Salı, Ağustos 08, 2006

haydi güzelim,şeker ezelimm bu senee de bekar gezelim!

Sevmeyi çok sevmemden midir, öyle olması gerektiğinden midir bilinmez..çocukken,gençken,büyürken ..yani genelde her dönem, sevgilim vardı benim.
Sevgilim yoksa resmi olarak, o zamanlar da mesela okula ya da işe gitmek için bahane ve heyecan olacak insanlar oldu...

Çok sevdim,sevildim,mutlu oldum genelde , yapay acılar çektirdim kendime bazen,akranlarım gerçekten acı çekerken aşk yüzünden..Hee, gerçekten üzen olmadı mı,oldu tabi, melankolik takılmama sebep o dönemler..

Ama diyeceğim şu ki, süper güzel bi kız değildim,hatta bazı dönemler resimlere bakıyorum,o ergenlik döneminde nasıl yaşayabilmişim o tipimle diye, o derece vahim bi görüntüm olmuş bi dönem(amerikan kesim kısacık ama yine de şekilsiz saçlar,sivilcelerin savaş açtığı bir cilt,kırmızı yuvarlak miyop gözlüklerim vs vs)..Fakat en heyecanlı ve aşık oldum sandığım zamanlar o dönemlerde gerçekleşmiş...O en ergen dönemimdeki tipimle bile aşk mektupları almamı şeytan tüyü olma ihtimaline bağlayarak asıl konuma geçiyorum...

Geçen hafta evlilik kurumunu sorguladığım günler geçirdim..Gerek benim gerek çok sevdiğim arkadaşlarımın yaşadıkları ile ilgili düşünerek...Erkeklerin hepsinin, evet hepsinin çok basit bi mantık ve düz bi hayat felsefesiyle yaşadıklarına, kadınların ise erkeklerin ne kadar ortalama bi zeka düzeyi olduğunu bilmelerine rağmen, hayatı kendi kendilerine zor hale getirdikleri kanaatine vardım sonra...Mesela ben biliyorum ki telefon çaldığında bizim evde, koca; telefonun dibinde olmasına rağmen,o telefonu kendisi açmayıp benim açmamı bekleyecek...Üşenmek de,alışkanlık de,ne dersen de..koca evde yapması gereken tek hareketin tv karşısında yatar pozisyon alıp,zahmet olmazsa kumandaya sağ elinin baş parmağı ile basmak suretiyle hakim olmak olduğunu düşünür...Bunu biliyosun di mi , telefon çalınca,adamın açmasını beklemek,açmayıp kendin açınca sinir olmak,telefonu kapatınca adama çemkirmek niye mesela!Biz kadınlar o kadar akıllı olmamıza rağmen,çoğumuz konu sevgili ya da kocalarımız olunca tamamen aklı rafa kaldırıp,adamları değiştireceğimize inanmışız,bu; ilişki 6 aylıkken de 30 yıllıkken de böyle..Hep bi umut var içimizde,belki bu sefer farklı tepki verir adam diye:)

Neyse işte, biz böyle adamların değişeceğine inana duralım...Onlar değişmek ,seneler geçtikçe olgunlaşmak,olumlu bir hal almak şöyle dursun, yeni yetme ergen hallerine doğru yol alırlar...Bir nevi,yaş büyürken,zekanın küçülmesi diyelim...Acı gerçek de böyle ortaya çıkar, bi bakarsın 40lı yaşlara gelmiş bi abi en ergen gençle aşık atacak kadar yeni maceralara girme hevesindedir...Yazık diyip geçmeliyiz tabi bu erkek denen cins için..Malesef ne kadar ortalama zekaya sahip olsalar da, en akıllı kadınların da bağlanacağı bir erkek vardır ve hayat kadınlar için hep bu basit zekalı erkekleri anlamaya çalışmakla geçer...Erkekler ise anlamaya bile çalışmaz kadınlarını,sorun da buradan çıkar belki!

Evli barklı bi insan olarak,geçen hafta böyle evlilik ve ne acayip bu erkekler isimli konu başlığına takılmışken..bekar bi arkadaşımla buluştum...Ve günümüzde,bekar insanın işinin çok daha zor olduğuna inandım..
Hani benim hiç sevgili problemim olmadı ya,hep bi sevgilim vardı ya..Evlendim sonra en bi sevgiliyle ya..Kolaysa şu yaşımda,şu dönemde bekar ol ve sevgilin de olmasın ..gör bakalım eskiden olduğu gibi kolay mı aşk hayatı!

Oysa,itiraf etmem gerekirse..bazen özeniyodum,eski günleri düşünüp,bekar olmanın züper eğlenceli ve başına buyruk hallerini hatırlayıp gülüyodum...Ama,şöyle bi gerçeği göz ardı ediyomuşum...

O eski günlerde ben bekarken,herkes bekardı..İstisnalar hariç..yaşıtlarım kızlar,yaşıtlarım ve yaşıtıma yakın erkekler...Kolaydı tabi,gönlüne göre birini bulup,hoşlaşmak,sevmek..Bi arkadaş ortamında,okulda,iş ortamında,yeni başladığın bi kursta falan tanışırdın kendin gibi di dolu bekar insanla...
Ama şimdi öyle mi ya..o kendin gibi bekarlar,kendin gibi evli oldu işte sırayla...Şimdi moda, evlenmeyi de geçtim,çocuk sahibi olmak artık akranlarımız arasında...
İşte böyle bi modaya sahipken yaşıtların bu dönemde..bekar olmak,gerçekten zormuş arkadaş..Doğru düzgün adamla tanışma şansı zaten düşükken,hele böyle bi dönemde artık oran neredeyse sıfırın altına düşmüş..Eh, bu durumda ilişkiler cıvımış,o eski lale devri çocukları ve güzel anıları gerçekten sadece anı olmuş...Ya cibiliyetsiz bekar erkek yaşıtların kalmış geride ,ya daha küçük yaşta henüz cin olmamış,iyi niyetli,düzgün ama yeni yetme arkadaşlar ya da malesef evli erkekler çıkmış bu bekar akran kızların kısmetine...

İlişkiler şöyle bi hal almış..Mesela sen bu kadar düşük bi hedef kitle içinden şansa, bekar ve düzgün olduğuna inandığın yaşıtın ya da yaşına yakın biri ile tanıştın,tanıştırıldın..Buluştunuz da teke tek olarak...Bi yemek yendi,bi yakınlaşma oldu o yemekte..Sonra erkek arkadaş, seni bıraktı eve o gece..Ama ertesi gün kazara bişi oldu,adamın tatile gitmesi gerekti,ya da kızın iş seyahati..Hani normalde eskiden olsaydı,hoşlandığın adamla o gece heyecanla yemeğe gidip döndükten sonra,sabah sabah eder,ya adam seni arar,ya sen telefon açarsın falan ya,ve ilişki yüksek ihtimal başlar ya..İşte malesef şimdi, o yemekten sonra kimse kimseyi aramayabiliyo,15 gün öyle o yemek hiç olmamış gibi geçebiliyo,sonra hasbel kader bi şekilde 15 gün sonra yine görüşürsen arada hiç iletişim kurmasan da, eğer yine bi elektrik varsa hala o arkadaşla,kaldığın yerden el ele tutuşma,göz göze bakışma devam ediyo,belki sonra şansın varsa eski zamanların seviyeli ilişkisine yakın bişiler başlayabiliyo, yok eğer o 15 gün önceki elektriği yakalayamadıysanız,sanki hiiiiç bişi olmamış gibi arkadaşça bi durum oluşup,gayet soğuk hayat devam ediyo...

Böyle karışık,cins bi hal almış günümüz sevgili olma öncesi ilişkileri..yani flört etmenin bile heyecanı,keyfi kalmamış profesyonel iş hayatında olan günümüz abi ve ablaları arasında...

Eh böyle bir durumda, şaşırmamalı bazı bekar,genç kızların,evli adamlara aşık olmasına...Ortalıkta düzgün adam olsa,kalır mı ki bu kızceğizler senin,benim,onun kocasına!

Bekarlığın sultanlık olup olmadığı tartışıla dursun,dışı seni içi beni yaksa da, evli olmak yine de güzel diyerek,kalbi aşk diye çarpan tüm bekar güzel insanlar için hayırlı kısmetler dileyerek çikolata renkli şarkıcımızdan bekar gezelim şarkısını çalmayı reddediyor,havanız nası olursa olsun sizin havanız güzel olsun diyorum:)

geçen haftanın şarkısı olarak ismail y.k nın güzide eserini ilan etmeyi de unutmuyorum...
Eser: Allah Belanı versin
hedef kitle: tüm can sıkan nefes alıp veren organizmalar..

41 yorum:

Nilay dedi ki...

Crystalim, bir solukta okudum gene yazini. Evli olmak, evini yurdunu bilmek gercekten cok guzel birsey. Genclik ve yaslilik donemlerinde seni seven bir insan hep sicak elini uzatir, hep senin yanindadir. Iyiki evlenmisim kocamla. Cok mutluyum. Kim ne derse desin bana ( bazi insanlar din problemini kafaya acayip takmislar, benim cehennem biletimi elime verenler az da degil yani Turkiye'de) ben kocamla iyiki evlendim. Lutfen hic bir bekar kadin kocama bakmaya kalkmasin, sonu hic iyi olmaz. O beniiiiiiim..:)) Sana da kocisinle omur boyu mutluluklar dilerim canim. Allah muhabbetinizi eksik etmesin.

potansiyelariza dedi ki...

Özlemişim bende yazılarını. Bukadar uzatmazsan sevinirim. Olmuyor lütfen aaa :P

Bende iyiki aşkımla evlenmişim diyorum. Korkardım evlilikten. Ne güzel geziyorum tozuyorum istediğim gibi yaşıyorum. Evlenirsem napıcam diye istemiyordum. Fakat, bazı kısıtlanmalarım olsada eskisinden daha mutlu bir hayatım var artık. Artık yapmak istediklerimi en sevdiğimle yapıyorum ve iki kat daha fazla eğleniyorum. Telefon olayı bizdede var malesef sadece sizde değil :P Birde sevgülüm çok titiz ve tertipli olmasına rağmen pijama ve çoraplarını ortalıktan kaldırtamadım. Artık uğraşmıyorum öylece kabul ettim :)

Aslicin dedi ki...

Cry cım, geçen hafta gelen bir müşterimle laf lafı açtı, bu konuları konuştuk. Bekar bizim yaşlarımızda, ve bu yaşlardaki bir çok bekar arkadaşım gibi ümitsiz.

Çünkü işin içine kariyer girince vakit azalıyor, yaş ilerleyince beğeniler zorlaşıyor, ve karşı cinste bekar sayısı azalıyor.

Ne zaman tanıyacaksın, flört edeceksin, birlikte bir hayatı düşüneceksin yada deneyeceksin.

Sanırım üniversite aşkımla evlenmesem ben hala bekar olurdum.

huysuz ve tatlı dedi ki...

çok güzel olmuş bu yazı...cidden bir dergide falan yazmaya başlamalısın bence artık :)

Adsız dedi ki...

cry cok guzel anlatmissin valla. her ne kadar uzakta olmaktan sikayet etsem de,evli olmak cogu zaman guzel :)
uzaktan

Toplu İğne dedi ki...

gristalim, gizemli iş kadınım; yine döktürmüşün; sabahleyin gözlerim devrildi senin uzun yazını okuycam diye ama çok doğru tespitlerin. uzun yıllar bekar kalmış ve beyaz atlısıını bir türlü seçememiş biri olarak; şunu söyleyebilirim ki; evet bekarsan çevrendeki herkes evlidir; hatta çocuk safhasına geçmiştir; sen onların yanına takılsan sıkılırsın, kendini sap gibi hissedersin, sana kocasının kakalak arkadaşlarını kaktırmaya, ayarlamaya çalışırlar ve muhtemelen de o arkadaş evde kalmış ana kuzusunun ya da sosyopatın tekidir :)çiftlerin yanında tek kalmak berbat bir duygudur. çiftler de zaten planlarını çifter çifter yaparlar.teki almazlar, istemezler; tekillerin bulabilecekleri doğru erkek kalmamıştır artık, doğrular kapılmış, elde kalanlar da çürük elma olmuştur. O yüzden genç evlenmek en iyisiymiş. belli yaştan sonra doğru kişiyi bulmak çölde suyu bulmak kadar meşakkatliymiş.

not: benim koca da temel teneke yaaaaaa :((

enne dedi ki...

Evlilik hem çok güzel, hem çok zor. Herşeyin mükemmel olmasını istersin, karşındakini istediğin şekle sokmaya çalışırsın ama olunca başka biri olur, olmazsa sinirlenir, kavga çıkarırsın. Bir de şunu düşünmek lazım, sen acaba gerçekten mükemmel misin? Bardağın dolu tarafını gördüğün zaman evliliğin 50.yılına kadeh kaldırabilirsin.

Peki ben bunları yapıyor muyum? Çoğu zaman hayır, ama hala 50.yıl için umudum var, çünkü onu çok seviyorum.

aqua dedi ki...

zormus gercekten ya...

Adsız dedi ki...

Herşey zamanında güzel be crystalim.

Bu arada geçen gün okumuştum, en mutlu evlilikler "eşinden fazla beklentin olmayınca" yaşanıyormuş. 11 yıllık deneyim sonrası bunun gerçekten doğru olduğunu söyleyebilirim.

Kimseyi istediğin forma sokamıyorsun malesef, buna 6 yaşındaki böceklerde dahil. Biraz eğip, bükebilirsin belki, o da senin yeteneğine kalmış :))Erkekleri de mevcut halleri ile kabul etmek lazım. Bayanlar olarak bunu yapmayı ğrendiğimiz zaman daha mutlu olacağız galiba :))

Ben öğrendim mi? Biraz öğrendim galiba :) aslında pek de emin değilim :(

Neşeli

tontontombo dedi ki...

Kıristıl, eline sağlık vallahi, çok güzel anlatmışsın. Benim de 1 yıl önce bekarlığa geçiş yapan bir arkadaşım var ve diyor ki, erkeklerin zaten yarısı .... ,(bu gerçekmiş, öyle diyor, hiç tahmin edemiyeceğimiz tiplerin erkek sevgilileri varmış) kalan yarısı da evli, 5-10 bayana bir erkek düşüyor,artık, kocalarınıza sahip çıkın diyor:)

derya dedi ki...

kıristılcım valla evli olduğum için, bekarların yaşadığı güçlükleri hiç düşünememiştim açıkçası. hatta dönem dönem bekarlık günlerime özlem duyduğum bile olmuştur. ama yazdıkların, yüzüme tokat gibi çarpıp beni kendime getirdi. çok doğrusun. iyiki evliyim diye düşünmeye başladım.

duygu dedi ki...

Crystalcım,hazır koca Fe bunu okumayacak,çekiştireyim hemen şuracıkta O'nu...Şimdi bu arkadaş eve gelir gelmez Tv başında yayılır,eline asasını(zapometre-uzaktan kumanda)alır.Hiç kalkmaz.Saatler geçer,ben yine O'nu bıraktığım yerde bulurum.evin bir mobilyası olarak kabul ederim kendisini.Bir koltuk mesela:)Ama arada şunu yapar mısın dediimde,bir dediğimi iki etmez,hemen yapar.Şimdi hakkını yemeyeyim garibin.Aslında severim keratayı,bi de leb demeden leblebiyi anlasa Ondan iyisi şamda kayısı.En iyisi kocaları oldukları gibi kabullenmek.Değişmiyorlar çünkü,değiştirmeye çalıştıkça sen yıpranıyorsun yahu...
Ne onlarla ne onlarsız.

Mrs. S. dedi ki...

Tespitlerinde yerden goge kadar haklisin. Bu zamandabizim akranlarin bekarligi eskisinden cok daha farkli.Ama iliskilerde bir yavanlik var.Tutku+baglilikla heyecan ve ivme kazanan iliski durumu muhtemelen ilk bir kac hafta suruyor en fazla.En azindan benim gozlemim bu.

Herkese derin ve engin mutluluklar.Cry`cim sana ve bana da tabii ))

d@li dedi ki...

Enerji yumağım tespitler tam isabet söylenecek bişey yok

d@li dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Age35 dedi ki...

Canımcım,durmuş durmuş döktürmüşsün yine....Ama şöyle bir okuyunca anlıyorsunki yok hiç br goncanın birbirinden farkı adeta aynı kalıptan çıkmışlar:

1-Hepsi çalan telefonu açmaz.(Ya da çoğu diyelimde açan arkadaşlar alınmasın.

2-Çoğu çıkarttıklarını atar

3-Çoğu eve gelirken "ne yiycez" diye düşünür.

4-Çoğunun en sevdği eşyaları kumandaları,pijamaları (ya da mevsime göre şortları

5-Çoğu annesinin bebeği

6- Çoğu hastayken çekilmez hal alır

7-Çoğu=Futbol=Arabalar=kızlar

Aklıma bir çırpıda gelen bunlar...Tek bildiğim var evlilik dına eşinle ilgili beklentilerini minumumda tutup her iki tarafda birbirini OLDUĞU GİBİ kabul edicek!!9 yıl oldu evleneli eh az çok teşhis pozisyonuna geldik...Kocanı sev!Evini sev!İşini sev! E bide bebiş varsa lay bi de lom...

Papatya dedi ki...

Doğru söze ne denebilir ki... Tespitler doğru, örnekler gerçekçi. Tebrik ederim!
Sevgiler,
Papatya

ibeking dedi ki...

hmmmmmm

bonafide dedi ki...

walla bu olay aşağısı sakal yukarısı bıyık durumu. bekarlık zor bu çağda evet ama, benim bekar arkadaşlarım da evlilerin haline bakıp şükrediyo bazen haklı olarak. napıcaksın kuzu hayat zor :)

Adsız dedi ki...

merhaba cry,
dün akşamüstü saat 5-6 gibi görkemdeki gri t-shirt, siyah pantolonlu kız senmiydin çok merak ettim :)
linda

Ece dedi ki...

Allahtan benim KocaAdam beni almışda evlenmişiz.(zaten o olmasa kimse beni çekemezdi ya)
Bekarlık sultanlıktır devri geri de mi kaldı ne :)))
sevgiyle kal...

cCc dedi ki...

woow süper.. wallahi bikaç gün önce arkadaşımla konuşurken böle bişeyi irdeledik. yaşım ööle çok da büyük olmadığı halde yeni üniversite mezunu biri olarktan etrafımdaki insanlara bakıyorum da artık ilişkiler çok kötü. Ben bile bunu söylüyorum. Ve o zaman da sevgilime ve onunla evlilik yolunda adım adım ilerlediğime şükrediyorum. Ortalıkta evli veya sevgilisi olan erkeklere kızların yapışması da ne yazıkki artık doğru düzgün insanın zor bulunmasından. peki böyle bi durumda bizim suçumuz ne? iyiyi biz kaptık diye onlarla paylaşacağımızı mı sanıyorlar? neyse işte.. iyiki gün geçikçe kötüye giden bu toplum içinden 1 tane kendime göre birini bulmuşum:) mucu cnm

yaz dedi ki...

Bende iyi ki evlenmişim diyenlerdenim. İyi ki de kocamı tanımışım. Bu zamanda aradığın gibi birini bulmak çok zor. Benim de yaşıtım olupta, hala bekar olan arkadaşlarımın anlattıklarına göre İlişkiler de o eski samimiyet ve iyi niyet kalmamış artık. Bu zamanda güzel bir evliliği olana ne mutlu.

bogurtlenli dondurma dedi ki...

kim ne yapsin evli barkli coluk coluklu,koca gobekli,antisosyal yasantili,tek anladigi artik gecim derdi,maclar ve mangal olan bir erkegi.siz hic disari cikmazmisiniz? etrafiniz hep evli insanlarlami dolu saniyorsunuz? kendi kocalarinizin bulunmaz ozel niteliklere sahip birilerimi oldugunu dusunuyorsunuz? iyileri kaptik diyorsunuz ama o iyi kisi size gore iyidir.belki bize gore berbat..disarda bekar erkekde kadinda cok var.kimse donup sizin kocalariniza donup bakmaz.bosuna kasmayin kendinizi eslerinizide gereksiz kiskancliklarla deli etmeyin.fistik gibi erkekler,manken gibi kadinlar var bu sehirde..ozgurce sorumluluk almadan,diledigince yasiyan.

elmasekeri dedi ki...

yok valla bizimki henuz oyle degil.. :)

elmasekeri dedi ki...

"henuz degil"

yalnızlar kraliçesi dedi ki...

sevgili kriss. sen de pek ara verdin yazılarına, sanırım yazın azizliği bu, vaktin çoğu dışarıda biryerlerde geçiyor, ilerideki günlerde daha istikrarlı oluruz inşallah.

akıl yaşta değil başta derler ya, sen de gençliğine rağmen evlilik hakkında ne güzel yorumlarda bulunmuşsun.
kadın veya erkeğin yaşamda bir amaçları olmalı. iş hayatı önemli ise de ev hayatı çok daha mühim. ben şöyle tanımlıyorum; evliliğin ilk 5 10 yılı kendini ispat ve karşındakini kendin gibi yapma çabaları, sonraki yıllarda genellikle erkeklerde ufak ufak yaşlanıyor muyum, hala ilgi çekici miyim arayışları... işte bütün bu evreleri kadın sabırla, erkek psikolojisini anlayarak, saygıyı ve sevgiyi yitirmeden atlatabilirse bu işi başarmış sayılır.
eşim, işi gereğisık seyehat yapar. o evde yokken ne evi toparlamak ne de yemek yapmak gelir içimden..

kısaca erkek ve kadın.. ne onlarla ne onlarsız...

son olarak şunu söyleyebilirim; önceleri, çook önceleri kafaya taktığım, için için kırıldığım, ondan çok şey beklediğim ... gibi halleri düşünüp üzülürüm, neden böyle yapmışım, onu kırmışım,üzmüşüm, kapris yapmışım gibi...
26 yıl sonra içimden kavga yapmak bile gelmiyor arkadaşlar.....

Aslicin dedi ki...

Cry yine nerelerdesin, dönüp dolaştım geldim yine aynı yazılar !

Ama şikayet yok, evlilik zor zanaat, bekar olmak da eğlenceli ama herşeyi yaşında yaşamak da keyifli. Kadınlar marstan erkekler venüsten'i tekrar açıp okuyalım.

Ama dediğin gibi şimdiki aşkların 7 gün sürdüğü flörtlere inat evliliğimde 7. yıla girerken hala aşk varsa, tesbitinde % 100 hak veriyorum sana.

Adsız dedi ki...

Evlilik bir idare etme sanatı bana göre, daha çok kadınların erkekleri idare ettiği. Dört yıllık evllik hayatımın son durumuna bakınca ben pek beceremiyorum bunu galiba...becerebilen herkese bravo,ama mühim olan içindeki şarkının da devam etmesi değil mi? yoksa çok mu ütopik kaldım? neyse herkese mutluluklar.

zeynep

şeyda dedi ki...

o zaman evlensem mi ne yapsam, yazı çok güzel: tatlı sohbet kıvamında: yorumlar da insanı başka şeyler düşünmeye itiyor canım:evlilik mesela: ben de öööle düşünüp duruyorum üniversite aşkımla:))(Aslı doğru söylüyor galiba) Sevgiler.

Banu & Paris dedi ki...

evlilik guzel birseymis guzel... BU arada profosyonel yazarliga ne zaman basliyorsun merak ettim crystal'cim, harika yaziyorsun..

Ben kimmiyim, hani bir zamanlarin " Salincakta Iki Kisi" si:)

Sevgiyle,
Minik Pati

hayal dedi ki...

nitekim kocamin beni tv kumandasina "kuma" olarak aldigini bira gec farkettim. kumanda ile aralarindaki ilişkiyi benimle nişanli oldugu sure boyunca basariyla gizlemis. ama artik iki kisilik kanepemizde uc kisiyiz (pardon dort :)) ) e ben kocam kumanda bi de minik kalp :)

Nilay dedi ki...

BASKÜL AİLESİNE BAKINIZ LÜTFEN...

Yumurcak dedi ki...

Gırıstıl hanım, yazilariniza cok ara veriyorsunuz, olmuyor boyle ama! :)

Olaya bir de erkek tarafindan bakmak lazim aslinda.

Evet, bir cogunun soyledigi gibi, bizler elimizde kumanda, her isimizi baskalarinin yaptigi -cunku kendisi de bir "kadin" olan annelerimiz tarafindan alistirilmisiz- bir ortamdan geldik. (ben hala gelemedim o da ayri bir konu:P) Ama su var, bunun ilanihaye olmasi veya olmamasi da sizlerin elinde diye dusunuyorum. Her ne kadar bu tur ortamlarda buyumus olsak da annelerimizin "yapiyorum yapiyorum su evin isini bitmiyooo", "oglum su pantolonunu kaldirsanaaa!", "oglum coraplarini ordan mi aldin sen!" tarzi sevecen(!) yaklasimlarina bir de kendi evimizde rahata erdigimizi dusundugumuz anlarda karsilasinca bizde de ipler kopuyor. Yapilmasi gereken annelerden farkli bir yaklasim sergilemek sanirim. (tabii, "bekara kari bosamasi kolaydir" derler, ben de boyle konusuyorum ama..) Bu noktada is ne yazik ki biraz da size dusuyor. Hem "her erkek biraz cocuk" degil midir?

Bir de su yasitlar konusuna deginmek lazim.. Evet, olayin "kadin" tarafinin kariyer endisesi var, kendini ispat cabasi var, var da var.. Bunlarin arasinda evlilige zaman ayirmak istemeyenler, ayakbagi olarak gorenler, vs. vs. oluyor tabii ki. Bunlar da 35-40'li yaslardan sonra "ah ben ne ettim!" diyip kafalarini duvarlara vurmakla istigal ediyorlar.

Erkek tarafinda da durum pek farkli degil aslinda. Her ne kadar bizleri kafalayacak bir disi varlik bekliyor olsak da, o buyulu "EVET!" i soylemeye pek meyyal degiliz malesef. Biz de kafalarimizi duvarlara vuruyor muyuz? zaman zaman tabii ki.. Mesela herkesin esli gittigi bir toplantida cagrilmis olsaniz bile ya arkadaslarinizdan birinin evde kalmis kiz arkadasini size kakalama cabalari var, ya da erkek kismi koruma icgudusuyle midir nedir, karilarina daha bir sarilir oluyorlar. Tabii boyle bir durumda siz en iyi ihtimalle durumu kabullenip ya köse yastigi haline geliyorsunuz, ya da ortamin sebegi oluyorsunuz, tercihinize kalmis. Kiz arkadaslarinin durumunu cok iyi anliyorum, buyuk ihtimal onlar da -soylemek istemeseler de- bu durumu yasiyorlardir. Hadi biz neyse, her toplantiya farkli bir hatun goturursek "vay be yeni sevgili yapmis kendine" oluyor da, kadin ayni sekilde -imkansizliklardan oturu- farkli sevgililerle (ya da arkadaslariyla) gittigi zaman "anaaa yarin bu benimkine de asilir" oluyor. Kaotik bir durum yani :)

Ama ne olursa olsun, yanliz yasadiginiz evinizde, banyodaki dis fircaliginda TEK dis fircasi olmasi kadar koymuyor hic biri.. :)

pino dedi ki...

iyi neyse ki...herkeslerin kocaları böyleyse ben benimki niye böyle diye üzülmeyeyim:))

d@li dedi ki...

enerji yumağım çok ara veriyon
ne yapıyon anlat bakem

crystalsdreams dedi ki...

Nilayım, Allah mutluluğunuzu daim etsin,kıskananlar çatlasın canım benim:)

potansiyelcim,yine arayı açtım,yaz sıcakları nedeniyle anca haftada bir kendimde yazı yazacak kuvvet ve vakit buluyorum:)en güzelini yapmışın anacım kabul etmekle,zati etmesen de değişmiyo bu adamlar:)

Aslıcım evet hem bekar hem de çalışan bi kadınsan iş daha da zorlaşıyo,hem yıllar geçtikçe daha da seçici olmaya başlıyosun vs vs..iyi ki erken davranmışız o zaman ne diyim:)

aman efendim huysuzum datlım geri gelmişşş,bi de beni güzel iltifatıyla sevindirmiş:)huysuzum bi daha öyle ansızın ortadan kaybolma,özleniyosun! dergi konusuna gelince,teklif bekliyorum şekerim,geldi de biz mi reddettik:)öperim:)

uzaktanım hele yurtdışında olunca tek dayanağı eşi oluyo insanın,iyi ki evlenmişin canım:)

taze gelinim iğnecim,ne mutlu ki sen bay darcyni buldun ve evliliğe hızlı girişini yaptın..yok evlilik de dünyanın en süper bişiyi diyemicem,sen de yaşadıkça görücen:) ama yine de can yoldaşı oluyo be o tembel tenekeler beea:)
bu arada sosyopat tanımına bayıldım:))

ennecim,benim de 50.yıla dair ümitlerim var:)ama ben gerçekten mükemmelim yaa:p

aqua zor valla,evlinin de bekarın da işi zor günümüzde:)

neşelicim,ben de belki bi kaç yıl sonra öğrenirim he olduğu gibi kabul etmeyi,hayır öğrenemessem allerjilerim tavan yapcek,psikopatın teki olup çıkıcem,hoş deil,hem psikopat hem dul olmak çekilir bişi olmaz o açıdan:)

tontontombocum,aynen yaa,bak o tür erkekleri unutmuşum evet ne adamlar ne yakışıklı adamlarla doğru diyosun:)ortada hakkatten adam kalmamış bee tü tü tü :) bizim adamlar kıymetli oluyo iyice iyi mi:)

deryacım bekarken güzeldi o günler ama dediim gibi çoğunluk bekardı o zamanlar..şimdi durum pek öyle diil, o yüzden arada canımızı sıksalar da iyi ki evlenmişiz diyebiliyoruz evet:)

duygucum ne tatlı çekiştirmişin koca fe yi:) benimki ile iyi ikili olur senin koca fe de,hatta bi çoğumuzun ki baya güzel bi oturma grubu olabilirler,benimkine ben yastık diyodum,senin ki koltuk,bir diğeri masa..gayet güzel bi oturma takımı:)ama hakketten u2nun şarkısı biz evliler için gallba:)

mrs.s cim,evet doğru kelime yavanlık galiba bu günümüz ilişkileri için..kötü tabi eski günlerdeki tadı bulamaması insanların..hepimiz mutlu olalım dediin gibi:)bu arada meraktan çatlicem,ne zaman geliyosun sen buralara:)

dalicanımm,en kısa sürede en sağlam,en yakışıklı,en anlayışlı en sevgi dolu bir abinin seni bulmasını dilerim ben,yavanlıktan uzak en mutlu ilişkiyi yaşamanız için ..he,evlen demiyorum,böyle iyi bi enişte bulduğunda evlenmesen de olabilir tabi,heyecan ölmez şekerim:)

ah benim teşhisler yapıp maddeler koyan güzel gözlü ageciiim:)en doğrusu bu kocayı,evi,işi sevmek gerçekten,hayata güzel gözle bakabilmek...bebek varsa lay bi de lom tabii de yoksa da lay lay lom beaa:)

papatya,teşekkür ederim:)sana da sevgiler:)

ibocuumm,çok manalı hmmmlamışın,annadım ben seni annadım:)

bonacım,kuzummm özledim seni çokkk..evet hayat zor,ve evet yastıklarla yaşamak da zor bazen:)yastığı yastık olarak kabullenip öyle muamele etmek gerek sanırsam:)

tüh ulen en paspal halimizle yakalanmışız lindaya:)evet şekerim o dediin kız bendim,ve hatta sonraki 3 gün de ben oradaydım:)ama daha bakımlı ve şıktım belki yine gelir linda da tanışırız diye:)niye naber len kıristıl demediiiinnn bak ben de seni merak ettim:)

Ececiim,niye ööle diyosun,asıl sen KocaADamı aldın da hayatı düzene girdi diyelim:) evet bekarlık bu dönemde melanlolikliğe sevkedebiliyo insanları ,ne iiyi etmişiz de almışız kocaları:)

canım ccc ciim, sen gönlüne göre sevgilini bulmuşun yaa,en kısa zamanda düğün haberini alalım demek düşer bize,daha çok mutlu,en mutlu günlere ccc cim,canım..sana da mucuu tatlım :)

yazcıımm,ne mutlu size,ne mutlu bizee,darısı evlenip mutlu olmayı dileyenlere:)

dondurma..fıstık gibi kız ve manken gibi erkeklerle mutluluklar sana da!

elmaşekerimmm,henüz ne diil len? sizinki mutlu,mesut bol tatlı,elmalı güzel bişi ben biliyorum ki..amann mutlu olalım,olmayanları olduralım:)

sevgili kraliçemm..sizin gibi tecrübeli,tatlı bir ablamdan bu sözleri duymak ne güzel..dee..akıllanmak ve daha sakin olabilmek için evlilikte, daha uzun seneler canımızı,canlarını sıkıcak mıyız acaba :)

Aslıcımm,daha kaaç 7 li rakamlar görücen İnşallah evliliğinde..aşk ile, güzellik ile..senin kalbin güzel canım arkadaşım,tüm güzellikler o yüzden hep seninle:)

zeynep evet evlilik aynen idare etme sanatı ne güzel demişin..ben de hala beceremiyorum ve 2 seneyi bitirdim öyle ya da böyle..ama içindeki şarkı hala devam ediyosa,idare etmeyi beceremesen de evlilik devam edebilir çok yıpransa da...senin durumunu tam anlamadım şarkı mı bitti,idareyi beceremediğinden senin pilin mi?umarım pilindir,çünkü o pili şarj etmek kolay ama şarkıyı başa sarmak zor sanırım...umarım mutlusundur ve güçlü..

Şeydacım,zaten hissediyosun işte aha da bu benim evleneceğim adam diyosun..eğer üniversite aşkına içindeki ses bu işareti veriyosa,hiç düşünme evlen şekerim:)sonrası zor mor ama yine de sevdiin adamla paylaştıın evde olmak bile güzel..

banucuumm,ne kadar özledim,ne kadar bekledim dönmemi bir bilsennnn..oley diyorum,ve koşarak sayfana geliyorum canım benim,tatlım güzelim:)çok mutlu oldum bea:)

ah bi de bu güzel yorum da beni şu an en mutlu eden haberi verdi..Hayalimm...ne diyosunnn..ne diyosuuunnn:)o minik kalbe ölürüm ben be..çok mutluyum çookkk:)

Nilayım,baskül ailesine baktım,baskülle barışmaya da başladım,yarın doktora tartılmaya gidicem,detaylı bi post yazıcam ve oylamalara katılıcam,evet yaz bitiyo ve kendimize gelmek lazım,bu ne canım böyle sessiz baskül ailesi olmamalı zati:)

yumurcak bey,siz de bi ara epey bi ara vermiştiniz,şimdi sizi görünce bi geldim baktım ki sayfanıza ohoo yeni maceralara yelkenler açılmış,neler yaşanmış neler,bi uzun vakit ayırıp okiim bakim neler yapmışın,meraktayım:)
konuyla ilgili yorumun ise takdire şayan,erkek gözüyle bekarlığı son vurucu cümlen ile pek güsel anlatmışın,gözümü yaşarttın sana hemen bi kısmet lazım:) bak buradan sölüyorum,yumurcak; iyi aile çocuğu efendi terbiyeli,kötü alışkanlıkları hiiç yok(yok diğ mii??:)) bi de çok esprili..bundan iyisi şamda kayısı kızlar,arkadaşlar...artık görücez bakalım hadi hayırlısı:)

pinocuuum üzülme tabii ha bülo enişte ha benim koca..hepsi hemen hemen aynı cins:)

dalicannnım canım geldim geldim..bi oturup vakit bulsam neler anlatcem dee...ööle çok şey birikti ki aslında,yazmadıkça daha çok birikio..buradan bildiriim ben de..diyete başladım yeniden...aynı doktora..2 hafta oldu,yarın gidip tartılıcam görücem günümü:)onun dışında hayat heep koşturmaca..sakinledikçe yazıcam..anlatıcam...
öperim..hepinisi çok severim:)

Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
gaykedi dedi ki...

Aşk evlilik ve Felsefe.....(I)

Binlerce yıl boyunca hayatın, evrenin, insanın sırlarını arayan filozoflar küçümsemeyle "aşk" konusuyla hemen hemen hiç ilgilenmediler, insanın en temel duygularından birinin varlığını "önemsiz insanlara ait" bir mesele gibi gördüler.

Sadece mantıktan oluşmuş "duygusuz" bir dünyanın sırlarını çözmenin peşine düştüler.Evrenin bazı sırlarını sezseler de "insan" onlar için bir sır olarak kaldı.Aşk konusunu felsefenin sınırları içine çeken ilk filozof Arthur Schopenhauer oldu.Huysuz ve karamsar bir adam aşkın sırlarını aradı.Felsefeyle ilgilenmeye başladığında kendisinden önceki filozofların aşka hiç önem vermemiş olduklarını şaşırarak fark etti..

Aşk ortaya çıktığında "mantığı" yok ediyor, mantıklı düşünme düzenini parçalıyor, aklın kavrayamayacağı tuhaf bir kaos yaratıyordu.Felsefenin "mantık tutkusu", bu mantıksızlığın kapısından geçemiyor ve bu anlaşılması zor karmaşayı yok saymayı yeğliyordu."Aşk en ciddi işleri sekteye ugratiyor, hatta en büyük zihinleri bile kariştiriyor. Devlet adamlarinin müzakerelerine, bilim adamlarinin araştirmalarina burnunu sokuyor,en sofu din adamlarını baştan cıkartıyor,bir yolunu bulup bakanliga ait evraklarin arasina, filozoflarin müsveddelerine, küçük aşk mektuplari, saç lüleleri olarak ilişiyordu."Ve Schopenhauer, "mantigin" aşk karşisindaki yenilgisine "mantikli" bir neden buldu......

devamı.......Aşk ve Felsefe.....(II) ve (III) icin, http://gaykedi.blogspot.com/ bu ilk bölümüydü (I)

TalismanDiyette dedi ki...

Ya biraz evli insan faşistliği gibi olmuş bu ortam.. Yani yazı çok güzel fakat yorumlar bir acaip.. Bizim kocalarımız bu ortamda değer kazandı hobaa filan. Bekar bir insan okumamalı, moral bozucu..

nilly dedi ki...

Ya sen super birseysin :)
Yazilarini sondan geriye okuyorum su anda. Tam bir onceki yazindaki yorumumda degindigim seyi yazmissin. Ben 30'larina gelmis bir bekar olarak ayni seyleri dusunuyor ve yasiyorum.