Pazartesi, Mayıs 22, 2006

Türk'ün Türk'ten başka dostu yok..peki ya düşmanı?


Günlerdir,hatta aylardır aslında yıllardır izlemekle geçiyor ömrüm tüm olanları bu ülkede..

Bu blog tamamen eğlenceli,pozitif yazılar yazma amacıyla açıldı tarafımdan..Hayat zaten çok bunaltıcı, gülerek bakmassak bu üzerine üzerine gelen hayata hiç kolay olmaz yaşaması diye düşünüyorum..Tamam arada hiç mi canım sıkılmıyor, hiç mi bunalmıyorum, yazdıklarıma da yansıyor bazen, ama sonra hemen toparlanıyorum,sağlığım yerinde,sevdiklerim yanımda, daha ne isterim bu hayattan diyip,şükretmem gerek diye silkeleniyorum...

Ama ülkemin senelerdir izlediğim hali, son yıllarda,aylarda,günlerde içine girdiğimiz yol..Yol değil ki bana göre...Bu kadar düşmanı varken ülkemin bir de aynı toprakları,geçmişi paylaşan insanların düşman olması niye?

Senelerce izledi ben ve benim yaş grubumun insanları bu ülkede olanları..En azından biraz fikri vardı olan bitene karşı..ama sadece izleyip,fikir yürüttü yaşanan tüm hadiselere..Bizden sonra gelen nesil ise hepten apolitik ve yaşanan olaylardan bihaber büyüdü..Şimdi tamamen geçmişten kopuk bi nesil var ülkemizde..Geçmişi hatırlamayan, geleceğe odaklı...Fakat şimdi anlıyorum ben, geçmişi bilmeyenin geleceği olamaz sözünü..Geçmişte yaşanılanlar, bu ülkenin nasıl,hangi şartlarla kurulduğu, hangi aşamalardan, hangi zor dönemlerden geçtiği, bu ülke ve insanları üzerinde nasıl oyunlar oynandığı bilinmezse, şu yaşadığımız günlerin vahameti ve geleceğe yönelik kaygı yaşanmaz ki ...

Eğer benim kendi halinde sadece dini inancı gereği başörtüsü takan komşum ; hiç bi ideolojik veya politik görüşe yakın olmasa da bir gruba otomatik olarak başörtüsü taktığı için dahil edilecekse, ben başımı kapamadığım ya da açık yakalı bi bluz giydiğimde bazı çevreler tarafından dinim ve inancım araştıralacak,eleştirilecekse, gayet güzel anlaşıp giden bu iki ''normal'' insan zorla, ülkeyi kaosa sokmak için anlamsız tartışmaların içine konulmaya çalışılacaksa...Huzur kaçtıysa bu ülkede..Cinayetler ''başörtüsü'' kılıfı ile devletin yargısına kadar uzandıysa...
Silkelenmenin vakti gelmiştir çoktan..

Sadece izlemek beni rahatsız ediyor artık..İzlemek ve canım ülkemin düştüğü ve gittiği hale sessiz kalmak bana, bize, bu ülkeyi seven ve geleceğinden endişe duyan insanlara zarar veriyor artık..Sessiz kaldıkça biz, birileri bu ülkeyi babasının çiftliği sanıyor..Hep böyle oldu senelerce, ama bu çifliği artık birileri yangın yerine çevirmeye başladıysa, o birileri, bu ülkeyi yakmadan biz o ateşi söndürelim artık...

Bir daha O'nun gibisi gelmeyecek artık..eminim...Ama büyük önderimizin ve kocaman yürekli büyük Türk halkının, dedelerimizin canıyla dişiyle savaşıp koruduğu güzel ülkemiz, kurduğu cumhuriyetimiz tehlikeye düşüyosa, hele ki yine bu ülkede yaşayan insanlar tarafından tehlikeye düşürülüyosa, O'nun tırnağı olacak birini bile beklemeyi bıraktım ben..Bu vatana,düzene,huzurumuza yine biz sahip çıkarız, çıkmalıyız o zaman..

Ben, ilerde doğacak çocuğuma daha güzel şartlar nasıl sağlarım diye düşünürken, kim , hangi hakla, bizim içinde yaşadığımız bu ülkenin şartlarını , düzeni bozmaya kalkabilir, hangi hakla en basidinden başörtüsü gibi herkesin dini iradesine bağlı olan bir olguyu kalkıp da düzen bozucu, halkı bölücü, ülkemi tehdit edici bi unsur haline getirebilir? Kim???

Çocuğum, güzel günlerde yaşamalı..en azından benim yaşadığım kadar güzel bir ülkede yaşamalı...Başörtülü Aysel Teyze ve mini etekli Ece Ablası olmalı çocuğumun da...Din siyasete karışmamalı bu ülkede, karıştığında olanlar ortada..Kabadayılar da siyaset yapmamalı bu ülkede, kabadayı olup da sonuna kadar korumalı cesaretini..bi laf dedi mi korkmamalı, halkın arasına karışmayı başarmalı..ama tepkilerden korkup halkın içine çıkamıyosa, zaten o halkın adamı hiç olmadı..

Nasıl yapmalı , ne yapmalı bilmesem de..Bu ülkeyi, huzurumuzu korumak için dimdik ayakta durmalı, artık sessiz kalmamalı..Uyanmalı artık , geçmişten ders almalı, O'nun sözlerini tekrar tekrar okumalı, geleceğe yönelik umudumuzu birlik olarak tekrar kazanmalı...

10 yorum:

Aslicin dedi ki...

Ben de sobe görevimi yerine getireceğim.

Eline, diline, güzel düşünen beynine sağlık

uzay dedi ki...

hepimiz böyle yürekten katılıyorken buna daha cok kenetlenmemiz gerektigine inanıyorum ben..tıpkı bugün bu rahatlıkta yasamamızı saglayanlar gibi!!

uzay dedi ki...

hepimiz böyle yürekten katılıyorken buna daha cok kenetlenmemiz gerektigine inanıyorum ben..tıpkı bugün bu rahatlıkta yasamamızı saglayanlar gibi!!

uzay dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
uzay dedi ki...

waaoowww benim yorumlar üçer üçer gidiooo annadım ben:)

cem dedi ki...

seni gazteye yazar yapsalar 2 sayfayi sana vermeleri lazimdi kose yazilarin icin crystal =) sende dusuncelerini benim gibi uzun ama benden daha guzel anlatiyorsun yalin bir dille aynen bu konu hakindaki dusuncelerin gibi.

tek ekliyecegim crystal, ataturk'un tirnagi kadar olacak kisiyi artik beklemiyorum bizler birseyler yapabiliriz demisin, zaten ataturkte onu istemedimi bizden? birini beklemek yerine onun cizdigi yoldan gitmek en onemlisi, bunu yapmak icinde kimseye ihtiyac yok degilmi?

ataturk bak bu konu uzerine sevdigim 2 aciklamasi var:

"Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz."

"İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal... İkinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!"

o yuzden ne onun gibi birisini bekliyelim nede oturup kalkip onu 10 kasimlarda yada boyle orumcek beyinlerin cumhuriyete SIKTIGI kursunlarda analim yasatalim ve izindeyiz diyelim.

sadece gunluk yasamimizin bir parcasi haline getirelim onun fikirlerini ve yasam felsefesini.

Aa! Deli mi ne? dedi ki...

Teşekkürler Gristalim.

Ama yazımı eksik okumuşsun,

tekrar bana gelip yoklama defterine adını "burdayım,katıldım"diye yazdır.

Biz senin adam öldüren uzunluktaki yazılarını satır atlamadan okurken iyi ama dimea?

Toplu İğne dedi ki...

kristalim,
bak ben hep diyorum ki bizim bizden başka dostumuz yoktur lafı koskoca bir fiyasko. bilakis bizim bizden başka düşmanımız yok. düşmanı uzaklarda aramayalım. düşman (ki ben ona yılan diyorum-çünkü koynumuzda besliyoruz)içimizde.bu memleketin şartlarında okuyan, karnını doyuran, üniversitelerde okuyan, para kazanan bu yılanlar sonra çıngıraklı olup sokuyorlar bizleri. düşmanı aramak için uzaklara gitmeyelim. düşmanı hep en yakınında olandır derler ya ne kadar da doğru. yılan bizi sokmadan başını ezmek lazım; ezsinler, ezelim, ezdirelim

hayal dedi ki...

Ne kadar doğru ne kadar gerçek. Çok sinirlendim, yani zaten bildiğim ve hep düşündüğüm şeyler bu yazılanlar. Ama böyle dannn diye tekrar okuyunca sinirlendim işte ne yapayım. Zaten Türkiye Cumhuriyeti'ne de kurşun sıktılar (bence adalete yapılan saldırı cumhuriyetin ta kendisine idi), bu ülkede artık herşey mümkün.

yalnızlar kraliçesi dedi ki...

bu ülkede sizin gibi genç aydın gerçeği gören kişiler oldukça elbet bu olanlar da aşılır sevgili kriss. ecevit in en iyi yaptığı şeylerden biri de cumhurbaşkanımızı bize kazandırmak oldu. demirel i çok istemişti görev süresi uzatılsın diye ama...
devletimizde uzanıp ta düşüncelerini oturtamadıkları kurumlar var. bizler gibi aydın insanlarla da gerici ülkeyi geri götürmek istedikleri fikirlerini içinde boğulurlar.