.136+03:00</updated><title type='text'>give me 5:)</title><content type='html'>&lt;a href="http://blogcu.com/aslikcin"&gt;Aslı&lt;/a&gt; sormuştu taa geçen hafta,yakın zamanda yapmak istediğim 5 şeyi, ben biraz tembel teneke bir kişilik haline geldiğimden evde otura otura,ancak şimdi cevaplıyorum..Kendisinden gecikme için özür dileyip, yakın zaman isteklerime geçiyorum:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/bahar%20001.jpg"&gt;&lt;img style="CLEAR: all; FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/bahar%20001.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;1-&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/bahar%20009.jpg"&gt;&lt;img style="CLEAR: all; FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/bahar%20009.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;  En yakın zamanda yeniden bir iş sahibi olmayı istiyorum..Sabahları mutlu mesut uyanıp, bir telaş içerisinde hazırlanıp evden koşarak çıkıp gideceğim, severek çalışacağım bir iş istiyorum..Tam bana göre bir iş olmalı bu,enerjimi ve beynimi tam kapasite vereceğim bir iş..Tam bana göre iş tanımı çok uzun olup anlatamasam da şu an, bu tanımı beni tanıyınca anlayıp, beni işe alacak ve aynı zamanda maaşta da bonkör davranacak güpgüzide bi şirketle en kısa zamanda yollarımın kesişmesini diliyorum:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- En yakın zamanda hatta mümkünse bu gün 10 kilo vermek istiyorum:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Kendi kendime kaşınıp başıma iş açtığım dental mesele konusunda , en kısa zamanda diş çekimi,tel takımı hususlarının sonlanması ve dişlerim düzelene kadar takılacak tellerin müthiş bir aksesuarmış gibi gözükmesini istiyorum:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-Yanda resimleri de gözüken salonum ve kapalı balkonun baktığı bahçe manzarısını daha efektif kullanmak için kapalı balkonun ön kısmını yıkıp yeniden bu sefer yere kadar cam yapmak ,sürgülü cam kapıyla bahçeye kesintisiz ulaşmak istiyorum..Hatta sitede kimsenin kullanmadığı bu güzel bahçenin ,sırf yeşilliklere daha yakın olayım diye giriş katı aldığımız evin bonusu olarak bizzat keyfini sürmek istiyorum..Bir masa takımı da bahçeye koymak ve yazın bu bahçede yaşamak istiyorum..Balkonun camını yere kadar indirmeme şu an izin vermeyen site yönetimi bu dar görüşlülüğüne devam ederse, o zaman da en kısa zamanda kendine ait bahçesi olan bir eve sahip olmak istiyorum..Bu bağlamda, yakın zaman içinde çocuğum olursa,kendisini bahçeli bir evde büyütmek istiyorum:)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/bahar%20010.jpg"&gt;&lt;img style="CLEAR: all; FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/bahar%20010.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;  5- En yakın zamanda leyleği havada görmek ve hatta tüm zamanlar boyunca leyleklere hep eşlik etmek istiyorum:) Temmuz ayında, ki 3. günü pek özel bi gündür çekirdek ailem için, işte bu 3. günü de içine alan 10 -15 günlük zaman diliminde bir geminin içinde olmak ve Akdeniz ülkelerini gezmek istiyorum..Her sabah yeni bir limanda uyanmak, sonra ayaklarım sızlayana kadar o yeni limanın şehrini deli gibi keşfetmek istiyorum:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte ben yakın zaman ne kadar yakını tanımlar tam kestiremesem de şu an bu istediklerimi gerçekleştirmek istiyorum..Tüm bunların gerçeğe dönmesi için en yakın zamanda da, önce sağlık sonra şans ve paranın hep yanımızda olmasını diliyorum:)İsteyenin bir yüzü kara diyorumm:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer sobelenmedilerseee dee, bizlerle yakın zaman istirhamlarını paylaşmaları için &lt;a href="http://suspectxy.blogspot.com"&gt;Suspi&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://enschedehavadisleri.blogspot.com"&gt;Deniz&lt;/a&gt; Hanımları göreve davet ediyorum, müsaitlerse tabii:)&amp;nbsp;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-114585973881698352?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/114585973881698352/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=114585973881698352&amp;isPopup=true' title='35 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114585973881698352'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114585973881698352'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/04/give-me-5.html' title='give me 5:)'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>35</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-114552318664906983</id><published>2006-04-20T08:50:00.000+03:00</published><updated>2006-04-20T11:53:06.760+03:00</updated><title type='text'>Kabin azabı..</title><content type='html'>Dün gece yine epey uzun eğlencelik bi post yazmıştım..Ama blogger tadilata girince postum da internetin derinliklerine gömülmüş,kendisini malesef kaybettik..Bundan sonra yazdıklarımı önce kopyaliip sonra yayınliciim,yine bir ders aldık ufak da olsa bu hayatta:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blog ortamında hayatım çok hareketli ve şaşırtıcı geçse de son bir kaç gündür,günlük hayatta yani gerçek hayat kişisi Kıristıl olarak çok durgun günler yaşamaktayım...&lt;br /&gt;Dişlerim çekiliyor bir bir..Bu kadar konuşan bir çenenin sahibi bi insanın bu kadar küçük ağız ve ona ters orantılı koccaman dişlere sahip olmasının acısını çekiyorum..Salı günü mesela sağ üstten çekilen 20 yaş dişim bir fil dişi ebatlarına sahipti..O dişi alıp,çok büyük bir şirketin damına atmayı düşündüm,belki işe alırlar oradan beni diye..Ama sonra kanlı kocamış 20lik bir dişin bana iş bulma konusuna pek faydası olmiicaına inandırdım kendimi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün, uzun zamandır uzak kaldığım alışveriş hadisesini ucundan da olsa yakalamak için yeni bebeği olmuş,5 aydır bebesiyle yeni hayatına adapte olmaya çalışan Begocan hanımla dışarlarda dolandık biraz..Kendisi pazartesi işe tekrar başlicak olmanın stresi, hamilelik sonrası kalan bi kaç kiloyu verememiş olduğuna inanıp buna üzülmesi ve acil yeni bişiler giymem lazım düşüncesiyle bana geldi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de onu, daha önce de&lt;a href="http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/01/gsel-bi-yer.html"&gt; bahsettiğim&lt;/a&gt; Görkem isimli benim gizli tükkanıma götürdüm..Görkem öyle güzel bi yer ki, içinde renk renk sezonun tüm moda ürünlerinin bulunduğu ama sezondaki fiyatların yarısına bu malları alabileceğin insanı mutlu eden bi tükkan..Daha doğrusu fabrikanın satış mağazası..Almanya'dan İsviçre'ye,İngiltere'den Amerika'ya uzanan bayaa ünlü markalara üretim yaptığından, tükkanda her bedene göre güzel bişiler bulmak mümkün..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte biz de Begocan hanımla koşa koşa girdik tükkandan içeri, nasıl diyim, hani bi insanı aç bırakırsınız 10 gün, sonra önünce envai çeşit yiyecekten oluşan açık büfe koyarsınız,işte biz o açık büfeyi görüp saldıran insan misali, önümüze çıkan tüm cıvıl cıvıl kılıklara atladık bi anda..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben, kendime söz vermiştim, hiçbişi almicaam diye..En azından bi 5 kilo verene kadar almicem üstüme başıma bişi..Ama bu benim gibi ucuz fiyatları görüp,her bu tükkana gittiinde, evinde küçük bi Görkem açacak kadar alışveriş yapann bi insan için çok zor bi sınavdı..Başardım ama,heheheh:)&lt;br /&gt;Tüm alma hevesimi,Begocuuma, bir moda editörü edasıyla kılık kıyafet giydirirken attım üzerimden..Aylarca hamile kıyafetleri giymiş,sonra da doğurunca eşortmanlı yaşama geçmiş canım arkadaşım, öyle güzel oldu ki her yeni denediği takımla,bir panayır havası yaşadık orada..Moraller yükseldi,eğlendik bolca..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam Begocan kabinde bişiler denerken, kendime verdiim sözle cebelleşiyodum ben..Ama bi tane yeşil elbise görünce askıda, dayanamadım..Asker yeşili,yarım kollu,kol kısmı oturan göğüsten aşağı kısmı bol inen etekleri pileli, v yakalı çok tatlı bi elbise..Bi tane elbise denemekten bişicik olmaz diyip attım kendimi kabine..Elbiseyi üzerime geçirdim,boynumdan aşağı doğru indirirkennn,kol kısmında takıldı elbise!! Evet kola oturan bi model, ama benim kollar zati Hamza Yerlikaya tadında olduğu için oturmakla kalmadı,yapıştı koluma..Kangren olucam çıkmıo kolumda elbise!Anında kızardı kollarım,uğraşıyorum çekiştiriyorum yok!&lt;br /&gt;Yeni bi ceket takım giymiş ve kabinin dışında bana göstermek için beni arayan Begocan'ı çağırdım hemen, dedim ''gel kurtar beni bu cendereden!'' İçeri girdi o da, kahkaha kriziyle bi hışım çekti elbiseyi üzerimden, neyse benim kollar kavuştu özgürlüğe!&lt;br /&gt;O kadar diyet yapıp,kollarımın hala elbiseye sıkışmasına çok üzüldüğümü gören tükkan sahibesi hanımlar suçu elbisenin kollarının fazla dar olmasına atıp,beni de çok sevdiklerinden( yılların müşterisi olunca severler tabi:)) elbisenin kollarını genişletmeye tadilata yolladılar..Dün alamadım elbiseyi,sözümü de tuttum kendime verdiğim ama haftaya giyicem kendisini:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kabinde sıkışma olayını yaşayınca dün,tükkandaki görevli kızlar hemen bana onlarla ilk tanıştığım gün yaşadığımız anıyı hatırlattılar..Benzer sıkışma ama daha olaylı bi  hadiseyle başlamıştı benim Görkem maceralarım:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 sene önceydi, ben o zamanlar gayet normal ölçülerde, 38 beden, henüz genç bi işbağyanı, koca henüz sevgili iken, gitmiştim ilk defa Görkem'e..Çalıştığım şirketin,daha doğrusu fabrikanın yakınlarında yer alıyor bu tükkan da..Ofisten yakın bi arkadaşım keşfetmiş, bizim de faydalanmamız için bir cuma akşamı, iş çıkışı toplaşıp gittik kızlarla..Fakat tükkan 6yı 10 geçe kapanıp, 6.30 da da çalışanların servisi gittiğinden bizim gidişimiz de 6yı bulduğundan çok telaştaydı çalışanlar..Kapatıcaz 10 dakika sonra dediler bize, biz de yeni bi yer bulmanın sevinciyle heyecanla koşturmaya başladık içerlerde..Ben acelemiz olduğundan en beğendiğim bişiyi elime aldım ki onu deniim kabinde,olursa üstüme hemen aliiim..Sonra nası olsa gelecektim bu tükkana defalarca..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O çok beğendiiim, lacivert üzeri beyaz puanlı,askılı,büzgülü pek şık bi elbiseydi..Etiketine baktım, hem süper ucuz hem benim bedenime göreydi..En azından ööle yazıodu..Hoplaya zıplaya kabine girdim,paldır küldür üstümdekileri çıkarıp,elbiseyi giymeye koyuldum..Giydim de..Fakat nefes alma aktivitem durmak üzereydi giydikten sonra..Elbise üzerime ikinci bi beden gibi oturuvermişti..Hani tam üstüme göre derler ya,yok bu tam iç organlarıma göreydi..ÖÖle dar,ööle dar, yürüyemiyorum,bırak yürümeyi kolumu kaldıramıyorum..Bi yandan söyleniorum, ''ulen Kıristıl , sen ye daha, aha bak 38 beden bile bööle yapışır üstüne''..Bi yandan elbiseden kurtulmaya çalışıyorum..Nafile..Bizim kızlar, kabinlerden çıkmışlar üzerine denediklerini birbirlerine göstermişler, ben çıkamıyorum..çıkamadım da..&lt;br /&gt;Neyse,herkes gitti alacaklarını aldı,ödemelerini yaptı..Çalışanlar bağırıoo'' kasa kapandıı, kasa kapandı''...Bizim kızlar da merakta,bana sesleniyolar, ben kan ter içinde sessiz sedasız elbiseden ayrılmaya çalışıyorum, ama o beni bırakmıyo..Bi yandan da madara olucam , haber vermeden işi bitirmeye çalışıyorum..En sonunda kabinden, yani benden ses duydular...''Makas var mı acaba?'' eheheheh:) Herkes toplaştı kabinin dışına, bi yandan gülme krizleri, bi yandan yardım çabaları..En sonunda bi arkadaşımı aldım kabine, beni görünce ööle çaresiz gülemedi tabi kız ilk başta, zorluo zorluo elbiseyi, yok, benim parçam oldu elbise..Servisini kaçırmak üzere olan çalışan kız koşa koşa geldi, makas uzattı içeri, biz parça pinçik yaparak, attık üzerimden o laci elbiseyi, ben yaklaşık 2 kilo vererek o terleme ve stresle, ezik bi şekilde çıktım kabinden..Ama çıkar çıkmaz gülme krizine girdik tabi kızlarla..&lt;br /&gt;Sonra gördük ki, üzüntüm boşunaymış, o kadar kilo almamışım henüz, etikette 38 beden yazsa da, ömrü hayatımda ilk defa 34 bedene sığdırmışım kendimi:)) Sığmışım ama ayrılmamacasına:)&lt;br /&gt;Benim ilerde potansiyel ve eğlenceli bi müşteri olacağımı anlayan çalışanlar, o gün benden o parça pinçik olan elbisenin parasını almadılar, ben de elbisenin üzerime göre olanını aldım ve çıktım tükkandan mutluluk ama çok fazla yorgunlukla:) 2 yaz da giydim o pek maceralı elbiseyi, 3. yaz malesef kabin azabı yaşatan 34 beden elbisenin havasına girmişti 38 beden elbise de, ben yiyip yiyip irileştikçe:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bööle bi anı tazeledikten sonra Görkemde, morali düzelmiş ve kendini artık pazartesi başlayacağı işe hazır hisseden yeni anne ,tekrar iş kadını canım arkadaşıma 3 takım ve 3 köynek alarak ayrıldık olay mahalinden..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra İkea'ya gittik, ben yine irade savaşı yaparak, alışveriş zaafiyetimi yenme çalışmasına devam ettim..&lt;br /&gt;Oradan sonra Begocan hanımı evine gönderip, niyeyse kendimi sınamaya devam etmek üzere önce Bauhaus ve sonra Carrefour olmak üzere evin yakınlarındaki tüm çarşı pazar yoklamasını sürdürdüm..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç, eve elimde torbalarla dönüş, alınan malzeme ve bana faydaları konusunda bahaneler buluş ve banka taksitli yaşama devam ediş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah başlayan ve üstüme başıma bir zırnık almadıım irade savaşının öğleden sonra hafif zarar görmesi sonucu, kıyafet diil ki bu eve alıyorum diye kendimi ikna edip aldıklarımın listesi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- 4 saksı çiçek(cam güzeli,sardunya ve 2 tane morlu beyazlı adını bilmediim başka bi bitki, her sene öldürüp yine de vazgeçmeden alıyorum bahar gelince bu çiçekleri:))&lt;br /&gt;2- 13 tane saksı süsü( 4 adet saksım olduğu düşünülürse, dönüşümlü olarak süsliicem sanırım saksıları,zira çiçeklerden büyük saksı süsleri almışım mesela tahtadan laleler almışım sallanan, çiçek yerine onlar bile yetermiş!)&lt;br /&gt;3- Pille çalışan ve ışık veren yusufçuk böcee şeklinde süslü bi lamba..(koyacak yer bulamadım ama çok cici, isteyen olursa hediye olarak verebilirim, salona olmadı, yatak odasında da yer yok...ı ıh, kutudan bakıo bana ööle yusufçuum:))&lt;br /&gt;4- Yine pille çalışan duvara yapıştırılan küçük yuvarlak dokunmatik yanan pembe bi ışık daha..(sadece pembe ve dokunmatik diye aldım,bi de ucuzdu..yatak odasının girişine koydum, bir pavyon havası yarattı,pek hoş!)&lt;br /&gt;5- Elif Şafak..Baba ve Piç romanı.(en faydalı hatta tek faydalı şey)&lt;br /&gt;6- Nestlenin yeni çıkan 1 litrelik pembe kapaklı ve pembe kalp şeklinde kağıt asılı şişe suyu..Üzerine diyetin kaynağıdır gibi bişiler yazmışlar, ben de farklı bişi sanıp aldım, halbuki bildiin su, evde bi damacana vardı aynıısıı!&lt;br /&gt;7-Buzdolabı..Evet mini buzdolabı! Koca, ofise istiyodu içeceklerini koymak için, sevimli bişiydi bu da,aldım..İçinde  hem soğuturken içeceğini falan,üst rafında ısıtıcı özelliği de varmış, beni etkileyen bu oldu..Nası olabilir hala anlamış diilim o minnacık şey,koca denesin bi bakalım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ben gidiim bu çiçekleri yerleştiriim yerlerine, üzerlerini süsliim, bahar iyice gelsin evimize..Hem koca bana dün papatyalar getirmiş kucağına sığmayacak kadar çok, onların verdiği mutluluk zaten bir hafta yeter bile:)&lt;br /&gt;Taksitleri gelince bu alınanların,o zaman üzülürüm artık neettim ben diye:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alışveriş bağımlısı ,taksit insanı Kıristıl ,yusufçuk böcee hala bi yer bulamadığından, kucağında, selam gönderir herkese:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-114552318664906983?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/114552318664906983/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=114552318664906983&amp;isPopup=true' title='34 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114552318664906983'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114552318664906983'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/04/kabin-azab.html' title='Kabin azabı..'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>34</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-114528146012444841</id><published>2006-04-17T15:45:00.000+03:00</published><updated>2006-04-20T11:52:07.176+03:00</updated><title type='text'>ANNE BEN MEŞHUR OLDUM!! AH BİR DE MAĞDUR!</title><content type='html'>''mehaba adresınızı gazeteden aldım nasılsınız ben ayhan ankarada yasıyorum ve kıloluyum bır resmınız falan varsa bana maılle yollarmısınız ayahn06@hotmail.com 'a tesekkur ederım ''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rica ederiz, biz burada blog yazarken hep sizler için yazdık aslında, siz ve sizin gibi anonimler için..Gelin,bizi bulun da böyle ucube yorumlar yazın diye..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yorum bana değil, Xtra denen ve yaşadığı olayı ve sevdiğim onlarca arkadaşıma yaşattığı sıkıntıyı benim başıma gelen olayla bir tutan ve benim olayımdan kendine pay çıkaran fakat yazdığı yorumlar ve yazısıyla ne kadar bencil bir insan olduğunu gösteren Elif Doğan isimli şahıs yüzünden nickleri,yaşadıkları yer ,hatta aile durumları ,yaşları ama en kötüsü linklerine kadar HABER BİLE VERİLMEDEN gazeteye AFİŞE edilen diyet kardeşliği oluşumunda yer alan isimlerden alone girl nickli arkadaşın son yazısına gelmiş bi yorum bu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün akşam bu yorumu görene kadar olayın vahametini içimde sorgulayıp duruyodum..Ne kadar kötü olabilir, daha ne kadar kötü olabilir bu olayın sonucu..İşte bu kadar kötü olur, işte bi sürü ipsiz sapsız insana böyle malzeme olunabilir, bu kadar can sıkılabilir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim başıma gelen, her ne kadar artık iyiniyetimi gazeteyi gördükten sonra tamamen o 2 insan(SABANUR KIRAÇ ve KÜRŞAT soyadı yakında öğrenilecek BEY) için rafa kaldırsam da, benim kendi kendimi afişe etmemle alakalı bi problem..Ben burada yazdıklarımın gazetede gözükmesinin başıma neler açacağını bilmeden,gidip konuştum o insanla..Sonradan söylemediğim sözlerin o gazeteye çıkması, mağdur olan ben olmadığım halde kapak kızı gibi gazetenin kapağında eşeek kadar büyük resmimin o söylemediğim sözlerin altına basılması sıkıntı yarattı tabi bende..Ama ben utanılacak bir şey yapmadım..Hiç birimiz yapmadık..Bloglarda yazdıklarımız, paylaştıklarımız inanılmaz gerçek, sanal dünya olsa bile burası ,en gerçek dünyadan bile daha gerçek insanlar ve hayatları var burada, her ne kadar kimse tanınmadan genelde nickleriyle yer alsa da burada, yalan yok bence bu blog dünyasında..Herkes gerçek..herkes..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bazısı var ki bu gerçeklikte fazlaca yerini alıyor, gerçek dünyada olan bencil insanlar tabi ki bloglarda da yazar olarak yer alabiliyor..Malesef benim blog dünyasında gördüğüm tek bencil insan blog yazmanın dışında, insanların biraraya gelip bir grup oluşturmasına ön ayak olup, sonra ortadan kayboluyor ve fakat ortaya çıktığı gün o oluşumun sorumluluğunu hiçe sayarak sadece kendini değil, o gruptaki onlarca kişiyi deşifre edebilme saygısızlığına sahip olabiliyor.Başına gelen bir aldatmaca bile olsa, insan bir durup düşünmeli, ben bu sitenin hakkında konuşursam, o site açıldığı anda gözüken onlarca linkin sahibi insanların herhangi birine bir zarar gelir mi diye...O site bir grubun sitesi, sadece 1 kişi yok o sitede..O siteyi açıp,insanları gruba dahil edip orada linkleri sergileyen insan,bir sorumluluğu olduğunu bilmeli.Madem bir halt yedin, onu üstlen o zaman..Öyle ortalarda suçlayacak birilerini arama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben kendim ettim,kendim buldum..Ha,benim olayımdan kimseye zarar gelir mi, gelirse günahı boynuma..Ama ilk etapta, daha gazeteyi bile görmeden, linkleri kaldırmakla başladım işe..Olur da yine de birileri etkilenebilir benim başıma gelen saçma hadiseden diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim blogta yazdığım konulardan,tanınmaktan bi  çekincem yok..Eşim biliyor,ailem biliyor,çalıştığım ve sorumlu olduğum bir işim yok şu an..Ama o kadar çok arkadaşım var ki blog yazıp,paylaşan,rahatlayan,birbirimize destek olduğumuz, onların hepsi benim gibi olmak zorunda değil..Kimisi gizli yapar, kimisi bilinmek istemez..Herkesin kendi isteği, tercihi..İnternet denen bu uçsuz bucaksız ortamda,bu kadar kuralsız, adaletsiz olmamalı kimse, nasıl olsa herkes okur zihniyetiyle kimse kimsenin haklarına tecavüz etmemeli..Dedim ya burası da bir dünya,nasıl ki gerçek dünyada hak hukuk varsa, burada da olmalı bir takım haklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ne oldu,herkesin huzuru kaçtı..Burada yaşadığımız ayrılması zor bir paylaşım darmaduman oldu...Kimin hakkı vardı yazarken, içini dökerken, kendini anlatırken bir an olsun günlük sıkıntılardan uzaklaşırken ,insanların tadını kaçırmaya kimin hakkı vardı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne SABANUR'un, ne KÜRŞAT'ın, ne SİBEL ARNA'nın ne XTRA kod adlı kişinin ne de ben de bişilere sebep olduysam BENİM..hiçbirimizin hakkı yok bu şekilde haberlerle rahatsızlık vermeye..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnanın,bana gelen yorumları okudukça, ne kadar doğru bir yerde olduğumu, ne kadar güzel insanlarla aynı platformda buluşabildiğimi, bırakmanın imkansız olduğu bir paylaşıma dahil olduğumu daha da iyi anladım..Blog yaz,hayatın kararsın başlığı atan AKŞAM gazetesinde traji komik de olsa yer aldım, halbuki biz o güne ve hatta düne kadar, blog yazıp,hayatımıza renk katıyoduk...Bu kadar aniden bu başlık gerçekleşebilir miydi...Çok zor ama gerçekleşti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okumadan edemeyeceğim, blog yazmaya başlamama sebep çoğu canım arkadaşım, ya tüm yazılarını sildi ki orada dönüp bakmak isteyeceği,ayların yılların birikimi yazı ve yorumlar var, ya da hepten bloglarını kapattı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu başımıza gelmesi en gereksiz, en anlamsız vaziyetti..Malesef bir haftasonu bittiğinde, bir çok anı, bir çok kahkaha tarihe karıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben, tüm gelen yorumlarıyla benim gözümden yaş akıtan canım arkadaşlarıma burada kalmalıyız demek istiyorum...Dün yaşanan ve asıl dün benim dışımda bir çok insanın mağdur olmasına sebep haber ve olayların gidişatını görünce, yazmak istedim..Dayanamıyor ki insan ,alışınca sizlere, haksızlıklar olunca yazmadan edemiyor ki..Nasıl ki hep beraber güldük başıma, başımıza gelen komik anılara, hep beraber kavgasını da vermeliyiz bu düşüncesiz, bencil insanlara...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adres değiştirsin isteyen, isteyen bir süre yazmasın, linkleri gazeteye çıkanlara gelen yorum ya da abuk sabuk mailler olursa bloglarından yayınlasın..Ama gitmeyelim..Görsünler nasıl kirletmeye kalktılar burayı da ve ama nasıl beceremediler..&lt;br /&gt;Onlar yazarsa biz niye yazmayalım? Madem blog bu kadar konu yapılası bir mecra, biz de burayı kullanalım..&lt;br /&gt;Tüm bizi kullanmaya çalışanlara inat...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-114528146012444841?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/114528146012444841/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=114528146012444841&amp;isPopup=true' title='58 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114528146012444841'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114528146012444841'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/04/anne-ben-mehur-oldum-ah-bir-de-madur.html' title='ANNE BEN MEŞHUR OLDUM!! AH BİR DE MAĞDUR!'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>58</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-114504711905237502</id><published>2006-04-14T23:36:00.000+03:00</published><updated>2006-04-14T23:38:39.086+03:00</updated><title type='text'>mağdur...mağdure...???</title><content type='html'>Üzgünüm..Hem de bir cuma akşamı,hem de çok özlediğim çocukluğumun,gençliğimin geçtiği yerde,arkadaşlarıma 5 dk uzaklıkta,babaevinde keyifli bi haftasonunu hayal ederken,evde ne annem,ne babam varken, koca bir iş yemeğindeyken ve ben şu saatlerde gerçekleşecek bizim kızlar toplandı toplantısına gidecekken...Evdeyim,babaevinde,ve üzüntümden bu yazıyı yazıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu asla, birilerini suçlama, kendini temize çıkarma yazısı olmamalı..Bu yazı, kendime kızma,eşekliğime doyamama yazısı olmalı..Eşeklik mi dedim? Saflık,salaklık,ne hissedersem onu yaşama inadım,hayattan keyif almanın her aklına eseni , eğlenceli olduğuna inandığını yapmaya çalışmak olduğunu zanneden saçma mantığım,hayal dünyasından gerçek dünyaya inme zorunluluğum üzerine bir yazı olmalı.Ayaklarım yere basmalı, olayları tartmayı artık öğrenmeli ve koşulsuz,şartsız insanlara tüm açıklığımla kendimi yansıtmamayı bilmeliyim ben...28 yaşındayım ve aslında hala çocuğum ben..Bu yaşta büyümeyeceksem ne zaman büyürüm ? Pratik zekalıyım ben, hızlı düşünürüm çoğu zaman..Ama biraz da, çok çalıştığına inandığım aklım zamanında çalışsa..Hızlı düşünmeyi bi olay yaşandıktan sonra değil,tam zamanında becerebilsem..Ne süper biri olurum belki de, enginlere sığmam taşardım bile..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazı,sabah çok farklı yazılacaktı,çok şen,çok gırgır,hayata yine pembe gözlükle bakan ama kendimle dalga geçmeyi de ihmal etmeyen bir yazı olacaktı aynı konu hakkında..Fakat akşamdan beri,ben naaptım ki,çok mu lazımdı acaba fikri,öğlen saatlerinde aldığım mesajla aferin Kıristıl iyi halt ettin'e döndü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine uzun yazacağım, hatta belki de son kez yazacağım...O açıdan sıkılan varsa şimdiden müsade..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blog benim işsiz olduğum şu dönemde, sürekli çarşı pazar gezmemi,doğru düzgün kek bile yapamadığımdan ötürü  çok  uygun bir ev hanımı konseptinde olamamam yüzünden ev hanımı olan arkadaşlarımın ev toplantılarına giderek iş mi ev mi diye kendimi sürekli sorgulamamı,işsizim diye sürekli kocaya bulaşıp onunla didişmemi inanılmaz güzel önlediği gibi hayata farklı gözlerle bakabilmeyi, zaten tek çocuk olmamdan dolayı insanı,kalabalığı,arkadaşı çok sevdiğimden, hayatıma yeni ve renkli çok güzel arkadaşlar daha ekleyen, ve yıllarca içimde kalan yazma özlemini gideren bence çok faydalı, kimi zaman çok kaptırınca ,eşime göre de çok vaktimi alan bir uğraş oldu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet ilk zamanlar kaptırmıştım fazlasıyla, ama kendi hayatım ve blog ile olan dengeyi kurmaya başladığım şu günlerde,iyi ki tesadüfen buldum bu blog olayını ve gün be gün daha çok bağlandığım blogcu olmadan kimsenin anlayamacağı hislerle değer verdiğim blogger arkadaşlarımı diyordum..Hala diyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte tam yazmanın keyfine çokça ulaştığım son günlerde, neden yıllar önce bu yazma isteğime yönelik bir eğitime kendimi vermediğim ve neden bu yola girmediğimi çok düşünür olmuştum..Haa,sırf ben mi yazıyorum,ya da yazdıklarım çok mu kayda değer..Yoo, sadece yazarken aldığım keyif,diğer arkadaşlarımın tepkileri,çok eğleniyorum buradan paylaşırken..Çok da güzel yazan bi sürü arkadaşım var, bazen diyorum, bu bloggerlardan ne bomba bir ekip çıkar, dergi çıkartmaya mı kalksak acaba diye hayal bile kuruyorum,hatta çok sevdiğim bir blogger arkadaşım daha bunu dile getirmişti zamanında...Hayal işte,hayal kurmak çok da fena bişi değil aslında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben böyle arada hayallere daladuriyimm, Salı günü bi mail düştü posta kutuma..Başlık  blog yazan çoğu arkadaşım için eminim ilgi çekicidir, benim için de öyle oldu..''Blogunuzla ilgili röportaj talebi'' ..Bir merak, ulen acaba kim geyik yapıyo diye açtığımda,adıyla soyadıyla ve mail adresiyle gayet bilinen bir gazetenin henüz çok tanınmayan ama bence gerçekten ilerde adını çok duyuracak habercisinden gelen bir mail olduğunu gördüm.Blog ve blogcularla ilgili bir haber yapmak istediğini ve araştırma yaparken benim blogumu tesadüfen keşfedip,etkilendiğini ve röportaj yapmak istediğini bildiren bir mail..Ben şaşkın, fakat yine tesadüfün beni bulması sonucu keyifli, hemen cevap attım kendisine...Aslında yazar olarak o gazetede yer almanın daha süper olacağını ama röportajla da gazeteye ilk girişimin güzel olacağını belirttim ve sonra iletişimimiz başladı güzel gözlü güzel kız Sabanur'la.Ertesi gün,ikinci mailini aldığımda, konunun aslında blog mağduriyeti olduğunu , bazı bloggerların isimlerini blogunda yayınladıkları için sorun yaşadıklarını, ama benim böyle bi durum yaşayıp yaşamadığımı bilmese de, yazılarımın çok akıcı,sürükleyici olduğunu bildiren bi mail..Ben uzun uzun anlatmak yerine, telefon açtım gazeteye ve süper güzel elektrik alarak karşılıklı, anlattım ona, benim mağdur olmadığımı,bilakis severek bloguma keyifle devam ettiğimi ama tabi ismini verenlerin mağdur olabileceğini, ya da bazı problemli insanların kötü,hakarete varan yorumlarla kimi blogger arkadaşlarımı zaman zaman rahatsız ettiklerini vs. vs...Fakat ben öyle ısındım ki Sabanur'a , e röportaj diyo, ilginç bi deneyim benim için, ben mağdur değilim, mağdurları yazar,benim de görüşlerimi alır, hani bi de böyle bi bakış açısı var diye benim dediklerimi yazar herhalde diye, dün için buluşma sözü verdim...Sonra, bi kaç arkadaşıma anlattım,güldük, ne alemsin Kıristıl dedi biri, ne işin var röportajla,normal insan ne röportajı yapar ki dedi biri, ben de dedim, kızım ben zaten çok normal değilim ki!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koca,tüm bu röportaj hikayesini başından beri biliyor, gülüp geçiyor,bana bişi demiyor..Ben farklı bi insanla tanışıcam, hayal ettiğim dünyada,gazetede canlı haberler peşinde olan biri diye, en azından tanımış olurum,o günüm bi anı olur diye heyecanla buluşmaya gittim dün...Buluştuk güzel gözlü kızla, çok da güzel sohbet ettik,röportaj bitti çok da uzun sürmedi zaten, ama keyifle konuştuk biz her konudan,hayatlarımızdan..Hayallerinin peşinden gitmesine, ve büyük hayaller kurmasına bayıldım bu kızın..Benim 10 sene önce yapmam gerekeni yapmış olan candan bi kızı tanıdım..Fakat tabi burda garip olan, ya da gereksiz belki de,fotoğraf çekimiydi! Fotoğrafçı arkadaş ile gelince Sabanur,bi durakladım,ama sonra ondan aldığım o sıcak elektrikle, amaan noolcak zaten kendi blogumda resim koymuyo muyum, bu da böyle günün anısı işte, diyip, eğlene güle, çeşitli maymun halli pozlarla fotoğraf da çekildim!! Hep bu amaan noolcak ki mantığı yakıyo zaten beni..&lt;br /&gt;Neyse, biz sohbetimizi yaptık, ben blogun hayatımdaki yeri,kattıkları,güzellikleri,blogcuların aslında farklı aktivitelerle de uğraştığını, Bloglar Elele Kampanyasını anlattığım gibi, işte o dediğim ,yorumlarıyla rahatsız eden kişi ya da kişileri ve eşinden gizli yazan arkadaşların yakalanırlarsa mağdur olabilecekleri gibi aslında bence o an çok masum fakat belki de bir arkadaşımın hem de çok sevdiğim bir arkadaşımın zaten sıkılan canını daha çok sıkabileceği bi yorum yaptım..Ve ben bu arkadaşım rica ettiği için bu konu hakkında yazan arkadaşları uyarmış,konu hakkında konuşulmamasını ,bloglarda adının geçmemesini istedğini belirtmiş,kendim de çok üzülmeme rağmen blogumda hiçbişi yazmamıştım..Heh sen kalk gazeteye mi adını ver?yok adını falan hiçbşi tabiki vermedim,o kadar şuursuz değilim,ama konu hakkında biraz konuşmuş olmam bile sonradan beni rahatsız etti, ufacık bir üzüntü yaratır mıyım acaba onda diye..Halbuki asıl benim de mağdur olabilme durumum varmış,dün bunu tam idrak edememişim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün,güzel ,çocuklar gibi şen bi gün geçirdikten sonra,heyecanlı bi şekilde eve geldim, kocaya anlattıım..Koca,bana eğer kendisiyle ilgili en ufak bi kelime geçerse o gazeteye çıkacak yazıda ,sorun olacağını söyledi..Ben de kendisiyle ilgili pek bişi söylemediğimden gülüp geçtim..&lt;br /&gt;Benim için güzel bi tecrübeydi,eğlenmiştim..Daha ne!Tamam ,gazeteye yazar olarak çıkmak hayal ama en azından bi röportajla yer alıcam diye safca sevineduriyiim..Akşam niyeyse durmuş olan beynim çalışmaya başladı!Eh bu röportajın senle ne alakası var salo Kıristıl dedim..Sen mağdur diilsin bişi diilsin,konu başlığı blog mağdurları olarak atarlarsa,seniin nee işin var orda resminle cisminlee??Neyse dedim,ben bişi demedim ki,blog öyle güzel,böyle keyifli,mağduriyet bazen olabilir ama genelde paylaşmanın keyfinin yaşanıldığı bişi blog diye anlattım ki ben..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah yine de kafamda soru işaretleri vardı ama bu konu hakkında güzeel,komik bi yazacakken bağlantı koptu,yazı uçtu gitti..Neyse dedim,akşam yazarım..&lt;br /&gt;Ama içimde bir huzursuzluk var bu arada..Öğlen vakti,araba kullanırken çok lazım g5 masajına doğru yolalırken bi arkadaşımla, telefonuma gelen mesajla,arabayı toslamamak için bi yerlere durmak zorunda kaldım..Sabanur'dandı mesaj, ve adımı C.D olarak yazdığını(ben ismimi yazma,kabak gibi resmim çıkacak,o haltı yedim bari ismim çıkmasın nicki falan yaz demiştim!) , söylediklerimi aynen aktardığını ancak yazı işleri müdürünün sanırım olayı biraz daha etkileyici hale koymak için resmimin altına''eşiyle büyük tartışmalar yaşadı'' diye yazdıklarını,ama resimlern güzel çıktığını söyleyen bir mesaj...Ben işte o an, mağduriyetin ne olduğunu ,mağdur diilken nası mağdur hale kendi kendimi soktuğumu anladım...Sabanur'un hiç bi suçu yoktu, o bana blog mağdurluğu konusu olduğunu söylemişti..Ama benim yazdıklarımı beğendiğini söylemiş,ben de gazeteci kimlikli birinin yazdıklarımı beğendiini söylemesi üzerine, hem de aldığım sıcak elektrik sonucu kendisiyle tanışmak, çok sevdiğim ve 4 aydır içinde olduğum,hayatımı çok olumlu etkileyen blog konusunda fikir söylememin bana zararı olacağını hiç düşünmemiştim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat,asla ağzımdan çıkmamış olan,eşimle de zaten gerçek hayatta da öyle büyük tartışma falan yaşamadığım için zaten böyle bir konudan bahsetmeyeceğim cümleyi nasıl olur da, C.D. kısaltmasıyla, sanki Barbie operasyonunda gözaltına alınmış mağdur gibi kullanırlardıı..&lt;br /&gt;C.D(28) EŞİYLE BÜYÜK TARTIŞMALAR YAŞADI. BÖÖÖÖ...üstte de kabak gibi resmim!!!&lt;br /&gt;E hani ünlü oluyorum ya,mağdur Kıristıl olarak oluyorum işte ünlü!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben o beynimden geçen onlarca düşünceyle,hemen bu mesajı bana geçerek aslında gerçekten iyiniyetli olan Sabanur'u aradım..Cep kapalı..ulaşamıyorum..Ne yapabilirdim,kocayı aradım anlattım,adam benimle ilgili bişi olmicek demiş, gayet onunla ilgili olduğu gibi koca bir suçlama ve yalanın kurbanı vaziyetinde! Koca,yine de çok olgun karşıladı,ben utancımdan gazeteyi falan basmayı düşündüm..Ve yazı işleri müdürünü aradım..Kürşat Bey, kim olduğumu sorduğunda, isim söylemeden ben C.D dedim, kendisi hemen tanıdı tabi!Ve direk konuya girerek,eşimle büyük tartışmayı asıl o haber o şekliyle çıkarsa yaşayacağımı,blog mağduru değil bu haberin mağduru olacağımı anlattım..Ancak kendisi gazetenin artık basıldığını ve düzeltmenin mümkün olmadığnı söyledi..Ve beni sakinleştirmek içn başka bisürü şey...O kadar da güzel konuşuyor ki karşısında bağırıp çağırmanın imkanı kalmıyor,sanırım tecrübeyle alakalı bişi...Ve ben,gayet kendi eden kendi bulan bi şekilde , resmin altı böyle yazıyosa yazı nası çıkacak diye kendimi yiyerekten günümü kendimi suçlayarak,kızarak,bu olanın tamamen kendi salaklığım olması nedeniyle kendime nası zarar vereceğimi bilmeyerek geçirdim..Sigara sayısının çoğalması ,yeterince bi zarar olmalı herhalde..Yine de hala  insafım var kendime, pastaya çikolataya saldırmadım enteresan şekilde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve,  bitkin,moralsiz,kendi kendimi saçma bi şekilde afişe etmenin siniriyle eve geldim 3 saat kadar önce..Maillerime bakmak için bilgisayarımı açtım, Sabanur'dan gelen maili görünce, en azından bu güzel yeşil gözlü kızı neden sevdiğimi anladım..İşini severek ve çok güzel yapıyor,hayat hikayesi bence çok etkileyici,ve aslında gazetecilik çok zor bi meslek bunu gördüm...Bu benim başıma gelen tamamen benim anlık hislerimle hareket ettiğimden,hala bazen hatta çoğu zaman 18 yaşında gibi davranmamdan kaynaklanıyo olabilir..Sabanur işini yaptı..bense o an içimden geçenlere göre gittim onun işine...Onu tanıdığım için seviniyorum..Ama gazeteciliğin özellikle haber gazeteciliğinin ne kadar yıpratabilecek,zor bi iş olduğunu görüp onun için üzülüyorum..Çok güzel ve başarılı haberler yapacak,çok da büyük yerlere gelecek,inanıyorum.Ona da dediğim gibi, benim bu başıma gelen çok mühim değil, ama ilerde daha acı, ya da daha farklı bi hayatın,konunun hikayesinde çok da başarılı haberini yapıp,yetkili kişiler etkileyici olsun,dramatik olsun diye eklemeler yaparsa,bunun insanın içinde bıraktığı sıkıntı kolay atlatılır bişi değil..Ben Sabanur'un profesyonel hayatında sağlam adımlarla gittiği bu yolda, içindeki o beni yine de kollamak isteyen amatörlüğünün hiç kaybolmamasını dilerim...&lt;br /&gt;Kürşat Bey 'e ise benim gibi tekzip yaparız diyince ne tekzibi yaa(sanki sanatçıyım da tırnaam kadar tekzip işe yarayacak) gözümü bari siyah bantla kapatın o resimlerde diyen ''mağdur''lar dilerim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendime de Allahtan bir adet daha vaktinde çalışan beyin, evli barklı bir insan olduğumu ve daha oturaklı olmamı kavramamı sağlayacak bi idrak dilerim..&lt;br /&gt;Haberin tam halini görünce de , gülüp geçebileceğim ilerde torunlarıma anlatacağım bir anı olmasını özellikle dilerim..&lt;br /&gt;Sanatçıların ben öyle bişi demedim ki demeçlerinin yalan olmadığını ,ünlü olmanın da zor zenaat olduğunu an itibariyle anlamış bulunup,tüm ünlü ünsüz,haber olacak kişilere de her dem sabır dilerim!&lt;br /&gt;dilerim kimse kırılmaz,dilerim istediklerimi tam anlatabildim..dilerim herkes hep  mutlu olur..&lt;br /&gt;Bu 4 aylık blog hayatım boyunca hatam,yanlışım,kırdığım kişi,yanlış bilgi verdğim kurum varsa,affola..&lt;br /&gt;Hepinize mağdur kelimesinden uzak günler diler,giderim!&lt;br /&gt;Sevgiler..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-114504711905237502?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/114504711905237502/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=114504711905237502&amp;isPopup=true' title='78 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114504711905237502'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114504711905237502'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/04/madurmadure.html' title='mağdur...mağdure...???'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>78</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-114479701835194931</id><published>2006-04-12T00:31:00.000+03:00</published><updated>2006-04-12T02:16:24.036+03:00</updated><title type='text'>ays ays beybii - bir nostalci kraliçesi olarak kıristıl:)</title><content type='html'>oh beaa:)Neşem yerine geldi,diyet doktoruma da gidip gördüm ki 2 hafta diyet yapıp aç kaldığımı ve 5 kilo falan verdiğimi sansam da sadece 1.9 kg vermişim..Ama olsun ben kendimi süper zayıf hissetmeye şimdiden başladım bile! Üstelik geçen hafta tıp dilinde yuh durumunda olduğumu söyleyen doktorum bile çok iyi buldu beni ve hatta 1.9 kg vermeme rağmen 3.2 kg yağ verdiimi belirtip bravo bile dedi..Şimdi ben nası oluyo da 1.9 kg ficuttan gitmiş ve fakat aynı anda 3.2 kg yağ kaybetmiş oluyo sorunsalına girmicem sadece her gördüüme gururla bu 2 rakamı söylemekle yetinicem:) Bu arada yanaamın şişliği morararak inmeye devam ediyo,bugün accık katı bişiler yemeyi başardım,mutluluğum bu olayla da doğru orantılı tabe:)Allah kimseyi açlıkla terbiye etmesin derim..&lt;br /&gt;Vee, &lt;a href="http://gayriihtiyari.blogspot.com"&gt;gayriyaanımın&lt;/a&gt; yeni blogcu olmuş arkadaşı &lt;a href="http://filliboya.blogspot.com"&gt;filliboya &lt;/a&gt;hanımın seneler önceki sevfili macerasını okuyup daha da neşelenip ilham da aldıktan sonra bugünkü hikayeme geçmek isterim:)&lt;br /&gt;Evet,&lt;a href="http://visnelikoru.blogspot.com"&gt;Bonacığıma&lt;/a&gt; sözüm var ve 1 ay oldu; kocayla tanışma hikayemi yazıcam, biliyorum.Ama o hikayeye geçene kadar daha da evvellere bi göz atmak lazım ,accık nostalcinin zararı olmaz, günlerimiz uzun,Allah uzun ömür versin,ben ev hanımı olmaya devam ettikçe kocalı anılara da geçicem elbet:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efenim, bugün benim hayatımda pek önemli bir yeri olan ergenlik dönemimin ilk ciddi ilişkisini anlatmak istiyorum...Evlilikten dönmüşüm haberim yokmuş o derece ciddi Valla:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sene 92,aylardan haziran falan..Ben orta 3 ü bitirmiş, liseye başlicek olmanın heyecanında bir ergen genç kızım..Yaz tatilindeyiz ve sürekli bir gezme,dışarlarda sürtme,anneye babaya isyan etme ,melankolik olma dönemindeyim. O sıralar, nerde öyle gece barlara gitme, zabaa kadar tanss tanss tanss etme ..yok tabe, imkansız,zati yaş da pek yeterli diil,anneyle baba da kandırılacak gibi diil:) biz de napıyoruz, evet utanç verici malesef ama o zamanlar çok modaydı gerçekten, haftasonları bu barların diskoların matineleri oluyo,biz yaştaki zavallı ergenler için, cumartesileri falan gündüzleri diskolar kapıları bu ergenlere açıyo,böyle bi anda gece modu cumartesi öğlen 1de falan yaşanıyorr..Hah işte, bu disko matinesi moda o aralar, ben de hayatımda hiç gitmemişim , çok merak ediyorum, kız kıza toplaşıp, bizim eve bi minibüs uzaklıkta bi spor klübünün o dönem pek meşhur diskosuna gidioruuuuzzz...Allaam içerisi nası karanlık,insanlar nası deli gibi dans edioo, ışıklar dönüp,beyaz giyenler parlıo böööle,yanarlı dönerli bi durum sözkonusuu..Biz de gidioruz, gruptan bi kaç daha önceden gelmiş tecrübeli kızın arkadaşları falan da var orada,onların yanına oturuyoruz, ben öölee alık alık etrafı seyrederkene,aartık ne kadar zaman geçtiyse, bi sırığın beni dürtmesiyle kendime geliyorum..Bakıyorum 2 metre uzunlukta bi tip, hayırdır diye bakıyorum kendisine, bu elinde nüfus kaadı bana uzatmış sırıtıo...Alla Alla diyorum, bu nee? Arkadaşım diyorum beni gizli polis falan mı sandın,ne verion bana nüfus kaadını,çocuk gülüo,o sırada bizim kızlar ve bi kaçının arkadaşı ve hatta sooona yavuklusu olcek yeni yetme tipitipler de bize bakıp sırıtıo o sırada...Çocuk bişiler söölüo ama müzik ööle açık ki ben anlamıyorum, en sonunda kulaamaa barıoo ismime baak ismimee...Ben heyecanla ismine bakıorum(nie heyecanlandıysamm!) a aaa benim adım yazıo koca çeneli çocuun resminin yanında..Eh diyorum erkek ismi koyarsa bu annemler bana, al işte olcee bu, madara olduk daha ilk disko maceramda! Ama bozmuyorum, ee ne var diyorum..Çocuk diyo ki evlensek Kıristıl Kıristıl olursun ahahahahaha die anırıp gülmeye başlıo...Ben diyorum gerzek bu herhal, soora tekrar nüfus kaadına bakınca, çocuun adının diil soyadının benim adımla aynı olduunu farkediyorum, niyeyse seviniyorum! Adı meğer başkaymış:) Bu sevinçle bi anda kendimi dans pistinin ortasında bu zırzop çocukla dans ederken buluyorum, 1 şarkı,2 şarkı 10 şarkı çalıyo,biz hala dans ediyoruz,o sırada kendisi bana hayat hikayesini anlatmış,bitirmiş, Almanyadaki akrabalarına falan geçmiş konu..Fekat o kadar zor ki bu dans işi çocukla, ben 1.65 boyumla, 1.97lik arkadaşın uyumu epey zor oluyo,benim için ağaçla dans etmek gibi bişi yane o derece:)Neyse, şarkılar bitio,disko kapanıo,biz atıoruz kendimizi dışarı, tabi kapkaranlık diskodan çıkınca günnük güneşlik havanın yüzüne çarpması bi ilginç oluo ki saat akşamüstü 5 falan! Beraber yürüyoruz grupça,ama bu 2 metrelik koca çene ve ben en önde ayrı gidiyoruz,romantik olması açısından,telefonumu soruyo bana,ben nazlanıyorum ama sonra genciz ya,macera peşindeyiz,veriyorum ev telefonunu..o zamanlar cep telefonu icat edilmemişti tabe..Akşam eve gidiyorum pek heyecanlı,kalbim atıo küt küt,yemek yerken telefon çalıo,babam açıo,telefon çaaat diye yüzüne kapanıo,ben daha da heyecanlanıyorum..Allaam yavuklum arıo ,ne romantik ,babamın yüzüne kapadı die seviniorum:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse,sabah annemle babam işe gidince, telefonla konuşabilioruz kendisiyle çok şükür ve akşama bizim evlerin yakınındaki park-çay bahçesinde buluşmak için sözleşiyoruz..Akşam dediysem, bizim oturduğumuz semt yazları yazlık gibi olur, çay bahçesinde tüm mahallenin gençleri çekirdek çıtlar,daha da gençleri çay bahçesine de gitmez,oranın yanındaki çocuk parkında bööle gitar mitar eşliğinde eğlenir,çok eğlenceli yaz aktiviteleri olarak.Akşam kavramı da benim için o sene saat 8 ile 10 arası,10 u 10 geçe eve gitsem olay olur o derece zor bir ergenlik dönemi benim için:)&lt;br /&gt;Akşam annemlerle bağırış çağırış yine atıyorum kendimi sokaa, karşı apartmandan çocukluk arkadaşım Yılmazla bıdı bıdı konuşa konuşa gidioruz çay bahçesine..O ara, Yılmaz ve bilimum erkek cinsine mensup çocukluk arkadaşlarım,beni evden almak ve bırakmakla görevliler,kendilerine burdan teşekkür etmek isterim,çok kahrımı çektiler çook..Neysee, çay bahçesinde bizim 20 kişilik falan grup buluşmuş oturuyoruz, benim çok yakın bi kız arkadaşım var,onu da ikna etmeye çalışıyorum, benim koca çene gelince,benim yanımda gelsin diye..Tam o sırada koca çene yanında bi arkadaşıyla geliyor,bööle afili giyinmiş,saçlar jöleli falan..Çok maanaalı bakışlarla merhabalaşıyoruz, ve yavuklum arabayla geldiini belli edecek şekilde araba anahtarlarını sallayarak, o sıra yayan takılan benim ergen erkek çocukluk arkadaşlarımı kıl edecek şekilde, accık dolaşalım mı dio pis pis sırıtarak..Ben, macera insanı, nası dolaşmaya can atıyorum, yalvaran gözlerle yakın kız arkadaşıma bakıyorum,noolur diye, fekat kız arkadaşım da nası evhamlı bi tip, korkak gözlerle bana bakıyo o sıra..Sonradan satış pazarlamada başarılı olmamı sağlayacak ikna yeteneğimi o yaşlarda bu tarz maceralara yalnız gitmemek için kullandığımdan sevgili kız arkadaşımı kolundan çeke çeke koca çeneli çocuk ve arkadaşının yanına sürüklüyorumm vee arabaya biniveriyoruz karga tulumba:)Bu arada geride kalan çocukluk arkadaşları , zaten bizim mahalleden olmayan ve haddini aşıp arabayla gelip bizi oradan uzaklaştıracak olan bu zırzop çocuklara uyuz olmuş, ardımızdan tasvip etmeyen gözlerle bakakalıyolaa..&lt;br /&gt;Biz kalbimiz ağzımızda, arabanın arka koltuunda sinmiş olarak yola çıkıyoruz benim yavuklu ve sonradan kız arkadaşıma salça olcek arkadaşıyla..Hemen yakınlarda ki o zamanlar bize çook uzak gelen komşu semte dondurma yemeee gidiyoruz, çocuklar arabadan iniyo kibarlar ya, bizi yormuyolar, dondurmaları kağıt helvaya koydurup getiriolar arabaya..Ben hart diye ısırıp yemeye başlıyorum dondurmayı...Fekat kız arkadaşımın ellerinden dondurmalar akmaya başlasa da korkudan donmuş gözlerle bi ısırık bile almadan duruo ööle..Ben sessizce soruyorum,nie yemion len die..Kız dio ki,deli misin,bari ben yemiyim de sen bayıldıında,imdat çığlığını ben atiiim..Allam diyorum ne dio bu,meğer benim sevgili arkadaş eski Türk filmi senaristlerindenmiş, ilaçlı dondurmalı helvayı direk teşhis ediverio o dakka:) O sıra,biz bu ye,yemem tartışmasını yaparken, sahile gelmişiz,farketmiyoruz,Çocuklar hadi azıcık yürüyelim diyo, benim de canıma minnet, nitekim kız arkadaşımın yemedii dondurma şıp şıp ederekten benim de üzerime damlamaya başlicek! İniyoruz, ve 2şerli gruplar olarak yürüyüşümüzü yapıyoruz,koca çeneli arkadaş , üşüdün mü die soruo 27 derecelik haziran akşamında,yok diorum ben, o da pek sıkılıo üşümememe..Ben o an anlamıorum,safmıymışım nee, dondurmayı yemeye ısrarla devam ediorum! Soora, tam arkadan , kız arkadaşın kahkahaları gelio, a aa bi dönüyorum, dondurmayı reddeden canım arkadaşım, üşümüş:p ..Tam o sıra saate bakmak aklıma gelio ki,yürüyüştü,dondurmaydı derken saat 11 olmuş mu!!! Panik halde, külkedisi moduna geçiyorum,eve gitmem lazım..eve diye çıırıorum..Koca çene, pis pis gülüo ama henüz Nuri Alço olmamış, tamam canım gideriz dio, ve zıpkın şofer olarak bizi uçuruverio,çay bahçesine..Ben bi iniyorum ki tüm mahalle, ve dahi annem beni arıo bizim mahalle sokaklarında..Annem yedi cihana haber salmış, gruplara ayrılmış bizim çocuklar, adımı baara baara geziniolar!Zıçtıımın resmidir die içimden geçiriorum, bunu annemin örgütledii çocukluk arkadaşlarım da doğruluo..Ve koşarak eve gitmeye çalışırken, annem kesio önümü arabayla! İşte o gece, ben annemden hafif bi sümsük,tamam, 2 dene sümsük yiyiveriorum arabanın içinde:) nerede olduumu salak saçma yalanlarla ağlaya böüre anlatmaya çalışsam da kalbimde yine de bi heyecan,aşkım(!) için sümsük yemenin ve savaş vermenin duygusallığı içinde uykuya dalıyorum!&lt;br /&gt;sonraki 5 gün evden çok dışarı çıkamıyorum, arkadaşlarım gelioo,cezalı beni görmek,dertleşmek açısından:) Ama yavuklumla telefonda saatlerce konuşuyoruz en duygu selinden:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haftasonu geldiğinde cezam bitiyo ve bizim aşkımızın doruk noktası olacak olan önemli bir kültürel aktiviteye gitmek için izin koparıyoruz annemlerden..Biletler alınıo,büyük olay için kuaföre falan gidiyoruzz!! Büyükk olay mı nee, efenim o sıralar bi adam var, ecnebi pek meşhur, yıkıo ortalıı,yeni akım o sıra,rap..Bizim evin oralarda,Marinada konser verecek..Vanilla Ice!!!&lt;br /&gt;Evet, evet Ice Ice Babeeee:) İşte biz bu açıkhava konserimsisi için kızlarca toplaşıp kuaföre bilem gidioruz, saçımızı kuş yuvası şeklinde kabartıp krepe mi ne denir ondan yapıo kuaför çocuk,hepimiz bir örnek saç fekat değişik tipte çok iddialı kılıklarla(!) (hala aklımda o gece giydiim kıyafet,söliim de ölümsüz olsun, uaah uaah lee cooper kot,şeker pembesi benetton body ve aynı pembeden süet önü yuvarlak kapalı,üstü bööle delikli bilekten bantlı benetton ayakkabı)&lt;br /&gt;annem tarafından bırakılıoruz konser alanına...Bir kalabalık ortam, Vanilla Ice göremicek die korkuyoruz saçlarımızı!Ve fakat yavuklularımız da gelio o sırada yanımıza:) en azından onlar pek şaheser saçlarımıza iltifat ediveriolar!&lt;br /&gt;Neyse efenim, konser başlıo,ayaktayız hepimiz,çok yakın olmasak da görüş mesafemize girio Vanilla kardeş, ancak o anda benim koca çene, kolunu omuzuma atmasının sevinciyle, hadi gel yürüyelim accık diyo..Ya manyak mıdır nedir, konsere geldim, ne yürüyüşü salak diyorum içimden,ama o gün bizim ilişkimizin 1.haftası, onun hatırına, iyi diorum hadi yürüyelim,kalabalıktan sıkıldı herhal die düşünüyorum..Neyse,biz yürüyoruz,dere tepe düz gidioruzz, değil Vanilla Ice'ın görüntüsü,sahne falan, sesinin dahi duyulmadıı deniz kenarına iniverioruz bi anda..Issız,korkuuunç bi sahil...Anaam anaam diiyorum ben içimden..ama çaktırmıorum..Oturuoruz yürümekten yorulduumuz için bi taşın üstüne..Bu kocaçene, kolunu sarmış omzuma,bi anda koca kafasıyla yüzüme dooru eğilioo, ve beeen atiik bi hareketle başımı ters yöne çevirip,ahh midem bulanıo diyiveriorum...Evet midem bulanıo,midem,kalbim tüm iç organlarım ağzımda atıo gibi sanki..Heyecandan ve korkudan ayaklarım titrio...Çok bilmiş gözüksem de ben, koca çene bilmio ki hiç yüzümü bir sevgilinin yüzüne değdirmemişim ki ben ,öpüşmemişim ki daha kimseyle!!! Koca çene, salakça sırıtıo, ve koluyla daha sıkı sarıo beni kaçmiim die, bi daha yüzüme eğilmeye kalkıoo ve been,aaa çok fena kusucam gallbaa dierek,kendisini itmek , 2 metrelik koca adamı yere sermek suretiyle tepikleyerek silkinip ayaaa fırlıorumm..Hadi gidelim Ice Ice baby yi söliceem ben daha diorum umutsuz cılız sesimle! Koca çene,kızarmış salak suratıyla peki dio isteksizce..Elimi bile tutmadan,giderken farketmediim dönerken 2 km kadar bi mesafe kattetiimizi anladıım yolu ööle yabancı gibi yürüyüp beyaz rap kralı vannilacıımın konserini görme mesafesine erişioruzz..Zati son şarkıya yetişmişiz,2 sallanıyoruz yerimizde,soora bizim kızları görüorum gözlerinde aynı endişeyle, annemi bekletmeyelim çıkışta , gelmiştir şimdi bizi almayaaa diyip, kızları kollarından çekerek koşturarak uzaklaşıorum 1 haftalık sevgilimden...&lt;br /&gt;ertesi gün,aramıyo sevkilim..bi hafta sonra da...yazın ortasında yine görüyorum bizim çay bahçesinde onu, yanında benden 3 yaş büyük bi kız var bizim mahalleden..Öpüyolar birbirlerini...Önce üzülüyorum,sonra bizim çocukların gitarlarından çıkan şarkılara kendimi kaptırıp unutuveriorum öpüşken sevgilimi, kısmet diilmiş, öpemedi..aşkımız bitti:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-114479701835194931?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/114479701835194931/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=114479701835194931&amp;isPopup=true' title='37 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114479701835194931'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114479701835194931'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/04/ays-ays-beybii-bir-nostalci-kraliesi.html' title='ays ays beybii - bir nostalci kraliçesi olarak kıristıl:)'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>37</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-114462249046083547</id><published>2006-04-10T00:40:00.000+03:00</published><updated>2006-04-10T01:43:24.123+03:00</updated><title type='text'>elm sokaa yanaaa</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/640/collage10.jpg"&gt;&lt;img style="CLEAR: all; FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/7243/2077/320/collage10.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Bilgisayarın ayarıyla falan oynamayınız,malesef resimde görülen korkunç yanak ve dudak kombini 20 yaş dişi gazisi Kıristıl'a aittir. Ha ayrıca bu korkunç görüntüyü hafızalardan belki siler diye,canım arkadaşım Begocan'ın zilli kızı Berru Hanım'ın hafif ekşimiş suratlı resmini de koydum, bir de nokia connecting people reklamına özenip Berrucuum ve benim parmak &amp; el birleşimini ekledim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm haftasonum bu resimdeki Elm Sokağı tiplememle geçti malesef. Dün dişçiden çıktıktan sonra evde kendime gelmeye çalışırken aslında hiç ağrı sızım olmadan kendi kendine çıkmaya çalışan bu 20 yaş dişlerini neden çektirmeye başladığımı sorguladım, kendime bu eziyeti neden yapıyorum,deli miyim diye...Hani dayanılmaz ağrılar verir,duramam ağrılardan,gider çektiririm,sonra yanağım şişse de derim ki ohh ama kurtuldum o deli ağrılardan, ama hayır,benim 20 yaş dişlerim gayet sakin çıkmışlardı,tek sorun arada beze yapıyolardı boynumda, o..Fakat tel taktırıcam ya,taktım ya kafaya, işte bu yeni takıntım sebebiyle bu yanak daha çok şişecek , nitekim henüz sadece biri gitti 20 yaş dişlerimin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi sabahı dişçiye gitmeden bende bir panik, kocaya dedim işe gitme, beraber gidelim, acırsa elini falan tutarım,destek olursun bana, acıma çözüm olmassın ama psikolocik yardımın dokunur belki dedim..Sağolsun, kırmadı hanımını, ben 10 dakika geç olsa da hazırlanabildim ve gittik dişçiye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10 dakika da muayenehane de beklettiler bizi, biraz daha bekletseler, ben kapıyla bakışmaya başlamıştım, her an kaçmak için senaryolar üretiyordum ama kısmet olmadı, ağzında maskeli doktor yardımcısı cani çocuk (ki kendisine cani dememin sebebi azzz soonnnaa:)) buyur etti bizi doktorun odasına..Ay nası bi titreme bende, ameliyat dediler ya, direk ameliyat havasına girdim ben! Neyse aslında herşey normal diş muayenesi gibi, aynı koltuk, aynı aletler, bi doktor farklı, çünkü 20 yaş dişleri ameliyatla alınacağı zaman, çene cerrahı ilgileniyor bu durumla..Doktorumuz renkli gözlü,hafif kel, ağzını burnunu da görsem tam olarak fikir yürütebiliciim bi kişiyidi , fekat içeri girdiimiz andan dışarı çıkana kadar maskesini indirmediinden,burnunun yamuk,dişlerinin de pörtlek olduundan şüpheleniyorumm..&lt;br /&gt;Bu maskeli doktor, bi cool,ben paniğim ama yine espriler yapmaya çalışıyorum, kocayı getirmişim elimi tutsun diye, kendilerine bunu anlatmaya çalışıyorum gülerek, fekat adamın vakti yoktu sanırsam, oturtuverdi beni koltuğa, koca da uzakta bi sandalyeye tünedi garibim, eline ulaşmak ne kelime, gözünü göremedim kocanın tüm operasyon boyunca, o da duyduğu seslerden ve benim arada acı dolu nağmelerimden bir daha gelmemeye karar vermiş,madem elimi de tutamıyo,haklı tabe ne işi var orada dekor gibi oturacak..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efendime söliim, bu diş çekme operasyonu , operasyon sırasında acı veren bişi diil tabe, ağzımın içine yaptıkları uyuşturan iğnelerle kafamda filler bağırıyo modunda olduumdan, hiiç bi his yoktu o kazıma sökme yaptıkları tarafta!Ne var ki eğer gözünüz açık olarak operasyonu izlemeye çalışırsanız, his duymasanız da o ağzınızın içine giren aletleri görüp, hayal dünyanızla kabustan kabusa koşabilirsiniz! Ben bi süre sonra gözümü kapama yoluna gittim,adam o ara ağzımın o uyuşan tarafından 5 tane diş çekse anlamicem, o derece uyuşmuş çenem,damaam,ağzım..fakat çıkan seslerle acı hissetmek yerine acının sesini canlı olarak yaşayabiliyounuz ki bence bu olayın en korkunç kısmı o çıkan sesler...Ağzınınızın içinde yol çalışması yapılıyo gibi gırr gırr gırrr zorrr zorr falan böölee sesler, bi de kulağa da yakın o çalıştıkları bölge, oradan beyine gidio direk, beynimin içi karıncalandı yeminle,ayhh içim fena oldu yine aklıma gelince..Ben de o sıra beynime hükmetmeye çalıştım ki pek komikti, beynime yok bişi diyerek telkinde bulunup sonuç almaya çalıştım , beyine hükmetmek bööle şişş yok bişi diyerek olmuyomuş anladım:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, yaklaşık 1 saatlik operasyon sırasında, önce sağ alt çenemdeki 20lik dişin yanındaki dişin altında oluşan apse(kist) temizlendi,bi kanalı kesildi,sonra da 20lik dişim çekildii..Bu 1 saat boyunca zaten zor açılan ağzımı dışardan müdaheleyle ,metal bişiyle dudak kenarlarımdan çekiştirmek suretiyle açık tutan cani dişçi yardımcısı çocuk, bilmese de duyamasa da benden bol küfürü yedi..Zaten ne duyabilir ler ki aghh..gaa haaa gibii seslerden başkaaa...Doktor da sanki bilmiomuş gibi konuşamayacımı ağzımın içinde bin tane şey varken, sormuyo mu, evett acımıyor,iyi değil mi diye..Ben neler diicem aslında , çek ulen diicem o cani çocuaa , çek ulen bu metal şeyi, kestin kanattın dudak kenarlarımı , ama 2 hece olan i-yi kelimesini bile ghii ğhiii şeklinde gırtlak namesiyle ses olarak çıkarınca , vazgeçiyorum sesli olarak küfretmekten ve cümle kurmaktan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çekme işi bitip,tak tuuk sesleri sonucunda fil dişi gibi bi diş çıkınca , kökleri parmağım kadar,derin bi oh çekiyorum, bitti operasyon diye..Halbuki sonra bi de dikiş atma işi var,10 dakika da siyah iplikle çeke çeke dikişler atılıo o kesilen yerlere..En sıkıcı kısmı da bu, hani bitti, diş de çekildi,artık ağzımı kapatmak için can atıyorum, ama bi türlü dikiş atma faslı bitmiyo..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçmiş olsuun, diyen maskeli Zorro doktorun sesiyle kendime geliyorum, dikiş de bitmiş, hemen ayağa kalkıyorum fekatt, aynada yanaamın dudağımın şişme halini görünce bi irkiliyorum!Kocayla gözgöze gelip,sakinliyorum..İyi ki gelmiş koca,hemen bana buz torbası veriyolar ve donarak,yamularak, o çekilen 1 tek diş için ödediğimiz paranın şokuyla kendime gelerek çıkıyoruz muayenehaneden!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünden beri evdeyim , antibiyotik kullanmaya başladım,dün akşam anestezinin etkisi geçince biraz ağrıdı , yanak da şişince o da rahatsızlık verio tabi, bir ağrı kesici aldım ben de..Fakat sabahtan beri hiç ağrımıyor , tek sıkıntı o yanak şişkinliği ve sadece sıvı şeyler tüketmem gerekiyo olmam...Sigara da içemiyorum yasak olması nedeniyle.&lt;br /&gt;Tamam itiraf ediyorum, bugün içtim 5 tane falan, ama günde bi paket sigara içen biri olarak , bu da süper bi aşama..Yemek ise tamamen iptal oldu hayatımdan, haftaya cmtsi dikişlerim alınana kadar böyle yoğurttu, çorbaydı (çorba bile rondodan geçiyo,taneli bişi olmasın içerken diye) , bu tarz şeylerle beslenicem. En büyük abur cuburum, sabah kahvaltı niyetine yediğim 4-5 tane eti cici bebe kırıntılı süt oldu! Haftaya da dikişlerim alınıp diğer dişleri çekmeye sırayla devam ederlerse, ben bu 4 dişin çekimleri bittiğinde diyetisyene gitme ihtiyacı duymicağıma inanıyorum artık! Çünkü bu şekilde 3 hafta falan sıvı gıda beslenmesi beni ideal kiloma hızla ulaştırır sanırsam:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her işte bir hayır vardır diyerek, bugün bunalım şekilde evde hasta moduyla geçirdiğim günüme Berruyla gelerek renk katan Begocancııma, dün akşam hızlı çözüm olarak , en tanesiz hazır çorbalardan alsın diye Migrosa giden ancak içinde kıtır ekmekler olan domates çorba paketlerinden 10 tane falan alarak eve gelen ama yine de benim canım olan kocacıımaa, en besleyici tarhana çorbasını yapıp getiren canım anneme ve onu getiren canım babamaa teşkürüü bi borç bilirimm...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarın diyetisyenle randevum var, bu şiş yanak fazlalık yapmassa tartıda,kesin zayıfladım,eminim...Çok heyecanlıyım, mutlu haberle dönerim umarım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese bol kahkahalı, güneşli, sımsıcak, sıkıntıdan uzak , ağrısız,sızısız bir hafta dilerim! &lt;a href="http://picasa.google.com/blogger/" target="ext"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; PADDING-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; PADDING-LEFT: 0px; BACKGROUND: 0% 50%; PADDING-BOTTOM: 0px; BORDER-LEFT: 0px; PADDING-TOP: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px; moz-background-clip: initial; moz-background-origin: initial; moz-background-inline-policy: initial" alt="Posted by Picasa" src="http://photos1.blogger.com/pbp.gif" align="middle" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/20649568-114462249046083547?l=crystalsdreams.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/feeds/114462249046083547/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=20649568&amp;postID=114462249046083547&amp;isPopup=true' title='28 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114462249046083547'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/20649568/posts/default/114462249046083547'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://crystalsdreams.blogspot.com/2006/04/elm-sokaa-yanaaa.html' title='elm sokaa yanaaa'/><author><name>crystalsdreams</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18436759475324628550</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>28</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-20649568.post-114439534253469449</id><published>2006-04-07T10:04:00.000+03:00</published><updated>2006-04-07T10:35:42.576+03:00</updated><title type='text'>Bahtı Bahçe</title><content type='html'>Günaydın herkesleree...Hoş İstanbul'da gün aymıyo,sabahları sanki yağmur yağacakmış gibi başlıyor günlerr,aydınlık olmuyo , güneş yüzünü hemen göstermiyo..Ama öğleden sonra güneş insafa gelip çıkıveriyo ortalığa...Ben de anca öğleden sonra kendime gelebiliyorum,güneş yüzümü ısıtınca..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok yoğunum bu ara, ne iş yapıyosun deseler verecek pek ciddi cevabım yok ama yoğunum, post yazmaya, arkadaşlarımla buluşmaya, annemleri görmeye bile vakit bulamıyorum.Dişçi günün yarısını alıyor, hergün dişçideyim bu ara, eh bi de yanlış program sonucu evden taa 50 km uzakta başladığım zayıflama masajı olayı için yollarda sefil oluyorum. S
