Perşembe, Mayıs 18, 2006

bir başkadır benim ilk Bodrum Tatiliiiiimmmmmm....:)


Evdeyim ya hamaratlığım da tuttu yaa, dolapları temizliyim,eski kutulara bakiim derken, tam 13 sene önce annem ve babama yazdığım mektubumsu notu ve şiiri buldum.Tam da Kuğu hanım Bodrum ,19 mayıs ve genç olmak üzerine bi post yazmışken, denk geldi işte..Sene 1993, Mayıs ayının 3'ü ..saat 8.30 da yazmışım...Lise 1deyim ve Bodrum'a daha hiç gitmemişim, ailemden ayrı tatile gitmişliğim 2 okul gezisi ve 1 gençlik kampıyla sınırlı..ve 19 mayıs 1993teki okul gezisine katılmaya hevesliyim..Bizim okulun gezisi olacaktı Bodrum'a, ama ne hikmetse iptal olmuştu, ve ben de illa gidicem ya bi şekilde, mahalleden arkadaşımın okulu olan bir Fransız Lisesinin turuna , o arkadaşımla gitmeye can atıyorum..Ama annem çok ters bakıyo bu olaya, hadi kendi okulum olsa neyse , belki bi derece, izin verecek bi ihtimal ama turu düzenleyen ve gidecek olan okulla o arkadaşım hariç başka bi bağlantım da yok:) Ben de naapıyorum, hemen kaleme kağıda sarılıp bir notçuk ve bir şiircik yazıp ,sabah servise binmeden yemek masasının üzerine koyup evden merak ve heyecanla çıkıyorum,akşam gelince ne diicek annemler diye tüm gün merakla okulda bekliyorum:)

Mektup ve şiir de şöyledir :

Canım Anneciğim!
Belki bu notu okurken güleceksin, belki kızacaksın.Biliyorum bu not senin kararını değiştirmez,hatta belki dil döküp duygu sömürüsü falan yaptığımı sanıp iyice kızabilirsin.
Haklısın,Bodrum'a gitmem sınırları zorluyor.Ama ne bir daha 15,5(onbeş buçuk) hatta 16 yaşında olacağım,ne de lise yıllarıma geri dönebileceğim. Şimdi benim saçmaladığımı düşünüyorsun ve uçlarda olduğumu düşünüyorsun.Hem Yay burcu insanı böyle olurmuş,napıyım!
Ne diyordum,bu gezi benim için herşey değil ama ileride anlatacak çok güzel bir anı!Ve sakın bu geziye katılırken,sizi suistimal ettiğimi falan sanma, çünkü gerçekten böyle bir geziye hazır olduğumu düşünüyorum,zaten beni İngiltere'ye göndermek istiyorsunuz,hazırlık olur!İşte böyle anne,şu an içimden geldiği gibi yazıyorum.Senin, ne kadar katı olsan da hep benim iyiliğimi düşündüğünü biliyorum ve bu isteğimi benim lehime çevireceğini umuyorum.X(arkadaşım) hazır,bekliyor! Ama ben, göndersen de göndermesen de SENİ SEVİYORUM(ama ne olur gönder)

şiire geçmeden nottaki anneye yağ çekmenin inceliğine,ama bi yandan alltan girip üstten çıkmaya hayran kaldım:) Ama en çok, yaşımı hem sayıyla hem yazıyla yazarak sanki çok büyük bi yaşmış gibi altını çizmeme bayıldım.Komik bi çocukmuşum vesselam:)

Şiir:
''İSTEKLERİM (Annem ve babama ithaf!)
Hep bu istekler mahvetti beni
Düşünmeden istediğim,deli gibi!
Hep bu istekler üzdü beni
Hayal kurdum ama çoğu hayalden öteye gidemedi

Hep bu istekler yıktı beni
Yaşamımı onlarla düzenledim
Onlarsa bozdu düzenimi

İsteklerdi annemle tartışmama sebep
İsteklerdi babamın sinirlenmesine gerek
İsteklerdi benim gözyaşlarıma renk

Hep bu isteklerdi
Benim kırılmama yol açan
Annemle aramda derin uçurumlar sağlayan
İsteklerdi sevginin yıkılmasına çalışan

N'olur isteklerim bu sefer sevindirin beni
Hayalden öteye gidip,yaşayayım gerçeği
Ama bu arada üzmeyin babamı annemi
Çünkü çok seviyorum ikisini ve isteklerimi!''

Hayır , isteklere insan muamelesi yapacak kadar salak mıymışım nedir, bir kişilik vermişim kendi isteklerime, bravo valla bana:) Çok uyduruk bi şiir olduğu doğrudur ama burada amaç tamamen Bodrum'a gitmek ve ebeveyn iknasını sağlamak olduğundan biraz daha zorlasam beste yapıp dans koreografisi bile uydurabilecektim sanırım:)

İşte böyle edebi bi izin koparmaya çalışmıştım tam 13 sene önce annemle babamdan..Sonuç tab ki olumlu oldu:) Annem beste yapma ihtimalimden korkmuş olacak ki, aman dedi gitsin çocuk, ama tabi önce gitti o okulun müdür yardımcısıyla falan görüştü, sözler alındı, ve ben geziye gidecek sadece 1 kişiyi tanımama rağmen Bodrum hayalim öyle derindi ki izin aldığımı öğrenince çıldırdım sevinçteeen:) Sonuçta kendi okulumla deli gibi eğlendiğim bi Ankara gezisine gitmiştim, tamam Bodrum'a da lise arkadaşlarımla gitsem,kendi grubumla olsam süper olurdu ama, bu mahalleden arkadaşım X le gidiyosam, o zaman onun arkadaşlarıyla kaynaşır eğlenirim diye düşündüüümm..Ama bi konuda yanılmışımmm, gezinin ilk dakikası anladım fekat geç olmuştu:)Hani, insanı tatilde tanı derler ya, ben de bu çok sevdiğim mahalle arkadaşımı,daha çok yaz tatillerinde görüp güzel vakit geçirirdim, ama okul arkadaşlığı başka bişi tabi..Okul ortamı farklı bişi tabi..Benim okulda halim ne ise sokakta oynarken de aynı delilikte bi insandım..Ama meğer bu canım arkadaşım mahallede bana çok tatlıydı ama ya okulda?

Bodrum'a gidicem diye sevinçle annemin boynuna sarıldıktan sonraki 2 hafta boyunca okul çıkışları alışverişlere gidildi yine güzel ve eli öpülesi yüce insan annemle:) Hiç unutmam, o zamanlar Benetton'un polo yaka yakası başka renk kendi başka renk fosforlu renklerde t-shirtleri vardı, ben de ondan ve altına da o yaka renginden turuncu çok güzel kıpkısa bi şort almıştım..Altına da aynı renk espadril mi giyiodum şimdi hatırlayamadım bak:) Neyse bikiniler ,terlikler alındı,kot,şort herşey hazıırr..Bavul da yapıldı vee, sabah erkenden Harbiye'ye gidildi..Annem ve babam endişeli, ben heyecanlı..Otobüsler kapıları açmış,liseli yüzlerce tip otobüsün etrafında, bavullar yerleştiriliyo,herkes gülüşüyo,ben de merakla arkadaşıma bakınıyorum, bi an önce görsem de arkadaşlarıyla tanışsam da keyifle maceralı yolculuğa başlasak diyee...Neyse arkadaşımı gördüm bi otobüsün yanında ailesiyle..Benden farkı yok, benim gibi yabancı gibi duruyo kendi okul arkadaşlarının yanında..Beni görünce sevinçle kucakladı..Ben de sınıf arkadaşları henüz gelmedi herhal diye düşündüm..Neyse otobüse bavulları verdik,annemlerle öpüştük,vedalaştık,bindik otobüse yerimize oturduuk..Neşeyle herkes bağırış çağırış biniyo otobüse,ben ve arkadaşım hariç herkes birbiriyle şakalaşıyo,nası sıcak bi ortam, ama benim arkadaş ortama benden daha yabancı..Henüz otobüs kalkmamış ve ben acı gerçekle karşı karşıya kalmıştım,canım arkadaşım walkmani kulağına takıp,amma gürültü yapıyolar diyince bana,o neşeli otobüs ahalisini,yani kendi okul arkadaşlarını kastederken...İyi ama ben son okul gezimde türlü fırlamalıkların kahramanlarından biriydim,otobüste eğlenmeye başlamiceksen nerede eğlenicektin ki..Hayır, bi selam bile vermeyen bu insanlar ile bu tatil nası olacaktı ki,ben bu Bodrum tatilinin otobüsünde gariban gibi koltukta sinerek geçirmeyi planlamamıştım kii..diye düşüncelere dalarak mutsuz bi suratla annemlere el sallamışım..Annem o an anlamış derdimi ama yapacak bişi yoktu,bindin o otobüse,gidiyodun kıyamete demişti sonradan:)

Tüm yol boyu, epey bi saat ediyo bu, özenerek seyrettim şarkılı türkülü bol şamatalı otobüs ahalisini,insanlar öyle yok sayıyodu ki arkadaşımı,ve dolayısıyla onun arkadaşı olarak beni, mola yerinde tuvalete girsek, otobüs de kalksa yokluğumuzu farkeden olmazdı o derece..Ben de tüm molalarda tuvaletlerden uzak durarak bişi içmemeye gayret ederek geçirdim o seyahati:)Arkadaşım ise kulağında walkman, bazen uyuyarak bazen hayallere dalarak,benim gibi geveze bi insanla pek konuşmayarak kafamdan geçen tüm düşüncelerin içimde kalmasını sağlayarak çatlattı beni yol boyu:) Otele vardığımızda mutsuzluk ve uykusuzluk had safhadaydı bende..Hele oda seçimindeki hayal kırıklığım kendi okulumu ve arkadaşlarımı ciddi derecede aratır olmuştu..

Kimse bizimle aynı odada olmak istemedi..kimse..Biz kala kala, yine kimsenin tercih etmediği ve yok saydığı 2 kızcağız ile aynı odada olmak zorunda kaldık..İki ''neden bu geziye katıldığı anlaşılmaz'' kızcağızz:)Hiç alışık olmadığım bir grup dışı kalma halim vardı ve nitekim bu hal olağanüstü hal olarak sadece bi kaç saat sürdü..Odalara yerleştikten sonra akşamüstünün güzel güneşi vurduğundan Bodrum'a hayallerimin tatil beldesine, uyumayı düşünen arkadaşıma çıkışarak , 3 günlük tatilde uyuma lüksü yok canım benimm dediim, ve zorla bikinileri giydirerek, deniz kenarına indirdim arkadaşımı..Orada pek çılgın eğlenen 3 kız gördüm indiğim an, aradan 15 dakika geçmemişti ki kızlarla akşama giyeceğimiz kıyafetleri tartışır ve nereye gideceğimizi planlar olmuştuk..O ara öğrendim ki bu otobüste selam vermeyen kızlardan biri arkadaşımın sınıf arkadaşı,diğer bi alt sınıftan bi kız ve diğeri de o kızın kuzeni,benim gibi dışardan gruba dahil olan ama benim gibi kabus bi yolculuk geçirmeyen bi kız..Bi anda hatırlamıyorum nası samimi olduk, gülmeye başladık,arkadaşım şokta bu arada, kendi sınıf arkadaşıyla yaşadığımız bu samimiyet ile ilgili..

Akşam yemeğinde aynı masayı paylaştık kızlarla,o güne kadar çok makyaj yapmamış bana makyaj yaptılar,bi güzel süslediler bi de bu kızlar, ve daha ilk geceden çok eğlenmeye başlamıştıık..Otel Bodrum'un içine çok yakın olduğundan yürüyerek Hadigari'ye(ahh ah o zamanlar ne güzeldi:)) gitmeye karar verdik, ama bu arada aynı otelde çeşitli Fransız,Alman okulları ve öğrencilerinin olduğunu, bu gruplardan bi kaç yeni yetme delikanlı kardişimizden yemekte, masamıza gönderdikleri şarapları (şaraplar yemekle tabiki bedava verilen şaraptı,öğrenci kişilik için güzel yöntem:)) görünce çok maceralı bi 3 güne başladığımızı anladıık:)

Neyse,biz bu yeni arkadaşlarımız ve benim canım arkadaşım , bi anda bu oteldeki bi kaç genç çocukla Bodrum'a yüricez derken ,taksiye binmiş olduk..Sonra nası yaptık hatırlamıyorum ama onlardan kurtulduk ve barları gezmeye başladık..Benim o güne kadar olan bar tecrübem daha önce anlattığım gündüz diskosundan ibaret ama ohoo sanki kırk yıllık alemci gibi meyva kokteylleri elimde, dıp dıs dıp dıs dans ediyorum kızlarla, nası eğleniyorum içim kıpır kıpırr:) Meyva kokteyllerine alkol koymalarından da olsa gerek hafif çakırkeyf de oluyorum ilk defaa..

Sonra yoruluyoruz bu yeni samimi olduğum kızlarla, otele dönüp orada havuz kenarında sabahlamaya karar veriyoruz..Hadi yürüyelim otele diyoruz,bu arada daha girdiğimiz ilk barda, benim arkadaş habire bana ağlamaklı sesiyle ayakkabı acıtıyo,başım ağrıyo,uykum geldi şeklinde yakarışlarda bulunuyo..gidelim de gidellim otele dönelim die Bodrum'a iner inmez başlıyo söylenmeyee,ben de yeni girmişim gece hayatına, ilginnç bişi olarak etrafımı seyrediyorum,kafamda Bodrum'a bi yer edindirmeye çalışıyorum,sırası diil ki ama hemen otele dönmek diye kızıyorum arkadaşıma..Otele dönmeye karar verince seviniyo bizimki, yürümeye başlıyoruzz, yolun ortasında kızlarla çan çan çene çala çala giderken, bi bakıyorum arkadaşım yok yanımda..Dönüyorum arkama bakıyorum, yine ağlamaklı, ayakkabı acıttı,yürüyemiiceem, diye sızlanıyo..Tamam o an tüm gece ağlamaklı sesini duymanın siniriyle haksızlık etmişim ona o sıra, hayır diyorum yüricez yaaa, vızırdama geell...Ama hayalimin tatili ve ben ağlayan bi ses duymak istemiyorum,üstelik onun okulda ağlamaklı bi insan olduğunu öğrenmişim..Mesela, kantine gidiyo bu arkadaşım,tenefüste, sonra sınıfa geliyo,biri yerine oturmuş ön sıradaki arkadaşıyla konuşuyo,sınıf arkadaşları ama bu konuşanlar,bizimki geliyo ''kalkarmısın burası benim sıram'' diyo..böyle bi tipmiş meğer benim arkadaş lisede..Benim tam ama tam tersiim..Hani ters kutuplar da anlaşabilir ama zor yaa zor bi insaan:)Ben o tatil anlıyorum ne kadar zor olduğunu:)

Neyse,zor bela, bizimki arkada ağır aksak yürüyerek, varıyoruz otele,odalara çıkıyoruz,kızlarla sözleşiyoruz bikinileri giyip inicez havuz kenarına, bi grup var aşağıda teyp getirmişler havuz kenarında parti veriyolar,ona katılıcaz..Hemen ışık hızıyla üzerimi giyiniyorum kii, bizim kız geceliğini giymi yatacak,diyorum X hayrolaa, hadi giyin üzerinii..havuza inicezz..Kızcağız aa olmaz hasta oluruz gece gece diyo..Ya hadi ama uyumayalım bu gece,aşağıda eğlenicez diyorum..bu yok diyo, ben yatıcam sen git..Hayır hayır ısrar ediyorum..Yok diyo ısrarla..Ben diyorum ki ama Xcciim,ya telefon çalarsa odada, babam ararsa, o zaman açma telefonu..Çünkü sen odadasın,ben yokum, delirir babam valla,geliverir Bodruma ertesi gün:)..Açma telefonu çalarsa o zaman diyorum..AA olmaz benim babamlar arayabilir,açarımm diyo..Ya açma deli misin, babam çıkarsa ne diicen diyorum..Havuza giriyo derim diyo..Saat gece 1 de falan! ..Ben bunu duyunca, tüm 24 saat boyunca ondan yana oluşmuş ola hayal kırıklığımın etkisiyle..Hayatımda ilk ve son kez, bi kız arkadaşımın üzerine yürüyorum..Bikinimi giymek için pantolonu çıkaracakken belimdeki kemeri çıkarıp yürüyorum hem de arkadaşımın üzerine!Delirmiştim sanırım, naapacaksam:) hayatta da bi kız kavgası yaşamışlığım yoktur,kimseye vurmuşluğum da:)..Kızcağız zaten ince narin bi kız, gözleri büyüyo beni öyle görünce, çığlık atınca anlıyorum yaptığım eşekliği! Hemen kendime gelip özür diliyoruum,o da üzülüyo, ikna oluyo, giyiniyo bikinisini, iniyoruz havuz başına..

Aşağıda eğlence,parti süper, herkes battaniyelerini de almış,tepede yıldızlar,karşımızda tüm ışıltısıyla Bodrum, hayatımın en özgür gecesi ve çok mutluyumm,kızlarla şarkılar söylüyoruzz..bu sırada tabi ki benim canım arkadaşım üşüyo,ve benden özür dileyerek saat de gecenin 3ü olduğundan babamın arama riskinin geçmesinin rahatlığıyla odaya gidiyo uyumaya..Ben? Ben, annemin özel olarak görüştüğü müdür yardımcısına dediği gibi çok bilinçli,sorumluluk sahibi,akıllı uslu ben:) Bodrumda ilk gecemi, o kalabalık parti grubu üşüye üşüye 4 kız kalıyoo, o ilk gecemi 4 kız, otelin havuz kenarındaki şezlongta uykuya dalarak geçiriyorum..Sabah ezan okunuyo sanırım, ben gözümü açıyorum, meyva kokteyllerinin etkisi hala geçmemiş, karşımda bir asker elinde tüfekle üzerimize geliyo görüyoruum.Kızlara bağırıyorum uyanın askerlerrrrr diye:) Sonradan anlaşılıyo ki o abi havuzu temizleyecek olan bi abi elinde de havuzu temizleyecek sopa gibi bişi var, ilk gecemin sabahı böyle bi kabusla başlıyo:)

Sonra sabah kahvaltısına hazırlanmak,kendimize gelmek için odalarımıza çıkalım diyoruz,Koşa koşa hocalara da sesimizi duyurmadan, odaya giricez..Kızlar giriyo..Ya ben?? benim canım arkadaşım uyumuş,bizim odadaki diğer 2 kız zaten top atsan uyanmaz tipler..Cama tıklıyorum..önce hafif sonra yüksek sesle arkadaşıma bağırıyorum..yok yok yook..duymuyo...saat sabah 6 ,ben bikinilerle kapıda kalıyorum:) Sonra tanışalı Henüz 24 saat olmuş kızların odasında buluyorum kendimi, bizim kız uyanana kadar o odada konaklıyorum..

Zaten o sabahtan sonra bizim kızı kahvaltı ve yemeklerde görüyorum sadece..Hayatımda olmadığım kadar umursamaz oluyorum, onun okuluyla gittiğim turda arkadaşımı kaderine bırakıyor, onun arkadaşlarıyla eğleniyorum..Sonra geri dönerken öğreniyorum ki bizim kızın başına gelmedik kalmamış,zaten bünyesi zayıf, bi de güneşten çok yanmış, komalık olmuş,hastaneye bile gitmiş...O an bile onun yanında olamıyorum..Çok ama çok bencil oluyorum..hayatımda ilk ve belki son defa o derece vurdumduymaz...Çünkü aşık oluyorum.. 3 gün de olsa ..Bodrum'u ve aşkı doyasıya yaşıyorum...

Tamam,gerçek aşk olmasa da, o an ben onu aşk sanarak, nası mutlu ve heyecanlı geçiyo Bodrum tatilim..
İyi ki o şiiri yazmışım, iyi ki annem babamı bu 19 Mayıs tatiline ikna etmişim diyorum..

Sonra İstanbul'a döndükten sonra, bi süre görüşmesek de o arkadaşımla, o ne kadar hayatta en ufak bişeyden mutsuz olarak yaşasa da ben o kadar mutlu olmaya çalışıyorum..ama yine de bu arkadaş olmamıza engel değil..Benim onu o tatilde ihmal etmemin de engel olmadığı gibi..Aşıktım ya, lise döneminde aşk herşeyi afettirir:)..Tekrar barışıyoruz arkadaşımla, hala da görüşüyoruz ara ara..Bi daha tatile çıkmadık beraber ama:)

yazmışım ya notta ..bu gezi benim için herşey değil ama ileride anlatacak çok güzel bi anı ..oldu ..evet:)

19 mayıs,Bodrum..gençlik..güzel şey bee..

Herkesin 19 mayısı kutlu,mutlu olsun şimdiden..genç kalın,spor yapın:p

24 yorum:

Yumurcak dedi ki...

Eh be kırıstıl hanım, bi tatil hikayesi anca bu kadar güzel anlatilirdi :) cok güldüm cook :)

Yumurcak

annelog dedi ki...

Çok güzel anlatmışsın tine biryana da, okurken ne düşündüğümü yazmak istiyorum. Umarım kızmazsın. Kızım da yay burcudur ve senin o yaşta yazdıklarını ve yaptıklarını okurken, biz de ileride buna benzer şeyler yaşar mıyız acaba diye düşündüm Crystal. Kızım aynı şeyleri yapıyor babası ve ben ne tepki veririz diye düşündüm. Herhalde çok benzer yaşardık. Kısacası, kızımın ileride ne düşünüyor olabileceği ve nasıl tatlı, hayat dolu bir insan olabileceğinin sinyallerini aldım. Teşekkürler:)

annelog dedi ki...

tine değil tabii, yine olacak:)

yaz dedi ki...

:)) yani varya kricim koptum sabah sabah :) ben en çok şiirine güldüm. Özellikle şu kısmına :) ""Hep bu istekler yıktı beni/Yaşamımı onlarla düzenledim/Onlarsa bozdu düzenimi""
ne diyim sana bilmem ki :)) hala gülüyorum yahu :))

vintage biscuit dedi ki...

uzun ama okumaya doyamadığım bi yazıolmuş buuu . eğlendim çokk burdaaa :)))

ibeking dedi ki...

kızım sen daha o günlerden işini biliyomuşun....o mektubun politikliği, bir anneye en mükemmel şekilde emri vaki yapma tekniği..tebrik ediyorum crycim walla....

bende antalyaya gitmiştim okul gezisiyle....gece kasçtığımız barda isal olmuştum...kabus gibiydi...

sonra bi kere de italyada okuduğum lisedeki kızlarla kaçtık gece otelden...bi bara girdik..bi de ne görelim...gay barmış meğersem..ne bahtı karayız diye tıpış tıpış dönmüştük otele..o gezidede kabızdım hiç unutmam...malum olayı gerçekleşitrince bütün sınıf beni alkışlamıştı...

not: herhalde şimdiye kadar yazdığım en uzun yorum oldu

huysuz ve tatlı dedi ki...

"seni seviyorum, ama ne olur yolla" ha :) çok alemsin sen ya :))

Tuna dedi ki...

Ay süpersin Cry ya, çok gülerek okudum, bir yandan da arkadaşına acıdım, umarım lise hayatı gibi geçmemiştir bütün hayatı.

Bende gençken bodruma gitmiştim bir arkadaşımla, babam eniştemin oteline yollamıştı beni, saat 8'den sonra otelden çıkmak yasak ama. Neyse otel görevlileri ve eniştem bir olup çıkartırlardı bizi otelden, sabaha kadar gezerdik. Hey gidi günler hey

Age35 dedi ki...

Bende aynen annelog gibi düşündüm okurken ...Bizimki de crystal aplasına benziycek garanti dedim...İnsan nası bu canım mektuba hayır diyecek kadar taş kalpli olabilirki.Bayıldım o yaştaki ikna gücüne..Ayrıca anne ve babanı da çok merak ettim .Çünkü espri yeteneğinin ben aileden geçtiğinide düşünmekdeyim nacizane..

cadı dedi ki...

Kitabın ne zaman çıkacak cancağızım:) İmzalı ilk baskısından hemen isterim! Benide o günlere sürükledin, sanki okumadım izledim seni..

cakiltasi dedi ki...

Bodrum böyle gözünü döndürür adamın, kızcağızı paralıyormuşsun az daha, vahşi kristıl. Sırf bunları bizlere yazabilmek için az fedakarlık yapmamışsın gençliğinde, bravosun, gözlerim doldu :)

zeyno dedi ki...

Önce mektup için kutluyorum. Ne kadar dozunda yazılmış:) Anne yüreğini tam da ortasından yakalayabilmiş.Şiir de mükemmel:) Gezi macerasını çok keyifle okudum. Ve işin ilginç tarafı, kızım ilk gezisine, Antalya, ya gidiyor 19 mayıs günü. Üç gün kalıcaklar ve ben kızımı orada neler olucak diye merak ederek düşündüm. Bu yazın bana fikirler verdiiii....O'nda heyecan dorukta bende de merak..

beetlejuice dedi ki...

yine kopardın beni yaa :) şiirine bayıldım :) mektuba girmek bile istemiyorum :) çakal seni ana yüreği bilmemne kıyamaz kızına derken duygu sömürüsünün kralını kullanmışsın :) şu arkadaşına çok uyuz oldum bunun bi alt modeli bende var aman soğuk üşürüz aman yoruldum ayakkabım...mıy mıy mıy sanırsın 50 yaşında.benimki başak burcu sanki tüm başaklar böyleymiş gibi geliyo artık.bi daha tatile çıkmayın zaten :) uzaktan sevin birbirinizi :)

Toplu İğne dedi ki...

kristalim, koptum valla. hele ne hin mişin sen anneye yazdığın mektup bir harika. yaş 15,5 (onbeşbuçuk) ha? yesinler...laf ebesi seni ne olcak! eminim harika bir tatil olmuştu. ben de lisede babamı zor ikna edip kıbrıs turuna gitmiştim tüm lise 2ler. kendimizi bi b.k sanan bir sürü şapşaldık. ve de 80li yılların o iirenç kıyafetleri üstümüzde. saçlar da cabası. hey gidi günler hey. otelin havuzuna konuşlanmıştık, sabaha kadar ve ben kıbrıs tatilinin son 2 günü bademcikleri karpuz kadar olmuş, otel odasında 40 derece ateşle yatar bir şekilde eve dönmüş ve evde 3. dünya savaşı çıkmıştı. valla geçmişe döndürdün beni, iyi ki yazmışsın bu anıyı

burcu-mutfak camı dedi ki...

Crystal yine süpersin ya. mektuba bayıldım. benim oğlum bana öyle bir mektup yazsa ben de kesin gönderirdim tatile.Şiirin de bana Orhan Veli'nin Beni bu güzel havalar mahvetti diye başlayan şiirini hatırlattı.tatil anıların ise muhteşemdi.sevgilerimle...

gazel vakti dedi ki...

Bizim okuldada böyle bi gezi olmuştu ege_akdeniz gezisi.Bu arada sen benden bi yaş küçük çıktın.Ben 93'te lise ikideydim.Hey gidi gençlik.İŞte ben bizim lise ikideki bu okul gezisine gitmek için izin almayı aklımdan bile geçirmemiştim. Köpekler gibi pişmanım. Doğru evlenip çocuğumla gittim bodruma ama ne hazcet bi kıymeti kaldımı 15,5 yaşında ayrı bi güzel olurdu.Ayy ne yicek bu çocuk amanm yanmasın, aman uyusun.Ayy çocuklu gidilmez şeklinde devam edilir.İyi etmişin arkadaşım ohhh sefan olsun.

d@li dedi ki...

helal enerji yumağım bak 15,5 yaşında döktürmeye başlamışşın kağıda :) Kitap istiyom ben artık bu blogculuk olayınıda aştın sen
Bu arada Blogun dizaynıda pek bi güzel olmuş. Güle oynaya yazalım.

bak hemen ilk olarak kıymızı pisikletle geçen anılarını yazmaya başlasan :) beni blogculukla falan kandıramazsın hem resim çizmeyi falan bırak sen. ben dali, salvadoruda buldum mu çizerim resimleri
"sanatsız bir toplum ağaçsız ormana benzer" kristil hanım ekler yazmışın..
ben de senden hemen bir kopya çekeyim.
dali kardeşin ekler
enerji yumağından kitap bekler
ilk imzalı kitap bana :)))
öptüm enerji yumağım.

mayonez dedi ki...

bu yazını okuyalı 2 gün oldu ama ancak yazabildim..çok içten ve sıcacık bir yazı olmuş ellerine sağlık..hiiiiç bitmesin bu deli dolu halin ve hayat neşen..okunmaktan zevk alınacak bir hayat yaşa her zaman:)

bonafide dedi ki...

bayılıyorum senin şu kötü durumları bile avantajlı güzel hale getirebilme yeteneğine. azcık da o kız arkadaş faydalansaymış ya durumdan.

vedazamani dedi ki...

hu huuuuuuuuuuuu
ben geldim :))

hepimizin 19 mayis genclik ve Ataturk'u anma bayramimiz kutlu olsun.

seni ozledim giristilim.
cok guldurdun beni yine.
operim seni ben.

KUGUU dedi ki...

Vedaaa gibi ben de dondum yerime yurduma 3 gun sonar ve bende oZlemle seni beni onu herkesi okurken yine cok guldurdun beni CrystalCHcigim:) Ya senin bu seneki 3 gun nasil gecti hadi onu da anlat bakalim.
KuguboynuN:)

crystalsdreams dedi ki...

Yumurcak,daha devamı var hikayenin de tam anlatamadım,ona daha çok gülerdin:)

Annelogcum,yay burcu iyidir,en güzel burçtur demiştim ben sana:)kızın için hiç endişelenme,yaramazlık yapar,belki azıcık çılgın olur ama sizi üzmez hiç, emin ol:)

Yazcım,ben de o şiiri tekrar okuyunca koptum, ne manyakmışım yahu:)

vintagebiscuit,bende daha ne uzun yazılar var,sen bi de arşivi oku bak:)

ibocum,e anılar canlanmış tabi uzun olcek yorumun:)senin bu tatillerde bağırsak problemin devam ediyo mu onu merak ettim ben asıl:)

huysuzcum,nası son yapmışım mektuba,hiç emrivaki yok di mi:)

tunacım,yok Allahtan liseden sonra daha güzel günleri oldu,oluyo arkadaşın:)

ageciim,tanıştırıcem seni komşularınla,anne de baba da ayrı alem bende evet:)espri yeteneğinin dışında pot kırma özelliği,enteresan olaylar içine girme özelliği de anneden geliyo bana:)

cadıcımm,kitap diil de film mi çeksem acaba diyorum:)teşkür ederis efenim iltifatınız için:)

incirimçekirdeem, heh gör işte nası bi görev aşkı,teee o zamanlar boşuna anı biriktirmemişim,blogta konu sıkıntısı çekmiim diye:)

zeynocum valla denk gelmiş senin kızın gezisine bu yazı:) neyse çok abartı bişi olmadıydı benim gezide ya da herbişiyi yazmadım iyi ki:p şimdi dönmüştür kızın, havadisler sendedir:)

aaa beetle,benimki de başaktı sanırım,aynı olmasın bizim arkadaş:)uzaktan sevme fikrini tamamen uyguluyorum:)

topluiğnem sen şimdi düğün telaşı unuttun tabe geçmişi, evlen bi azıcık telaşın geçsin,bak nası nostalcik oluo insan görücen,biz de kısmetse senin eski gençlik anılarını okicez inşallah,ne anılar vardır sende de eminim:)

Burcucum, sanırım ben o şiiri Orhan Veli'nin o şiirinin o satırından esinlenip yazmışım,biraz araklama olmuş galiba ama olsun,acemiydik canım o zamanlar:)

Hazanım, deme öyle yaa çocukla gitmek de ayrı güzeldir,biraz büyüsün daha zevkli olur tatiller ..ama gençken gitmenin zevki evet başkaaaaa:)

Dalicanııııımm:)nerelerdesin sen çok özlemişimm..Kitabı neetçen, ben seni bi göriim oturur anlatırım sana anıları valla pisikleti elime tutuşturup sepetlemeye çalışırsın beni bi zaman sonra:) pisikletle gelicem ben sana ziyarete artık karar verdimmm:)

mayonezcim, ne güzel bi dilek o öyle,Çok sevindim sabah okurken:)dilerim hepimiz öyle güzel hayatlar yaşarız..

yok bonacım,kız arkadaş mızmızlanmaktan öteye gidemedi maalesef:)zaman içinde biraz eğittik kendisini ama,bi yere kadar:)

Oh be Zeynep Ablam gelmiş gerii:) çok ama çok sevindim, şükür kavuşturana ablacım,hemen geliyorum kahveye:)

Sen de hoşgeldin yurduna kuğucuum,3 günüm çok güzel geçti,anlatmassam olmaz,yazıcam vakit bulunca tatlım:)

Aslicin dedi ki...

Alemsin Kristılcığım, bana o yılları hatırlattın. Ben de haftasonları bahanelerle oraya buraya kaçardım, ah ah nerde şimdi...

google sagolsun dedi ki...

Valla google gönderdi beni. Gelmisken duraklayayim bari dedim. Bu aniyi merakla ve giptayla okudum kendisi hic bir okul gezisine gönderilmemis kati bir aile kizi olaraktan. Halbuki yay´im ben de (ne büyük eziyet oldugu anlasilsin diye yazilmistir bu). Nerelerde yanlis yaptigimi gördüm. Gec oldu ama... Olsun, ögrenmenin yasi yoktur. Neyse, cocuklugumda cok ezildimlerle fazla kafa sisirmeden, ama mutlaka yazilarin begenildigini belirterek, geldigim gibi gidiyorum. Haa unutmadan, google e de cok, cok tesekkür ediyorum.