Perşembe, Şubat 09, 2006

FİFTİİİİ Mİ FİFTİİİİİNNNN Mİİİ??

Eşekbaşım ile son postunun yorumlarında İngiliz ingilizcesinin anlaşılmasının ne kadar korkunç bişi olduğundan bahseder ikenn,kendisi gene kendi başına gelen züper komik ISMADA hikayesini anlatmıştı,pek güldüydükk, sayesinde moralimiz tavan yaptı yane o derece:)
Neysem işte o öyle anlatınca,benim de var böyle abudik gubudikliklerim(eşekbaşıcım sana demedim abudik hee alınma:)) ,işyerinde yaşadığım bi sürü komiklik ,ama anımsayamadım şimdi hangisi en güsel diye,o açıdan zorlamiim,sonra hatırlar yazarım..ama aklıma annemin 2 hikayesi geldi gene:) 2 si de yanlış anlamak veya anlayamamak ile ilgili,onu unutmadan yaziim dedim:)
Fifty or not fifteen!! :
Şimdi benim annemm ve babam dediğim gibi daha öncedenn (şurda da dediydim) , enteresan kişilikler tabii ve bi de pek severler gezmeyii,özelliklee de son zamanlarda böyle gemi seyahatlerine takılmışlardı,bir kaptan tadında geziyorlardı o ülke o deniz senin bu ada benim şeklinde..Haliyle,arkadaş grupları falan da oldu,o yetmedi,eski arkadaşları,akrabaları da kattılar bu gemi seyahatlerine, ve iyice kalabalık gezmeye başladılar..
Hikayemiz,annemlerin bir Akdeniz turunda geçiyor..
Annem,babam ve bir takım akrabalar ve dostlar, 15 günlük bu gemi turuna çıkıyorlar,Yunanistan,İtalya falan geziyolar..Ne var ki bu turun yaş ortalaması 60 ve üzeri,dolayısıyla annem içlerinde en genci(süper mutlu dönmüştü bu durum yüzünden:)) ancak bir de içlerinde en İngilizce bileni(süper mutsuz dönmüştü bu durum yüzünden:)) ..Şimdi İngilizcesi de 30 sene öncesinden, pek kullanılmamış ve beynin arka taraflarında kaldırılmış olduğundan,hani hatırlıyo bişiler ama arada bazen bi bağ kuramadığı olabiliyor..Ancak sorarsanız,ben konuşmam,anlarım diyor kendisi:) Anladığına inanıyorum ,ara sıra bi gel git olabilio sadece:)
Neyse efenim,şimdi bu gemi turlarında her gün yeni bi limana demirlenir,o demirlenen şehir gezilir haldır huldur,hem tarihi gezi yapılır hem alışveriş de becerilmeye çalışılır..bir maratonn böyle..İşte annemler de her gittikleri şehirde,alışveriş kısmına güruh halinde gittikleri için,e alışveriş yaparken yabancı dil ama en az yabancı olanından İngilizce gerektiği için, bu grubun başında da bi rehber falan olmadığı içinn, annem bi iki kelime kendisinin alışverişi için İtalyan adamla konuşuncaa, annemi ruhani rehberleri kabul etmiş bu 60+ grubu vee her kafadan anneme bi sess,Y ciiim koşş bu ne kadarr, Yciimm gel bu ne dioo falan böyle..Annem her limanda bir bunalma bir bıkma,30 -40 sene önce İngilizceyi öğrendiğine mi yansınnn,30 sene önce o öğrendiği İngilizceyi hiç o zaman kadar kullanamadığına mı , böyle bi yorgunlukk,,kendi alışveriş yapamaz halde o derece:)
Neyse,bu gruptan uzaklaştığı bi gün bir başka şehirde,sakin kafa,yanında sadece 2 kişi falan var,zati kaçmışlar belli,alışveriş merkezi değil sokak satıcısından yapıolar alışveriş :) bi olay vuku bulmuşş kii içine yer etmiş canım anneminn..

Döndüler turdan,karşılamaya gitmiştikk, annem koşarak bana geldi,sarıldı,öptü nasısınn dedi vee
sorduğu ilk soru şuyduu:
''Crystal sööle bana fifty mi fifteen mii?''
Ben şaşkın bakışla anlamayarak :''ne diosun anne yahu?''
annem ısrarlı soruyoo
''Fifty mi büyük Fifteen mi?''
Ben gene anlamadım ama komik gelio tabei böyle bi soru,gemiden iner inmez,dedim içimden annem gene bi enteresanlık yapmış:)) dedim ki ''anne nie soruosunn,Fifteenn küçük ,15 demek,öbürü 50''
Annem bi durdu,düşündü,''hmm demek ondannn '' dedi ,bi suskunluk,güldü gülecek,gülemiyo da çokk ...
Ben tabi sordum soruşturdumm,meğer anneciimin kafasını öyle karıştırmış ki o rehberlik yaptıı grup:) o güzelim İngilizcesi bi kopuvermiş gene ,üstelik kendi alışveriş yaparkeneee..Şimdi annem ve dadaşlar(2 kişi daha) bulmuşlar bi sokak satıcısı; pareo ve terlik satıyomuş,çok beğenmiş annem ,demiş bi kendime bi Crystal'a aliim..Adama da sormuşş,ne kadar bu die,bir tane takımı gösterip..Adam demiş Fifteen..Annem tembihli ya İtalyanlar,Türklere benzer,pazarlık yapıcann,hele sokak satıcısıyla pazarlık yapmadan aslaaa:) diye..Demiş noooo fiftiiiinn, fiftiiiiii Sirr(sir yapmış bizim sokak satıcısını,ne onore olmuştur adam:)) ..Adam şaşkın,Noo demiş nooo,fifteeeenn..Annem ısrarcıı, demiş ki gene NOO fifteeenn,fifty fiftyyyyy.. adam enteresan bi dürüstt satıcı,ısrar edio Fifteeeen die, annem demiş ki içinden ulen demiş ben 2 tane aliim ,veriim şu 50 euroyuu ,bakalım noolcak,belki demiş adam insafa gelir,sıkı pazarlığının sonunda Fifty'e 2 tane pareo terlik takımını kaparım:)
Al demiş adama Fifty ,two this, I gave you fiftyy..Annem merakl beklio,satıcı kabul edicek mi fifty i ,adam ısrarla birine fifty dio,annem süper ana 2sni alıcak fiftye beklio,satıcı gene nOOO dio ama bıkmış tabe annemden,almış fifty i ,torbaya koymuş pareo ve terlik takımları, annem sevinmiş..iştee demiş Türkün gücüü:) Sonra şaşılası bişi,adam İtalyanın en güvenilir satıcısı yeminle,annemin eline saymış 20 Euroyuu..Annem şoktaa, almış parayı,terlikler elde,sırıtarak ve kaçarak uzaklaşmış olay mahalinden:)Pazarlık gücünün şokundan naapcaını bilememiş tabee dee,gemide geçirdiği bi kaç gün düşünüp olayı,bunda bi abeslik olduuna karar vermişş,ve tabii inincee gemiden direkman bana gelip sormuş işte
Fifty mi Fifteen mi Crystal die:)

Ben kaldı mı böylee dürüst satıcılar diyip konuyu böyle bağliim efemm:)ki kendimi annemin vapur hikayesine hazırliim:)

5 yorum:

tweety dedi ki...

Coooook hos bir hikaye ya bende burada bazen anlayamiyorum bazilarinin dedigini onumuzdeki parkta senede 2 kere flea market(bit pazari) oluyor bir gun gittip cok hos kupeler vardi onlarin fiyatini anliycam diye 3 kere tekrarlatmistim kadina :)ama kadinda baskasiyla konusurken agzinda geveliyordu ben ne yapim tamam tama kabul ingilizceyi ogrenmem zor oluyor ama sayilari kucukten beri biliyoruz ama degil mi benim sucum yoktur :(

tweety dedi ki...

Coooook hos bir hikaye ya bende burada bazen anlayamiyorum bazilarinin dedigini onumuzdeki parkta senede 2 kere flea market(bit pazari) oluyor bir gun gittip cok hos kupeler vardi onlarin fiyatini anliycam diye 3 kere tekrarlatmistim kadina :)ama kadinda baskasiyla konusurken agzinda geveliyordu ben ne yapim tamam tama kabul ingilizceyi ogrenmem zor oluyor ama sayilari kucukten beri biliyoruz ama degil mi benim sucum yoktur :(

crystalsdreams dedi ki...

tweetycimm ,tabiki senin suçun yok canım yaa..ağızlarında ne geveliolar ki bu insanlar ..zaten stresli bişi kendi dilin dışında bi dil konuşmak,karşındakini anlamakk,tam olarak anlamak..bi de bööle yutarlar kelimelerii..çık bakalım içinden:)

Adsız dedi ki...

Keep up the good work unloader valves pressure washers Diet that gets rid of cellulite Anti virus panda active scan Black studs fucking blonde chicks http://www.buy-yasmin.info/Cheap_yasmin_no_prescription_needed.html acyclovir cream dosage Civil engineering degree on line

Adsız dedi ki...

Cool blog, interesting information... Keep it UP Venlafaxine ir Need to lose weight fast http://www.buy-viagra-7.info acne help projector headlights 2000 mustang Plastic surgeons in highland park il buy phentermine boston web design firm Car wax copper Baccarat simeon webmaster affiliate program http://www.samprastennis.info Preparat meridia